Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

20. Bölüm Dürtü - 3

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

 

Xera 10 saniye ve 260 MP sonra ‘hayata’ geri döndü. Sukkubus bir kez daha tüketilmeye kendini hazırlamıştı ama görünüşe göre Mimik’in başka planları vardı.

 “Burada bekle,” diye emretti.

 “Anlaşıldı, Efendim.”

 Mimik ceset-odaklı yeteneğini yerde yatan dörtlü için kullanacaktı. Cesetlerin hemen yanına kuruldu ve sahte-sandık yüzeyinden saydam, mor solungaçlar çıktı. Solungaçlar cesetlerden birine girerek geriye kalan eti özümsedi; artık ceset tamamen bir kül yığınına dönüşmüştü. Sukkubus bu manzarayı daha önce de gördüğü için yaşananları az-çok anlayabiliyordu. O garip Yeteneğin çok MP istediğini de biliyordu. Mimik’in onu neden yeniden yemediği açıktı—onu yemektense diğer cesetleri özümsemeyi tercih etmişti.

 Xera bunu fark edince biraz sıkıldı. Bunun sebebi ‘yiyecek zamanının’ devam etmemesi değildi, tamam mı? Onu yanlış anlamamanız lazımdı. Yerde yatan birkaç cesedi asla kıskanmazdı, anlaşıldı mı? Sadece efendisinin yaptığı hareketleri görmezden gelmek istediği için başını çevirmiş ve onu beklemeye başlamıştı.

 Mimik de sabırla oturuyor, MP’sinin dolmasının bekliyordu. Kadavra Özümsemesi beklediği gibi bir kez daha başarısız olmuştu ama en azından Yeteneği bu ‘cesetten bozma’ şeyler üzerinde kullanabiliyordu. Fakat, bu cesetlerle Yeteneğin tam gücünü ortaya çıkarabileceğinden şüpheliydi. Teknik olarak cesetler tek parçaydı ama hortlaklardan bile daha kötü görünüyorlardı. Yine de, Mimik onları öylece bırakmayacaktı.

 Fakat, MP meselesi gitgide bir sorun haline geliyordu. ZEK puanı düzgün bir şekilde artıyordu ama BİL puanı geride kaldığı için otomatik MP yenilenmesi çok yavaştı. Mimik şimdilik bu olayın büyük bir sorun haline geleceğini düşünmüyordu; sonuçta bu gibi durumlarda oturarak MP’sinin dolmasını bekleyebiliyordu. Fakat her zaman işler böyle olmayacaktı. Örneğin, eğer savaş ortasında Xera’nın MP’si biterse kadın hiçbir işe yaramazdı.

 Canlı sandık hizmetkarının bir hortlakla mücadele ettiği esnada MP’sini tükettiği o manzarayı hatırlıyordu. Namevt yaratık anında kadının üstüne atılmış ve ona ciddi hasar vermişti. Mimik yardıma koşmasaydı muhtemelen Xera oracıkta can verecekti. Yardım etmek için altınlarla oynamayı bırakması gerekiyordu ve bu Mimik’in hiç hoşuna gitmemişti. Böyle lezizlikten uzak durumları hiç sevmiyor olsa da bir gerçeğin farkına varmıştı. Savaş esnasında MP biterse ölebilirdi. Ve Mimik bir savaşta Büyü kullanınca MP’si anında tükeniyordu.

 “Yemek,” dedi Mimik. “Daha fazla büyü istiyorum.”

 Ne dediğini anlamak için biraz uğraşsa da, iblis konuya dair iyi bir fikre sahipti. Mimikçe’yi gitgide daha iyi anlayabiliyordu.

 Sukkubus bir Fevt Büyücüsü’nün yaşadığı MP sıkıntılarını çok iyi biliyordu. Nasıl bilmezdi ki? Sonuçta, eski efendilerinin de tamamı Fevt Büyücüleri’ydi.

 “Bir asa kullanmayı denediniz mi?” diye önerdi. Başka bir Fevt Büyücüsü olsaydı, bu sözleri bir hakaret olarak algılayabilirdi. Fakat Xera sözlerinde çok ciddiydi. Aptal sandığın böyle basit bir şeyi göz önünde bulundurduğunu bile düşünmüyordu.

