Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

18. Bölüm Sanat

Çevirmen: Violet / Editor: Güz

Koyumavi'deki hayat sinir bozucu fakat aynı zamanda sistematikti. Richard farkına varmadan, zaman geçmeye devam ediyor ve çocuk değişmeksizin olduğu gibi kalıyordu. Ancak, çoğu Sharon’ın Sevinci adı altında olmak üzere, her geçen ay daha fazla beklenmedik gelir elde etmeye devam ediyordu. Richard bunu neden aldığını anlamıyordu ama her ayın sonunda tüm o altının ağırlığını hissedebiliyordu. Büyük bir büyücü bile böyle harcarsa iflas ederdi.

Sharon her ay onu paraya boğuyor gibi görünse de, Richard sadece masraflarını karşılamayı başarıyordu. Harcamaları neredeyse hayal edilemez seviyelere yükselmişti. Bu durum, kısmen zaman çizelgesindeki değişiklikten kaynaklanıyordu, programında eskiden seyrek görülen dersler uzatılmıştı. Felsefe, siyaset ya da simyadan farklı olarak, bazen bu derslerdeki tek kişi o oluyordu ve bu kesinlikle iyiye işaret değildi.

Bir profesör, yaptıkları her ders için belli bir ücret ödenmesini emrediyordu ve bu ücret normalde derse katılan tüm öğrenciler arasında bölüşülüyordu. Bir dersteki tek öğrenci olunca, insan bu dersin sürekli artan tüm maliyetini tek başına üstlenmek durumundaydı.

Richard, Sharon’ın Sevinci adı altında ilk kez para aldığı zamandan beri kendisine olan ilginin arttığını fark etti. Çoğu zaman insanlar parmaklarıyla onu işaret edip, hakkında fısıldaşıyorlardı. Onun algısı, ne hakkında konuştuklarını bilmek için yeterince güçlü değildi ancak yeni ortaya çıkan bu ilgi, ona giderek daha fazla rahatsızlık veriyordu.

Sharon sırrını bir haftadan fazla tutamamıştı. Baklayı ağzından çıkarıp, yakın çevresiyle sırrını paylaşmış ve onlar da kendi etraflarına yaymışlardı. Efsanevi büyücünün en yeni öğrencisi bir rün ustası olacaktı!

Koyumavi'nin bütünüyle durumu öğrenmesi sadece iki ay sürdü. Gelecek sürekli değişmesine rağmen, Sharon’ın tahminleri her zaman doğru çıkardı ve o yeni bir rün ustasının doğuşunu öngörüyordu. İnsanlar yine de buna karşı şüpheyle yaklaşıyorlardı ama hiçbir şey söylemeyecek kadar da akıllılardı. Sadece aptallar böyle konularda fazla dürüst olurlardı ve diğer insanlar uzun zaman önce Sharon'ın Sevinci için o salakları ortadan kaldırmışlardı.

Bu noktada, gelecekteki rün ustası haberini duymayan sadece bir kişi kalmıştı ve o da tabii ki Richard'ın kendisiydi. Elbette meydana gelen değişimlerden habersiz değildi -matematik, geometri, uygulamalı sanat ve sanat takdiri gibi büyü formasyonu ile ilgili derslerin artması gibi - ve aynı zamanda başlamış olan bazı derslerde tek öğrenci olduğu gerçeği de vardı. Ancak onu endişelendiren tek şey, değişimlerin asıl sebebinin ne olduğu değil, giderek artan ders maliyetleriydi.

Richard’ın programı son zamanlarda tekrar değiştirilmiş ve temel konusu eskiz olan çizim derslerinde hızla bir artış olmuştu. Her ne kadar bu onun için yeni bir alan olsa da, teslim ettiği her eser, ona ders veren 15. seviyeli sanatçı-büyücüye küçük dilini yutturuyordu. Eskizlerin robotik doğruluğu, bir zamanlar ünlü olan sanatçıyı şaşırtmıştı: Eserin cazibesi neredeydi o zaman?

