Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

39. Bölüm Keskin Yanını Gözler Önüne Sermek

Çevirmen: Hadeschan / Editor: T4icho

 

 Wang Chong büyük amcasının ifadesine bakarak onun ne düşündüğünü anlayabiliyordu. Dürüst olmak gerekirse onu pek sevmezdi. Bu adam genelde fazla havalı takılan ve otoritesini sık sık aile üyelerinin üstüne kullanan biriydi.

 Wang Chong’un ebeveynlerine karşı hep üstün davranır ve onları küçük görürdü.

 Wang Chong onu sevmiyordu ve büyük amcasının da onu, ebeveynlerini, abisini, ikinci abisini ve küçük kardeşini… Yani bütün ailesinin sevmediğini iyi biliyordu!

 Mümkün olsaydı, onunla hiç görüşmemeyi tercih ederdi.

 Fakat bu kötü tavırlarını bir kenara bırakacak olursak, Wang Ailesi’nde ciddi manada bir sorun yoktu. Çoğu zaman insanların çıkarları birbiriyle örtüşürdü.

 Örnek olarak bu son mesele verilebilirdi. Eğer Wang Chong’un babası Yao Guang Yi’nin tuzağına düşseydi, sadece Wang Yan değil, büyük amcası ve bütün Wang Klanı olaydan etkilenirdi.

 Dolayısıyla büyük amcası ebeveynlerini sevmiyor olsa da, böyle bir zamanda hızla buraya gelmişti. Bu gibi zamanlarda karşı tarafın yarasına tuz basmayacaktı. Hatta tam tersine, onlara yardım etmek için elinden geleni yapacaktı.

 İşte Wang Klanı’nda durum böyleydi. Arada sırada karanlık meseleler dönüyor olsa da, aile üyeleri aynı soydan geliyordu ve hepsi Wang Klanı’na aitti. Aynı gemide ilerledikleri için bir şey olduğu takdirde bundan sadece bir kişi değil, bütün aile etkilenirdi.

 Yani uzun lafın kısası, Wang Chong onu sevse de sevmese de Wang Klanı’nın ve Büyük Tang’ın kaderini değiştirmek istiyorsa, büyük amcasını yanına çekmek zorundaydı.

 “Ma Zhou’yla bir süre takıldık ve bu süre boyunca ona bir kardeş gibi davrandım. Fakat bana ihanet edeceğini hiç düşünmemiştim; benim ismimi kullanarak bir kadına tecavüz edecek kadar ileri gitti. Zamanla onun Yao Feng’in adamı olduğunu ve bana bilerek yakınlaştığını öğrendim.”

 Wang Chong ‘haksızlığa’ uğramış gibi görünüyordu. Aynı esnada aklında türlü türlü düşünceler dönüyor, hangi sözleri söyleyeceğine karar vermeye çalışıyordu.

 “Hayatımda ilk defa birine kalbimi açtım ve ihanete uğradım!”

 “Demek o Ma Zhou gizli gizli Yao Klanı’nın genç efendisi Yao Feng ile iş birliği yapıyormuş. İşin aslının böyle olacağını düşünmemiştim. O vakit Engin Turna Köşkü’ne giderek olay çıkarmana şaşırmamak lazım.”

 Büyük Halası Wang Ru Shuang başını salladı. Kendisi bir kadındı ve aile dışından biriyle evlendiği için Wang Klanı’nda sadece bir yarım-üye muamelesi görüyordu. Dolayısıyla klan meseleleriyle pek ilgilenmezdi.

 Wang Chong’un Yao Feng ile yaşadığı sorun imparatorun kulağına kadar gittiği için olayı duymuştu ama işin aslını daha yeni öğreniyordu.

 “Ne demeye çalışıyorsun?” Büyük Amcası Wang Gen ise kayıtsızdı. Bunları zaten biliyordu ve Ma Zhou’yla yaşananları da öğrenmişti. Olay gerçekleştikten sonra her şeyi araştırmıştı. Eğer o olmasaydı, Wang Chong bir kadına tecavüz ettiği için hapse atılırdı.

