Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

43. Bölüm 5 Ödül

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

  Wang Chong’un aklından bu düşünceler geçtiğinde, zihninde bir kez daha mekanik bir ses yankılandı.

  [Kendilerine yardımcı olanlar göklerin yardımını hak eder. Sadece kendi kaderini kontrol edebilen kişiler kaderin lütfunu kazanabilir. Normal dünyada çoktan öldün ve Kaderin Taşı seni yalnızca bir yıllığına hayata döndürebildi. Bu diyarın engellerine karşı koymak ve görevini yerine getirmek istiyorsan, ömrünü yalnızca Kader Enerjisi’ni kullanarak artırabilirsin!]

 Sesle beraber genç adamın görüşünde ışıklar ve gölgeler çaktı; ansızın kendi ruhunu gördü. Bu ruh parçası diğer binlerce parçayla birleşerek bir bütünü oluşturdu.

 Parçaları iplikler gibi birbirine bağlayan şey özel bir enerjiydi. Adeta bu özel enerji onları iyileştiriyordu…

 “Demek durum böyle…” Wang Chong bu ruhu görünce acı acı güldü. Geçmişte gerçekten de ölmüştü ve parçalanan ruhu bunun en iyi kanıtıydı.

 Bu dünyada sadece bir yıllık ömre sahip olmasına şaşırmamak lazımdı.

 [Uyarı: İlk Dünya Engeli bir ay içinde gelecek. Geriye kalan gün sayısı: 9]

 [Uyarı: Dünya Engeli vücuduna ve ruhuna zarar verdikten sonra ömrünü tüketecek. Dünya Engelleri’ni başarıyla atlatabilirsen güç kazanacaksın! Aynı esnada ömrün biraz da olsa artacak.]

 [Uyarı: İlk Dünya Engeli’nden kurtulmak için 20 Kader Enerjisi’ne ihtiyacın var. Şu anda sahip olduğun Kader Enerjisi: 50!]

 Zihninde bir dizi uyarı yankılandı. Kayıtsız mekanik sesle beraber Wang Chong yepyeni bilgiler öğreniyordu.

 Aklındaki bilgileri inceledikten sonra derin düşüncelere daldı. Görünüşe göre uzay-zamanı geri çevirmek düşündüğü kadar kolay bir iş değildi.

 ‘Kaderin Taşı’ olağanüstü yeteneklere sahipti ama uzay-zamanı geri çevirerek gücünün büyük bir kısmını kullanmıştı.

 Artık Wang Chong’un kendi başına ilerlemesi gerekiyordu.

 Bir dünyanın kaderini değiştirmek hiç de kolay değildi. Bu dünyaya göre Wang Chong bir yabancı, diyarın bir ‘düşmanı’ydı. Üstelik kaderin ‘düşmanları’yla savaşmanın yanında bir de ‘dünya’ adı verilen şeyle mücadele etmesi gerekecekti. Başarısız olursa ölecekti!

 Zihnindeki bilgilerin ona anlatmaya çalıştığı şey buydu.

 Girdiği bu ‘yolda’ geri çekilebileceği herhangi bir yer yoktu!

 İşte Kaderin Taşı’nda bahsedilen ‘Bedel’ buydu!

 Neyse ki Kaderin Taşı ona bir çıkış yolu da göstermişti. Ne zaman bir Dünya Engeli’ni yani dünyanın cezasını atlatmayı başarsa vücudu güçlenecekti. Belki de yeterli güce ulaştığında Dünya Engelleri’ni tamamen görmezden gelebilirdi.

 Başka umudu yoktu!

 “Dünya Engeli’nin neye benzediğini hiç bilmiyorum ama ilk engeli atlatmak için sadece 20 Kader Enerjisi gerekiyorsa buna sahibim. Acaba geriye kalan 30 Kader Enerjisi’yle bir şey yapabilecek miyim?”

 Veng! Bunu düşündüğü anda görüşü yine değişti.

 Sonsuz karanlıktaki Kaderin Taşı kayboldu ve genç adamın önünde beş ışık kümesi belirdi.

 “Kalp, Vücut, Nefes, Sanat ve Durum!”

 Wang Chong ışık kümelerine bakar bakmaz ne anlama geldiklerini çözmüştü.

 ‘Savaş Sanatları’nın Beş Büyük Yolu: Kalp, Vücut, Nefes, Sanat ve Durum’, kümeler savaş sanatlarının beş önemli yolunu temsil ediyordu.

 ‘Kalp’ burada ‘inanç’ anlamına geliyordu.

 ‘Vücut’ kişinin ‘vücut geliştirme tekniğini’ ima ediyordu.

 ‘Nefes’ ise daimi olan Köken Enerjisi demekti.

 ‘Sanat’ saldırı odaklı ‘hareket’ ve ‘teknikler’ bütünüydü.