Eskiz sanattı, sadece gerçeğin yeniden yaratılışı değil. Gerçekteki nesneden temelde hiçbir farkı olmazsa, o şey yine de sanat sayılır mıydı? Richard’ın eserlerini görmek, adamın sinirlerini zıplatıyordu ve onun orijinal inançlarını ve sanat anlayışını darmaduman ediyorlardı sanki. Nasıl bu kadar gerçekçi olabilirlerdi?

Yine de Richard'ı bir kez bile azarlayamamıştı. Eskizler geleneksel düşüncesine uymasa da çok uç değillerdi, öyleyse bu durumda doğruluk sanat üstüne bir sanat sayılabilir miydi? Bir büyücü olarak adam çok iyi biliyordu ki, Richard'ın sanat konusunda hiç kabiliyeti olmasa da bu şaşmaz hassasiyeti, onu bir büyücü olarak rakipsiz yapıyordu; özellikle de bir rün ustası olarak.

Öfkesine rağmen gereksiz yorumlarda bulunamıyordu, çünkü Sharon’ın Sevinci'ni o da göz ardı edemezdi. Sikke, sanat için de temel bir gereklilikti sonuçta ve eğer sanat konusundaki kişisel zevkinden dolayı gelecekteki bir rün ustası mahvolursa, onu bekleyen şey Sharon’ın Öfkesi olabilirdi. Temizlik hastası adamın içi bu düşünceyle ürperdi; onun yerine cüceler tarafından öldürülmeyi bile yeğlerdi.

Richard'ın faturalar konusunda endişelenmek için artık daha az vakti kalmıştı. Akşamları yapması gereken ev ödevleri vardı - ortalama bir çizim, iki ila beş büyü formasyonu hesaplaması ve her gece yığınla düzlemsel geometri. Ayrıca ödevin zorluğunu bir kenara bıraksa bile kırtasiye hatırı sayılır bir masraf çıkarıyordu. İlk olarak, yazı yazmak için çok sayıda sihirli kağıda ihtiyacı vardı: Takımyıldızı kağıtları, ay kağıtları, abisal kabus kağıtları ve benzerleri. Ayrıca normal koyu renkli mürekkepten Lorskar Cehennem Mürekkebi'ne kadar her türlü mürekkebe de ihtiyaç duyuyordu. Hepsinin ortak noktası pahalılıklarıydı ve isimleri ne kadar uzunsa ücretleri de o kadar yüksek oluyordu.

Dahası düzlemsel geometri, 3D kompozisyonları içerdiğinden, ödevlerini yapmak için sihirli bir projektör kullanmak zorundaydı. Richard kullanıldığı sihirli kristallerin sayısını unutmuştu bile; tamamen dolu olan kutuların işi bittiğinde, boşalması olağan bir durumdu artık.

Richard, efsanevi büyücünün sürekli neşesi olmadan ne yapardı hiç bilmiyordu. Şu anki en iyi durum, dengeyi korumaktı ve o zaman bile vaktini iyi yönetemiyordu. Hala derslerin dışında meditasyon ve sihir pratiği vardı ve onlara verilen süre mutlak bir asgari seviyeye inmişti. Daha da azalırsa gelişimi etkilenecekti. Richard temposunu Minnie gibi insanlar yerine ortalama bir öğrenciye göre ayarladı, ama o zaman bile temel bir ilerleme oranını korumak için her gün 500 sikkelik mana iksirlerine başvurmak zorunda kalıyordu. Bu 15.000 sikkeyi daha çöpe atmaktan farksızdı.

