Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

20. Bölüm Terk Edilmiş Çocuk

Çevirmen: Violet / Editor: Güz

Richard ve Papin, büyülerine karşılık gelen jestlerle birlikte büyülerini aynı anda söylemeye başladılar. Papin’in ilk hareketi kesin ve açıktı, insan tek bakışta bunun 1. sınıf büyülerin en pratik ve güçlü olanı - sihirli füze olduğunu söyleyebilirdi. Büyü sağlam bir şekilde atılmıştı ve en katı öğretmenler bile büyüyle ilgili bir sorun bulamazlardı.

1. seviye bir büyücü haklı olarak sadece iki sihirli füzeyi aynı anda atabilirdi, fakat Papin’in elleri arasından 3 ışıltı parıldıyordu. Kalabalık, çocuğun beklenmedik yeteneklerini görünce biraz sabırsızlandı. En hızlı büyü olan sihirli füzeler, Richard büyüsünü tamamlamadan çoktan atılmıştı bile.

Papin sadece üç füzenin birini kontrol etme yeteneğine sahipti. Hedefe kilitlemişti onu, diğer ikisini de Richard'ın soluna ve sağına gönderdi. Bu taktikle Richard, nereye kaçmaya çalışırsa çalışsın ikisi tarafından vurulacaktı. Tek istisna kaçmamaktı, ama o zaman bile biriyle yüzleşmek zorundaydı.

Papin, tek bir füzenin Richard'ı yenmek için kesinlikle yeterli olmayacağını biliyordu; zira çocuğun fiziksel gücünü boğuşmada bizzat deneyimlemişti. Ancak kendisi, 2. seviye bir büyücüydü; sihirli füzelerle iki bombardımana daha tutabilirdi onu. Yolunu şaşıran bir darbe için üç tur patlama yeterli olacaktı.

Öte yandan, Richard sadece 1. seviye bir büyücüydü; en iyi ihtimalle iki bombardıman başlatabilirdi. Papin, onun fazladan bir tur daha dayanabileceğini tahmin ediyordu. 3. seviye bir büyücü olsaydı, galibiyeti garantiydi ve düello zaten onaylanmazdı. Koyumavi'de her şey adildi; Koyumavi'deki herkesin adaletsizliğe bir anlık göz yumması istendiği takdirde, muazzam derecede güçlü bir destek ve büyük miktarda maddi yatırım gerekirdi ve Papin’in ailesi böyle yüksek bir statüye sahip olmaktan çok uzaktı.

Papin üç füzeyi fırlattıktan sonra bir kez daha büyülü sözleri söylemeye başlamıştı. Richard hala büyüsünü bitirmemişti, bu yüzden genç çocuk zafer kokusunu almaya başlamıştı bile. Destekçisinin ona vaat ettiği donanım, altın ve statüyü almak için sabırsızlanıyordu.

Düşüncelere dalan Papin sözleri doğru olarak telaffuz edemedi. Normalde bir buçuk dakikalık büyü süresi ikiye çıkmıştı, ama yine de o daha büyüyü tamamlayamadan kalabalık deli dalgalar gibi kükremeye başladı.

"Tezahürat mı yapıyorlar? Kazanmak üzere olduğum galibiyet için mi acaba?” diye düşündü Papin. Yine de, en azından kabiliyeti hakkında biraz bilgisi vardı. Neler olduğunu görmek için başını kaldırıp baktı.

İşte o an gözleri fal taşı gibi açıldı ve şaşkınlıktan yapmak üzere olduğu büyüyü unutuverdi. Papin gözlerine inanamıyordu! Gördüğü şey bir ateş topu muydu? 1. seviyeden bir büyücü nasıl olur da 3. sınıf büyüyü kullanabilirdi ki? Parşömen veya öteki malzemeler büyü düellolarından yasaklanmamış mıydı? Niye bir ateş topu vardı burada?

Papin’e doğru gerçek bir ateş topu atılmıştı. Fırlatıldıktan sonra kontrol edilmiyordu, ancak ateş toplarının yüksek hızı ve etki alanından dolayı kontrole ihtiyaç duyulmuyordu zaten.

Papin öyle sersemlemişti ki ateş topu ancak beş metre çizgisini geçtikten sonra tepki verebildi. Onu atlatmaya çalışırken yüksek sesle haykırıyordu ama o anda hayatındaki en hızlı koşusunu sürdürmesine rağmen alev dalgaları sadece üç metre uzağa düşmüştü. Patlama o kadar şiddetliydi ki, çocuk gökyüzüne küçük bir kavisle fırlatılıp birkaç metre uzağa sessizce düştü ve ayağa kalkamadı!

Arenadaki devasa şamata aniden ölümcül bir durgunluğa dönüştü. Herkes bilinçsizce nefeslerini tutmuştu.  Seyirciler arasında Richard'ın ateş topunun normalden daha zayıf olduğunu söyleyebilecek çok tecrübeli ve bilgili birçok büyücü vardı, ancak 3. seviyenin altındaki birine karşı on puanlık hasar yine de çok güçlü sayılırdı. Papin ölümüne kavrulmamış olsa da, iyileşmesi birkaç hafta alacaktı!

Bir başka sessiz iniş, seyircilerin dikkatini bir kez daha çekti. Richard, Papin'in daha önce attığı sihirli füze ile yüz yüze gelmişti, ikinci büyüsünü hazırlarken darbeye dayanmak için göğsünü iki koluyla birden korudu. Yüzünde en ufak bir ifade olmadan yapıyordu tüm bunları.

