Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

36. Bölüm Bilim!!! - 6

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

 

 Üç troll ormanda koşuyordu. Bu yaratıklar yaklaşık 2 metre uzunluğundaydı ve kalın boyunlarından, kısa bacaklarından ve neredeyse onlar kadar uzun olan güçlü kollarından ötürü maymunlara benziyorlardı. Bir trollün derisi kalın olurdu, kahverengi kürk onlara sert bir hava katardı ve bu üçlünün vücudundaki yara izleri sık sık denendiklerini gösteriyordu. Sırtlarını kısa, kahverengi bir kürk kaplıyordu ve omuzları ile kolları da benzer kürklerle çevrelenmişti. Pek iyi koktukları söylenemezdi. Ayrıca devasa birer alna, boncuktan bozma simsiyah gözlere, düz ve büyük burunlara sahiplerdi. Sarı, keskin dişleriyle birlikte hiç de güzel bir yüze sahip olmadıkları açıktı.

 Yalnız beklenenin aksine bu yaratıklar kokusunu aldıkları bir avın peşinde değillerdi; hayır, tam tersine bir şeyden kaçıyorlardı. Dallardan atlıyor, çalılara dalıyor ve taşların üzerinden zıplayarak ölümüne kaçıyorlardı. Ulaştıkları hız devasa, ağır görüntüleriyle ilginç bir tezat oluşturuyordu. Sonuçta bir vücudu ölüm tehlikesi kadar motive eden başka bir şey yoktu. Fakat ne yazık ki bunca emekleri yeterli gelmeyecekti.

 “Zihin Patlaması-!” Diye garip ve melodik bir ses yankılandı. Ansızın beliren mavi ışıklar maymun-vari yaratıklardan birinin beynini sardı.

 7 saniyeliğine sersemlediniz.

Troll acıyla kükredikten sonra adeta uzuvlarını yitirmiş gibi yere yığıldı. Ardından dikdörtgen şeklinde bir gölge öne fırlayarak iki parlak hançerini yaratığın beynine saplayarak onu oracıkta öldürdü.

 Diğer troller durmadan kaçıyordu. Aralarından birinin ölmesi onlar için önemli değildi. Sonuçta duracak olurlarsa onlar da ölecekti. Bazıları daha önce denemiş ve başarısız olmuştu. Demin ölen yaratık o kahrolası şeyin öldürdüğü onuncu akrabalarıydı ve geriye sadece bu iki troll kalmıştı.

 Birkaç dakika ve birkaç Zihin Patlaması’ndan sonra onlar da geberip gitti. Ne kadar korkuyor olsalar da, onlardan daha ufak, daha hafif ve daha çevik olan Mimik böylesine engebeli bir alanda avantaja sahipti. Ayrıca yüksek ÇEV Puanı sayesinde trollere yetişmekte hiç zorlanmamıştı. Cesetlerden ikisini Depo’suna koydu ve ardından yaratıkların son zamanlarda kaldığı o dar mağaraya döndü.

 Troller bu dünyada sık sık karşılaşabildiğiniz yaratıklardı. Yaşadıkları yere göre türleri de değişiyordu ve bunlara Mağara Trolleri, Orman Trolleri, Magma Trolleri, Buz Trolleri, Zombi Trolleri ve hatta Köprü Trolleri gibi canlılar örnek verilebilirdi. Hepsi kendine has bir özelliğe sahipti ve oldukça güçlüydü. Fakat aralarında değişmeyen üç benzerlik vardı.

