Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

29. Bölüm Dürtü - 10

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Mimik açılan pencerelere dikkatle bakıyordu. Pencerelerden ilki onu çekirdeğin efendisi olarak niteliyordu. Bunun için bir pencereden izin almasına gerek yoktu ama en azından konumu artık resmiyet kazanmış sayılırdı. Geriye sadece ikinci pencereyle uğraşmak kalıyordu. Bir sorun vardı.

 “Yemek,” diye seslendi Mimik ve Kora keyifle güldü. “’Korkunç Patlama’ denilen şey leziz mi?”

 Bir kelimenin nasıl söylendiğini biliyor olsa bile bazen o kelimenin anlamını bilmeyebiliyordu.

 “Ha? Ne?!” diye cevapladı Sukkubus. Bu sözlerin ne anlama geldiğini biliyordu ama onu asıl endişelendiren şey efendisinin aniden bu kelimeleri sarf etmiş olmasıydı. Ardından gerçek, zihnine bir gülle gibi indi.

 “Dur bir saniye… Yoksa çekirdek—“

 *ÇAT*

 Kristal kürede ufak bir çatlak belirdi ve o ufak açıklıktan dışarı bembeyaz ışıklar saçıldı.

 “Hiç leziz değil!” diye bağırdı Xera. “Efendim, bu çekirdek hiç de leziz değil! Ondan kurtulmalıyız! Hayır, bir an önce kaçmalıyız!”

 “İstemiyorum. O benim parlağım!” Bir bebekten geleceğini umduğunuz bencil bir cevaptı.

 “Efendim, bana bakın! BU çekirdek patlayacak. Patlayacak ve hepimizi öldürecek! O parlak şeye sahip olmaktansa yaşamak daha leziz, değil mi?!”

 Mimik bu kez Xera’nın sözlerini bölmemiş ve biraz düşünmüştü.

 Bu duruma sebep olan o görünmez ‘varlığın’ hızlıca not alması gerekiyordu. Çünkü Mimik’le düzgün bir pazarlığa oturmak için bu tarz bir yöntem kullanmak gerekiyordu.

 Öte yandan Mimik aceleci değildi. Parlak şeyi ne kadar yanında tutmak istiyorsa istesin, bunun için ölmeyi göze alamazdı, değil mi?

 “Hey balon memeli,” kora fısıldadı. “Niye bu kadar ısrarcısın? Eğer efendimiz bunu yerse kaçacağız ve istediğimizi yapabileceğiz, değil mi?”

 “O kutunun bizden daha fazla CP’na sahip olduğunu biliyorsun, değil mi?” Diye fısıldadı Xera. “Onun sağ çıkamayacağı bir patlamadan biz de kurtulamayız.”

 “Burada ne kadar büyük bir patlamadan bahsediyoruz?”

 “Geriye sadece toz bırakacak türden. Ve o da şansımız yaver giderse…”

 Kora kollarını birleştirdi ve gözlerini kapadı. Zihnindeki paslanmış çarkların döndüğünü neredeyse görebiliyordunuz.

  Efendi yoksa kontrat da olmaz. Kontrat olmazsa istediğimi yapabilirim. Bu gayet güzel. Ancak ölecek olursam Ötekidiyar’a geri dönerim ve bir kontrat yapmadığım takdirde buraya gelemem. Yani ikimiz de aynı anda ölürüz…

 “Efendim!” zar zor da olsa bir karara varan Kora seslendi. “O parlak şeyden bir an önce kurtulmalıyız.”

 “Tamam,” dedi Mimik.

 Ölüm ve parlak şey arasındaki seçimi yapmakta pek zorlanmış sayılmazdı. Yalnızca küreyi almak için verdiği onca emeğe lanet ediyordu ama elden bir şey gelmezdi. İlk başlarda Yemek’in doğru söyleyip söylemediğinden emin olamamıştı ama Kollu’ya fısıldadığı şeylere bakılırsa kadın Mimik’i kandırmaya çalışmıyordu. İmik bu tür içgüdüleri desteklerdi. Dolayısıyla bu kez hizmetkarlarını dinleyecek ve onların dediği gibi yapacaktı.

 Sadece büyük bir sorun vardı.

 Bununla ne yapacağım?

