Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

15. Bölüm Ye ve Büyü - Parça 8

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Deposundaki cesetleri tüketen Mimik, bir kez daha hizmetkarını çağırdı. “Vahlk Chlbi” diye mırıldandı.

 Sandıktan birkaç adet mor ışık hüzmesi fırladı. Yakından bakıldığında bu ışıkların katı olmadığı, aksine sayısız ründen yapıldığı görülebiliyordu. Yazıya benzemeyen rünler durmaksızın değişiyor ve Mimik’in etrafını sarıyordu. Işıklardan oluşan halkalar yavaş yavaş küçülerek Mimik’in yarım metre önünde toplanmaya başladılar. Yeteneğin 5 saniyelik aktifleşme süresinin ardından ufak bir ışık topu ortaya çıktı. Ardından top bir patlamayla etrafa dağıldı.

Ustalık seviyesi yükseldi. Varlık Celbi artık Seviye 3. ZEK +2. BİL +1. BG +1.

  Kaybolan ışık topunun olduğu yerde gerçek formuna bürünmüş olan Xera vardı. İnsana benzeyen formu 170 santim uzunluğundaydı. Fakat, kimse onu bir insanın aciz figürüyle kıyaslayamazdı. Pürüzsüz cildi açık-maviydi ve beline kadar uzanan saçları gece gökleri kadar lacivertti. Gözleri, adeta onlara bakan kişinin ruhunu gördüğünü gösteren kızıl ışıklarla parlıyordu. Vücuduna muazzam derecede uyan zarif bir yüzü vardı ve yumuşak, dolgun mavi dudakları adeta onların tadına bakmayan kişilerin intiharına sebep olacak cinstendi.

  Giydiği kıyafet -ki bir kıyafet giydiği bile söylenemezdi- kan kırmızısı deriden yapılmaydı. Uzun bacaklarına topuklu botları eşlik ediyordu. Üçgen şeklindeki bir bikiniyi andıran kıyafetleri hassas bölgesini saklamaktaydı. Kolları uzundu ve kol yakaları omuzlarına kadar uzanıyordu. Yakanın parçaları Sukkubus’un giydiği ve orta parmağında duran gümüşi yüzüğe bağlıydı. Elinin arka tarafını kapatan kıyafetler, iç kısmına ve parmaklarına dokunmuyordu. Gerdanlığı andıran ve ışıltılar saçan tek bir kristalle tutturulmuş olan kolyesi boynunu zarif ve naif bir edayla gözler önüne seriyordu. Tek kelimeyle etkileyici olan ve neredeyse başı kadar büyük olan göğüsleri ise korseyi andıran bir kıyafetle kaplıydı. Korse sırtına kadar uzanıyor ve göğüslerinin ön-arka kısımlarını üçgen derilerle kaplıyordu. Ön kısmı kapatabildiği pek söylenemezdi, zira kadının göğüs dekoltesi oldukça büyüktü. Yarı-korse kadının halihazırda etkileyici olan göğüslerini daha da ön plana çıkarmak için tasarlanmıştı.

 Bütün bunların birleşimine bir de geniş kalçaları, tehlikeli denebilecek kadar ince beli ve göz alan memeleriyle bir kum saatine benziyordu. Baldırlarının arasındaki boşluk sayesinde yürürken kalçalarını sağa sola serpebiliyor ve attığı her adımda göğüsleri sallanıyordu. Bu vücut sadece tek bir amaç üzerine yaratılmıştı – erkeklerin şehvet dolu duygularını ateşlemek! İblis olmasına rağmen vücudu çekiciliğinden hiçbir şey kaybetmiyordu.

 Alnının yan kısımlarından uzanan altın, keçi-vari boynuzları bir iblis olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyordu. Ve bir de omurgasının alt kısmından uzayan uzun, siyah bir kuyruğu vardı. En etkileyici kısmı ise sırtının üst tarafından çıkan iki yarasa-vari kanattı. Koyu kırmızı ve gök-mavisi renklerle boyanmışlardı. Kanat açıklığı iki metreden fazlaydı ve bu, uçması için fazlasıyla yeterliydi.

 Seksi cazibenin yanında doğallıktan uzak bir şekilde süzülen bir asa vardı. Uzun, ahşaptan yapılma asanın üst kısmı bir ‘C’ harfini andırıyordu. Kıvrılmış tarafın orta yerinde bir kristal küre süzülmekteydi. Bu asa da giydiği kıyafet gibi ruhunun bir uzantısıydı. Kıyafetlere ve asaya bu kadının ‘doğal’ parçaları demek yanlış olmazdı.