 Öncelikle troll dediğiniz yaratıkların fiziksel darbelere karşı dayanıklı kürkleri vardı ve inanılmaz bir yenilenme hızına sahip oldukları için aldıkları yaralar çabuk iyileşirdi. Sizinle aynı seviyede yahut sizden daha yüksek seviyede olan bir troll ile mücadele etmek aşağı yukarı intihar etmekle aynı şey sayılırdı. Onları öldürmenin en iyi yolu ise bütün dünyanın bildiği bir zayıflığı kullanmaktı: Büyü. Ateş ya da asit özellikle etkiliydi ama büyü kullandığınızda trolün vücudunu çoğu kez yok ediyordunuz. Ve bir iş için troll öldürenler bu yöntemi kullanmaktan çekinirdi. Sonuçta bir trollün derisi sağlam, ağır bir deri zırh yapımında kullanılabiliyordu ve kanları bilhassa simya alanında kullanışlıydı.

 Hatta bu ufak yolculuğun asıl sebebi de kandı.

 Boxxy yolda harekete ederken bir yaban domuzunun cesedini sürükleyen yaratığın tekiyle karşılaşmıştı. Xera onun bir troll olduğunu anlamıştı ki bu hiç de etkileyici bir şey değildi; çünkü medeniyet olan her yerde 5 yaşına basan bütün çocuklar bir trollün nasıl göründüğünü bilirdi. Tabii bu durum 3 aylık Mimik için geçerli değildi. Canlı sandık ve hizmetkarları buldukları yeni hedefi kovalamış ve yaratığı inine kadar takip etmişlerdi. Dar bir mağarada bahsi geçen troll kendi türünden 11 üyeyle yaşıyordu.

 Her şey sona erdiğinde Boxxy’nin büyük oranda tek parça sayılabilecek 12 troll cesedi olmuştu. Bunlardan kan çekebilirdi; asıl hedefi onları öldürmek ve yemek olmadığı için onları çoğu kurbanına yaptığı gibi fazla yaralamaktan çekinmişti.

Gerçi istatiksel bağlamda bu durum pek de doğru sayılmazdı. Çünkü bu sandığın ‘çoğu kurbanı’ o zindan çekirdeği patlamasında tamamen dumana dönüşerek yitip gitmişti ve listede ikinci sırada ‘paramparça etmek’ ve ‘kolunu bacağını kopartmak’ gibi şeyler yer alıyordu. Bunlar genelde hedefin çok kan kaybetmesine sebep olduğu için Boxxy’nin seçenekleri arasına girememişlerdi. Nihayetinde sandık bu trolleri önce büyü kullanarak hareketsiz bırakmaya karar vermiş ve kafataslarına hançerlerini geçirerek hepsinin işini bitirmişti. Bu sayede trollerin ciddi bir kan kaybı yaşamasını da önlemişti. Şaşırtıcıdır ki Mimik’in bu işlem için kullandığı büyü Gölgebağı değil, Zihin Patlaması’ydı.

Zihin Patlaması
Gereklilikler: Seviye 22 Fevt Büyücüsü, ZEK 100, BG 100
Okul: Hakimiyet
Tip: Hedef-odaklı
Harcanma: 200 MP
Menzil: 40 metre
Etkiler: Direkt olarak hedefin bilincine saldırır, onu 5 saniyeliğine sersemletir.
Namevt, İblis ve Golem türevlerinde işe yaramaz. 
Gölgebağı
Gereklilikler: Seviye 20 Fevt Büyücüsü, ZEK 120
Okul: Yıkım
Tip: Hedef-odaklı
Harcanma: 100 MP
Menzil: 25 metre
Etkiler: Hedefi karanlıktan oluşan zincirler sarar ve 10 saniye boyunca hareketleri kısıtlanır.
Karanlık yerlerde ya da gece vaktinde güçlenir, bölgeye göre etki %50'ye kadar çıkabilir.

