Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

41. Bölüm Yao Klanı’nın Yaşlı Efendisi

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

“Eğer kuzenimin daha yükseklere çıkmasını istiyorsanız, bu meseleyi bir an önce halletmeniz gerekiyor. Geç kalırsanız öngöremeyeceğimiz şeyler yaşanabilir! Üstelik, bana kalırsa kuzenim Wang Li’nin yönetim ve idare konusundaki yetenekleri ordu yeteneklerine kıyasla daha üstün. Umarım büyük amcam bu konuyu da göz önünde bulundurur.” Dedi Wang Chong.

 Eski hayatında Yao Klanı Wang Klanı’nın her bir üyesi için plan yapmış ve Wang Klanı’nın kraliyet sarayındaki etkisini neredeyse sıfıra indirmişti. Wang Chong’ub babası, büyük amcası, amcası, küçük amcası, kuzeni Wang Li ve en büyük kardeşi Wang Fu da listedeydi.

 Büyük Abisi Wang Fu’nun pozisyonu sağlamdı, bu yüzden Yao Klanı ona dokunmayı başaramamıştı. Fakat kuzeni Wang Li tamamen farklıydı.

 Wang Chong’un hatırladığı kadarıyla büyük amcası fazla aceleci davranarak Wang Li’nin adını terfi listesine yazmıştı. Dolayısıyla Yao Klanı bu fırsatı kaçırmamıştı.

 Yao Guang Yi Ordu Personeli Bürosu’nu kullanarak Wang Li’yi kendi emrine almıştı. Ardından ona hata yaptırmak için her şeyi denemiş ve çok geçmeden Wang Li’nin başına gelen bir hadise onu Wang Klanı’na karşı kullanılan bir mızrağa çevirmişti.

 Fakat o zamanlar büyük amcası ve babası zaten çöktüğü için Yao Klanı’nın Wang Li’ye ihtiyacı kalmamıştı.

 Şimdiyse durum farklıydı. Yao Guang Yi üst üste iki yenilgi almıştı ve hem babası hem de büyük amcası dimdik duruyordu. Wang Klanı’yla başa çıkmak isteyen Yao Klanı’nın Wang Li’yi kullanmak isteyeceğine şüphe yoktu.

 ‘Binlerce metrelik bir çatı, ufacık bir karınca yuvasından sebep çökebilir’. Yao Klanı’nın yaşlı ve genç tilkileri, Wang Klanı’nın olası açıklarını kullanmak için pusuda bekliyordu.

 Wang Chong ise bu hareketiyle büyük amcasına iyilik yapıyordu. Böylece ona kendini sevdireceğini de düşünüyordu.

 “Ne yapmam gerektiğini biliyorum, meseleyi daha fazla konuşmamıza gerek yok. Ayrıca Yao Klanı konusunu bize bırak. Bugün işin aslını Yaşlı Efendi’ye bildireceğim.” Dedi Büyük Amcası. Yüzü eskiye nazaran daha nazikti.

 Boom!

 Büyük amcasının sözlerinin ardından Wang Chong’un zihninde duygulardan arınmış, metalik bir ses yankılandı.

 [Kullanıcı uyandı! Klanın kaderini başarıyla değiştirdin ve klan üyelerinin onayını kazandın. Artık ‘Kader Savaşçısı’ unvanını kazandın!]

 Wang Chong şaşırdı. Ses geldiği kadar çabuk gitmiş ve genç adamı şaşkına çevirmişti.

 “Neler oluyor?” Ansızın gelen sesin etkisiyle Wang Chong’un yüzü bembeyaz kesilmişti. Ayrıca net bir şekilde görüldüğü üzere bu sesi ondan başka kimse duymamıştı. Sesin tam olarak ne dediğini hatırlamıyor olsa da, o sesi iyi tanıyordu.

 Bir kez daha aynı sesi duyacağını düşünmemişti.

 “Chong-er, iyi misin?” Madam Wang oğlundaki garipliği anında fark etti.

 “İyiyim!”

 Wang Chong hemen başını salladı. Ne olduğunu bilmiyordu ama bir şeylerin olduğu kesindi. Üstelik her ne olduysa bu şey küçük bir gelişme değildi.

 Annesi başını salladı. Oğlanın heyecanına veriyordu.

 “Zhu Yan, gidelim!” Çok geçmeden Büyük Amcası elini kaldırdı, doğruldu ve kapıdan çıktı. Hala büyük oğlu için endişeleniyordu ve kaybedecek zamanı yoktu.