 Kim bilir kaçıncı kez çağrılan Xera, hemen kollarını çaprazladı ve onu çağıran efendisine laf etti.

“Hayret bir şey, Efendim! O kadar da ileri gitmenize gerek yoktu!”

 İblis canlı canlı tüketildiği için isyan ediyordu. Aslında ne tür yöntemler kullanmış olursa olsun, bu sandık ona yepyeni bir ‘zevk’ dünyasının kapılarını aralamıştı. Ancak kadın yine de kullanılmaya ve dövülmeye olan isteğini ulu orta bir şekilde belli etmeye yanaşmıyordu. Parçalanan gururundan kalan ufak tozlar buna izin vermeyecekti. Bir ölümlü onu hem bedenen hem de ruhen kullanmaya başlarsa bir iblis olarak kendi türünün yüzüne bakamazdı.

 “İşleri batırdığımı biliyorum ama şey, hnnnnn, verdiğiniz ceza biraz aşırıya kaçtı!”

 Dakikalar önce yaşadıklarını anımsayınca istemsizce inledi. Parçalanan gururu bunu kabul etmek istemese de, kadın daha fazlasını istiyordu. Efendisi onu şu anda görmezden geliyordu ve bu durum kadını iyice cezbetmekteydi. Tabii ki Mimik yine bunu isteyerek yapmıyordu, sadece çok işi vardı. Çağırdığı hizmetkarının Durum Penceresi’ni incelemekle meşguldü.

Genel Bilgiler Özellikler Meslek Bilgileri
İsim Xerababadubuth L’okrelaila İsim Değer İsim Değer İsim Seviye İlerleme
Tür Sukkubus (Serulen) GÜÇ 13 BG 66 Sukkubus 11 %14
Cinsiyet Kadın HIZ 13 KAR 59 Ateş Büyücüsü 7 %88
Yaş 748 yıl ÇEV 13          
Lonca   DAY 46          
CP 243/243 (+0.4/san) ZEK 79          
MP 255/395 (+0.3/san) BİL 39          
Yetenek Listesi
İsim Seviye İlerleme
Enerji Emme 4 37%
İblis Cazibesi 3 33%
Yutan Ateş 3 93%
Şekildeğiştirme 2 86%
Rüyadokumasu 2 86%
Hakimiyet Ustalığı 3 69%
Ateş Ustalığı 3 11%

Varlık Celbi’nin Seviyesi’ni 3’e çıkardığı için kadının yetenekleri de güçlenmişti. Fiziksel dünyada doğan canlıların aksine, bir iblisin gücü bu dünyaya çağrıldığı sırada kullanılan MP ile doğru orantılıydı. Örneğin, kadın ne kadar uğraşırsa uğraşsın Yetenek Ustalığı’nı geliştiremiyordu. Aynı şekilde Meslek Yetenekleri’ni de kendi başına artıramazdı.

 Bir hizmetkarın vücudu, aslen bir Fevt Büyücüsü’nün Varlık Celbi Yeteneği’nin maddeleşmesiydi. İblislerin Ötekidiyar’da da vücutları yoktu, sadece onları çağıran kişi sayesinde bir vücuda kavuşuyorlardı. Yani işin özünde, gerçek dünyada yaptıkları davranışlarla efendilerinin Fevt Mesleği’ni ve Varlık Celbi Yeteneği’ni geliştirme görevini üstleniyorlardı. Efendilerinin Yeteneği ve MP’si arttıkça, hizmetkarın gücü de artıyordu.

 Dürüst olmak gerekirse 13. Seviye’de olan bir Fevt Büyücüsü asla ve asla 18. Seviye bir hizmetkar çağıramazdı. Buna yetecek kadar MP’na sahip olamazdı. Fakat Xera’nın efendisi toplamda 38. Seviye’de sayılırdı. Öte yandan kadının toplam seviyesi sadece 18’di. Yine de o cüce Rahip’i birkaç saniyede öldürmeyi başarmıştı.

 “Hey! Beni dinliyor musun?”

 “Kleh?” diye guruldadı Mimik. Başından beri onu dinlemiyordu. Hayır, bu ateş manyağı kadının neyi bilmek istediğini merak ediyordu.

