Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

25. Bölüm Dürtü - 6

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Mimik aniden uyandı. Vücudunun altından örümcek bacaklarına benzeyeceğini düşündüğü birkaç uzuv çıkardı ama bunlar o kadar yamuk ve o kadar bozuktu ki daha çok uzun eriştelere benziyorlardı. Birkaç saniye boyunca debelenseler de nihayetinde sandığın dengesini yitirmesine neden oldular ve Mimik tak diye arkaya düştü. Yere çarpmanın verdiği ani acıyla birlikte uyanan yaratık, sonunda neden burada olduğunu hatırlamıştı.

 Yaşadığı stresin asıl kaynağı daha önce hiç uyumamış olmasıydı. Uyanma hissi Rütbe Atlama zamanında girdiği 3-günlük komaya hiç benzemiyordu. O zamanda zihni uyanıktı ama vücudu dinleniyordu; uykuda ise tam tersi geçerliydi. Sonuçta, Mimik daha önce ne kadar acıkmış olursa olsun bilincini hiç yitirmemişti. Vücudunu dinlendirme isteği ona yabancı değildi ama zihnini ilk defa dinlendiriyordu.

 Ya da daha doğrusu, ilk defa dinlendirebileceği bir zihni vardı. Birkaç gün öncesinde kadar sadece bir Küçük Mimik’ti ve sadece ölmemeyi, lezzetli şeyleri bulmayı umursuyordu. Fakat Büyük Mimik olduktan sonra kompleks düşünceler yaratabilmeye başlamış ve hem öğrenme hem de anlama kapasitesi ciddi ölçüde artmıştı. Ayrıca düşmanlarına karşı ‘minnet’ gibi karmaşık duygular da besleyebiliyordu. Ve mücadele esnasında büyük eforlar sarf ettiği için uyumak zorunda kalmıştı.

 Mimik böyle olduğunu düşünüyordu. Aslında haksızlığa uğradığını bile hissediyordu. Neden bir anda bilincini yitirmişti ki? Böyle bir şey onu potansiyel tehlikelere karşı savunmasız bırakmaz mıydı? Eğer bunu daha önceden biliyor olsaydı, uykuya dalmamak için elinden geleni yapardı. Ya da en azından hizmetkarını çağırarak kendini güvene alırdı.

  Mimik zamanla ‘hafif’ bir uykuya sahip olduğunu fark edecek ve büyüsel algısının menzilinde yaşanan olası bir durumu saptadığı takdirde anında uyandığını anlayacaktı. Tabii şimdilik bu konuda bir fikri yoktu. Çünkü bu odaya bir ölüm sessizliği hakimdi.

 “Ack!” deyiverdi. Ayağa kalktı ve doğruldu. Daha doğrusu bir örümcek-sandık ne kadar ‘doğrulabilirse’ o kadar doğrulmuştu. Hemen odayı süzdü ve ilgisini çeken üç nokta buldu. Zindan çekirdeği hala oradaydı, Etbakiresi dirilmemişti ve odanın girişi artık kapalı değildi. Güvende olduğunu onaylayan Mimik biraz rahatladı. Ama sadece biraz rahatladı, daha yapacak bazı şeyleri vardı.

 Önce zıplayarak ters takla attı, ardından birkaç esneme hareketi ve şekildeğiştirme yaparak vücudunun düzgün bir şekilde çalışıp çalışmadığını görmek istedi. Sorun yoktu. Vücudu tamamen yenilenmişti ve Mimik enerji doluydu. Eğer iyi bir uykunun etkileri bunlarsa, belki de uyumak o kadar kötü sayılmazdı. Neyse, bu yaratık daha bir Büyük Mimik olarak ikinci gününü yaşıyordu. Yeni türe alışması zaman alacaktı.

 Etbakiresi’nin cesediyle ilgilenmesi şarttı. Hemen cesedin yanına gitti ve Kadavra Özümsemesi’ni kullandı; fakat Yetenek aktifleşmedi. Kadın bir kalbe ve bir beyne sahip olsa da, Karateş Büyüsü onları tamamen yok etmişti. Vücudu o kadar kötü bir haldeydi ki Mimik onu eskisi gibi yemek bile istemiyordu. Ki savaş esnasında kopardığı bazı etlerin lezzetli olduğunu anımsayınca buna biraz üzülmüştü. Belki kadın normal kurbanlarından daha suluydu ama oldukça lezizdi.