Gölgebağı ilk bakışta daha güçlü görünüyordu. Daha az MP harcıyordu ve daha uzun sürüyordu; en azından kağıt üstünde durum böyleydi. Fakat bu zincirler Mimik’in düşündüğünden daha kırılgan çıkmıştı; zira trollerden biri sadece birkaç saniyede bu zincirlerden kurtulmayı başarmıştı. Eğer fiziksel olarak güçlü olan bu yaratıkları Gölgebağı ile hareketsiz bırakmak istiyorsa Aşırı Güç ya da karanlık avantajını kullanması gerekecekti. Fakat Aşırı Güç çok MP harcıyordu ve Mimik geceyi beklemek istemiyordu. Ayrıca bunun tam anlamıyla işe yarayacağı da kesin değildi. Öte yandan zihin saldırıları inanılmaz şekilde etkiliydi. Bu yaratıkların vücutları güçlüydü ama bilinç güçleri tam bir şakaydı. Daha doğrusu genel bağlamda büyüye karşı çok zayıflardı.

 Ve böylece Mimik önemli bir ders almıştı. Zihin Patlaması sadece kas gücüne bel bağlayan rakiplere karşı çok etkiliydi ve Gölgebağı da Büyücü-tipi düşmanlara, yani zayıf vücutlara sahip olanlara karşı kullanılmalıydı. Eğer hem vücut gücü hem de büyü konusunda sağlam olan biriyle karşılaşırsa da eski günlerdeki gibi rakibini paramparça edebilirdi. Neyse ki trolleri fazla kan kaybına uğratmadan öldürebilmişti. Kora’nın saf güç içeren saldırıları bilhassa etkiliydi, çünkü bu hamleler iç kanama yaratmıyordu. Fakat habis trollerin savunmasını geçmek için büyük uğraş vermişti. Ta ki Boxxy onda Kara Telkin’i kullanana dek…

Kara Telkin
Gereklilikler: Seviye 17 Fevt Büyücüsü, ZEK 60, VG 80
Okul: Hakimiyet
Tip: Hedef-odaklı
Harcanma: 75 MP
Menzil: 10 Metre
Etki: Hedefin GÜÇ, ÇEV, HIZ ve ZEK Özellikleri 30 saniye boyunca %20 artar.
Hedef beş saniye boyunca sersemler.
Sersemleme etkisi Namevt, İblis ve Golem türlerinde işe yaramaz.

 Bu Büyü şu anda 4. Seviye’de olan Hakimiyet Ustalığı sayesinde bahsi geçen dört Özelliği %28 artırıyordu. Etki zamanı hala 30 saniye olduğu için akabinde yaşanan sersemleme etkisinde de bir değişim yoktu. Zaten uzun sürmekten ziyade daha fazla güç vermesi Fevt Büyücüleri’nin Yetenekleri ve Büyüleri’nin ortak bir özelliğiydi. Kora’nın fiziksel gücünün aniden arttığını gören Boxxy, bu yeteneği bizzat kullanırsa ne kadar güçleneceğini merak ediyordu.

 Fakat görünüşe göre bu imkansızdı. Çünkü Kara Telkin de dahil Hakimiyet Büyüleri’ni kendine uygulaması mümkün değildi. Sonuçta bu büyü okulu tamamen Büyücü’nün hedefler üzerindeki etkisine odaklanıyordu. Kişinin kendi zihnini etkilemesi gerçekçi değildi ama Kora gibi bir iblisin üstünde kullanıldığında muazzam etkiler yaratabiliyordu. Özellikle de bu habisin Yetenekleri buna çok uygundu.

Andaval Gücü
Açıklama: Habisler doğaları gereği beyinlerinden çok kaslarını kullanan iblislerdir ama bu özellik bilhassa Dip/Kuyu Habisleri'nde daha barizdir.
Gereklililer: Bir Dip/Kuyu Habisi olarak doğmak
Tip: Pasif
Aktifleşme Zamanı: B/M
Harcanma: B/M
Menzil: Kendi
Etkiler: Yetenek seviyesi başına %3 GÜÇ verir.
Yetenek seviyesi başına ZEK özelliği %3 azalır.

 İlginç bir yetenek olsa da Kora gibi birine gayet uygundu. Kendisi tamamen fiziksel özelliklerine bel bağlayan bir iblisti ve nadiren MP harcıyordu. Dolayısıyla sahip olduğu ufacık MP hiç önemli değildi. Aktif Yetenekleri 150 MP bile istemiyordu.