 “Asa leziz mi?” dedi, şüpheliydi. Sukkubus doğru tahmin etmişti.

 “Bu, büyü için kullanılan bir kılıca benziyor,” kadın açıkladı. “Büyü yaparken bir asa tutarak verdiğiniz hasarı artırabilir ya da harcadığınız MP’yi azaltabilirsiniz. Ne kadar etkili olacağı asanın kalitesine bağlıdır.”

 “Ee… Leziz mi?”

 “Evet, Efendim. Çok leziz.” Diye dalga geçer bir tonda doğruladı. İşte bu kez ona hakaret ediyordu. Gerçi bu aptal sandık durumu fark etmiş gibi görünmüyordu.

 “Güzel! Peki o leziz şeyi nasıl alacağım?”

 “Alın, bu adamlarda bir tane asa var.” Söz konusu silahı yerden aldı ve efendisine uzattı. Neredeyse bir yürüyüş değneğini andıran çubuk, Sukkubus’un afilli asasına kıyasla hiç dikkat çekmiyordu. Gerçi düz çubuğun üstünde yer alan elma boyutlarındaki mavi kristal onun bir asa olduğunu kanıtlıyordu.

 “Bu mu? Ah, daha önce bunlardan çok yemiştim. Pek leziz değillerdi,” dedi Mimik kışkışlarmışçasına. Bu kez söylediklerinde ciddiydi. Ahşap karnını doyurmasında biraz yardımcı oluyordu ama tadı güzel değildi. Fena sayılmazdı ama güzel de değildi.

 Xera her ihtimale karşı bir şeyi netleştirmek istedi. “Efendim, asayı yemiyorsunuz,” dedi kadın. “Sadece büyü yaparken onu tutacaksınız.”

 “Yemek’in yaptığı gibi mi?”

 “Evet, Efendim. Tam da o—“

 Tam konuşacağı esnada ne diyeceğini fark etti ve duraksadı ama artık çok geçti. Söylenen sözleri geri alamazdı. Ve gerçekten de Mimik Sukkubus’un uzattığı asayı almıştı. Tabii bunu, kadının sahte-vücuduna ait olan kolları kullanarak almıştı. Xera’nın beyaz formu sandığın ağzından çıkıyordu. Asayı yanlış tuttuğunu görmek durumu daha da kötü yapmıştı. Ayrıca, bu sahte vücudun meme uçları nasıl sürekli dik olabiliyordu?

 “Ssssikkkktirrr!” Gerçek Xera bağırdıktan sonra hemen başını çevirdi. Fakat, bu kez Mimik’e değil, kendine kızmıştı. Mimik tabii ki onu taklit edecekti! Kadın tuzağa kendi düşmüştü.

 *Svish Svish*

 Mimik’in yeni oyuncağını salladığını duyabiliyordu. Ancak o esnada kadının aklına tüylerini diken diken eden bir düşünce geldi. Mimik muhtemelen yeni silahını denemek isteyecekti ve ortada buna uygun sadece tek bir hedef vardı.

 “Gölgesürgü~♪!” arkasından garip, keyifli bir ses geldi. Tabii bu ses ‘ona’ aitti. Kaşla göz arasında Büyü kadının sırtına çakılmıştı.

Bir karanlık topluluğu tarafından saldırıya uğradınız. CHP -88.

 Xera acı içinde bağırarak diz çöktü. Yapışkan iblis kanları dört bir yana saçılırken Gölgesürgü’nün çakıldığı yerde koca bir boşluk oluşmuştu. Xera bunu göremiyordu ama hissedebiliyordu. Sırtında yumruk büyüklüğünde bir boşluk vardı.

  Ama Mimik’in işi henüz bitmemişti. Yaratık asayı yere bıraktı.

 “Gölgesürgü~♪!” diye bir kez daha seslendi.

Bir karanlık topluluğu tarafından saldırıya uğradınız. CP -82.

 Mimik asayı kullandığı takdirde Büyü’nün biraz daha güçlendiğini onayladı. MP harcanmasında bir değişiklik olmasa da, hasar artışı önemliydi! Ardından asayı yeniden aldı ve ufak bir kutlama dansı yaptı. Örümcek bacakları hareket ettikçe ağzından çıkan bembeyaz, devasa göğüslü kadın da titriyor ve iki eliyle tutuğu asayı sallıyordu. Devasa göğüsleri umarsızca sağa sola sallanıyordu. O da şarkı söylüyordu. “Asa çok leziz~♪! Asa çok leziz~♪!” Yoktan yere şarkı söylemeye devam etti.