 Kadının mitril hançerini aldığını hatırladığında ise keyiflendi. Kadın o hançerle Mimik’in ağzına saldırarak 130 CP hasar vermişti. Dolayısıyla Mimik, yeni silahlarını denemek için sabırsızlanıyordu. Ayrıca bu silahlar parlaktı. Mitril teknik olarak değerli bir metaldi ve beyaz altın olarak biliniyordu. Bu yüzden Mimik o hançerleri Depo’suna kaldırırken tatminkar bir hisle dolup taşıyordu.

 Ardından Durum Penceresi’ni inceledi. Uyumadan önce bir Fevt Büyücüsü olarak 16. Seviye’ye geçtiğini öğrenmişti. Yani artık bir Yetenek daha açabilirdi.

Yetenek Listesi: Fevt Büyücüsü
Açılan Yetenekler: Varlık Celbi, Aşırı Güç
Uygun Seçenekler: Kan Büyüsü, Kristal Büyüsü, İblisoloji
Seçeneklerden birini açabilirsiniz.

Yine seçenekleri garip bir şekilde sınırlıydı. 5. Seviye’de sadece Varlık Celbi’ni seçebiliyordu. 10. Seviye’de de Aşırı Güç ve Kan Büyüsü gibi iki tanecik seçeneği vardı. Aşırı Güç’ü seçmişti çünkü o daha kullanışlı görünüyordu; ayrıca Kan Büyüsü pek de çekici bir isme sahip değildi.

Kan Büyüsü
Açıklama: Fevt Büyücüsü hayat enerjisine karşılık büyü gücünü artırır.
Gereklilikler: Seviye 10 Fevt, 60 DAY
Tip: Açılır/ Kapanır (KAPALI)
Aktifleşme Zamanı: B/M
Harcanma: B/M
Menzil: Kendi
Etkiler: Yıkım ve Hakimiyet Büyüleri MP yerine CP harcar.
Her yeni bir yetenek seviyesiyle birlikte Büyülerin harcadığı CP %3 azalır. 

 Bu Yetenek’i kullanmak için Mimik’in kendi CP’nı bilerek feda etmesi gerekiyordu. Tabii yaratığın böyle bir şeyi kabul etmesi mümkün değildi. MP’yi korumak önemliydi ama asıl önemli olan şey CP’nın 0’a düşmesini engellemekti. Eğer bu Yetenek Etbakiresi gibi vücudunu yenilemesine izin verseydi, Mimik konuyu düşünebilirdi.

 Ve tam o esnada bir farkındalık Mimik’in zihnini kapladı.

 İksirler. Mucizevi bir şekilde CP dolduran o kırmızı, büyülü sıvı… Dün içtiği o üç iksiri saklamış olsaydı, Etbakiresi ile yaptığı mücadelede fazla zorlanmayabilirdi. Nihayet insanların neden o ‘leziz’ sıvıları şişelere doldurup sakladığını anlıyordu. Şifa İksirleri yiyecek değil, ilaçtı. Tamam, Mimik ‘İlaç’ kelimesini tam olarak kullanmamıştı. Bu hala ona yabancı bir terimdi ama en azından o ‘leziz’ şeyin acıyı dindirdiğini biliyordu. Yeterince yakındı, değil mi?

 Pişmanlık ise hiç leziz değildi. Hayatı boyunca o can-kurtaran sıvılardan birkaç tanesini boşa harcamış ve onları sonraya saklayabileceğini bugüne kadar öğrenememişti. Fakat artık bunu öğrendiği için sıvıları bulduğunda hepsini Depo’sunda saklayacaktı. Bir mücadeleye hazırlanmanın ne kadar önemli olduğunu Etbakiresi ile yaptığı savaşta net bir şekilde görmüştü. Gerçekten de ona minnettardı.

 Ah, dikkati dağılıyordu. Şu anda iki yeni Yeteneğe bakmalıydı!