UYARI!
AD-0429-PR zindan çekirdeği maksimum MP sınırını %953 oranda aşmış durumda!
7 dakika sonra Büyük Patlama gerçekleşecek!

Ne yapacaksa bunu bir an önce yapmalıydı. İstediği zaman çekirdeği zindana yuvarlayabilirdi ama nedense bu fikir ona doğru gelmiyordu. Evet çekirdek zindanı yok edebilirdi ama bu sinir bozucu pencerelerin sahibi bir şekilde o çekirdeği yeniden ele geçirebilirdi. Belki de yapmak istediği şey buydu? Ama çekirdeği zindana atamazsa, başka nereye atacaktı k---

 “Ah!” dedi Mimik. “Kollu, parlak şeyi dışarı çıkar! Çabuk!”

 Birlikte mağaradan çıktılar ve açık dünyanın oksijen dolu havasını kucakladılar. Güneşin pozisyonuna bakılırsa öğlen geçmişti. Ufak zindan macerası epey zamanlarını almış gibi görünüyordu.

  Mimik Monotal şehrine doğru giden patikaya baktı. Mesafede birkaç figür vardı ve bunlar şehir-zindan arasında yolculuk yapan kimselerdi.

 Ancak asıl mesele bu değildi. Bayırdan aşağı inen yol dümdüzdü ve şehre kadar gidiyordu.

 “Kollu, şu şeyi yoldan it! Onu büyük duvarlara sahip olan yere göndereceğiz!”

 “Ha?” Kora afalladı. Efendisinin ne yapmaya çalıştığını anlayamamıştı.

  Fakat Xera durumu anında çözdü. Suratında adeta ‘Oh, anladım!’ diyen bir ifade vardı. Tehlikeli çekirdeği insanlara fırlatmak kadar güzel bir çözüm olamazdı. Bunu nasıl düşünememişti? Bir kutudan daha salak olma düşüncesi onu rahatsız ediyordu. Yine de fikri sevmişti.

 “İzin verin ona yol göstereyim.” Diye önerdi.

 “Tamam. Kollu, Yemek ne diyorsa onu yap!”

 “Pffft!” *Öhöm* Anlaşıldı!”

 Kızıl habis çekirdeği itmeye başladı ve Sukkubus da peşine takıldı. Kanatlarını dar zindan tünellerinde kullanamamıştı ama açık havadayken Kora’ya yetişmekte zorlanmıyordu.

 Efendileri onları birkaç saniye izledikten sonra tam tersi yöne doğru koşmaya başladı. Patlamanın ne kadar büyük olacağını kestirmek mümkün değildi ama çekirdeğin emdiği mana miktarı düşünülürse kesinlikle büyük bir olay çıkacaktı. Dolayısıyla Mimik elinden geldiğince kaçmak ve küreyle arasını açmak istiyordu. Xera’nın dediği gibi, hayatta kalmak kadar önemli olan başka bir şey yoktu!

 Orman boyunca koştu. Birkaç bayırdan çıktı ve yokuşlar inerek ağaçların arasından geçti. Bir raddede nehirle karşılaştı. Yolculuk esnasında bulduğu birkaç hayvanı yemeyi unutmamıştı.

Ustalık seviyesi yükseldi. Biokütle artık Seviye 3. Bütün Özellikler +1.

Tamam tamam, birkaç hayvan değil, birkaç düzine…

UYARI!
AD-0429-PR zindan çekirdeği maksimum MP sınırını %953 oranda aşmış durumda!
2 dakika sonra Büyük Patlama gerçekleşecek!

“Yemek, durum nedir?” Zihin penceresinden sordu.

 “Kapılara yaklaştık, Efendim. Zorla içeri girmeyi deneyeceğiz.”

 “Ha? İçeri mi?”

 “Evet, böylece patlama daha çok zarar verecektir.”

 Doğruydu. Kara İnfilak da etki alanına giren her şeye zarar veren bir Büyü’ydü. Bu çekirdek patlamasının vereceği hasar ise muhtemelen daha yüksek olacaktı.

UYARI!
AD-0429-PR zindan çekirdeği maksimum MP sınırını %953 oranda aşmış durumda!
60 saniye sonra Büyük Patlama gerçekleşecek!

 

Hizmetkarınız kayboldu.

Arazide ilerlediği sırada böyle şeyler düşünüyordu. Kısa bir süre sonra aniden bir güncelleme aldı.