 Aslında ana salondaki insanlar Wang Chong’daki ani değişimi fark etmemişti. Bir şey görmüş olsalar da annesi gibi onlar da bunu oğlanın heyecanına veriyordu.

 “Aferin, Wang Chong. Bu kez İkinci Kardeşini gerçekten şaşırttın! Beni ziyaret etmeyi unutma.” Kuzeni Wang Zhu Yan onun saçlarıyla oynadıktan sonra babasını takip etmeye koyuldu.

 “Çocuğum, gerçekten değişmişsin. Büyük halan seni böyle gördüğü için çok mutlu. Zaman bulabilirsen yanıma gel.” Büyük Halası Wang Ru Shuang da ayağa kalktı.

 “Shu Hua, biz gidiyoruz. Uygun bir zamanda çocukları da alıp bana gel.”

 “Tabii! Sizi geçireyim!” Madam Wang onları geçirmek için ayağa kalktı. Yüzünde parlak bir gülümseme vardı ama Wang Chong’un aklı başka yerdeydi. O mekanik sesi düşünmeden edemiyordu.

 Annesi ve diğerleri gittikten sonra genç adam anında kendi odasına koştu!

……

 “Gidelim! Uzun zamandır buradan çıkmadım. Dört Elçilik Makamı’ndan sıkılmaya başladım; biraz yürüyelim!”

 Wang Chong ve ailesi malikanede görüşürken, Dört Elçilik Makamı’nda beyaz saçlı, keskin gözlere sahip yaşlı bir adam, ejder başlı bastonunu tutuyordu. İç geçirerek yavaşça oturduğu yerden kalktı.

 Güçlü bir savaş sanatları ustasına benzemiyor ama oturduğu yerden kalkar kalkmaz etrafa adeta heybetli bir okyanusun dalgalarını andıran güçlü bir aura saçmıştı.

 Dört Elçilik Makamı’nın doğu kısmı bu yaşlı adamın attığı adımlarla sarsılıyor, adeta bu adamın yaşlı vücudunu kaldırmakta zorlanıyordu.

 Veng!

 Adamın kalktığını gören İmparatorluk Ordusu üyeleri, korumalar, hizmetliler ve hizmetkarlar aynı anda diz çöktü. Eğilen başlarında saygı ve korku dolu ifadeler vardı.

 Önlerindeki adamın karşısında zavallı bir böcekten farkları yoktu. Her ne kadar bu adam yaşlı ve kırılgan görünüyor olsa da, kendisi Merkezi Ovalar’daki en saygıdeğer figürlerden biriydi.

 Yao Klanı’nın ana direği, Yao Klanı’nın Yaşlı Efendisi, Dük Yao!

 “Yaşlı Efendi, Kral Qi’yle buluşmaya mı gidiyorsunuz?” Yanından yaşlı ama güçlü bir ses duyuldu. Dük Yao’nun hemen yanında altmışlı yaşlarında görünen yaşlı bir adam duruyordu. Alnındaki derin kırışıklıklara rağmen yaydığı auraya bakılırsa inanılmaz bir üstattı. Eğik vücuduyla zar zor ayakta duruyormuş gibi görünen bu heybetli üstat, Dük Yao’ya karşı saygıda kusur etmiyordu.

 “Guang Yi doğu sınırındaki planında başarısız oldu. Bu mesele onun başa çıkabileceği türden bir iş değil!” Yaşlı Efendi Yao derin derin iç çekti. “Görünüşe göre Wang Klanı’na yardım eden bilgin bir adam var!”

 Ardından bütün salon sessizliğe gömüldü. Sukünetle bezenen ortam insanın kanını çekiyordu.

 Yaşlı Efendi’nin büyük şeyler beklediği oğlu, Yao Guang Yi, sınırdaki planında başarısız olmuştu. Adeta kanatlanan haberler kaşla göz arasında başkente yayılarak Yao Klanı’nı dalga konusu haline getirmişti.

 Bugünlerde Dört Elçilik Makamı’nın doğusundan çıt bile çıkmıyordu. Kimse bu konuyu açmaya cüret bile edemiyordu ama gizliden gizliye insanlar Wang Yan’a bir bilgenin yardım ettiğini söylüyordu.

 Bu bahsi geçen ‘bilge’ Efendi Guang Yi’den bile daha iyiydi. O zeki ve temkinli Efendi Guang Yi’yi resmen elinde oynatmıştı.

 Hatta insanlar Engin Turna Köşkü’ndeki olayın bile karşı tarafın planına dahil olduğunu söylüyordu.