 “Altını almaya gitmem gerekiyor, değil mi?”

 “Ack!”

 Mimik aniden kadının ‘görevi tamamladığı’ için ödül alacağını hatırladı. Hemen ona zihin-bağlantısını kullanarak izin verdi. Xera iç geçirdi ve şekil değiştirmeye başladı. Efendisi gibi o da asıl formundan fazla kopyamıyordu. Ancak yine de cildinin rengini, gözlerini ve saçını değiştirebiliyordu. Fetiş manyakları için tasarlanmış deri kıyafeti bile uzamaya ve büyüyerek bir ‘mavi cübbe’ şeklini almaya başladı. Yaklaşık üç dakika sonra ‘Sukkubus Xera’ gitmiş, yerine ‘Cadı Xera’ gelmişti.

 “O zaman ben yola çıkıyorum, Efendim. Ayrıca lütfen daha fazla ağaç yemeyin. Dikkat çekmememiz gerekiyor ve fark edilmenizi istemiyorum.”

 O esnada sukkubus ne dediğini fark etmiş ve hemen kendini düzeltmeye çalışmıştı.

 “Y-yanlış anlama! Kuyunun dibini boylaman umurumda bile değil, tamam mı?! Sadece saçma sapan hareketler yaparak kurduğumuz planı mahvedeceğinden korkuyorum.”

  Ardından Mimik kadını ‘kuyu ne demek’ diyerek sorgulamaya başladı.

 “Şey işte—Haah. Boşversene.” Xera istemeye istemeye omuzlarını silkti. Bu yaratığa laf anlatmanın zorluğunu herkesten daha iyi biliyordu. Kurduğu planı anlatmak için bile bir gün uğraşmıştı.

 Gerçek gibi değil, diye düşündü kendi kendine, böyle işe yaramaz bir Efendi beni nasıl çağırabildi ki? Neyse, en azından etrafta dolaşmama izin veriyor ve şehre girdiğimde istediğimi yapabiliyorum. Fazla isyan etmemem lazım.

 Biraz keyiflenen Xera ayağa kalktı ve Efendisi’ne veda ettikten sonra şehre doğru yürümeye başladı. Tek başına kalan Mimik ise ne yapacağını düşünüyordu. Xera o Rahip’i öldürdüğünde 2 Fevt Seviyesi kazanmıştı ve diğer üçlünün ölümüyle birlikte Mimik Seviyesi 1.5 artmıştı. Savaşın kısa sürdüğü düşünülürse bu büyük bir kazançtı. Daha önce böyle büyük bir gelişmeyi sadece başka bir jantherle karşılaştığı o savaşta kazanabilmişti. Bu seferki janther daha zayıftı, dolayısıyla Toplu Panik’i kullanarak yaratığın saldırılarını sekteye uğratabilmişti. Yaratık zamanla bu saldırıya karşı büyüsel-dayanıklılık geliştirse de, bunu yapmaya başarana kadar ağır yaralar almıştı.

 Ve tabii Kadavra Özümsemesi bir kez daha başarısız olmuştu. Mimik Fevt Mesleği’ni alabildiği için ne kadar şanslı olduğunu yeni yeni anlıyordu. Bugüne kadar neredeyse 50 cesedi özümsemişti ama sadece üç küçük başarı elde ederek 6 GÜÇ kazanmıştı. Gerçi bir goblinden ‘orta başarı’ elde ederek Kılıç Ustalığı’nın bir kısmını özümsemişti ama bu ilerleme sadece %3’le sınırlıydı. Görünüşe göre Yetenekleri 5. Seviye’nin üstüne çıkarmak çok zordu.

 Yine de Mimik’in önünde bakması gereken çok şey vardı. Ormanda geçirdiği yoğun günler sayesinde iki Kilitli Yetenek açmayı başarmıştı.

Biokütle
Açıklama: Şekildeğiştirenin kendi vücuduna dair 'doğal' bilgileri, ona şeklini ve hareketlerini engellemeden, ekstra yenilenme katan fazladan bir kütle sağlar.
Gereklilikler: Seviye 20 Yaratık Mesleği, Seviye 3 Şekildeğiştirme, GÜÇ 50, DAY 50
Tip: Pasif
Aktifleşme Zamanı: B/M
Harcanma: B/M
Menzil: Kendi
Etki: Seviye başına kütleyi %20 artırır.
Seviye başına otomatik CP yenilenmesi %10 artar.