Kristal Büyüsü
Description: Büyüleri kalıcı bir forma mühürler ve daha sonra kullanılmalarına imkan sağlar.
Gereklilikler: Seviye 15 Büyü-tipi Meslekler, ZEK 90, BİL 60
Tip: Aktif
Aktifleşme Zamanı: Anında
Harcanma: 0 MP
Menzil: Kendi
Etkiler: Kullanılacak bir sonraki Alan-tipi Büyü %25 daha az MP harcar.
Kullanılacak bir sonraki Alan-tipi Büyü geçici olarak bir Büyü Kristali'nde saklanır.
Büyü Kristali'ni parçalayarak Büyü'yü kullanabilirsiniz.
Büyü Kristalleri seviyenin süresi seviye başına 6 dakika artar.

Garip kısıtlamalara sahip bir karmaşık Yetenek daha… Fakat bu kez Yetenek’in etkisi, ödenecek bedele değer gibi görünüyordu. Eğer Mimik önden birkaç tane kristal hazırlarsa, büyülü sözleri söylemesine gerek bile kalmazdı. Tek yapması gereken şey kristalleri Depo’sunda saklamak ve doğru anda onları fırlatmaktı. Fakat görünüşe göre bu sadece Alan-tipi Büyüler’de geçerliydi; ki şu anda Mimik sadece iki tane Alan-tipi Büyü’ye sahipti.

Toplu Panik
Gereklilikler: Seviye 5 Fevt, BG 15, ZEK 15
Okul: Hakimiyet Büyüsü
Tip: Alan
Harcanma: 50 MP
Menzil: 5 Metre
Etki: Menzildeki hedefleri büyüsel bir yolla panik atağa maruz bırakır.
Namevtler, Golemler ve İblisler üzerinde işe yaramaz.

 Toplu Panik sadece Büyü’yü yapan kişinin etrafındaki alanı kaplıyordu. 5 metrelik menzile giren düşmanların büyülü sözleri yarıda kesmesi kuvvetle muhtemeldi. Fakat bunu bir Büyü Kristali’ne mühürlerse, o halde direkt Büyü’yü aktif edebilirdi. Hatta menzili artırmak için kristali fırlatmayı bile deneyebilirdi. Böylece Büyü daha kullanışlı bir hale gelirdi!

Kara İnfilak
Gereklilikler: Seviye 13 Fevt, ZEK 60, BG 40
Okul: Yıkım
Tip: Alan
Harcanma: 120 MP
Menzil: 25 Metre
Etki: Hedef bölgeye karanlık dolu bir şok saldırısı uygular.
Büyü'nün etkisiyle hedef alandaki her 'madde' en az 3 metre itilir.
Karanlık bölgelerde ya da gece vaktinde güçlenir, bölge bağlı olarak bu güçlenme miktarı %50'ye kadar çıkabilir. 

 Kara İnfilak ise uzun sözlere sahipti ve Büyü’yü tamamlamak 3-4 saniye sürüyordu. Ne Karateş ne de Gölgesürgü bu kadar uzundu. Dolayısıyla, Büyü’yü önden hazırlarsa Mimik onu fırsatını bulduğu anda kullanabilirdi! Kirli dövüşleri seven bir yaratık için mükemmel bir taktikti. Acaba diğer Yetenek bununla uyuşacak mıydı?

İblisoloji
Açıklama: İblislerin ve iblis ritüellerinin araştırıldığı daldır.
Gereklilikler: Seviye 15 Fevt, Seviye 3 Varlık Celbi, BİL 60, BG 60
Tip: Pasif
Aktifleşme Zamanı: B/M
Harcanma: B/M
Menzil: Kendi
Etki: Seviye başına Varlık Celbi'nin gerektirdiği miktar %2 artar.
1. Seviye'de Fevt Büyücüsü'ne fazladan bir iblis çağırma ve onunla bağ kurma imkanı verir.
8. Seviye'de Fevt Büyücüsü'ne fazladan bir iblis daha çağırma ve onunla bağ kurma imkanı verir.. 

 Görünüşle göre gerçekten de uyuşacaktı. Sukkubus kandırma ve casusluk konularında ne kadar etkili olduğunu göstermişti. Büyüsünü de hafife almamak gerekiyordu ama yakın dövüşte sıkıntıya giriyordu. Dolayısıyla, eğer Mimik bu açığı kapatmak için bir hizmetkar daha çağırırsa, bir grup olarak daha düzgün savaşabilirlerdi. Ayrıca gün geçtikçe hizmetkarlarını çağırmak için kullanacağı MP da artacağından, gelecekte iblisler daha güçlü olacaklardı.