 Fakat bunları söylemenin yeri ve zamanı değildi.

 Wang Chen bu genç adamın ihanete uğrayıp uğramadığını umursamıyordu. Wang Chong’a zarar verme planının başında Yao Feng’in olması da umurunda değildi. Wang Gen sadece Wang Chong’un Engin Turna Köşkü’nde çıkardığı olayı ve bu olayın imparatorun kulağına kadar gitmesini umursuyordu.

 Bu konuda Wang Klanı’nın çıkarları ciddi ölçüde tehlikedeydi! İşte Wang Gen’in aklındaki asıl şey buydu! Önemli olan sonuçtu, kimse sürece önem vermezdi!

 Zaten kraliyet sarayındaki toplantı biter bitmez Wang Ailesi’nin evini basmasının sebebi de buydu. Wang Chong’un tuzağa düşmüş olması mühim bir mesele değildi.

 Yan taraftaki Madam Wang utanmıştı. Ağzını açtı ama o esnada bir şeyler söylememesi gerektiğini biliyordu.

 “İşte bu olaydan sonra kendime geldim ve geçmişte çok sayıda hata yaptığımı fark ettim.” Wang Chong adamın ne düşündüğünü biliyor olsa da kendi hikayesine devam etti.

 Wang Zhu Yan ve Wang Ru Shuang ikilisi başlarını salladı. Wang Chong’daki değişimi fark etmişlerdi ama bu değişimin arkasında yatan nedeni ilk defa duyuyorlardı.

 Wang Chong’un sözleri onlar için kabul edilebilirdi. Ma Zhou yüzünden büyük bir sorun yaşamış olsa da, iş işten geçmeden uyanmıştı. Bu Wang Klanı’nın sevinmesi gereken bir değişimdi.

 Wang Chong onları görünce gülümsedi ve devam etti. “Yao Feng bana böyle davrandığı için doğal olarak aramızda çözülmemiş bir mesele vardı. Bu yüzden nefretimi kusmak için onun işini bitirmeye karar vermiştim. Fakat tam o esnada Yao Guang Yi’nin babamı Engin Turna Köşkü’ne çağırarak bir tuzağa çekmek istediğini duydum. Kulak misafiri olmuştum! Kral Song ile aramızı açmak istiyorlardı!”

 Salondaki insanların vücutları titredi. Madam Wang bile şaşırmıştı. Bu söylenenleri ilk defa duyuyordu.

 Yao Feng onunla başa çıkmak için Ma Zhou’yu kullanmış ve Wang Chong da buna kızarak Yao Feng’i sorgulamak için yola koyulmuştu. Fakat bu sırada Yao Klanı’nın gizlediği o sırra kulak misafiri olmuştu. Bu açıklama herkesin kabul edebileceği türden mantıklı bir açıklamaydı.

 Yao Klanı’nın çöküşüne neden olan sebep buysa, o halde kader onlara büyük bir oyun oynamıştı. Yao Guang Yi’nin yenilgisine şaşırmamak gerekirdi.

 Wang Chong insanların tepkisini görünce tatminkar bir ifadeyle başını salladı. Bu bahaneyi uydurmak için çok uğraşmıştı.

 Eğer haberleri başka birinden duyduğunu söyleyecek olursa, büyük amcası onun bu meseleye sadece şans işi karıştığını ve kendi yetenekleriyle hiçbir şey yapmadığını düşünebilirdi.

 Fakat genç adam oraya intikam için gittiği sırada planı duyduğunu söyleyerek durumu tamamen değiştirmişti. En azından bu hikayede Wang Chong’un planı duymasının sebebi şans değil, ‘çaba’ göstermiş olmasıydı.