Bu bilhassa kullanışlı bir yetenekti. Büyük çaptaki şekildeğiştirme faaliyetleri için ekstra biokütle olmazsa olmazdı. Örneğin Mimik artık altı yerine sekiz örümcek bacağı yaratabilir ve böylece hareketlerini daha iyi kontrol ederek hızını artırabilirdi.

 Ayrıca dilini de uzatarak ekstra güç uygulayabilirdi.

 Tek eksi yönü ekstra kütlenin daha fazla enerji harcaması ve Mimik’in karnını acıktırmasıydı. Ama bu bir problem değildi, sonuçta içinde bulunduğu orman bu yaratık için adeta bir açık-büfe gibiydi. Ayrıca bir şeyleri yemediği sürece zaten Yetenek Seviyeleri’ni geliştiremezdi.

 Şimdiyse sırada Mimik’in bugün açtığı Fevt Yeteneği vardı.

Aşırı Güç
Açıklama: Fevt Büyücüsü gizli bir heybetin tabyası olur.
Gereklilikler: Seviye 10 Fevt Büyücüsü, Yıkım Ustalığı, ZEK 60
Tip: Aktif
Aktifleşme Zamanı: Anında
Harcanma: 20 MP
Menzil: Kendi
Etki: Yıkım Büyüleri fazladan %400 MP harcar ve %200 güçlenir.
Seviye başına Yıkım Büyüleri'nin etkisi %20 artar
Yeteneğin etkisi 20 saniye sürer.

 Büyü-tipi Meslekler’in çoğu için MP düzgün kullanılması gereken değerli bir kaynaktı. Büyüleri yavaş yavaş ve dengeli bir şekilde yanan bir muma benziyordu. Fakat Fevt Büyücüleri farklıydı. Onların kullandığı büyüler bir roketi andırıyordu – ani ama olağanüstü derecede güçlü. Mimik’in pusu-odaklı saldırı tarzına çok uygundu. Girdiği savaşları ilk darbede bitirebilmek bir Suikastçı’nın asıl amacıydı.

 Fakat ortada bir problem vardı. Bu Yetenek gerçek manada ‘göz-alıcı parlaklıkta’ydı. Onu aktif ettiği takdirde Mimik’in etrafına yıldırım gibi kükreyen gizemli enerjiler toplanıyordu. O kadar dikkat çekici ve gürültülüydü ki Gizlilik Yeteneği bile bu etkileri gizleyemiyordu. Bu koşullarda Suikast Yeteneği’ni tetiklemek imkansızdı. Nihayetinde bu Yetenek bir savaşı başlatmaktan ziyade onu bitirmek için yaratılmıştı ama Mimik Yeteneği seçerken bunun farkında değildi.

 Neyse, artık olan olmuştu. Hem zaten pusuda başarısız olursa bu Yeteneği kullanarak rakiplerine karşı koyabilirdi. Manasını kullanarak bir-iki büyü yapar ve rakipten hızlı başlayarak kılıçlarıyla işi bitirebilirdi. Fırlatma Ustalığı’ndan daha kullanışlı olacağı kesindi.

Fırlatma Ustalığı
Açıklama: Fırlatılabilen silah ustalığına işaret eder.
Tip: Yok
Activation Time: Pasif
Aktifleşme Zamanı: B/M
Harcanma: B/M
Menzil: Kendi
Effect: Seviye başına fırlatılan silahların verdiği hasar %10 artar.

 Bu aslında diğer Ustalık Yetenekleri’ne benziyordu. Güç artışının yanında bu Yetenekler Mimik’in spesifik silahları ya da büyüleri anlamasını da sağlıyordu. Onları nasıl kullanacağını, nasıl saldırıya geçeceğini, büyülü sözleri nasıl söyleyeceğini ve nasıl odaklanacağını bu Yetenekler sayesinde söyleniyordu. Aslında güç artışının en büyük sebebi bu Yetenekler’deki ilerlemesiydi.

 Fırlatma Ustalığı ise mağaradaki o muhafızlara karşı kullandığı mızraklar sayesinde edindiği bir yetenekti. Güçlü bir saldırı tipi olduğunu düşündüğü için arada sırada pratik yapıyordu. Hatta korkunç isabet oranını bile geliştirmeyi başarmıştı.