 Xera’nın işini bitirmişlerdi, bunun sorumlusu muhtemelen şehir muhafızlarıydı.

 “Kollu, neler oluyor?”

 “ORRA! Oh, Efendim! DORRYA! Zor kullanarak ahşap kapıları geçtik ama—ORA ORA ORA ORA! Çok insan var!”

 “Onları oyala!”

 “Hahahah! Memnuniyetle!”

 Can Puanı’na bakılırsa Kora yakında ölecekti.

 Mimik birkaç ağacın yanında geçerek bir açıklığa çıktı. Ufak bir tepenin yanında yalnız bir yol vardı ve bu tepeden mesafedeki şehrin manzarasını görmek mümkündü. Oradan birkaç siyah duman çıkıyordu, muhtemelen bunun sorumlusu bir ateşmanyağıydı.

Hizmetkarınız kayboldu.

Ah, Kora’nın işi bitmişti. Kadın Mimik’in beklediğinden de uzun dayanmıştı. Belki de bunun sebebi sahip olduğu ‘İkinci Rüzgar’ yeteneğiydi? Sandık zamanı geldiğinde Kora’nın Durum Penceresi’ni daha detaylı incelemeye karar verdi.

UYARI!
AD-0429-PR zindan çekirdeği maksimum MP sınırını %953 oranda aşmış durumda!
30 saniye sonra Büyük Patlama gerçekleşecek!

 Sandık hemen örümcek bacaklarını değiştirerek onları ‘küreklere’ benzeyen bir şekle soktu ve hemen toprağı kazmaya başladı. Rütbe Atlama’dan önce de bu tekniği kullanarak kendini gizlediği için öz güveni yerindeydi.Geriye pek zaman kalmamıştı. Acaba biraz daha uzaklaşmalı mıydı? Gerçi 30 saniyelik bir koşuyla açabileceği mesafe sınırlıydı… Peki ya yerin altına girse? Evet, bu güzel bir fikirdi!

UYARI!
AD-0429-PR zindan çekirdeği maksimum MP sınırını %953 oranda aşmış durumda!
10 saniye sonra Büyük Patlama gerçekleşecek!

  O esnada, yaklaşık 7 kilometre ötede, bir grup maceraperest ve muhafız dikkat çeken kırmızı küreyi temkinle daireye alıyorlardı. Çatlaklarla dolu küreden ışıklar saçılmaktaydı. Hatta artık tir tir titriyordu. Yolunu kaybetmiş gibi görünen birkaç iblisin getirdiği bu garip objeyle ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Bazıları direkt kaçmayı düşünmüş, bazıları da onu bir-nevi karantinaya almayı önermişti. Birkaç dakikaları daha olsaydı, büyü kullanarak bu küreyi farklı bir yere ışınlayabilirlerdi. Bu uyarı geldiğinde sandık çoktan yerin 1 metre altına girmişti. Daha fazla derine inmek ise manasızdı; bu nedenle sandık daha fazla kazmak yerine, darbeye hazırlanıyordu.

 Ancak birkaç dakikaları yoktu ve çekirdek patlamak üzereydi.

 Bir ışık parlamasıyla birlikte yaklaşık bir düzine maceraperestin ve tüccarın gözleri anında kör oldu.

...
Hedef yok edildi. CP -5463.
Hedef yok edildi. CP -6478.
Hedef yok edildi. CP -5312.
Hedef yok edildi. CP -4843.
Hedef yok edildi. CP -7603.
Hedef yok edildi. CP -6422.
Hedef yok edildi. CP -4041.
Hedef yok edildi. CP -3368.
Hedef yok edildi. CP -3963.

Bir saniyede, evet, bir kısa saniyede bu patlama 8,235 kişinin hayatını almıştı. Üstelik buna ölen hayvanlar ve diğer türler dahil değildi. Bütün bunlar Mimik tarafından yapılmış bir saldırının sonucu olarak görülüyordu ve pek işe yaramayan sonuçlar Mimik’e geri-dönüş olarak geliyordu.

 Çıkan ve sonu gelmeyen mesajları incelerken Mimik neredeyse bayılacaktı.

 “Zeeh, zeeh, zeeh.”

