Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

44. Bölüm Düello (2)

Çevirmen: Tomato / Editor: Tomato

 

"Üçüncü seviye savaşçı tekniği demişti değil mi? O halde ben de yapabilirim." Zend ellerini birleştirdi ve aynı çocuğun yaptığı şekilde beklemeye başladı.

Liga bir kahkaha patlattı. "HAHAHA, Gerçekten de tekniğimi kullanmayı düşünüyor musun? Malesef her üçüncü seviye savaşçı olan bunu kullanamıyor." sözleri alay doluydu.

"Bekle de gör!" Zend bağırdı, hala o tekniği kullanmaya çalışıyordu. "Yeterince uğraşırsam olmak zorunda." içinden konuştu.

"Arkadaşım işler öyle yürümüyor. Önce o tekniği karın bölgende bulunan ki havuzun ile tanıştırmalısın. Ki havuzun da o tekniğe uygun olup olmadığına karar verir. Tüm gereken şeyleri yapıp sonra denersin, deneyince de ilk seferde asla olmaz. Kral moduna sahip olanlar bile en azından elli kez tam enerjiyle denemelilerdir, sen ise daha ki havuzunla bile onu tanıştırmadan kullanmaya çalışıyorsun. Nasıl yapılacağını bile okumadın ki bir başarı şansın olsun." biraz öğüt verir gibi konuştu.

"Denemekten zarar gelmez." Zend konuştu.

Liga ona güldü. "Tamam o zaman, hadi uğraş ve yararsız olduğunu gör. Biraz bekleyeceğim."

İçinden Ranon'a seslendi Zend. "Ranon, yardım falan et bir şey yap rezil oluyorum okula."

"Bu senin savaşın. Ben niye karışayım ki?" Ranon'un sesi Zend'in içinden duyuldu.

Zend bir an düşündü. Gerçekten neden yardım etmeliydi ki? Bu savaşı geçince bile, neden diğer yerlerde ona yardım etmişti? Ne derdi vardı da Zend için zahmete giriyordu? Kimdi o? Zend bu soruları bu gece uyumadan önce ona sormaya karar verdi. Ama olacakları tahmin edebiliyordu, Ranon yine sesini kesecek ve hiç çıt çıkarmayacaktı. Zend ne zaman ona bir soru sorsa böyle davranıyordu.

"İyi o zaman. Etme yardım falan, istemiyorum." Zend trip attı. O an, şu an hayatta olmasının nedeninin sadece Ranon olduğunu unutmuştu, belli de hiç bilmiyordu.

"Trip atma. Götünü yine mi ben kurtaracağım? Git kendin yap bir şeyler. Sana yeterince destek oluyorum zaten, benim sağladığım daha bilmediğin şeyler de var." Ranon konuştu, her zamanki güçlü ve derinden gelen sesinde şimdi biraz espri vardı.

"Oo, onlar da ne? Akşam söyle bir bakalım." Zend biraz bekledi. "Merak ettim şimdi, ucundan söylesene." Zend hala tekniği yapmaya çalışırken içinden konuştu.

Ranon ona cevap verdi. "Babayı alırsın, merak et ve merak et. HAHAHA."

"Bu sözler bana bir yerden tanıdık geldi." Zend içinden Ranon'a cevap verdi.

"Bir elin soğuyor ve bir elin ısınıyor. Sanırım yapabileceğim en iyi şey bir elimdeki ısıyı diğer elime geçirmeye çalışmak. Olay bu mu?" Zend bu sefer karşısında ona gülerek bakan Liga'ya sordu.

Liga'nın gülümsemesi yüzünden silindi. "Yok öyle bir şey, öyle ne kadar devam etsen de en küçük bir başarıyı bile yakalayamazsın." ama içinden küfretti, çocuk tekniğin ne olduğunu tam olarak kavramıştı. Biraz önce dedikleri, bu tekniğin el kitabında yazılanların tam olarak özetiydi. Liga'nın bile bu sistemi anlaması bir ayına mal olmuştu. Ama onu sıkan şey yenilecek ya da Zend'in o tekniği kullanacak olması değildi. Zaten ilk defa kullanmaya çalıştığı için vücudunun o tekniği onaylayacağı bile belirsizdi. Vücudu onaylarsa bile, ilk denemesi olduğu için hiç sıkıntı yoktu. Onu sıkan şey sadece izleyerek ana mantığı kavramış olmasıydı.