Fakat uzaktan silah fırlatmak yerine Büyü yapabileceğini öğrendiğinde bu yetenekle de işi bitmişti. Yeteneği geliştirerek birkaç Puan kazanabilse de, Mimik ve Fevt Meslekleri’ne odaklanmayı tercih ederdi. Ayrıca Büyü yaparken silah fırlatmak imkansızdı. Bunu bir kez denemiş ve sonuç olarak kendi dilini ısırmıştı. Bu yüzden Fırlatma Ustalığı artık geçmişte kalmış bir Yetenek’ti. İşe yaramayan bir Yeteneği neden geliştirecekti ki?

 Bu yaratık basit bir gerçeğin farkındaydı. Puan kazanmak ne kadar güzel olsa da, birkaç Yetenek Seviyesi ve Meslek Seviyesi kasmak çok daha iyiydi. Bir maceraperestin birden fazla saldırı-odaklı Mesleği olsa da, hepsini aynı anda kullanamazdı. Bir varlık hem kalkanla gelen saldırıyı karşılarken hem de ok atabilir miydi? Ya da şifa Büyüleri yaparken çalılıkların arasında dolaşarak Suikast’e hazırlanabilir miydi? Tabii ki bunları yapmak imkansızdı. Bu aynı anda başınızı hem sağa hem de sola çevirmeye benziyordu.

  Özellikler’in çoğu kez spesifik olduğu da unutulmamalıydı. Bir Savaşçı’nın Özellik puanları genelde GÜÇ ve DAY ikilisine odaklıyken ÇEV, HIZ ve ALG Özellikleri’ne ihtiyaç duyan bir Akıncı için GÜÇ ve DAY işe yaramazdı. Teorik olarak aynı anda bütün Meslekleri geliştirmek mümkün olsa da, insanların bu kadar uzun yaşamadığı bilinen bir gerçekti. Sayıdan çok kalitenin daha önemli olduğu bir dünyada, kişilerin özelleştiği alanlarda ilerleyerek spesifik yetenekler kazanması daha mühimdi. Sözüm ona Çok-yönlü maceraperestlerin büyük bir kısmı 50. Seviye’den sonra işe yaramaz figürlere dönüşüyordu. Sonuçta dize kadar gelen bir okyanustan ziyade, metrelerce derinlikteki bir kuyuya girmek daha tehlikeliydi.

Mimik bile az-çok bu gerçeğin farkındaydı. Çağırdığı hizmetkar 18. Seviye’de olsa da, kadının büyüsü güç bakımından Mimik’in Büyüleri’ne yakındı. Ayrıca Mimik’in bu kadar yüksek hasar verebilmesinin tek sebebi Ana Mesleği ve Kadavra Özümsemesi ile Biokütle Yetenekleri’ydi. Bunlar bütün Özellikleri’ni artırıyordu ve ZEK de artan Özellikler’e dahildi. Her nasıl GÜÇ özelliği kişinin fiziksel saldırılarına kuvvet katıyorsa, ZEK özelliği de Büyüler’in kudretine kudret katıyordu. Ve şu anda Mimik’in ZEK özelliği aşağı-yukarı 20. Seviye’deki Fevt Büyücüleri’ne denkti.

 Ama Kadavra Özümsemesi’ni kullanmayı hiç bırakmayacaktı. Çünkü bu Yetenek Mimik’e bedavadan Özellik puanları veriyordu. Ve zamanı geldiğinde Mimik ne yapacağına karar verecek ve yeni Meslekler aramak yerine kendi Meslekleri’ne odaklanacaktı.

Bu arada sözü açılmışken, son savaştan sonra Mimik’in 25. Seviye’ye ulaştığını da hatırlatmak gerekiyordu. Yaratık Durum Penceresi’ni açar açmaz iki sürprizle karşılaştı. Bu sürprizlerden ilki Mimik Mesleği’nin yanında yazan ‘MAKS’ yazısıydı. Diğeriyse Mimik(Küçük)’ün yanında yer alan (+) işaretiydi. Ayrıca normalde Meslek kısmında yer alan (+) işareti yoktu. Acaba Durum Penceresi bunu unutmuş muydu? Mimik onu birkaç kez açıp kapadı ama sonuç hiç değişmedi. Afallamadan edemeyen yaratık (+) işaretini incelese de hiçbir şey olmamıştı.