 Xera ürkmüştü. Bir fırtınaya bakarmış gibi yaşananları izliyordu. Kendi sesiyle söylenen bu garip şarkı ve vücudunun yaptığı çocuksu dans garip bir şekilde uyumluydu. Zamanla kadın zar zor gözlerini çevirdi ve başını yere eğdi.

 “Lütfen beni öldür,” diye mırıldandı.

 “Tamam!” Mimik keyifliydi. Bu yüzden hizmetkarının basit isteğini hemen yerine getirmeye karar verdi. Tabii Xera onu durdurmaya çalışmıştı.

 “HAYIR! Bunu demek istemem---“

 Ancak çok geçti. Söylenen sözleri geri almak mümkün değildi.

“Gölgesürgü~♪!”

Bir karanlık topluluğu tarafından saldırıya uğradınız. CP -88.

“GUHAAAHA!” diye çığlığı bastı Xera. Sırtına aldığı üçüncü büyüyle birlikte yüz üstü yere yapıştı.

 “Hm? Hala ölmedin mi?” Mimik sordu. Gerçekten de kadın henüz ölmemişti. Geriye sadece 2 CP kalmıştı.

 “Sorun değil, hemen düzelteceğim~♪!” diye ekledi. Ardından ona yaklaşmaya başladı. Kan kusmakla meşgul olan Xera ağzını açamıyordu. Başını zar zor çevirdiğinde, Mimik’in ağzından çıkan kendi vücudunu gördü; albino Xera’nın yüzünde aptal bir gülümseme vardı. “Yakında görüşürüz!” dedikten sonra Mimik asasını sukkubusun kafasına indirdi.

 Gariptir ki, asa tarafından başı yarılmadan önce sukkubus kendini hemen önündeki sahte halinin gülümsemesini taklit ederken bulmuştu. En büyük düşmanı, kendisiydi. Hem de öyle böyle değildi.

Hizmetkarınız geri gönderildi.

 Öte yandan Mimik mutluydu. Yeni bir şey öğrenmiş ve Yemek’in isteğini yerine getirmişti. Üçüncü büyüyle birlikte MP’sini tamamen tükettiğini fark edince biraz üzülmeden edemedi. Sırf bu yüzden Kadavra Özümsemesi’ni hemen kullanamayacaktı; ayrıca hizmetkarını da tekrar çağırması gerekiyordu. Neyse, en azından otomatik MP dolumunu beklerken altınlarla oynayabilirdi. Abartılacak bir şey yoktu.

 Mimik emin olmak için Durum Penceresi’ni yeniden kontrol etti ama Yıkım Ustalığı’nda bir ilerleme yoktu. Görünüşe göre hizmetkarını bir kum torbası gibi kullanarak Ustalık Yetenekleri’ni geliştiremiyordu. Gerçi, kendi MP’siyle çağırdığı bir canlıya vurmak aşağı yukarı kendi vücuduna vurmaya benziyordu ve bu şekilde Yetenekleri geliştirmek imkansızdı.

 Mimik böylece yarım saatini altınlarla oynayarak geçirdi. MP’si dolduktan sonra önce Xera’yı çağırdı ve ona etrafa bakmasını, işe yarar bir şey bulup bulamayacağını söyledi. Akabinde bir ceset daha özümsedi ve yine başarısız oldu. Fakat üçüncü seferde başarıya ulaşmıştı.

Kadavra Özümseme ortalama bir başarıya ulaştı!

Hedefin en yüksek Yetenek Ustalığı'nın %12 size aktarılacak.
Kadavranın bulunduğu durumdan ötürü Yeteneğin etkisi %40 azaldı.
Ustalık Seviyesi yükseldi. Hançer Ustalığı artık Seviye 2. GÜÇ +2. HIZ +6.