 Bugüne kadar henüz Wang Klanı’na rehberlik eden bu ‘bilgenin’ kim olduğu ortaya çıkmamıştı. Wang Klanı’nda ‘Dük Jiu’dan tutun da Wang Yan’a kadar kimse politika konusunda başarılı değildi.

 En büyük oğulları Wang Gen biraz becerikliydi ama yetenekleri sadece kraliyet sarayıyla sınırlıydı. Ordu meselelerine dair hiçbir şey bilmiyordu. Öngörü konusunda Yao Guang Yi ile aşık atamazdı.

 Wang Klanı bu bilge sayesinde göklere erişebilirdi ve bu durum Yao Klanı için hiç de iyi değildi!

 Yaşlı hizmetkar, Yao Chung, yıllardır Yaşlı Efendi Yao’ya eşlik ediyordu ama gördüğü kadarıyla Yaşlı Efendi de konuya dair hiçbir şey bilmiyordu.

 “Yaşlı Efendi, İkinci Genç Efendi sizinle aşık atabilecek kapasitede olmasa da, yeteneklerinin bazılarını sizden almıştır. Buna rağmen karşı taraf onu oyuna getirmeyi başardı. Muhtemelen en başından beri yapmaya çalıştığı her şeyin farkındaydılar… Daha önce böyle bir şey görmemiştik. Üstelik, rakibe dair ufacık bir ipucuna bile ulaşamadık!

 “Yaşlı Efendi, İkinci Genç Efendi’nin karşısında sıradan bir rakip yok! Ona yardım etmelisiniz.” 

 Yao Guang Yi çoktan kırkını geçmişti ama bu yaşlı hizmetkar ona hala ‘İkinci Genç Efendi’ diyordu.

 “Görünüşe göre karşı tarafın niyeti kötü! Konuyla ilgili birkaç fikrim var. Yao Guang Yi’yi geri çağırın ve ona emirlerimi iletin. Deyin ki şimdilik Wang Klanı’ndan uzak dursun.” Dük Yao gözlerini kapattı ve uzunca bir süre odadan ses çıkmadı.

 Yaşlı hizmetkar Yao Chun şaşırmıştı. Onlarca yıldır Yaşlı Efendi’yi takip ediyordu ama ilk defa onun bir rakibe karşı bu kadar savunmacı bir tavır izlediğini görüyordu.

  Onun da bu meselenin zorluğunu fark ettiği açıktı.

 “Ama Yaşlı Efendi, Kral Qi’nin öfkesini dindirmek kolay olmayacak. İkinci Genç Efendi yalnızca bir kez başarısız olsaydı bunu halledebilirdik ama üst üste yenilgiler aldı! Kral Qi şu anda öfkeden köpürüyor olmalı. Üç gün içinde İkinci Genç Efendi’yi çağırmak için on altı nişan göndermiş bile! Bu hiç de iyi değil!” Yao Chun endişeliydi.

 “Guang Yi’ye söyle, bu konuyu kafasına takmasın. Kral Qi’yle bizzat konuşacağım. Fakat daha öncesinde batıya, Wang Klanı’ndaki o eski rakibimle görüşmeye gitmem gerekiyor!” Dük Yao yavaş yavaş konuştu. Gözlerini açtığı o kısacık sürede soğuk bir ifade takınmıştı.

 “Ah!” Bu sözleri duyan yaşlı hizmetkar ise şoke oldu. Yaşlı Efendi’ye bakakalmıştı. Böyle bir hareket yapmasını beklemiyordu.

 Yaşlı Efendi’nin gençliğinden beri savaştığı, imparatorun fermanıyla birlikte birkaç yıl önce ‘aynı anda’ Dört Elçilik Makamı’na yerleştirildiği ve böylece komşu olduğu o adam… Bugünlerde onunla neredeyse hiç görüşmüyordu.

 Fakat şimdiyse inisiyatifi alarak batıya, Wang Klanı’ndaki o adamla buluşmaya gideceğini söylüyordu. Yao Chun hazırlıksız yakalanmıştı. Ne diyeceğini bilemiyordu.

 “Bir şey söylemeye gerek yok. Hazırlan, derhal yola çıkıyoruz.” Dük Yao yaşlı hizmetkarına bakarak iç geçirdi. Savaş sanatlarında muazzam bir yeteneği olsa da, iş politikaya geldiğinde aklı düzgün çalışmıyordu.