 Neredeyse… Anahtar deliğinden ağır ağır nefes alarak yediği mental darbeyi savuşturmaya çalıştırdı. BG yüksek olmasaydı bir kez daha sersemlemesi işten bile değildi. Tam sakinleştiği sırada yaklaşan bir ses duydu ve çekirdek patlamasının yarattığı şok dalgası yakınları sardı. Açtığı ufak delik bile sarsılmıştı. Adeta büyük bir deprem oluyordu.

 Olaylar sona erdikten sonra Mimik 300 CP kaybetmişti. Kurbanlarına kıyasla çok ama çok daha iyi bir durumdaydı ve bazı önemli haberler almak üzereydi.

Seviye atlandı!
Seviye atlandı!
Seviye atlandı!


Tebrikler, artık bir Seviye 33 Mimik'siniz! Bütün Özellikler +16.
Tebrikler, artık bir Seviye 22 Fevt Büyücüsü'sünüz! ZEK +10. BG +10. DAY +10.
Yeni bir Büyü öğrendiniz: Gölgebağı
Yeni bir Büyü öğrendiniz: Zihin Patlaması
Büyük bir başarı sergilediniz! Yeni bir EK açıldı: İnsan Kasabı
Büyük bir başarı sergilediniz! Yeni bir EK açıldı: Artçı Hasar.
Ustalık seviyesi yükseldi. Varlık Celbi artık Seviye 6. ZEK +2. BİL +1. BG +1.
Ustalık seviyesi yükseldi. İblisoloji artık Seviye 3. BİL +2. BG +2.
 

Mimik sakinleşti ve ufak deliğinden çıkarak, bir zamanlar şehrin bulunduğu yere baktı. Oradan geriye sadece devasa bir krater ve mantar şeklinde bir duman topluluğu kalmıştı. Bir zamanlar bitkilerle dolu olan arazide gri küllerden başka bir şey yoktu. Yaratığın bencil hareketleri bu dünyaya asla iyileşmeyecek bir hasar vermişti.

 “Sağlam!”

 Gerçi bu konuya dair söyleyeceği tek şey buydu. Koskoca bir şehrin sonunu getiren bir kıyamete sebep olduysa da ne olmuştu? Bir sürü Seviye atlamıştı ve önemli olan buydu! Hayır, hayır bu tam olarak doğru değildi. Ayrıca açabileceği yeni Yetenekler vardı!

 Öncelikle garip bir şekilde nostaljik hissettiren Mimik Yetenekleri’ne bakacaktı.

Yetenek Listesi: Mimik
Açık Yetenekler: Suikast, Depo, Kadavra Özümsemesi, Biokütle
Mevcut Seçenekler: Doğal Zırh, Yanıltma, Etlik Yaratma, Sıvı Mimiklik, Metal Mimiklik
Bu Meslek'ten bir adet Yetenek açabilirsiniz.
 

Etlik Yaratma minyon oluşturabilen bir Yetenek’ti. Bu minyon Mimik’e benzeyen ve onun emirlerine göre hareket eden bir canlı olacaktı. Fakat bunlar önceden belirlenen emirlere uyuyor ve belirli bir zaman geçtikten sonra ölüyorlardı. Ayrıca bunları yaratmak için kendi vücudundan et koparmak da hiç sağlıklı olmazdı.

 Uzun lafın kısası, Varlık Celbi varken buna ihtiyaç yoktu. Sıradakine geçti.

 Sıvı Mimiklik de 20. Seviye’de Etlik Yaratma ve Biokütle yetenekleriyle birlikte gelen bir seçenekti. MP kullanarak büyüsüz bütün sıvıları yeniden oluşturabilen bir yetenekti. Fakat, Yeteneğin yarattığı her şey bir süre sonra kayboluyordu ve iksirleri-zehirleri yaratmak imkansızdı. Dolayısıyla güzel bir seçenek değildi.

 Bütün bunları elediğinde geriye sadece tek bir tercihi kalıyordu.

Metal Mimiklik
Açıklama: Etinizi çeliğe ve demire dönüştürme yeteneğidir.
Gereklilikler: Seviye 30 Mimik, Şekildeğiştirme, Biokütle, GÜÇ 100, DAY 100
Tip: Pasif
Aktifleşme Zamanı: B/M
Harcanma: B/M
Menzil: Kendi
Etkiler: Et kütlesi büyü içermeyen metallere dönüşebilir.
Vücudun dönüştürülen kısmına(miktarına) göre MP harcanır:
Dönüşüm 15 dakika sonra kaybolur.
Yetenek Seviyesi başına harcanan MP %5 azalır.