"Demek doğru yoldayım. Yüzünden cevabı aldım ben, teşekkürler." Zend konuştu, içinden kıkırdadı.

"Öf, haklısın, asıl olay o. Nasıl anladın ya? Ben kaç gün uğraştım el kitabından onu öğrenmek için." Liga elini başına koydu. "Gerçekten güzel gözlemleme, ama bu dövüş yeterince uzadı ve artık bitireyim diyorum. Daha fazla lüzum yok. Pes edecek misin? Daha fazla canın yanacak."

Ona tezahürat yapan kızlardan, "Ne kadar da merhametli." sözleri duyuldu.

Zend'in midesi kızları görünce bulanmaya başladı. "Normalde pes ederdim, ama bence bu tekniği yaparım. Bu dövüşü biraz daha uzatacağım."

Zend'e tezahürat yapan ise sadece Fun vardı. Saga da onun yanında Zend'i tutuyordu ama tezahürat için utandığı belliydi. Zend'in Yun ile yaptığı küçük dövüşünü gören ve onun tarafını tutanlar da artık Liga'nın tarafını tutuyorlardı, Zend'in kazanma ihtimalinin çok düşük olduğunu anlamışlardı.

Liga'ya tezahürat yapan kızlar biraz sessizleştiğinde Fun'un sesi duyuldu. "Alırsın sen Zend!" ellerini Zend'in yaptığı gibi yaptı. "Şöyle böyle falan yap havalı sözler söyle kaptın o tekniği!"

"Ah! Doğru!" Zend bir anda irkildi ve bağırdı. Bu Liga'nın hemen pozisyon almasına ve "Yoksa bildiğin bir teknik mi var?!" demesine sebep oldu.

Zend ona bakarak güldü. "Ben de niye olmuyor diyordum, ama Fun bende eksik olan şeyi bana hatırlattı. Haha." Şu an oldukça neşeliydi.

Liga iyice savaşa hazırlandı. "Fun mu? Eğer Fun'dan bir teknik öğrendiyse onu yenememe ihtimalim var. Hemen bitirmek lazım." içinden düşündü. "Ne o? Fun'dan öğrendiğin bir teknik mi var yoksa?"

Zend Liga'nın gözlerine baktı. "Fun unuttuğum en önemli şeyi hatırlamamı sağladı. Havalı sözler söylemeyi! Eğer havalı sözler söylemezsem nasıl bir teknik kullanabilirim ki?" Zend coşkuyla konuştu.

Liga ise pozisyonunu bozarak Zend'e baktı, elini kafasına vurdu. "Bu malı ciddiye aldığım için kaybetmeyi hak ediyorum." sonra kafasına vurduğu elin sıcak olan eli olduğunu fark etti, hemen yanan saçlarını da fark etti ve soğuk eliyle onları söndürmeye çalıştı.

"Yaptığını beğendin mi çocuk?!" sinirle bağırdı Liga. Zend ise o sırada gülüyordu.

"Hahaha. Bir kendine vuruyorsun, bir kendini yakıyorsun. Amacın ne anlamadım gitti. Haha." Zend tam gülüyordu ki uzun zamandır birleşik olan ellerinden gelen sıcaklığı hissetti. "Oluyor mu?" çok heyecanlandı.

"Bu sefer olacak." Zend hemen söylemesi gereken sözleri düşündü, çocuk başlarken ne demişti? "Zıt uyum falan filan." çok büyük bir şey varmış gibi söyledi Zend. Ama bir elinin yavaşça parlamaya başladığını gördü ve ölümüne sevindi.

Hemen ellerini ayırdı ve onları çocuğa doğru tuttu. "Gördün mü? Tüm iş sözlerdeymiş. Gel bakalım şimdi bir yakayım seni."