Yetenek o kadar da mükemmel değildi ama kazandığı Özellikler takdire değerdi. Şimdi düşününce, Mimik hala 10. Seviye’deyken ele geçirdiği o garip hançeri taşıyordu. Xera’nın sahte vücuduyla Depo’ya uzandı ve hançeri çıkardı. Söz konusu silahın kabzasında koyu mavi bir mücevher vardı. Kısa gövdesi doğal olmaktan uzak mavi bir ışıkla parlıyor ve hafif, buzul bir sis etrafını sarıyordu.

 Bu buzun gücüyle geliştirilmiş bir büyülü silahtı. Bu hançerle yaralanan kişilerin iç organları anında donacak ve ekstradan CP kaybedeceklerdi. Tabii böyle bir silahın bakımı da diğerlerine kıyasla daha zordu; ayrıca normal bir hançerin 5 misli bir fiyata sahipti. Gerçi Mimik bunları bilmiyordu. O sadece bu parlak şeyi ufak bir kılıç gibi görüyordu.

 Fakat, artık Hançer Ustalığı’nı öğrendiği için Mimik bu silahla daha iyi ‘gizli’ saldırılar yapabileceğini anlıyordu. Onu daha hızlı ve daha kolay bir şekilde rakibe sokup çıkarabilirdi. Xera’nın bembeyaz eli kaşla göz arasında devasa bir dile dönüşerek hançeri kavradı ve onu birkaç kez etrafa savurdu. Tanıdık sesleri duyan gerçek Xera ise kaskatı kesilmişti ama vücuduna bir şeyin girmediğini görünce rahat bir nefes aldı.

 En azından şimdilik güvendeydi.

 Xera kısa bir süre sonra etrafı dolaşmayı bitirmişti.

 “Efendim… Birkaç ‘leziz’ şey buldum.” Diye rapor verdi.

 “Göster!” Mimik heyecanlıydı.

 “Adamların yanında birkaç tane alt-kademe Şifa İksiri varmış. Şey, bir Şifa İksiri’nin ne olduğunu biliyorsunuz, değil mi?”

 “Evet,” diye onayladı Mimik. “Sıvı dolu şişeler. İçinde CP veriyorlar. Leziz sayılır.”

 İksirlere aşinaydı. Daha önce avladığı kurbanlarından bazıları bunları taşıyordu ve yanlışlıkla birkaç tanesini içmişti.

 “Oh tamam. Buyurun.”

 Xera ona üç kristal şişe uzattı. Mimik onları ağzına attı, hepsini çiğnedi ve yuttu. İksirleri tanıyor olması, onları sonraya saklayabileceğini bildiği anlamına gelmiyordu. Sonuçta yemek dediğiniz şey çürümeden ve bozulmadan yenmeliydi.

 Sukkubus ise bunu görünce içten içe biraz öldüğünü hissetmişti. Tam sandık doğru düzgün davranmaya başlıyormuş gibi gözükürken, durum tersine dönmüştü. Xera onu gözünde fazla büyütüyordu. Ya da fazla küçümsüyordu; bu olaya nereden baktığınızla alakalıydı. İç geçirmeden edemedi.

 “Ayrıca hoşunuza gidebileceğini düşündüğüm iki kılıç da buldum.”

 Yerdeki silahları işaret etti. Basit silahlar yeni görünüyordu. Mimik onları görünce epey heyecanlanmıştı; sonuçta kendi kılıçları çok kullanılmış, kırılmaya yüz tutmuş silahlardı. Hatta paslanmaya bile başlamışlardı ve her an ortadan ikiye kopabilirlerdi.

 “Biraz da altın buldum. Toplamda 63A.”

 Ardından kadın ufak bir kese çıkardı ve içindekileri yere döktü. Düzinelerce bozuk para akıyordu. Taştan zemine çakıldıklarında etrafa dağıldılar. Mimik sinir olacağına, bu manzaranın keyfini çıkarmaya koyuldu. Büyük bir keyifle hepsini teker teker topladı ve ağzına atmadan önce her birini dikkatle inceledi.

 Küçük olanlardan çoğu insan tırnakları kadar bile değildi ve her biri 1A değerindeydi. Büyük bir kısmı ise sürekli el değiştirdikleri için bükülmüştü. 5A değerindeki parçalar 1A değerindekilerin iki katıydı.

 “Bir harita da buldum,” Xera ekledi, sesinde umut dolu bir tını vardı. “Aradığınız şey buraya bir dakika bile uzakta değil.”