Mimik (Tür)

Bir alt-sınıf şekil-değiştiren yaratıktır ve sadece zindanlarda bulunur. Mimikler dikkatsiz maceraperestleri avlar. Hazine sandığı, duvar, zemin, kapı ya da mobilya şeklinde doğabilirler. İstedikleri takdirde görünüşlerini değiştirebilseler de, doğdukları şekli tamamen değiştiremezler.

 İki çeşide ayrılırlar -- Küçük ve Büyük. Aradaki asıl fark şudur: Büyük Mimikler Küçük türlerine kıyasla daha kurnaz ve daha dayanıklıdır.

 Yaratık bunu zaten biliyordu. Zaman geçtikçe seçenekleri de tükeniyordu. Dolayısıyla Mimik yardım istemeye karar verdi. En azından artık yardım isteyebileceği biri vardı.

 Xera ormanda yürürken başının arka kısmında ufak bir kaşıntı hissetti. Bu his efendisinin onunla bağlantı kurmak istediğini gösteren bir işaretti.

 “Ne oldu, Efendim?” dedi zihin-bağlantısı aracılığıyla.

 Sandık diğer şeydeki şeyin ne olduğunu öğrenmek istediğini söyledi. Ayrıca, bu şeyin diğer şeyde değil de nasıl bu şeyde olduğunu merak ediyordu. Tabii bu şeyin lezzetli olup olmadığını da sordu.

 Sukkubus iç geçirdi. Bu aptalla ne zaman ‘konuşsa’ sonuç hep aynı oluyordu.

 “Efendim, ne demeye çalıştığınızı hiç anlamıyorum.”

 Kısa bir duraksama anı yaşandı. Ardından Mimik’in Durum Penceresi ansızın Xera’nın zihninde belirdi. Kadın ister istemez “Hassiktir?!” diyerek bu ani bilgi akıntısına karşı şaşkına döndü. Tamamen hazırlıksız yakalandığı için birkaç saniyeliğine bilincini yitirdi ve ayağı takıldığı için şak diye yüz üstü yere düştü. Alnını yerdeki taşlardan birine vurmuştu.

Küçük bir travma geçirdiniz. CP -19.

Yaratık uzakta olmasına rağmen ona bir şekilde zarar vermeyi başarmıştı. Kadın merak etmeden yapamıyordu; acaba efendisi de o manyak alimlerden biri miydi? Hani şu matematik ya da resim yerine, işkence sanatında ustalaşan o manyaklardan?

  Bahsi geçen efendisi hala daha ‘şeyin’ ne olduğunu sorup duruyordu. Kadın ayağa kalktı, alnını ovdu ve yüzüne düşen kanları sildikten sonra Mimik’in Durum Penceresi’ne odaklandı. Olayı anında kapmıştı.

 “Efendim, Rütbe Atla demeyi deneyin.” Diye gönderdi kadın.

 “Rütbe? Leziz?” diye parça parça bir cevap geldi.

 “Dediğimi yapın!”

 “Emir. Bana. Seni. Yemek.”

 Mimik kadının ‘asıl görevi’İ nazikçe hatırlattı.

 “Haaah,” diye iç geçirdi Xera. Olayın rehavetine kapıldığı için iki şeyi unutmuştu. Öncelikle efendisi iyi ya da yararlı olan her şeyi ‘leziz’ olarak nitelendiriyordu. Ve unuttuğu ikinci şey ise şuydu: Aptal bir soru sorulduğunda, cevabı da aptalca vermeliydi.

 “Üzgünüm, Efendim. Evet, rütbe çok leziz.”

 Bunu öğrendikten sonra keyiflenen Mimik hemen büyülü sözleri söylendi: “Rütbe Ahtla!”

Rütbe Atlama - Mimik (Küçük)
Gereklilikler: Seviye 25 Mimik Mesleği, Seviye 5 Şekildeğiştirme, 75 DAY
Etki: Tür rütbe atlayarak Mimik (Büyük)'e dönüşür.
Mimik Mesleği'nin Seviye sınırı 50'ye çıkar.
Şekildeğiştirme Ustalığı artar.

Koşulları sağlıyorsunuz. Rütbe Atlamak istiyor musunuz?

Evet

Hayır

Efendi hizmetkarıyla aynı fikirdeydi. Bu şey gerçekten de leziz görünüyordu. Ve bu yüzden Mimik heyecanla ‘Evet’ seçeneğini seçti, ardından bayıldı.