Aslında Mimik bunu düşünmek için biraz durmuştu. Etkileyici görünüyordu ama onu endişelendiren bazı kısımla vardı. Anında kol ve zırh yaratabilecekti ama bunun için ağır bir bedel ödemesi gerekecekti.

 Metal sertti, ağırdı ve esnek değildi. Sert olması iyiydi. Bu aralar Mimik vücudunu çelik gibi görünen bir şeyle koruyordu ama sırf ‘çelik’ gibi göründüğü için zırhın sert olması söz konusu değildi. Ayrıca şekildeğiştiren etleri de ona iyi bir savunma sağlamıyordu. Dolayısıyla, metalin sağlamlığına ve sertliğine ihtiyacı vardı. Muhtemelen bu sayede silahsız da kalmazdı.

 Ancak metalin diğer iki özelliği sıkıntıydı. Ağır olduğu için onu yaratmak adına vücut kütlesinin büyük bir kısmını harcaması gerekecekti. Dolayısıyla ‘oluşturabileceği’ metal miktarı sınırlıydı. Esnek olmadığı için de çeliğe dönüştüreceği uzuvları hareket ettiremeyeceğinden korkuyordu. Ve muhtemelen bu konuda haklıydı.

 Dolayısıyla bilmediği bir kumara girmektense, uzun zaman önce geri çevirdiği ve gözden çıkardığı bir seçene döndü.

Ustalık Seviyesi yükseldi. Doğal Zırh artık Seviye 1. DAY +6.

Doğal Zırh
Açıklama: Yaratıklar her şeye karşı koyabilen kalın 'kürklere' sahip olur.
Gereklilik: Seviye 5 Yaratık Mesleği, DAY 10
Tip: Pasif
Aktifleşme Zamanı: B/M
Harcanma: B/M
Menzil: Kendi
Etki: Alınan zararları %1 azaltır. Yeteneğin atlayacağı her bir seviye için bu miktar %1 artacaktır.
Yetenek seviyesi başına 2 DAY kazandırır.

Ustalık Seviyesi yükseldi. Kristal Büyüsü artık Seviye 1. ZEK +2. BİL +2.

‘Darbe almadığım sürece buna gerek olmaz’ tarzında bir düşünce yüzünden zindanda neredeyse geberip gidiyordu. Bu yüzden muazzam görünmese de bu Yetenek elindeki en güvenilir seçenekti. Ayrıca, eğer diğer seçeceği büyü ‘doğru’ çalışmazsa Doğal Zırh’a ihtiyaç duyacaktı.

Akıllı sandık kendi kendini patlatmaktan korkuyor olsa da, çekirdek patlamasının yarattığı sonuçları görmezden gelmek imkansızdı. Ayrıca o olay sayesinde Büyü Kristalleri’nin ne kadar tehlikeli olabileceğini görmüştü. Sadece bu kristallere çok ama çok dikkatli bakması gerekiyordu!

 Sözü açılmışken…

 “Ohh! Geri döndüm!” Kora çağrıldıktan sonra bağırdı. “Oaah!! Şehir?!”

 “Daha doğrusu ondan geriye kalanlar.”

 “VAAAHAHAHA!” Habis ellerini havaya kaldırdığı gibi bir kahkaha patlattı. “Hak etmiştin sarışın! Bakalım toza dönmüşken ‘dünyanı benim pisliğimden’ nasıl kurtacaksın!”

 “Sarışın mı?!” dedi Mimik, meraklıydı.

 “Ahn? Oh evet, parlak kılıçlı ve garip, dikkat çeken saçlı bir adam vardı. Çok sinir bozucuydu. Sürekli adaletten bahsedip duruyordu; ben o sırada başka birinin vücudunu parçalamakla meşguldüm. Bu Kahraman tipliler her zaman sinir bozucu oluyor, bilirsin ya?”

 “Bilmiyorum.”

 “… Oh, doğru. Sen daha üç aylıksın, değil mi?”

 “Evet.”

