Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

40. Bölüm Gizli Plan (2)

Çevirmen: Violet / Editor: Güz

Adil olmak gerekirse, bu düğün anlaşması için zaman harcayan Steven'dı. Minnie bir anda gözlerini kırpıp doğrulmuştu nihayet. Her ne kadar ifadesi hala soğuk olsa da gözlerindeki kibir ve alay ölmüştü. Alaycı bir gülümseme Minnie’nin dudaklarına yayıldı ama bu kez, kendisi içindi. İki ayağı yere değdi ve Steven'ın yanında durup onun yaptığı gibi pencereden dışarı baktı.

“Benim gurur duyacak hiçbir şeyim yok, ama sahip olduğum her şeyden de vazgeçemem. Seninle birlikte durmayı seçmiştim. Bana bir kadın, bir yoldaş, bir arkadaş, hatta astın olarak davranabilirsin, ama ben oyuncak olmayacağım.”

Steven cevap vermedi, sadece gözlerini kısarak dışarıdaki kış manzarasına tehlikeli bir biçimde bakıyordu.

Minnie iç çekip devam etti, “Bu durumun tuhaf olduğunu düşünmüyor musun? Aziz Klaus senin akıl hocalığını yapıyordu ve bunun yanı sıra kullanılabilecek en üst düzey materyallere sahipsin, Richard ise tam olarak nasıl rün yapılacağı konusunda hiç eğitim almamıştı. Bu durumda bile 41 başarısız girişimin ardından %20'sini tamamlaman yarım ay sürdü, fakat Richard ise direkt tam bir rün yapabilmiş, öyle mi? ”

Minnie’nin sözleri Steven’ı sakinleştirmişti, Steven kafasındaki düşünceleri tartmaya başladı, “Richard'ın rün yapma ihtimali yok mu demek istiyorsun? Hayır, Profesör Fayr'ın yalan söylemesi için bir sebep olamaz, Solamlar’a ya da Archeronlar’a karşı önyargılı olmasına da gerek yok. Richard kendi yapmış olmalı ama doğru yoldasın. Ders programına göre en erken rün dersleri önümüzdeki sene başlayacak, bu yüzden onu çoğu kişinin asla aşamayacağı bu kadar yüksek bu engeli bir anda aşmasını sağlayan, kesin sonuca ulaştıran bir faktör olmalı. Bu anahtar faktörü bulmamız gerekiyor; onu kullanamasam bile, biraz ilham alabilirim.”

Minnie kaşlarını çattı.

 “Bu zor olacak.”

"Öyle. Richard'ın neredeyse hiç arkadaşı yok ve nadiren onunla ilgisi olmayan insanlarla ilişki kuruyor. En çok öğretmenleri olan büyük büyücülerle irtibatı var ama bu adamlar temelde duygusuz varlıklardır. Burası Koyumavi, kiminle bağlantı kurduğunu görmek için kesinlikle onu takip edemem. Nerede olduğuyla ilgili bilgi almak bile çok fazla yaygaraya yol açacaktır.”

Steven kaşlarını çatmadan edemedi, Randolph’un acınası deneyimleri halen aklında taptazeydi. Çıraklarından birine karşı yapılacak başka bir kötülük, ona Sharon’ın takdirini kazandırmazdı.

“Erin! Ona sormalıyız. Kim bilir, belki de bir cevap bulabiliriz!” dedi Minnie. “Sonuçta, Richard’a o kadar yaklaşan tek kadın o.”

Steven başını iki yana salladı “Erin mi? O ne işe yarar ki? Richard'ın onu sevdiğini sanıyordum, yoksa neden infazcılar onunla yatmasını engellesinler diye düşünmüştüm. Onun ilk tecrübesini almamın tek sebebi Richard'ın moralini bozmak ya da onu öfkelendirmekti, böylece karşılık olarak bazı sert yöntemlere başvuracağını umuyordum. Gördüğün gibi, hiçbir etkisi olmadı bunun. Richard’ın çalışmalarında ve yaşam tarzlarında herhangi bir değişiklik yok ve duygusal durumunda bile bir değişiklik olmuş gibi gözükmüyor. Birini sevmek mi oluyor bu? Olayın üstünden çok zaman geçti zaten o yüzden Richard, ona olan ilgisini kaybetmiş olmalı. Öyle güvenilmez bir kadına neden böyle önemli bir sırrı söylesin? Hem durum şu an farklı; eğer Richard beni ve Erin'i öğrenirse, bu ters tepebilir. Sonuçta şu çok açık bir gerçek ki, o yaşlı adamlar Richard'ın tarafında! Onların hepsini bir avuç bunak sanma sakın!"

Minnie aynı görüşte değildi. “Denemekten zarar gelmez. Ayrıca, sen bir kadının nasıl düşündüğünü bilmiyorsun. Erin ondan biraz hoşlanıyor bu yüzden Richard'a aranızda ne olduğunu veya en azından detayları söylemeyecektir. Ancak kız Richard'la birlikte bir gelecekleri olmadığının kesinlikle farkında. Senin tarafından kullanıldıktan sonra, bundan daha emin olmuştur artık. Ona karşı hiç umudu yoksa neden para kazanmak için geçmiş duyguları kullanmasın ki? Tabii bu, kazanacağı miktar ondan beklentilerini aştığı sürece geçerli. Kenar bölgelerde yaşayan tüm kadınların hepsi aynı. Eğer gerçekten dayanabilseydi, öyle kolayca elde edemezdin onu.”