 ‘Durum’ ise ‘şans’, ‘tavır’ ve ‘genel durum’ manasına geliyordu!

……..

 Savaş sanatlarının yolunda kişinin sarsılmaz bir iradeye, güçlü bir vücuda, akılalmaz bir Köken Enerjisi’ne, derin bir gelişim tekniğine ve göklerin şansına, yani lütfuna ihtiyacı vardı.

 ‘Kahramanlar doğru zaman geldiğinde göklerin yardımına kavuşur ama geri kalan vakitlerde her daim engellerle karşılaşırlar’. Wang Chong bu cümlenin doğruluğunu çok iyi anlayabiliyordu.

 “Demek Kader Gücü aynı zamanda Savaş Sanatları’nın Beş Büyük Yolu’yla bağlantılı? Yani beş ışık kümesi beş farklı ödülü temsil ediyor!” Wang Chong aniden duruma uyandı.

 Beş ışık kümesinden en yüksek seviyeli olan üçü; ‘Nefes’, ‘Sanat’ ve ‘Durum’, gri renkteydi. Yani şimdilik mühürlenmişlerdi.

 Sadece ‘Kalp’ ve ‘Vücut’ ışıkları parlıyordu.

 Şu anda ‘inanç’ Wang Chong için gereksizdi; genç adamın asıl önem verdiği şeyler vücut geliştirme teknikleriydi. Dolayısıyla Wang Chong bilincini ikinci ışık kümesine odakladı.

 Veng!

 O esnada ışık parladı ve genç adamın önünde bambaşka bir manzara belirdi.

 [Kader Takası: Köken Kemiği]

 [Kader Takası: Kan Yapılandırması! Bir savaş sanatları ustasının yeteneğini değiştirir. (Mühürlü)]

……

 “Kan Yapılandırması mı? Böyle bir şey mi var?”

 İkinci seçeneği gören genç adam şaşkındı. Yine de tereddüt etmeden [Köken Kemiği]’ne bastı.

 [Köken Kemiği: Panter 1-dan]

 [Kader Enerjisi: 25]

….

 “Budur!” Wang Chong bir kahkaha patlattı. ‘Ejder Kemiği Sanatı’na çalışmaya başlamış olsa da, bu sanatın asıl gücünü sergilemek için öncelikle tekniği tamamen kavramak ve kemikleri bir ejderhayla aynı seviyeye taşımak gerekiyordu.

 Ejder Kemiği Sanatı’nı kavramadan önce Köken Kemiği uyku modunda kalacaktı, yani kıyas bakımından en zayıf görülen Panter Kemiği’nden bile zayıf olacaktı.

 Fakat Wang Chong Kaderin Taşı’nı kullanarak Panter Kemiği’ne, en basit hali olan 1-dan’a ulaşsa bile bu çok işine yarardı. Dahası bunu yaparak Ejder Kemiği Sanatı’nı daha çabuk kavrayabilirdi.

  Şu an için bundan daha uygun ve muazzam bir ödül alabileceğini sanmıyordu.

  Veng!

 Wang Chong seçeneğe tıkladı ve takası gerçekleştirdi. O esnada küreden dışarı bir ışık hüzmesi saçıldı ve çok geçmeden Wang Chong’un vücuduna adeta bir dalga misali inen ışıklar onu katman katman yeniledi.

 Wang Chong gözlerini kapayarak bu enerjinin vücuduna, etine, kanına ve kemiklerine işlemesine izin verdi. Kaçakaça! Kemiklerinin derinliklerinden çatırtı sesleri yükseliyordu. Adeta genç adamın kemiklerine sımsıcak, metalik bir sıvı enjekte edilmiş ve bu sayede hepsi güçlenmişti. O kısacık sürede vücudu ciddi bir güç kazanmıştı.

“Şu güce bak. Bir savaş sanatı ustasının vücudunu bu kadar kısa sürede değiştirebilen bu şey… Mucizevi!”

 Wang Chong kollarını uzattı. Adeta vücudunda sınırsız bir güç taşıyordu. Ciddi manada güçlendiğini hissedebiliyordu.

 Kader Enerjisi’nin ‘Panter Kemiği’ alemine ulaşmak için gereken o eğitim sürecini birkaç saniyede gerçekleştirebilmesi gerçekten de inanılmazdı. Wang Chong hala yaşananlara inanamıyordu!

 Vücudundaki sımsıcak enerjinin de son demleri kaybolunca, genç adam sadece gücünün değil, gelişim seviyesinin de yükseldiğini fark etti. 5. Köken Enerji Seviyesi’ne giden yolu yarılamıştı.

 Kemik gücü konusunda o 9. Köken Enerji Seviyesi’ndeki ustalarla yahut Panter Kemiği üstatlarıyla arasında bir fark yoktu!

