Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

33. Bölüm Ejder Kemiği Sanatı

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 Vücut Geliştirme Hapı insanın dayanıklılığını ve gücünü ciddi ölçüde artırabiliyordu. Fakat Wang Chong bu hapı Ejder Kemiği Sanatı için kullanacaktı.

 Kişinin kemiklerini geliştirmek için kullanabileceği üç çeşit teknik vardı. Bu ana teknikler sırasıyla Ejder Kemiği, Kaplan Kemiği ve Panter Kemği’ydi. Bunların dışında kalan yöntemler ise pek yaygın değildi.

 Üç kemik tekniği içinden en yaygın ve kolay bulunanı Panter Kemiği’ydi. Buna kıyasla Kaplan Kemiği daha zordu ve sadece kraliyet ailesi ile güçlü soyluların sahip olduğu bir teknikti. Üstelik bir hazine olarak görüldüğü için genelde bir klana yahut bir aileye özel olurdu; yani yabancılara verilmezdi.

 Ejder Kemiği ise bundan daha da nadirdi; düklerin klanlarında bile olmayan bir teknik türüydü. Kraliyet ailesine özgüydü ve bu tekniğin dışarı sızdırılması kesinlikle yasaktı.

 Söylentilere göre Ejder Kemiği Sanatı antik Yüce Yu’nun torunları için yarattığı bir teknikti. Xia Hanedanlığı yok olduktan sonra miras Shang Hanedanlığı’na geçmiş ve bu durum Zhou ile Han Hanedanlıkları’na kadar devam ederek nihayetinde Büyük Tang’a kadar süregelmişti.

 Çoğu insanın bu nihai sanattan haberi bile yoktu.

 Wang Chong da şans eseri bu sanatla karşılaşmıştı. Bunlar en temel vücut geliştirme teknikleri olsalar da, kişinin savaş sanatlarındaki temelini oluşturuyorlardı.

 Wang Chong geçmiş hayatındaki tembelliği yüzünden dört yıl boyunca hiçbir şey yapmamış ve kemik gelişimi için en uygun yaşlarını boşa harcamıştı. Nihayetinde, ne kadar çalışırsa çalışsın, Merkezi Ovalar’daki üstatlardan ne kadar rehberlik alırsa alsın, sınırlarını ciddi manada aşamamıştı. Aziz Savaşçısı alemine ulaştıktan sonra bir adım bile ileriye gidememişti.

 Bu da en büyük pişmanlıklarından biriydi. Ayrıca geçmiş hayatındaki başarısızlığıyla da yakından ilgiliydi.

 Bu yepyeni hayatta ona sıfırdan başlama şansı verilmişti. Wang Chong bu pişmanlığını giderebilirdi. Ejder Kemiği Sanatı’yla daha önce geçemediği o sınırı aşarak daha yüksek seviyelere ulaşabilirdi!

Boom!

 Genç adam biraz dinlendikten sonra bir yumruk attı. Yumrukla birlikte Wang Chong’un boğazından vücuduna doğru sıcak bir ısı dalgası yayıldı.

 Ayak oyunu, el darbeleri, vücut bükme ve gerinme… Wang Chong sıradan bir yumruk tekniği çalışmıyordu. Daha çok vücudunu esneten bir ejderhayı andırıyordu.

《Ejder Kemiği Sanatı》 bir ejderhanın hareketlerini kullanarak vücuttaki kanı, vücudun içindeki Köken Enerjisi’ni harekete geçirmek üzere akunoktalarına uygun bir şekilde gönderiyor ve normalde ‘Ölümlü Kemik’ olarak bilinen yapıyı bir savaş sanatçısına uygun hale getiriyordu. Bu durumda Wang Chong’un kullandığı teknik ‘Ejder Kemiği Sanatı’ olduğu için vücudundaki ‘Ölümlü Kemik’ de bir ‘Ejder Kemiği’ne dönüşüyordu!

 ‘Köken kemik’ bütün savaşçıların özüydü ve kişinin geleceğini belirleyen ana unsurdu. İyi bir köken kemiğe sahip olan kişiler diğerlerine kıyasla az çalışarak çok şey yapabilirlerdi.