Artık yapabileceği tek şey uykusundan kesmekti, ama o büyümekte olan bir çocuktu. Çeşitli nadir efsanevi hayvanların etleri ve kanı ile hazırlanmış yemeklerle besleniyordu ve bedeninde yoğunlaşan kan özü, uykudayken büyümesini artırıyordu. Neyse ki Koyumavi'de uykuda kullanılabilecek tonlarca meditasyon tekniği vardı ve sınırlı etkileri olsa da hiç yoktan iyiydiler.

Ve şimdi Richard’ın en büyük sorunu şuydu: Yapması gereken çok şey varken, bunları yapmak için çok az zamanı vardı. Okul hayatının tüm bölümlerinin etkilerini en üst düzeye çıkarmak için zaman ve kaynaklarını nasıl tahsis edileceği konusundaki matematik problemiyle yüz yüzeydi ve bu sorunun karmaşıklığı zaman geçtikçe artıyordu. Richard her şeyi ayrıştırıp, kategorize etmek ve bazı şartları belirlemek için dört gün harcadı. Bu olay sadece çocuğun zekâsına hitap ediyordu - kaynakları ve zamanı dağıtmanın en iyi yolunu hesaplamak birkaç gününü almıştı ve sonunda yakasından düşmeyen soruyu çözdü. Dört gün iyi değerlendirilmişti, Kesinlik yeteneği ona yeni planın onu tasarlamakta kaybettiği dört günden çok daha fazlasını tasarruf ettiğini gösteriyordu.

Bu noktada Richard cüceler gibi yaşadığını fark etse de bu onu rahatsız etmiyordu çünkü onun dünyası zaten dijital bir dünyaydı, bu yüzden daha fazla robotik olup olmaması önemli değildi. Ve Richard ilk ilkbaharını Koyumavi'de işte böyle karşılamıştı, hıncahınç dolu bir programa sahip mükemmel bir robot olarak.

On birinci doğum gününün sabahı Richard aynada yansımasına bakmak için durdu; ona bakan şey, genç bir adamdı.

Dağlardaki çocuklar normalden biraz daha büyük olurlardı. Son zamanlarda yediği tüm özel yemeklerle, Richard zaten yaşıtı olan diğerlerinden yarım kafa daha uzun olmuştu ve 13 ya da 14 yaşında görünüyor, çocuksu özellikleri yok olup olgunlaşmaya başlıyordu. Hatta gözleri çoktan öyle derinleşmişti ki insanlar onu bir yetişkin sanabilirlerdi bile. Belki de sebebi yaşadığı birçok talihsizlikti ya da belki de onun Archeron kanıydı.

Ayrıca kasları belirginleşmişti; çenesi, hilal şeklinde gözleri, kalın tatlı kaşları ve düz uzun bir burnu vardı. Bunlar üstün kraliyet elflerinin özellikleriydi. Richard görünüşü asla önemsemeyen biriydi, ama tüm bu sanat dersleri onun iyi görünümünün farkına varmasını sağlamıştı.

Kesinlik yeteneği onu düzeltti, "Nadir görünümü."

Ne olmuş yani? Küçük Richard'ın çok da umurunda değildi bu. Koyumavi'deki altı yoğun ay, zihniyetini derinden etkilemişti. Güzel şeyler sadece aksesuar, süs eşyasıydı. Tıpkı başarılı erkeklerin güzel kadınları kupa olarak aldıkları gibi. Elbette yakışıklı erkeklerin kupa kadınlardan çok daha nadir olduğunu şimdiye dek öğrenmişti.

Yine de, Richard 11 yaşına basmıştı artık. Dağlardaki çocuklar çabuk olgunlaşıyordu ve 12 yaşındakilerin aile kurması da duyulmamış bir şey değildi. Elena şimdiye kadar her doğum gününde geçen bir yılını ona özetleyip o yıldan ne ders çıkarması gerektiğini söylemişti ona. Peki ya şimdi?

Richard'ın on birinci doğum gününde gördüğü tek şey, aynadaki bir yansımaydı. Peki ya aklındaki tek şey? Anılarındaki hiddetli alevlerdi…