 Mimik bir ekibin yapabileceklerini görmüştü. Daha önceki savaşlarında ekiplerle ne zaman karşılaşsa zorlanıyordu. Eğer Xera’ya sahip olmasaydı, muhtemelen Etbakiresi’ne karşı kazanamazdı. Yeteneğin 7. Seviye’ye ulaşmasına daha vardı ama bazen beklemek, önünüzde duran yiyeceğe lezzet katıyordu.

 Ah ama Kristal Büyü’sü da çok leziz görünüyordu. Peki hangisi daha lezizdi? Sadece bakarak bunu anlamak mümkün değildi. Açgözlü Mimik ikisini de istiyordu ve Fevt olarak 20. Seviye’ye ulaştığında bunu elde edeceğini biliyordu; fakat yine de şimdilik birini seçmek zorundaydı. Kolay bir karar değildi. Büyülü el bombaları mı yoksa bir hizmetkar daha mı? Keşke orada bu şapsal sandığa akıl verecek birileri olsaydı.

 Oh.

“Selamlar Efendim,” dedi Xera 10 saniye sonra. Hemen ardından “Ahh! Hassiktir?!” diyerek şaşırdı.

 Afallamış olan sukkubus etrafındaki manzaraya baktı. İki şekildeğiştirenin mücadelesi bir doğal felaketten farksızdı! Kuruyan kanlar, kopan uzuvlar ve garip bir şeyin ortasından çıkan bir kelle…

 Zamanında Etbakiresi’ne ait olan ve ateşlerden sebep kararmış etler ise bilhassa dikkat çekiyordu. Nasıl bakarsanız bakın iğrenç görünen bu et topluluğu hiç de güzel kokmuyordu. Yanık etten çıkan kokular bütün odayı sarmıştı.

 “Burada neler oldu?!” Xera eliyle ağzını ve burnunu kapatarak sordu. Ancak buna rağmen durum değişmemişti.

 “Ben kazandım,” Mimik biraz gururla konuştu.

 “Evet, onu görebiliyorum! Ben şu lanet kokudan bahsediyorum!”

 “Ne kokusu?”

 “…”

  Doğru ya, hazine sandıklarının burunları olmazdı. Sukkubus şu anda bir sandığı kıskanıyordu. AH, teknik olarak o da bir burna ihtiyaç duymuyordu. Efendisini izleyerek o da şekildeğiştirdi. İğrenç koku zararlı değildi ama yine de sinir bozucuydu.

 “Koku leziz mi?!” Mimik sordu.

 “Hayır, Efendim. Çok iğrenç. Denemenizi tavsiye etmem.”

 Deneyecek olursa kesinlikle sinirlenecekti. Yani diğer bir deyişle, sakinleşene kadar ‘Yemek’ yiyecekti ve Xera bunu daha fazla istemiyordu. İstemiyordu dedik, tamam mı?!

 “Oh. Tamam,” Mimik sıkıntılı sıkıntılı cevapladı. Beyin kapasitesi artmış olsa da, bu yeni şeyin ‘leziz olmaması’ onu hayal kırıklığına uğratmıştı.

 Sukkubus eski zindan efendisinin yanına gelerek merakla ona baktı. İlk defa bir şeyin bu kadar yandığını görüyordu. Ayrıca buna rağmen… Bir şeyler akıyor gibiydi.

 “Efendim, bu şeye ne yaptınız?”

 “Onu büyük bir büyüyle öldürdüm.”

 Xera’nın gözleri fıldır fıldır açıldı. Tek bir Büyü mü? Etbakiresi’nin ne kadar hızlı olduğunu bilen Xera, onun en azından 40. Seviye’ye ulaşmış bir yaratık olduğunu düşünüyordu. Ayrıca Büyücüler’le dövüşme konusunda tecrübeli olduğu açıktı. Gerçi düşününce, kim bu manyak sandığın hareketlerine karşı hazırlıklı olabilirdi ki? Muhtemelen kirli bir taktik kullanarak rakibi hazırlıksız yakalamıştı.

Xera gülümsedi. Sandığın gücü değil, Büyü’yü kullanmayı hatırlaması onu şaşırtmıştı. Görünüşe göre sukkubus efendisini biraz övebilirdi. Tabii sadece biraz, fazlası değil.