 Dolayısıyla, ‘Ejder Kemiği Sanatı’ dağları ve okyanusları sarsacak kadar muazzam bir güce sahip olmasa da, Wang Chong için çok önemliydi.

Peng!

 Kaşla göz arasında genç adamın yumruğu bir el darbesine dönüştü. Hareketleri dağdan inen öfkeli bir kaplanı andırıyordu. Aniden bir yumruk daha şakladı ve havada bir ses patlaması yaşandı. Wang Chong’un önündeki alana heybetli bir güç dalgası akın ediyordu.

 Bu hamleye Ejder Nefesi Yumruğu deniyordu!

 Ejder Nefesi Yumruğu’nun püf noktası adından da anlaşılacağı üzere bir ejderhanın nefes alış şekliydi. Bu önemsiz görünen hareket beraberinde vücuttaki 28 kemiği ve 64 kası hareket ettiriyor, insanın vücudunda hapın akabileceği uygun ve küçük bir boşluk açarak gizli akunoktalarına daha kolay ulaşmasını sağlıyordu.

 En büyük zorluğu ise hareketlerin kesin ve düzgün bir şekilde yapılmasıydı. Kişi bir ejder nefesindeki ritmi yakalayamazsa şifalı özün akabileceği bir boşluk ulaştıramaz ve hatta vücudundaki kaslara, kemiklere bile zarar verebilirdi.

 Yani söz konusu hareketlerde uzman olmayan kişilerin bu duruşu uygulaması sakıncalıydı.

 Fakat Wang Chong farklıydı. Sadece on beş yaşında bir çocuk olmasına ve zavallı bir gelişim seviyesinde bulunmasına rağmen geçmiş hayatında Büyük Tang’ın ordularına emri vermiş bir Büyük Mareşal’di. Dolayısıyla Ejder Kemiği Sanatı’nda çalışırken herhangi bir sorun yaşamıyordu.

 “Garip…”

 Eğitime devam ettiği sırada ansızın duraksadı. Nedendir bilinmez, ancak Wang Chong tekniği çalışırken hiç zorlanmıyordu. Adeta attığı yumruklar bir nehre karışan akıntılara benziyordu ve vücudu da bu akıntıya kapılmışçasına akıp gidiyordu.

 Wang Chong vücudunun girdiği bu garip transı iyi biliyordu. Eski hayatında amaçsızca yaşadığı o günlerden tamamen farklıydı.

 Mantıken uzun zamandır eğitim yapmayan insanların antrenmana başlar başlamaz zorlanması gerekirdi. Fakat Wang Chong böyle hissetmiyordu. Ayrıca, yetenekle bir olma hissi onun gibi bir çocuğun yaşamaması gereken türden bir histi.

 Bu düşünceler aklında dolaşırken genç adam başını iki yana salladı ve aklını boşalttı.

 “Bulutlardan İnen Ejderha!”

 Bunları düşünecek zaman değildi. Wang Chong döndü ve ayağını uzattı. Bu hareketin adı Bulutlardan İnen Ejderha’ydı. Ayağını yerden kaldırmamış olmasına rağmen yumruğu inanılmaz bir çevikliğe ulaşıyordu. Duruşu muazzamdı, yumruk olması gerektiği gibiydi, elleri düzgündü ve dışarıdan bakıldığında resmen bulutlardan inen bir ejderhaya benziyordu.

 “Ejder Kuyruğu!”

 “Ejderha Pençesi!”

……

 Wang Chong’un hareketleri birbiriyle bağlantılıydı; adeta göklerde süzülen bir ejderhayı andırıyordu. Hareketler birbirinden zordu ve onları düzgün bir şekilde uygulamak için hem kemiklerinizi hem de kaslarınızı iyi kontrol etmeniz gerekiyordu. Wang Chong ‘Ejder Kemiği Sanatı’nı kullanarak kaygısız ve zarif hamleler sergiliyordu. Güçle doluydu ama aynı zamanda naifti.

 İlerledi, ancak arkasında sadece yedi ayak izi bırakmıştı. Yakından bakıldığında bu ayak izlerinin gökyüzündeki Büyükayı Takımyıldızı’na benziyordu.