Steven bir an için tereddüt ettikten sonra başını salladı. Ancak daha sonra iç çekerek bir parça hayal kırıklığıyla, “Sırrı bulsam bile, sebep olduğu boşluğun telafi edilmesi çok zor. Richard mükemmel olarak değerlendiriliyor olabilir ancak bu her şey demek değil. En azından gösterdiği yetenek, benimkinden çok farklı değil. Üstüne üstlük…"

Steven gülerek devam etti, “Onun eğitimi için kullanabileceği kaynaklar benimkini aşıyor.” Minnie sessizleşti.

Gerçek buydu. Richard’ın aylık geliri büyük bir sır değildi ve yeterince güce sahip olan herkes kolayca öğrenebilirdi. Toplam geliri tamamen absürt değildi ama masrafları ona göre çok daha düşüktü. Steven paranın çoğunu, diğer sosyal maliyetlerin yanı sıra iki kişilik kira ve eğitim ücretlerini ödemek için kullanıyordu. Tüm bunları kaldırarak Richard'ın kurslara, materyallere ve iksirlere harcadığının yarısı kadarına bile sahip değildi. Bunlar bir kişinin büyüdeki gelişimini etkileyebilecek gerçek harcamalardı. O temel güç rünü, hemen hemen Steven'ın tüm birikimlerini tüketmişti.

Steven, boğazından göğsüne dek yanmasını sağlayan büyük bir yudum alkol daha aldı. Zaten Koyumavi'ye girmesinden bu yana çabalarının yanlış gittiğini hissedebiliyordu. Hem açık hem de gizli olarak mükemmel planlar kullandığına inanırdı eskiden, travmaya neden olmak için Erin'i kullanması, rakibini saf dışı bırakmak için her anı değerlendirmesi gibi. Daha sonra tüm kaynaklarını kullanarak bir rün ustasına dönüşmek konusundaki yeteneklerini ve gücünü gösterecekti. Ancak sonuç ona çok büyük bir darbe vurmuştu, onu iki sınıf aşan bir gelişme gösteren Richard ilan bile edilmemiş bir savaşı kazanmıştı.

Steven çok fazla işe yaramaz şey yapıp yapmadığını düşünmeye başladı elinden olmadan. En başından itibaren tüm enerjisini kullanarak rün zanaatına odaklanmış olsaydı sonuç farklı olur muydu? Koyumavi dış dünyaya benzemiyordu, halka yağ çekmeye, itibara gerek yoktu. Gerekli olan şey Sharon’ın Sevinci ve mutlak güçtü.

Minnie, yanındaki hırslı adamın yılgın yüzüne bakınca çıplak vücudunda aniden bir ürperme hissetti. Kalbi bile sıkışmaya başlamış ve biraz önce hissettiği aşağılanma, yerini buz gibi soğuğa bırakmıştı. Şimdi pes etse bile Steven’ın hala soyu ve anne tarafından bağlantıları olacaktı. Peki ya onun?

Minnie uzun bir süre tereddüt ettikten sonra şöyle dedi:

 “İşe yaramayabilir olsa da, son bir seçenek var.” dedi.

“Ne o?” diye sorarken Steven'ın gözleri, aniden yüzen bir parça gemi enkazı bulmuş boğulmakta olan bir insan gibi parladı.

“Usta'ya yaklaşıp onun beğenisini kazan. Son zamanlarda giderek dengesizleştiğini hissettim, yani bu çok iyi bir fırsat. Efsane bir büyücü olsa da, o aynı zamanda bir kadın...”

Steven bir süre donakaldıktan sonra çok geçmeden Minnie'nin neyi ima ettiğini anladı. Gözleri parlamaya başladı. Evet, efsanevi büyücü bir kadındı. Neden bunu düşünmemişti ki? Beklendiği gibi, kadınları en iyi yine kadınlar anlıyordu.

“Yani Sharon'a sahip olmayı denemeli miyim diyorsun?” diye sordu Steven, yüz ifadesi asilliğin kusursuz gülüşünü ortaya çıkarmak üzere yavaş yavaş yeniden canlanıyordu bir kez daha. Her ne kadar rün zanaatında tamamen mağlup olmuş olsa da, Steven'ın Richard'a karşı bu alanda mutlak bir avantajı vardı. Aristokratlar arasında hiç de nadir olmayan bir şeydi bu ve utanılacak bir mesele değildi. Bu başka bir savaş türüydü ama kazançları diğerlerinden hiç de aşağı kalmıyordu.

Steven'ın gözlerinde kararlılık parlıyordu. “Bu da bir yöntem, ancak başarı oranı çok az. Umutlarımı buna bağlayamam. Koyumavi'de kullanabileceğim birkaç kişi daha var. Eğer çok gerekirse, o çocuğu yok ederim.”