Liga çocuğun parlayan elini gördüğünde çok şaşırdı. Tekniği daha önceden biliyordu da bilmiyor gibi davranıyor muydu yoksa? Ama bu ihtimal olamazdı, eğer olsaydı boşuna bu kadar niye dayak yerdi? Ancak, ilk görüşte bir tekniği kapmanın başka bir açıklaması da olamazdı. "Sanırım aşırı fazla gözlemleme ve öğrenme yeteneğin var. Bu gerçekten çok iyi bir şey," Liga konuşurken etraftaki herkes de Zend'i görüp sessizliğe gömülmüştü. Hiçbiri Zend'in gerçekten de başaracağını düşünmüyorlardı. Hepsi de şu an nasıl olduğunu düşünmekteydi. Sadece izleyerek bir tekniği öğrenmek! Bu da ne demekti? Aynı şekilde hepsinin aklında Zend'in daha önce tekniği bilip bilmediği vardı.
"Fun, bu tekniği Zend'e daha önce gösterdin mi? Ya da daha önce biliyor muydu?" Saga sordu. "Sakın sözler falan deme çünkü bu teknikte sözler işlevsizdir."

Fun parlayan gözleriyle cevap verdi. "Bilmiyordu. Zend şu ana kadar hiçbir teknik öğrenmedi, bundan eminim. Hollis bana böyle söyledi ve o, bu konularda yalan söylemez."

Saga tekrar Zend'e baktı. "Yani bu çocuk bu tekniği birkaç dakika içinde izleyerek mi öğrendi? Böyle bir öğrenme hızı olamaz Fun. En iyi sen biliyorsun. En iyi ihtimalle, kral moduna çok hakim olsa bile en azından bir hafta sürer."

Fun başını salladı. "Aynen öyle." gülümsüyordu.

"O zaman nasıl öğrendi?" Saga yine sordu.

Fun biraz sinirlendi. Saga'nın sorularını cevaplamak için maçı kaçırmak istemiyordu. "Ne bileyim! Çocuğu ben doğurmadım ki! Nasıl bilebilirim?!"

Saga çok şaşırdı. Genellikle çok sakin ve kibar olan Fun'un neden agresifleştiğini merak etti, tek açıklama maçı izlemek olabilirdi, çünkü o saniyeye kadar Fun gayet iyiydi. "Bunların nedeni o çocuk mu?" Saga Fun'un sadece bir maç için bu kadar agresifleşmesini sağlayacak bir insanın bu dünya üzerinde olduğunu hiç tahmin etmezdi. "Sakin ol Fun, maçtan sonra konuşuruz o zaman."

Fun hızlıca başını salladı.

Zend şu an kendine çok güveniyordu. Şimdi ikiside eşit koşullardaydı ve Zend yeneceğini düşünüyordu.

"Eline bak. Parlaklığı çok düşük, sadece biraz parladı. Bu demektir ki teknik hala yarım ve tamamlanmadı. Tanrıya şükür bu onu bilmiyor, yoksa kaybetme ihtimalim olabilirdi. En azından onu tamamlası gerektiğini hatırlaması için izin vermeyelim. Yoksa cidden kaybedeceğim bak. Bekleyeyim derken gerçekten kullanabileceğini düşünmüyordum ki!" Liga Zend'e doğru atağa geçti.

"Gel bakalım!" Zend hemen çok sesli olmasa da bağırdı ve parlak elini kendine doğru koşan Liga'ya salladı. Liga, çocuğun yumruğu ile kendi parlak yumruğunu buluşturdu, Zend'in eli, vücudunun da yaptığı şekilde geriye doğru gitti. Doğal olarak tamamlanmış bir teknik, tamamlanmamış bir teknikten daha iyiydi.

"Neden böyle oldu?! Havalı sözleri söylememe rağmen..." Zend yüzüne gelen buz gibi bir yumrukla gözlerinin kapandığını hissetti. Tabii ki tekniğinin daha tamamlanmadığından dolayı kaybettiğini henüz bilmiyordu.

***

1271