 Buna ‘Takımyıldızı Adımları’ deniyordu; Ejder Kemiği Sanatı’ndaki ayak oyunlarından biriydi.

 ‘Büyükayı Takımyıldızı’ndaki yıldızları adımlayan Ejderha, bir ileri bir geri uçar’. Bu sözler ‘Takımyıldızı Adımları’na ithafen yazılmıştı.

 Wang Ailesi’nin bahçesi sakindi ve etrafta kimse yoktu. Wang Chong tek başına çalışmaya devam ediyordu.

 Wang Chong’un kemik sanatına çalışma biçimi diğerlerinden tamamen farklıydı.

 İnsanlar gelişim sırasında Vücut Geliştirme Hapı’nı direkt yutardı ama Wang Chong hapı dilinde tutuyor ve onu sadece emiyordu. Bu, çoğu insanın bilmediği küçük bir taktikti.

 Hapı direkt yuttuğunuzda ansızın gelen bir enerji akıntısıyla karşılaşıyordunuz ve bu nedenle eğitim daha etkili oluyordu. Fakat aynı zamanda bu akıntı yüzünden şifa etkisinde ciddi bir düşüş yaşanıyordu.

 Fakat, hapı emmek bambaşkaydı. Enerji akıntısı daha ufaktı ama şifa etkisini tamamen vücuda özümseme fırsatına sahip olduğunuz için hapı sonuna kadar kullanabiliyordunuz.

 Veng!

 Zaman akıp gidiyordu. Wang Chong bugün rahatsız edilmek istemediğini söylediği için tek başınaydı ve huzurluydu.

 Hapın yavaş yavaş akan şifalı özüyle birlikte genç adamın vücudu gitgide ısınıyordu. Ayrıca vücudunun gücü de dengeli bir şekilde artmaktaydı.

 Vücut Geliştirme Hapı bir savaş sanatı ustasının gücünü artırabilirdi. Ana özelliği buydu!

 “Ejder Kemiği Sanatı’nda başarılı olsam da olmasam da, hapı yuttuktan ve biraz çalıştıktan sonra 4. Köken Enerji Seviyesi’ne ulaşabileceğimi düşünüyorum.” Wang Chong bir kez daha Takımyıldızı Adımları’nı kullandı.

 Köken Enerji aleminin dokuz seviyesi vardı. Wang Chong şu anda 3. Seviye’deydi ve bırakın 9. Seviye’de olan Yao Feng’i, henüz 4. Seviye’de olan Wei Hao’ya bile denk değildi.

 Bu gelişim seviyesiyle Kunwu Eğitim Kampı’na girmesi neredeyse imkansızdı.

 Üç Büyük Eğitim Kampı henüz resmi olarak açılmamıştı. İnsanlar bu kampların genç efendiler için açıldığını ve bütün genç efendilerin direkt olarak kamplara girebileceğini sanıyordu; Wang Yan bile durumun farklı olduğundan haberdar değildi.

 Fakat kamplar açıldığında duyurulacak olan ‘Alım Koşulları’ insanların aklını başından alacaktı.

 Bir eğitim kampına girmek için en azından 4. Seviye’de olmanız gerekiyordu! Soylular ve resmi görevliler bu koşulu duyar duymaz şikayet etmeye başlamıştı ama kraliyet koltuğunda oturan adamın iradesi kesindi. Kimse onun fikrini değiştiremezdi.

 En başında söz konusu olan kurallar böyleydi ve zamanla bunlar daha da sertleşecekti!

 Eğitim kampına alınan ilk grubun en azından 4. Köken Enerji Seviyesi’nde olması gerekiyordu ama zamanla bu koşul 5. ve 6. Seviye’ye kadar çıkacaktı! Eğer Wang Chong ilk grubun arasına dahil olamazsa, kamplara girmekte büyük zorluk yaşardı.

 Bunları düşünen genç adamın zihni zamanla boşluğa karışarak bir trans haline büründü.

 Veng!

 Wang Chong bir süre sonra gözlerini açtı. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordu.