 “Tamam, o halde benden ne istiyorsunuz?” Xera ciddi bir sesle sordu. Bu sandık onu sebepsiz yere çağırmış olamazdı.

 “İblisoloji Yeteneği’ni biliyor musun?” diye sordu sandık.

 “Şey…”

 Sukkubus kaşlarını çattı ve hafızasına daldı, ancak o Yeteneği hatırlamakta sıkıntı yaşıyordu. Bu gayet doğaldı, çünkü Fevt Mesleği’ne dair sadece yüzeysel bilgilere sahipti. Sonuçta o bir Fevt Büyücüsü değildi—yalnızca geçmişte sık sık onlarla çalışmıştı. Çoğu kez de onlara karşı…

 Ama buna şaşırmamak lazımdı. Bir Fevt Büyücüsü ve hizmetkarları arasındaki ilişki daima güvensizliğe ve kandırmacaya dayanırdı. Ve bir Sukkubus olan Xera’nın asıl uzmanlığı bu konulardı; yani insanlar ona neredeyse hiç güvenmiyordu. Aklı başında olan kimse bu kadının önerilerini dinlemezdi; aksi halde bir yerde can verip, kuruyarak bir hortlağa dönüşmek işten bile değildi.

 Yine de bu kadar ileri gitmesine bile gerek yoktu. Bugüne kadar başa çıktığı Fevt Büyücüleri’nin çoğu resmen kendilerini öldüren aptallardı. Penisini Xera’nın ağzına sokan ve ona ‘Boşalt beni bebeğim’ diyen bir efendisi olmuştu. Yani adam resmen Xera’ya onun hayatını emmesi için izin vermişti.

 Ancak şimdiki efendisi öncekilerden tamamen farklıydı. Tabii seks nedir bilmeyen bir yaratık olduğu için bu gayet doğaldı. Mimik ona kayıtsız davranıyor, sürekli kadının etini yiyerek ona psikolojik işkenceler yapıyordu. Ve buna rağmen Xera’yı anlıyor ve onun ‘ölümlü erkekleri’ öldürme dürtüsünü destekliyordu. Evet, aptal bir yaratıktı, acımasızdı ve sağduyudan tamamen yoksundu, fakat Xera bugüne kadar başka hiçbir ölümlüyle böyle iyi bir ilişki yaşamamıştı.

 Bilerek ya da bilmeyerek de olsa, sandık Xera’yı eğlendirecek şeyler yapıyordu. En önemlisi de buydu. Kontrat başlayalı sadece bir-iki hafta olmasına rağmen kadın gelecekte bu sandığın nerelere ulaşacağını merak ediyordu.

 “Hayır, Efendim. Bu Yeteneği bilmiyorum,” diye cevapladı.

 “Peki ya Kristal Büyüsü?”

 “Onu da bilmiyorum.”

 Ardından Mimik iki Yeteneği de açıkladı ve Xera’ya hangisini seçeceğini bilmediğini söyledi. Kristal taktiğini mi seçecekti, yoksa savaşta ona yardımcı olabilecek bir çift el daha mı? Görünüşe göre bir süredir bu kararla boğuşuyordu. Fakat Xera açıklamaları duyar duymaz efendisinin daha önce fark etmediği bir konuyu belirtti.

 “O kristallerden birini düşürürseniz neler olacağını biliyorsunuz, değil mi?”

 Sandık-vari Fevt Büyücüsü Kara İnfilak’ı ilk defa kullandığı o zamanı hatırladı. Büyü’yü ormanda gezen 7 goblin üzerinde kullanmıştı. Goblinlerden iki tanesi patlamanın merkezindeydi. Anında kızıl bir sis bulutuna dönüşmüşlerdi. Biraz yakında olan diğer üçlü ise odun parçaları gibi havaya savrulmuştu. Ve son iki goblin patlama alanının dışında olmalarına rağmen etrafa saçılan taşlardan ve kemiklerden ötürü ciddi yaralar almıştı.

 O hatırayı anımsayan Mimik, aynı Büyü’nün bir Büyü Kristali’nde mühürlü olduğu takdirde neler yapabileceğini düşündü.

 “…”

Ustalık seviyesi yükseldi. İblisoloji artık Seviye 1. BIL +2. BG +2.

Bazen diğerlerine fikir danışmak, karar vermenizi kolaylaştırabiliyordu.

……

Çevirmen notu
BG= Bilinç Gücü