Şu anda arena o kadar sessizdi ki yere düşen bir tüyün sesi bile açıkça duyulabilirdi. Richard, büyülü sözcükleri alçak bir sesle söylüyor olsa da olağanüstü duyulara sahip birkaç tanınmış büyücü onu duyabiliyordu ve hepsi de gözle görülür biçimde dehşete düşmüştü! Büyülü sözlerin önemli bir kısmı değişmiş olmasına rağmen, yine de onu tanımlayabilmişlerdi. İkinci büyü de bir ateş topuydu!

Richard çoktan solgunlaşmıştı. Manası o kadar hızlı tükeniyordu ki vücudundaki tüm gücün boşaldığını hissetti ve elinde dört manadan daha azı kalmıştı. Bir mana iksirinin etkileriyle bile sadece 5 sayılırdı.

Ancak, bu sefer ateş topu için alternatif bir versiyon hazırlıyordu. Bu henüz deneme aşamasındaydı, ama büyünün harcadığı manayı azaltıyordu. 8 puanlık hasara yol açan daha küçük bir ateş topu fırlatabilecekti, ancak o zaman bile 6 puanlık manaya ihtiyaç duyacaktı. Sırf büyüyü bitirmek için fazlasıyla mana harcamaya tereddüt etmeden yalnızca iradesinin gücüyle çabalıyordu!

Ateş topu küçük olsa da yeterince öldürücüydü. Gözlemci, arenanın merkezine doğru hızla atılıverdi ve Richard’ın manasını stabilize ederken, tamamlanmamış büyüyü elini sallayarak dağıttı.

"Bu kadarı yeterli. Bu büyü ona hayatına mal olur ve kurallara uygun düşmez.” Hakem Papin'in durumunu kontrol etmek için dönüp sonra şöyle dedi:

“Bu düellonun galibi, Richard Archeron’dur! Şimdi Richard, daha önceki anlaşmana göre bahsin karşılığını alabilirsin ya da başka bir yerde tamamlanmasını da tercih edebilirsin, ama benim kişisel tavsiyem… ımm… benzer ama daha esnek bir yöntem seçmendir. Bu kurallar kapsamında mevcut. ”

Gözetmenin sözlerini duyduktan sonra, Richard yüzüstü yatan Papin'e doğru yürüyüp, şişmiş yüzüne bakmak için çocuğu yukarı kaldırdı. Sesinde tek bir duygu belirtisi olmaksızın,

“Birisi bana kıça atılan bir darbeye iki misliyle karşılık vermemi söylemişti.” dedi.

Böylece Richard ayağa kalkarak tüm gücünü toplayıp Papin’in kıçının tam ortasına acımasızca bir tekme indirdi! Çocuk mezbahadaki bir domuz gibi inliyor ve sesi çığlıklarının arasında gittikçe boğuklaşıyordu, o yüzden gülüyor mu ağlıyor mu belli değildi!

Richard iki adım ileri yürüyüp, sonra aniden dönerek bir kez daha tekme attı! Bu, genç çocuğun sesini bir oktav artırmıştı anında ve gözetmen de şaşkınlıkla kaşlarını kaldırmıştı. Papin’in arkasının tam ortasına saldırmak oldukça uygunsuz görünüyordu, ama tekmenin orijinal bahisten çok daha merhametli olduğunu kabul etmeliydi. Onayını verip düelloyu sonlandırınca izleyiciler de dağılmaya başladı. Herkes heyecanla Richard’ın ateş topunu tartışıyordu. Bununla birlikte şu an hiç kimse Papin’in poposuna önem vermemiş olsa bile, o da uzunca zaman popüler bir konu olacaktı mutlaka.

Minnie ve Randolph böyle bir sonucu hiç beklemiyorlardı. Kız aniden, “Haklıydın, Randolph. Küçük Richard gerçekten 500.000 sikke ediyormuş!” dedi küçümseyerek. Böylece, Randolph'a veda bile etmeden lüks kutularından dışarı doğru yürüdü.

Randolph'un yüzü kül gibi olmuş, gözlerinden alevler fışkırıyordu adeta! Dişlerini sıkarken, bakışları Minnie'nin ince beline ve sallanan kalçalarına takılmıştı.

Lüks kutunun kapısını açmak üzereyken, Minnie aniden döndü ve hafif bir gülümsemeyle “Kalçalarıma dik dik bakmayı kes. Bunun yerine, kendi kıçının geleceğini düşünsen daha iyi olur bence. Ustamız 6 gün sonra geri dönmüş olacak! ”

Ardından görgü kurallarını göz ardı ederek kapıyı sertçe Randolph’un suratına kapattı. Randolph bulunduğu odanın içinde ne varsa her şeyi parçalayabilirdi. Zaten karşılığını ödemeye gücü yetiyordu.

Papin'e gelince, o artık dünya tarafından terk edilmiş bir yetimdi. Önceden onu gölge gibi takip eden Acolyteler bile ortalıkta görünmüyorlardı artık. Ekselansları Sharon'ın ne kadar ürkütücü olduğunu daha yeni hatırlamışlardı. Sadece Koyumavi'de uzun süredir eğitim almayanlar bu kadar aptalca davranabilirlerdi.