 “… Yao Guang Yi kurnaz bir adamdır, bu yüzden babamı bir toplantıya yoktan yere çağıracağını sanmıyordum. Engin Turna Köşkü’ndeki o görüşmeyi bir şekilde bölmem gerekiyordu ama köşk Yao Hanesi’nin korumaları tarafından kapatılmıştı. Yabancıların içeri girmesi neredeyse imkansızdı. Bu yüzden tek başıma içeri giremeyeceğimi anladım ve Ma Zhou’yu kullanmaya karar verdim.”

 Ardından Wang Chong Ma Zhou’yla yaşadıklarını anlattı. Bu konuda yalan söylemesine gerek yoktu, zira herkes durumun farkındaydı.

 “Mantıklı hareket etmişsin. Ma Zhou’yu bu şekilde kullanmayı düşündüğüne göre zeki sayılırsın.” Büyük Amcası Wang Gen başını salladı ve nadiren sarf ettiği övgü dolu sözlerden birini söyledi.

 Wang Chong’un büyük halası, amcası ve kuzeni şaşırmıştı. Öte yandan Madam Wang çok mutluydu.

 Herkes Wang Gen’in nadiren gülen ve insanlara ‘övgü’ sözcükleri söylemekten olabildiğince kaçınan biri olduğunu bilirdi. Madam Wang bu adamın ilk defa oğlunu övdüğünü görüyordu.

 Wang Chong’un köşkteki hareketleri amcasının onayını almıştı.

 “Ne garip bir his!” Wang Chong kuzeni Zhu Yan’ın ona göz kırptığını gördü. İnanılmaz bir durumdaydı. Eski hayatında hiç iyi geçinemediği bu adamdan övgü dolu sözler duymak gerçekten de garip bir histi.

 Ama ne olursa olsun, kan sudan kalındı. Aynı soydan geliyorlardı ve Wang Chong bir büyüğünün onayını kazandığı için mutluydu. Fakat bu hissin keyfini çıkaramadan önce amcasının otoriter sesini duydu.

 “O halde Engin Turna Köşkü’ndeki meseleyi sormamıza gerek yok. Madem Yao Feng’e kulak misafiri oldun, o halde Kral Song’un babanı çağıracağını da o zaman öğrenmiş olmalısın. Peki ya sınır olayı? Ona da mı kulak misafiri oldun?”

 “Yao Guang Yi’yi yıllardır tanırım ve kraliyet sarayında defalarca kez onunla mücadele ettim. Kişiliğini ve yeteneklerini iyi bilirim. Engin Turna Köşkü ve Kral Song başkentteydi ve Yao Feng de sık sık Engin Turna Köşkü’ne gittiği için ondan birkaç şey duymuş olman gayet doğal.

 “Fakat iş ülkenin sınırlarına geldiğinde durum tamamen değişiyor. Yao Guang Yi’nin sınır planının olabildiğince gizli tutulması gerektiğini bildiğine şüphem yok. O adam bu planı bırak oğluna, sağ koluna bile söylememiştir. Yani şu soruyu cevaplamanı istiyorum: Adamın böyle bir yöntem kullanacağını nereden bildin ve babanın 25 kilometre geri çekilerek bu tuzaktan kaçabileceğini nasıl bildin?”

Yao Guang Yi sıradan bir adam değildi. Bu gerçeği belki de burada Wang Gen’den daha iyi bilen bir başkası yoktu. Adam her planını kurnazca oluşturur ve kimseye haber vermeden, gizlice uygulardı.

 Wang Chong’un köşkteki buluşmaya kulak misafiri olması mümkündü. Fakat Yao Guang Yi’nin sınırda kurduğu tuzakla ilgili bir şeyler duymuş olması imkansızdı!

  Wang Gen yıllardır kraliyet sarayında çalışıyordu ve başkentin dört bir yanında gözleri, kulakları vardı. Yani bu tür haberler ondan kaçmazdı. Fakat sınırdaki meseleye dair hiçbir şey duymamıştı.