İkinci Rüzgar
Açıklama: Habisler ölmeyecek kadar inatçı iblislerdir.
Gereklililer: Seviye 10 Habis
Tip: Aktif
Aktifleşme Zamanı: Anında
Harcanma: 0 MP
Menzil: Kendi
Etkiler: Kayıp CP'nin %25'ini anında yeniler.
Yetenek başına CP yenilenme oranı %20 artar.
Yetenek 24 saat içinde sadece bir kez aktif edilebilir.
İblis Kabuğu
Açıklama: Habisler doğaları gereği kalın ve dayanıklı vücuda sahip olan iblislerdir.
Gereklilikler: Seviye 15 Habis
Tip: Aktif
Aktifleşme Zamanı: Anında
Harcanma: Toplam MP'nın %50'si.
Menzil: Kendi
Etkiler: Alınan hasarı 10 saniye boyunca %30 azaltır.
Yetenek başına Yeteneğin süresi %10 artar.

İkincil Rüzgar kıskanılası bir Yetenek’ti; Mimik de bundan istiyordu. Fakat bir habisten başkası asla kullanamazdı. İlginçtir ki Kora ölürse ve yeniden çağrılırsa 24 saatlik kullanım koşulunu es geçmek mümkündü. Muhtemelen bunun asıl sebebi vücuda bağlı olmasıydı ve iblis her çağrıldığında yeni bir vücuda sahip olduğu için Yetenek yenileniyordu.

Öte yandan zindan çekirdeğinin patlamasıyla birlikte oraya çıkan İblis Kabuğu Mimik’in Seviyesi’ni resmen göklere çıkarmıştı. Bu Yetenek sayesinde Kora’nın vücudu baştan aşağı gri metal pullarla kaplanıyor ve anormal bir kızıl ışıltıya bürünüyordu. Bu malzemeler İblis Kıyafetleri Yeteneği’nde de kullanılıyor gibiydi.

İblis Kıyafetleri
Açıklama: Habisler çağrıldıklarında fiziksel zırhlar yaratabilirler.
Gereklilikler: Seviye 5 Habis
Tip: Pasif
Aktifleşme Zamanı: B/M
Harcanma: B/M
Menzil: kendi
Etkiler: Şeytani Çelik'ten yapılan silahları ve zırhları fiziksel diyara çağırır.
Yetenek seviyesi başına ekipmanların performansı artar.

Kora’nın eldivenleri ve dizliklerinin kaynağı buydu. Xera’nın kıyafetleri ise tamamen görüntü amaçlıydı. Bir sukkubusun ‘silahı’ Büyüsü’yle tamamen bağımsızdı ve onsuz da bu kadın ölümcül olabiliyordu. Hatta bu asayı sırf alışkanlıktan ötürü takıyordu. Böylece çoğu insanı kandırabiliyordu; eğer asası kırılırsa onun Büyü yapamayacağını düşünmelerine sebep oluyordu. Tam da alçak, lanet bir sukkubustan beklendiği gibiydi. Kadının asası bile sahteydi.

 Dürüst olmak gerekirse hizmetkarların ölümlüler için yapılmış olan ekipmanları takması mümkündü ama çoğu Fevt Büyücüsü iblislerine fazladan birkaç ekipman vermeyi gereksiz bulurdu. Aslında ekstra ekipmanlar hizmetkarlara güç katabilirdi ama savaş sırasında bir iblis ölürse, ekipmanlar da boşa gidebilirdi. Ki iblisler sık sık ölüyordu. Bilhassa yakın dövüşten sorumlu olan habisler için bu durum geçerliydi.