 İkinci oğlu Yao Guang Yi sınırda aldığı yenilgiden sonra herkesin dalga konusu olmuştu. Şu anda durum Yao Klanı’nın kontrolünde değildi; her şey o adamı tatmin edip edemeyeceklerine bağlıydı.

 Eğer bu durum gençlik dönemlerinde yaşansaydı, Dük Yao başını eğerek batıdaki o adamın yanına hayatta gitmezdi! Fakat, oğlu için, Yao Klanı’nın geleceği için bunu yapmak zorundaydı.

Peng!

Bastonunu kavradığı gibi yola çıktı.

…..

 Aynı esnada, Ordu Personeli Bürosu’nda…

 “Bana terfi kağıdını göster!” Wang Chong’un büyük amcası Wang Gen, malikanedeki toplantıdan hemen sonra kendi evine dönmek yerine direkt olarak Ordu Personeli Bürosu’nda gelmişti.

 Kendisi kraliyet sarayındaki 2.sınıf memurlardan biriydi. Altı Bakanlık’taki belgeleri okuma izni vardı. Ordu Personeli Bürosu’ndakiler onu durduramazdı!

 Görevli şahıs bir süre araştırdıktan sonra Wang Gen’in arzu ettiği belgeyi buldu.

 Wang Gen hemen belgeyi adamın elinden aldı ve en büyük oğlunun ismini buldu. Fakat belgede birkaç çiziğin olduğunu görünce şaşkına döndü. Aniden huzuru kaçmıştı.

 “Bu belgeye benden başka kim baktı?” diye sordu.

  Belgedeki çiziklere bakılırsa listeyi başkaları da okumuştu. O zamanlar Wang Gen sadece Personel Bakanlığı’nın terfi listesine dikkat etmiş ve en büyük oğlunun Ordu Personeli Bürosu’na ait olduğunu unutmuştu. Ayrıca Ordu Personeli Bürosu’nun oğlunu terfi ettirme ve farklı bir yere atama yetkisinin olduğu gerçeğini de gözden kaçırmıştı.

 “Belgeyi Lord Zhang, Lord Pei, Lord Liu ve Ordu Personeli Bürosu’ndan Lord Yao okudu. Kısa bir süre önce Lord Yao buraya Kral Qi’nin emirleri üzerine geldiğini söyleyerek listeyi ona vermemizi istedi. Fakat nedense, kısa bir süre sonra haber göndererek meseleyi daha sonra halledeceğini ve biraz beklememiz gerektiğini söyledi.”

 Shua!

 Wang Gen bu sözleri duyduktan sonra titredi. Elini masaya koydu, adeta oracıkta bayılmak üzereydi. Alnından terler akıyordu.

 Sssss!

 Derin bir nefes çekti. Uzunca bir süre ağzından tek bir ses bile çıkmadı. Hem korkuyordu hem de bir felaketi atlatmanın rahatlığını yaşıyordu.

 Kimseye söylemeden gizlice oğlunun adını bu kağıda yazmış ve insanların bunu fark etmeyeceğini düşünmüştü. Zamanı geldiğinde de kendi oğlu için gizlice bir terfi alabileceğini düşünmüştü. Fakat Yao Klanı bunu çoktan fark etmişti!

 Eğer Wang Chong’un hatırlatması olmasaydı, Wang Gen resmen kendi oğlunu Yao Klanı’nın ellerine teslim etmiş olacaktı.

 Wang Gen orduya tam olarak vakıf değildi ama Yao Guang Yi’nin Wang Li’yi kendi emri altına alacağını düşünmek için bu konuda bir deha olmaya gerek yoktu.

 Wang Li hala gençti ve Yao Klanı’ndaki baba-oğul ikilisi onun açıklarını bulabilir ve çocuğu Wang Klanı’na karşı bir silah olarak kullanabilirdi.

 Eğer terfi işi tamamlanmış olsaydı artık bu konu hakkında hiçbir şey yapamazlardı.

 “Li-er! Baban neredeyse seni düşman ellere gönderiyordu!” Wang Gen rahatladı. Neyse ki Wang Chong sayesinde çok geç olmadan bu büyük hatayı düzeltebilecekti.

 Masanın yanından bir fırça aldı ve Wang Li’nin listedeki isminin üstünü çizdi.

………

Çevirmen notu
Not 1-) 2. sınıf görevli/memur olan kişilerin gelecekte Başbakan yahut Sol Başbakan ile Sağ Başbakan olması muhtemelmiş.
Not 2-) Altı Bakanlık: Personel, Hazine, Ritüel, Savaş, Adalet, İş