 Aynı şekilde, Yaşlı Efendi’nin ordudaki eski adamları ve öğrencileri de konuya dair hiçbir şey bilmiyordu.

 Onların bile bilmediği bir şeyi bu çocuk nasıl öğrenmiş olabilirdi?

 “İşte geliyor!” Wang Chong’un alnında adeta yıldırımlar kükrüyordu. Bugünkü gösterinin kilit anı gelmişti. Büyük amcası, büyük halası, amcası, babası ve diğerleri Yao Guang Yi’nin planlarına vakıf değillerdi ama o adamı iyi tanıyorlardı.

 Başkentteki her şeyden haberdar olan büyük amcası bile sınırdaki meseleyi tahmin edememişken, bu ‘işe yaramaz’ Wang Chong bunu öngörmüştü. Muhtemelen Wang Chong’un büyükbabası da dahil diğer herkesi şaşırtan ve akıllarını karıştıran asıl şey buydu.

 Onları ikna edip edemeyeceği ve klanın önemli bir figürü olup olamayacağı bu şüphelere nasıl yanıt vereceğiyle alakalıydı!

 “Kulak misafiri olmadım, her şeyi tahmin ettim!” dedi Wang Chong.

 “Tahmin mi ettin?” Wang Chong’un annesi dışında herkes aptala dönmüştü. Büyük Amcası Wang Gen’in kalın kaşları titredi, adeta bu ‘beceriksiz’ çocuğun gerçek benliğiyle ilk defa tanışıyordu.

 “Nasıl?” diye sordu Wang Gen. Wang Chong’un verdiği cevap demin söylediği şeylerin tamamından bile daha şaşırtıcıydı.

 “Yao Guang Yi her zaman planlarını en ince detayına kadar gözden geçirir. Babama kurduğu tuzak Wang Klanı ve Yao Klanı arasındaki bir soruna dayanıyor gibi gözükse de, işin asıl sebebi Kral Song ve Kral Qi arasındaki politik mücadeleydi. Bu konunun doğurabileceği sonuçlar bahsi geçen mücadeleyi ciddi ölçüde etkileyebilirdi.

 “Engin Turna Köşkü’ndeki planını bozmayı başarmıştım ama Yao Guang Yi’nin kolay kolay pes edecek biri olmadığını biliyordum. Aksini düşünürsem onu fazla hafife almış olurdum. Bu yüzden başka bir planının olduğuna emindim.

 “Ve başkentteki planı başarısız olduğu için artık burada başka bir şey yapamayacağını da biliyorum. Yani babama tuzak kurmak istiyorsa, bunu başkentin dışında yapması gerekiyordu. Bunu yapabileceği tek yer de babamın görev alanıydı.

 “Böylece haritayı elime aldım ve dikkatlice inceledim. Fark ettim ki Yao Guang Yi ve babamın görev alanları birbirine hiç de uzak değildi. Dolayısıyla Yao Guang Yi için en uygun ve en muhtemel yerin burası olduğunu anladım!”

 Wang Chong cümlesini bitirdikten sonra salon derin bir sessizliğe gömüldü. O esnada yere düşecek bir iğnenin bile sesi net bir şekilde duyulabilirdi. İnsanlar şaşkın şaşkın ona bakıyordu ve ne diyeceklerini bilemiyorlardı.

 Çocuk çok mantıklı konuşmuştu. Eğer bu sözleri söyleyen kişi Wang Chong’un abilerinden biri olsaydı, insanlar şaşırmayabilirdi.

 Ama her şeyi Wang Chong söylemişti!

 Bu kulağa gerçekmiş gibi gelmiyordu!

 O esnada Wang Chong’un büyük amcası bile konuşmayı unutmuştu!

…….

Çevirmen notu
Not-) Yorumlarda azalma görüyorum, her okuyan yorum yapsın arkadaşlar. Yoksa günlük 5 bölüme devam edebilir miyiz bilmiyorum...