 Boxxy troll yuvasına geri döndü. Sağduyuya sahip olmasa da savaşlara dair hissiyatı yavaş yavaş gelişiyordu. Bir savaşa dahil olan kişilerin gücünü ve zayıflığını artık daha net görebiliyordu ve boş zamanlarında sık sık hizmetkarlarını incelerdi. İblislerden biri olan Kora o esnada Mimik’in bıraktığı 9 troll cesediyle uğraşıyor, onların kanlarını çekiyordu. Zaten troller artık bu kanlara ihtiyaç duymayacaktı.

 “Şunları da hallet,” dedi Mimik Deposu’ndan 3 ceset daha çıkararak.

 “Araya birkaç parçanın karışması sorun çıkarmaz, değil mi?” Kora bir trollün kolunu salladığı sırada konuştu. Koldan aklan kana biraz et parçası ve kas dokusu da karışıyordu.

 “Evet.”

 “Bunlar sonuncu mu?”

 “Evet.”

 “Şükürler olsun! Bu kan çekme işi canımı sıkıyordu! Ah, beni yine güçlendirseniz daha hızlı olabilirim!” Dedi Kora, beklenti doluydu.

 “Tamam.” Boxxy bu öneriyi reddetmek için bir sebep göremiyordu. Zaten MP tamamen doluydu ve asıl işi bu iblis yapacaktı. Boxxy'nin kapağından çıkan sahte Xera Büyü'yü yaptı.

 “Kara Telkin-!” Diye garip bir ses duyuldu.

 Kora’yı karanlık bir bulut sardı ve bulut iblisin cildine girerek, onu bir ton kararttı. Halihazırda belirgin olan kasları daha da şişmiş ve vücudu büyümüştü. Zaten dar olan kısa şortu neredeyse etine girmek üzereydi ve formunu mükemmel denebilecek bir şekilde tamamlıyordu. Kadının özel bölgeleri ve taş kadar sert meme uçları net bir şekilde görülebiliyordu.

 “Ohhhh, budur!” diye konuştu vücuduna dokunarak. “Kendimi manyak hissediyorum! Sanki tek kolumla çelikten bir golemi yenebilecek kadar güçlü gibiyim!”

 Ardından ölü trollerin kanını çekmeye devam etti. Akan kan ahşaptan bir varilde toplanıyordu. Bu varil normalde çilek reçeliyle kaplıydı ama Mimik reçeli çoktan yemişti. Son zamanlarda reçele olan ilgisi gitgide artıyordu. Onun yerini alan Troll kanı ise İblisoloji Seviyesi’ni artırmak için iblis ritüellerinde kullanılacaktı. Yeteneği 8. Seviye’ye çıkarmak uzun zaman alacaktı ama buna değerdi. Fazladan bir hizmetkara sahip olmak hem onu hem de hizmetkarlarını heyecanlandırıyordu. Mimik Kora’nın Durum Penceresi’ne bakınca onu biraz kıskanmadan edemedi.

Genel Bilgiler Özellikler Meslek Bilgileri
İsim Koralenteprix Khusuuszun Caonthioxxaa İsim Değer İsim Değer İsim Seviye İlerleme
Tür Habis (Dip) GÜÇ 254 BG 165 Habis 17 %61
Cinsiyet Kadın HIZ 105     Vahşi Savaşçı 12 %45
Yaş 312 yıl ÇEV 148          
Lonca   DAY 198          
CP 1214/1266 (+1.9/san) ZEK 42          
MP 144/178 (+0.3/san) BİL 33          
Yetenek Listesi
İsim Seviye İlerleme
İblis Kıyafetleri 5 %50
İkinci Rüzgar 4 %15
Kanasusamış 4 %94
Andaval Gücü 3 %60
Güreş Ustalığı 4 %64
Fırlatma Ustalığı 3 %91
Acımasız Şevk 2 %70
İblis Kabuğu 2 %73
     

Özellikle o yüksek GÜÇ puanu muazzamdı. Resmen Mimik’in GÜÇ puanının iki katıydı. Kara Telkin olmadan bile 200 GÜÇ’e sahipti. Bu Özelliklere bakan Boxxy, yakın dövüşte Kora kadar hasar verip veremeyeceğini düşündü. Eğer Suikastı ya da Yıkım büyüsünü kullanmazsa onunla aşık atamayabilirdi. Büyücü olan Xera da Büyü konusunda aynıydı.