 “En?” Güneşin hala gökyüzünde olduğunu görünce şaşırmıştı. İçinde bulunduğu gelişim seviyesine göre, bu hapın etkisini tamamen özümsemesi en azından akşamı bulmalıydı.

 Fakat nedense eğitimi beklediğinden daha kısa sürmüştü. Adeta vücudu Vücut Geliştirme Hapı’nın şifalı aromasına karşı muazzam bir yatkınlığa sahipti!

 Wang Chong eski hayatında bir Büyük Mareşal olmuş ve önüne çıkan bütün engelleri aklını kullanarak aşmıştı. Vücut Geliştirme Hapı’nın özümsenme zamanını yanlış hatırlıyor olamazdı ve bu süreçte bir hata yaptığını da sanmıyordu.

 Ufak bir hata yapmış olsa bile arada böyle devasa bir zaman farkı olamazdı.

 Ayrıca uzun zamandır at duruşunda kalan bir insanın yorulması gerekirdi. Fakat Wang Chong bunca zamandır hareket ediyor olmasına rağmen hiç yorulmamıştı.

 “Burada neler oluyor?” Diyerek gökyüzüne baktı.

 Köşkte Yao Feng’e meydan okurken buna benzer bir his yaşamıştı. Vücudu adeta eski hayatına kıyasla bambaşka bir haldeydi. Hareketleri daha çevikti ve normalde çaresiz kalacağı saldırıların birçoğunu atlatabiliyordu.

 Köşkteyken bu his fazla bariz olmadığı için Wang Chong ona pek önem vermemişti. Fakat zamanla değişikliklerin daha belirgin olduğunu görebiliyordu.

 “Vücut Geliştirme Hapı insana sadece güç katıyor; hıza ya da çevikliğe herhangi bir katkısı yok. Üstelik hapı özümsemek bu kadar kolay olsaydı, insanlar özümseme süreci için bir sürü bitkinin yardımına ihtiyaç duymazdı. Sorun ne…”

 Wang Chong’un aklı şüphelerle doluydu.

 Resmen şu anki vücudu ile geçmiş hayatındaki vücudu arasında dağlar kadar fark vardı. Wang Chong meseleyi düşünse de buna neyin sebep olduğunu bulamamıştı. Aklına gelen en olası sebep ‘reenkarnasyon’ geçirmiş olmasıydı.

 “Yoksa o kuyruklu yıldız…” diye düşündü.

 Kuyruklu yıldız olmasaydı reenkarnasyon geçiremezdi. Muhtemelen bütün bunların sorumlusu o gizemli yıldızdı.

 Üstelik Wang Chong ölmeden önce bir ses duyduğunu hatırlıyordu; hayal meyal de olsa bunu hala unutmamıştı.

 “Yoksa gizemli yıldızın gücü vücudumu yeniden mi yapılandırdı?” diye düşündü.

 Fakat genç adam reenkarnasyon geçirdikten sonra vücudunu iyice incelemiş ve herhangi bir gariplik fark etmemişti.

 “Sanırım bu durum sonsuza kadar gizemini koruyacak!” Diyerek iç geçirdi. Çok geçmeden sakinleşti. Hapı beklediğinden erken tüketmiş olsa da, vücudunda olağanüstü değişiklikle yaşanmıştı.

 “Fena değil! 3. Köken Enerji Seviyesi’nin zirvesine çıkmışım; 4. Seviye’yle aramda ufacık bir mesafe var! Önümüzdeki günlerde sıkı çalışırsam o seviyeye geçebilirim.”

 Wang Chong keyifle başını salladı. Vücut Geliştirme Hapı’nın faydaları beklediğinden de fazlaydı.

 Normalde bu hap bir insanı sadece 3. Köken Enerji Seviyesi’nin ortalarına taşırdı. Fakat Wang Chong uyguladığı küçük taktikle normalin üstüne çıkmıştı

 “Köken Enerji’nin temeli ilk üç seviyedir; yani Sükun Duruşu, Arındırılmış Tendon ve Arındılmış Kemik. Kendime gerçek bir savaş sanatı ustası demek istiyorsam önce 4. Köken Enerji Seviyesi’ne ulaşmam gerekiyor. Bunu başardığımda, vücudumdaki hissiyat evrim geçirerek Köken Enerjisi’ne dönüşecek ve Köken Enerjisi’ni geliştirerek güç kazanmaya başlayabileceğim. İşte o vakit gerçek bir Köken Enerji üstadı olacağım!” diye düşündü Wang Chong.