 “Neyse, yakında öğrenirsin. Hmm? Hey, vücudumun eskiye kıyasla daha güçlü gibi! O patlamadan Seviye mi kazandın?”

 “Evet, Seviyeler kazandım. Yetenekler ve Ekler de edindim.”

 Gerçekten de leziz bir sonuçtu. Kazandığı ilk EK oldukça kullanışlıydı.

İnsan Kasabı
Açıklama: Tekrar ve pratik, öğrenmenin kritik parçalarıdır. Bilhassa konu cinayet olduğunda...
Gereklilikler: 5,000'den fazla insan öldürün.
Etkiler: İnsanlara verilen hasarı %5 artırır.
Bir insanı öldürmek size enerji verir ve CP ile MP %2 oranda dolar. 

Mimik sık sık insanlarla mücadele ediyordu ve muhtemelen gelecekte de bu değişmeyecekti. Dolayısıyla onlara karşı bir avantaj kazanmak gayet başarılıydı!

Artçı Hasar
Açıklama: Bir varilde patlayan balıklara benzer.
Gereklililer: Tek bir saldırıyla 20'den fazla hedefe hasar verin.
Etkiler: Alan Etkili Büyülerin, Yeteneklerin ve Savaş Sanatları'nın menzilini %10 artırır.

Diğeriyse… Şey, Mimik’e biraz kullanışsız geliyordu ama Kristal Büyü’sü için yaptığı planlarla bu EK’i iyice kullanabilirdi.

 “Yürüyen cinsellik nerede?” diye sordu Kora.

 “Kulağa o kadar leziz gelen bir şey var mı ki?!”

 “Ahh, şey, hani şu Yemek dediğin sukkubustan bahsediyorum.”

 “Oh! Evet, onu birazdan çağıracağım.”

 Kora kendi keyfine bakarken Mimik de manasını dolduruyordu. Birkaç dakika sonra Xera’yı çağırdı.

 “Selamlar Efendim. Oh, vov!” mantar şeklindeki bulutu görünce şaşırdı.

 “Aynen öyle!” Dedi Kora. “O şeyden kimse sağ çıkamaz!”

 “Evet, bence de. Düşündüğümden daha da yıkıcıymış.”

 “Daha önce böyle bir şey görmüş müydün?”

 “Eh, sayılır. Eski efendimle buna benzer bir şeye yakalanmıştım ama ilk defa ‘patlama sonrası’nı görüyorum.”

 “Şimdi nereye gidiyoruz, Efendim?”

 “...”

 Mimik geleceğe dair bir plan yapmamıştı. Bir yere mi gitmesi gerekiyordu? Hayır, böyle bir gereklilik yoktu. Peki ya bir görevi var mıydı? Hayır, aklına bir şey gelmiyordu. O zaman elde etmek istediği bir şeyler var mıydı? Evet. Aslında çok şey istiyordu.

 “Leziz şeyler istiyorum! Ayrıca parlak şeyler! Ah ve iksirler! Ve troll kanı. Çok troll kanı. Hem bir troll nedir ki? Leziz mi? Kulağa leziz geliyor. Oh, ayrıca bir Fevt’in 25. Seviye’ye geldikten sonra neler yaşadığını da öğrenmem lazım. Ve iyi kılıçlar da şart! Parlak olanlar! Yemek! O şeyleri nerede bulabilirim?!”

 “Ahh… Sanırım farklı bir şehre gitmek iyi bir başlangıç olabilir?”

 Büyük bir şehrin kütüphanelere, demircilere ve simyacılara ev sahipliği yaptığını biliyordu. Sandığın ‘parlak şeyler’ derken kastettiği eşyalar altınlar ve muhtemelen mücevherlerdi. Yeterince acımasız olursanız bir şehirde bunları elde edebilirdiniz.

 “Oh! Orası nerede?!”

 “Emin değilim.”

 Bir haritayla yolunu bulabilirdi ama şu anda elinde harita yoktu. Zaten bir hafta öncesine kadar Monotal diye bir şehirden bile haberdar değildi. Gerçi, teknik olarak artık böyle bir şey kalmamıştı.

 “Birkaç yolcu bulana kadar yolu takip edebiliriz ve sonra huhuhu, onları bilgi için biraz ‘silkeleyebiliriz’.”

 “Tamam. Öyle yapalım! Kollu! Gidiyoruz!”