 Henüz 5. Köken Enerji Seviyesi’ne ulaşmamıştı ama gücü normal bir 5. Seviye üstadın ulaşamayacağı kadar yüksekti.

 “Geriye 5 Kader Enerjim kaldı ama bununla bir şey alabileceğimi sanmıyorum.” Wang Chong’un keyfi yerindeydi. Geriye kalan Kader Enerjisi’yle bir şey yapamayacağı için şimdilik onu öylece bırakmaya karar verdi.

 Diğer yirmi Kader Enerjisi ise ‘dünyanın cezası’yla başa çıkmak için gerekliydi. Ona dokunamazdı.

  “En? Zırh? Kader Savaşçısı?” ‘Panter Kemiği’ aldıktan sonra ikinci ışık kümesinde bir değişiklik meydana geldi. Antik, zarif ve kıpkırmızı bir zincir-göğüslük ortaya çıkmıştı.

 Onu görür görmez Wang Chong adının ‘Kader Savaşçısı’ olduğunu anlamıştı!

 Zırhın adı buydu.

 “80 Kader Enerjisi, şu anda alabileceğim bir şey değil!” Zırh için gereken miktarı görünce hayal kırıklığına uğrayarak başını salladı. Geriye sadece 5 Kader Enerjisi kalmıştı; henüz bu zırhı alabilecek kadar enerjiye sahip değildi.

 Bilincini ‘vücut geliştirme teknikleri’ ödüllerinden çektikten sonra dikkatini Kaderin Taşı’nın yanındaki ilk ışık kümesine verdi.

 ‘Kalp’ burada ‘inancı’ temsil ediyordu ve eskilerin dediği gibiydi: ‘Bir kaleye saldırmaktansa karşı tarafın zihnine saldırmak daha iyidir’. ‘Kalp’ bir insanın fiziğini yahut gücünü artırmıyordu. Buna rağmen Savaş Sanatları’nın Beş Büyük Yolu’ndan biriydi.

 Kalp, Vücut, Nefes, Sanat ve Durum; bunlardan en özeli Kalp’ti. Şu anda yarı-mühürlü bir durumdaydı.

 Wang Chong ona baktığında beklemediği bir şey gördü.

 [Görev Sorumluluğu!]

 Bu sözler griydi ve ışıktan yoksundu. Bunlardan başka hiçbir şey yoktu.

 “Anladım.” Wang Chong biraz düşündükten sonra bakışlarını çekti. Her şey sona erdiğinde kendini bir kez daha yatağında bulmuştu. Sessizce yaşananları sindiriyordu.

Kaderin Taşı görmeyi beklemediği bir olguydu. Aklında türlü türlü soru vardı: Örneğin Kaderin Taşı nereden gelmişti? Bu şeyin var olmasının sebebi neydi? Ona yardım ederse taşın bundan ne gibi bir çıkarı olacaktı?

 Üstelik o mekanik ses ve ortaya çıkış şekli çok garipti. Sanki bu şey bu dünyada ortaya çıkmaması gereken bir şeymiş de, farklı bir uzay-zaman sürekliliğinden gelmiş gibiydi. Muhtemelen o farklı diyarda ‘yapay zeka’ diye bir şey vardı.

 Wang Chong da başka bir uzay-zaman sürekliliğinden geldiği için Kaderin Taşı’nın ona benzer ve yadsımayacağı bir görüntüye bürünmüş olduğunu düşünüyordu.

 Ancak sebebi ne olursa olsun, genç adamın emin olduğu bazı şeyler vardı.

 Öncelikle kaderin doğal akışına ters düşen bütün hareketler dünya tarafından engellenecek ya da engellenmeye çalışılacaktı. Dolayısıyla genç adam için durum hem riskli hem de faydalıydı.

 Faydalardan ilki elde ettiği Panter Kemiği’ydi. İkincisi ise dünyanın engelinden kurtulmak için Kader Enerjisi’ni kullanabiliyor olmasıydı. Fakat Kader Enerjisi’ni sadece dünyanın kaderini değiştirerek elde edebiliyordu.

 Fakat Kaderin Taşı bir şey söylememiş olsa da, Wang Chong az çok durumu anlayabiliyordu. Dünyanın kaderindeki rolü ne kadar büyük olursa, dünya da onu bir o kadar fazla engellemeye çalışacaktı.

 “Kralın tacını takmak istiyorsan, onun ağırlığını kaldırabilecek kapasitede olman şarttır! Bu dünyada ister bir yılım isterse on yılım kalmış olsun, kaderi değiştirebildiğim sürece başıma gelecekleri hiç umursamıyorum!”

 Wang Chong derin bir nefes çekti, yumruklarını sıktı ve sessizliğe gömüldü.

……