  İnsanların çoğu 4. Köken Enerji Seviyesi’ne ulaşmayı iple çekiyordu. Çünkü bu alemde insanın eti ve kanı Köken Enerji yaratmaya başlıyordu. Bu Köken Enerji sayesinde gelişim yolunda daha düzgün ve daha hızlı ilerlemek mümkündü.

 Wang Chong birkaç gün boyunca arka bahçede çalıştı. Kimse onu rahatsız etmemişti. Geçmiş hayatında sık sık tembellik yapan genç adam, şimdiyse kendini tamamen eğitime vermişti.

 Boom!

 Üç gün sonra, Wang Chong hala ‘Ejder Kemiği Sanatı’na çalışırken, ansızın vücudu sanki kıyıya çarpan ve iskeleyi parçalayan bir dalgayla sarsıldı. Genç adam görünmez bir kilidin parçalandığını ve vücudunun hiç olmadığı kadar hafiflediğini hissediyordu.

 Bu güç artışını hissetmemek imkansızdı.

 “Başardım!” Vücudundaki sayısız hücreden yayılan enerjiyi ve bunların birleşerek zayıf bir hisse dönüştüğünü fark ediyordu.

 Genç adam bütün bu hisleri birleştirmeye odaklandı ve çok geçmeden dantianında Köken Enerji’yi oluşturdu.

“İnsanı geçmişe döndüren bir his!” Vücudundaki ufacık Köken Enerjisi’ni hisseden Wang Chong heyecanla yumruklarını sıktı.

 4. Köken Enerji Seviyesi’ne ilk defa ulaşmıyordu ve eski hayatında eriştiği inanılmaz güce kıyasla bu enerji devede kulak bile kalmıyordu. Fakat Wang Chong için yine de önemliydi.

 On beş yaşında 4. Köken Enerji Seviyesi’ne ulaşmıştı!

 Nihayet eski hayatında yapamadığı bir şeyi yapmıştı! On beş yaşında, tam da kemiklerin geliştiği yaşta sağlam bir temel oluşturmuştu!

 Henüz eski hayatında tosladığı sınırı aşıp aşamayacağını bilmiyordu ama en azından artık bunun için bir şansı vardı.

 Veng!

Genç adam tam durumun keyfini çıkarırken garip bir olay yaşandı. Düşmancıl ve tehlike dolu bir his havayı kaplıyor, Wang Chong’un tüylerini diken diken ediyordu.

 “Orada kim var!” Genç adamın yüzü karardı ve hemen kükredi. Boom! Wang Chong’a cevap olarak vahşi bir yumruk belirdi. Bu yumruk toprakları sarsacak, arka bahçedeki havayı yankıya boğacak kadar güçlüydü ve Wang Chong’a doğru ilerliyordu!

 “Abi, yumruğumu dene!” Yumrukla birlikte çocuksu bir ses duyuldu. Wang Chong sesi duyunca şaşırmıştı. “Kardeşim!!”

 Genç adam ona saldıran kişinin küçük kız kardeşi olduğunu düşünmemişti! Hani bu çocuk oda hapsine kapatılmıştı? Burada ne işi vardı?

 Fakat şu anda meseleyi düşünecek zamanı yoktu. Küçük yumruk çoktan suratına ulaşmış sayılırdı ve Wang Chong bu kızı iyi tanıyordu.

 Gelişim seviyesi pek yüksek değildi ama bu açığı sahip olduğu akılalmaz güç ile kapatıyordu. 9. Köken Enerji Seviyesi’nde olan Yao Feng bile bu kızın önünde ‘diz’ çökmekten başka bir şey yapamamıştı. Wang Chong’u korkutan asıl şey ise kız kardeşinin hiçbir zaman kendini dizginlemiyor oluşuydu. Eğer bu yumruk onu öldürmese bile kesinlikle birkaç yara almaktan kurtulamazdı.

…….