 “Eh? Ha? Oh? Hemen geliyorum!”

 Kora deminden beri şehirden geriye kalan manzaraya bakıyordu. Görünüşe göre manzarayla işi henüz bitmemişti. Geleceğe dair umutları da yeşeriyordu. Kaç iblis bir şehrin yok oluşunda rol oynayabilirdi ki? Hem de kontratlarının ilk gününde?! Efendisinin ismin günün birinde kesinlikle Ötekidiyar’a yayıla---

 “Ha? Efendim, isminiz yok mu?”

 “Hayır. İsimler leziz mi?”

 “Şey… Öyle diyorsanız…” Kora istemsizce Xera’ya baktı ve sessizce yardım istedi.

 Sukkubus yine iç geçirdi. Bu aptal iblis hala kutuyu çözememişti.

 “Leziz iyi demek. Ayrıca leziz de demek.” Diye açıkladı.

 “Oh. Oh! Evet, Efendim! İsimler lezizdir! Örnğein ‘Koralenteprix’in heybeti önünde diz çök’ gibi keyifli şeyler söyleyebilirsiniz ve sonra da insanları parçalarsınız! Diz çökerlerse ne ala, çünkü kafataslarını yere çarpabilirsiniz!!”

 Mimik bu iblisin ne demeye çalıştığını hiç bilmiyordu. Yine de meraklanmadan edememişti. Ancak kendine nasıl isim koyacaktı ki? Belki de Durum Penceresi’ni açarak bunu çözebilirdi. Orada bir İsim kısmı vardı.

Şu anda bir isminiz yok.
Kendinize bir isim vermek ister misiniz?

Evet

Hayır

Neyse, en azından bu kolay görünüyordu. ‘Evet’e bastı.

 Birkaç saniye sonra Durum Penceresi’nde yeni bir isim belirdi ve ardından hizmetkarlarıyla iletişim kurdu.

 “Hahahah! Süper, Efendim! Ahahahahah! Mükemmel!”

 “Oh, hadi ama! Bu nasıl bir isim böyle?! Dalga mı geçiyorsun?! Sana öyle seslenmem!”

 Kora kahkaha atarken Xera durumdan hiç memnun değildi. Öte yandan Mimik’in keyfi yerindeydi. Bir isim leziz olabilseydi, o halde bu isimden daha lezinini bulamazdınız.

…….

Genel Bilgiler Özellikler Meslek Bilgileri
İsim Boxxy T. Morningwood İsim Değer İsim Değer İsim Seviye İlerleme
Tür Mimik (Büyük)  GÜÇ 110 ŞNS 57 Mimik 33 %43
Cinsiyet B/M HIZ 118 BG 107 Fevt 22 %12
Yaş 3 ay ÇEV 98 KAR 34      
Lonca   DAY 158          
CP 900/900 (+2.0/san) ZEK 163          
MP 815/815 (+1.0/san) BİL 103          
Yetenek Listesi
İsim Seviye İlerleme
Suikast 5 60%
Depo 4 34%
Kadavra Özümseme 4 85%
Biokütle 3 11%
Varlık Celbi 6 85%
Aşırı Güç 3 26%
Şekildeğiştirme 6 70%
Gizlilik 4 94%
Kılıç Ustalığı 6 36%
Fırlatma Ustalığı 2 44%
Hançer Ustalığı 3 21%
Yıkım Ustalığı 5 30%
Hakimiyet Ustalığı 3 37%
Kristal Büyüsü 1 0%
Doğal Zırh 1 0%
İblisoloji 3 12%
Büyü Listesi
Yıkım Hakimiyet
Gölgesürgü Toplu Panik
Karateş Hezeyan
Buzısırığı Kara Telkin
Kara İnfilak Zihin Patlaması
Gölgebağı  

 

 

Çevirmen notu
1-) Boxxy= Kutucuk diye çevrilebilir. Yazarın isteği üzerine ingilizce bıraktık.
2-) Morningwood: Burada bir kelime oyunu var. Morningwood aslında sabah kalkar kalkmaz yaşanan ereksiyon anlamına geliyor. Yani sabah 'odunu' gibi anlaşılabilir.
3-) T.= Trap, yani Tuzak ve Pusu.
4-) Mimik'e bundan sonra Boxxy diyeceğiz.