 “Ah… Efendim! Bitti! Biraz daha!”

 “Kara Telkin-!”

Boxxy Seviye ve Özellikler’ini büyü ile fiziksel savaş arasında dağıttığı için yavaş yavaş sıkıntıya boğuluyordu. Sonuçta bu ikisini aynı anda kullanmak neredeyse imkansızdı. Kristal Büyüsü bu konuda ona yardımcı olabiliyordu ama geçici bir çözümdü. Teorik olarak savaş sırasında bunlardan birkaç tane daha yapmak mümkün oluyordu ama Mimik bunun yerine MP korumak için direkt olarak Büyüleri’ni rakibe fırlatabilirdi. Öte yanadan Suikast Yeteneği tam tersiydi. Onu bir mücadelede sürekli kullanmak istiyordu ama bu imkansızdı.

 Uzun lafın kısası savaş uzadıkça Boxxy’nin etkisi de azalıyordu. Verdiği hasarın çoğu önceden hazırlık gerektiriyordu ve şimdilik bir problem yaşamasa da, ileride Etbakiresi ya da o çelik kafes gibi sağlam bir rakiple karşılaşırsa sorun yaşayabilirdi. Mimik yavaş yavaş hizmetkarların daha önemli olduğunu kavrıyordu ama bu kötü bir şey değildi. İblisler uzunca bir süre mücadele edebiliyordu ve gerektiği takdirde feda edilebiliyorlardı. Boxxy gerekli Yetenekler’e bu kadar önem verdiğine göre, onların da üstlerine düşeni yapması gerekirdi. Bu ufak yolculuk bile onları güçlendirmek içindi.

 “Hu… Efendim? Biraz daha?”

 “Kara Telkin-!”

 “Efendim, birkaç troll daha buldum,” Xera zihinsel bağlantıdan mesaj gönderdi. “Bulunduğunuz yerin yaklaşık 2 kilometre güneyinde yaklaşık 6 troll var.”

Sukkubus şu anda havadan potansiyel avları arıyordu; gerçi Boxxy bunu daha çok onu troll yuvasından uzaklaştırmak için emretmişti. Ateş büyüsünü kullanırsa bu yaratıklardan geriye hiçbir şey kalmazdı. 3 aylık bir kutu bile bunu biliyordu. Fakat asıl soru şuydu, iblisin bu kadar uzağa gitmesine gerek var mıydı?”

 “Kollu, bitirdin mi?”

 “Az kaldı, sonuncudayım.” Dedi Kora.

 Sağlam kollarıyla o esnada trolleri bir şeftali misali sıkıyordu. Tabii şeftaliden farklı olarak akan şey kan ve kas karışımıydı. Tam olarak iyi bir yöntem sayılmazdı ama gayet etkiliydi.

 “Ne kadar kan çıktı?” Boxxy sordu.

 “Varil doldu sayılır.”

 Yani yaklaşık 60 litreydi. Arada birkaç kemik ve et parçası da yüzüyordu ama bu kadarı yeterdi.

 “Yemek, onları bırak ve buraya gel. İlk ritüel için sana ihtiyacım var.”

 “Anlaşıldı.”

 Listedeki ilk ritüel ‘Nagnamor’a Adak Adama’ydı. Adından da anlaşıldığı üzere gayet basit bir işlemdi; sadece biraz trol kanı, keskin bir bıçak ve saf bir bakireye ihtiyaç duyuluyordu. Boxxy ‘saf’ bakirenin ne demek olduğunu bilmiyordu ama Xera şu anda hasta yahut zehirli değildi; yani işe yaramalıydı.

 Muhtemelen. İşe yarar. Evet.

 …….