 Fakat, haberleri sona saklamak görünüşe göre iyi bir seçenek değildi. Mimik parlak altınlara fazla kapıldığı için dikkatini ona veremiyordu. Zamanla sakinleşerek haberi kavradı. Tabii Xera bunun için kendini birkaç kez tekrar etmek zorunda kalmıştı. Mimik’in özümseyecek bir cesedi daha olduğundan bunu beklemek gerekiyordu.

Kadavra Özümseme küçük bir başarıya ulaştı!

Hedefin en yüksek Yetenek Ustalığı'nın %12 size aktarılacak.
Kadavranın bulunduğu durumdan ötürü Yeteneğin etkisi %40 azaldı.
Özel bir hareket sayesinde KAR(Karizma) Özelliği oluştu. KAR +7.

Durum Penceresi’ne eklenen yeni Özelliği hemen inceledi.

 Karizma (KAR)
Çekiciliğinizi artırır.

 Eğer onun yerinde iki hafta önceki Mimik olsaydı, bu yeni Özelliği tamamen görmezden gelebilirdi. Fakat günümüzün Mimik’i farklıydı; Sukkubus’un insanları kandırmakta ne kadar iyi olduğunu anımsıyordu. Eğer karşı konulamaz bir hazine sandığı olabilirse, o halde kurbanlarını daha kolay avlayabilirdi. Sonuçta, Mimik açgözlülükten kendini yitirmiş basit kurbanları avlamayı çok seviyordu.

 Ne yazık ki yaratık fazla iyimserdi. 10,000 KAR puanına sahip olsa bile sadece basit ve temiz bir hazine sandığı olmaktan öteye geçemezdi. Sonuçta, bu Özelliğin Mimik’e fazla etkisi yoktu. Tabii doğal bir güzelliğe sahip olan başkaları için durum farklıydı. Örneğin, Xera’ya 10.000 KAR puanı verilecek olursa, kadın tek bir bakışla önüne geleni cezbedebilirdi. Ufak bir hareketle erkekleri oracıkta kendine aşık edebilirdi. Ve evet, böyle akılalmaz bir güzellik tarafından tüketilmeye razı gelecek krallıklar bile olurdu.

 Konuya geri dönelim.

 KAR Özelliği’nin Mimik’e yarar sağlayabilmesi için yaratığın bu Özellik’le alakalı bir Meslek edinmesi gerekiyordu. Sahte Xera formuna bürünse bile sandığın asıl görüntüsü pek değişmeyeceği için onu gören çoğu insan şaşkına dönerdi. Sandık formuna bağlı kalmak daha fazla kurban çekmenin asıl yoluydu.

 Dört cesedi de özümsedikten ve MP’sini tamamen yeniledikten sonra harekete geçti. Beklemekte olan Xera’ya döndü. Sıkılan Sukkubus efendisi yaklaşınca ayağa kalktı.

 “Gidiyoruz,” dedi Mimik. “Zindan Çekirdeği’nin nerede olduğunu göster.”

……..

Genel Bilgiler Özellikler Meslek Bilgileri
İsim   İsim Değer İsim Değer İsim Seviye İlerleme
Tür Mimik (Büyük)  GÜÇ 82 ŞNS 30 Mimik 25 %4
Cinsiyet B/M HIZ 88 BG 58 Fevt 14 %89
Yaş 3 ay ÇEV 71 KAR 7      
Lonca   DAY 108          
CP 622/622 (+1.2/san) ZEK 104          
MP 486/520 (+0.6/san) BİL 65          

 

Yetenek Listesi
İsim Seviye İlerleme
Suikast 5 40%
Depo 4 18%
Kadavra Özümsemesi 4 85%
Biokitle 2 56%
Varlık Celbi 4 67%
Aşırı Güç 1 0%
Şekildeğiştirme 6 49%
Gizlilik 4 78%
Kılıç Ustalığı 6 2%
Fırlatma Ustalığı 2 44%
Yıkım Ustalığı 4 60%
Hakimiyet Ustalığı 3 37%

 

Büyü Listesi
Yıkım Hakimiyet
Gölgesürgü Toplu Panik
Karateş Hezeyan
Buzısırığı  
Kara İnfilak