Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

4. Bölüm Eğitmen Lenox (1)

Çevirmen: Harami / Editor: Harami

 

“Kuheook”

 

Ian yere düştü.

 

Ork savaşçısı, Eğitmen Lenox bastı kahkahayı.
“Siz çocuklar savaşçı olmaya mı geldiniz?”

 

“Keooook…”
Lenox, Grom’un boynunu kavrayarak söylendi:

 

“Siz, kendinizi bir bok sanmayın! Orklar! Başlarınızı dik tutun!”
Lenox yüzünü yüzlerine yaklaştırdıktan sonra bağırarak konuştu:

 

“Şu yumuşak bacaklara bir bakın! Sizler ork değilsiniz! İnsan! Elf! Cüce olduğunuza bile inanabilirim!”

 

Daha sonrasında Lenox, Grom’u yere fırlattı. Grom inleyerek yerde yuvarlanırken, eğitimde olan ork savaşçıları, ikisinin haline açık açık gülüyorlardı.
Ian ve Grom, Lenox’a bir ork savaşçısı olmak istediklerini söylediklerinde, Lenox onlara sordu,

 

“Neden bir savaşçı olmak istiyorsun?”
Ian ve Grom birbirlerine baktılar bir süre, bir dakika sonra Grom konuştu,
“Daha güçlü olmak istiyorum!”

 

Orklar, savaşçı tür. Düşman karşısında asla boyun eğmeyen tapılası güçlü savaşçılar! Bu ders kitabından çıkmışçasına olan cevap bir dereceye kadar doğruydu.
Grom’un cevabı karşısında Lenox’un gözleri kısıldı, kafasını salladıktan sonra Grom ve Ian’a birer yumruk yapıştırdı. Şimdiyse dayak atmaya başlamıştı.
“Neden, neden bunu yapıyorsun…?”
Sanal gerçeklikte olmalarına rağmen yine de acıyı hissediyorlardı. Hissedilen duygu miktarı kişinin asimilasyon derecesi ile belirleniyordu; ancak sonuçta acı yine hissediliyordu. Grom’un sesi dayak yemekten ötürü neredeyse ağlayacakmış gibi çıkıyordu, bu sesi duyan Lenox ve diğer ork savaşçıları tekrardan hunharca kahkaha atmaya başladılar.

 

“Kız kardeşimiz ağlıyor! Seni ezik ork!”

 

Lenox bir kez daha yumruklarını kaldırdı ve Grom korkudan yere sindi.Yüzündeki gülümseme ile Lenox yumruklarını indirip Ian’a bakmaya başladı. Ian ayağa kalkmaya çalışırken kendini desteklemeye uğraşıyordu. Vücudu, uzun bir süredir yaşamamış olduğu acı hissi yüzünden, titriyordu. Gerçekten dayak yemiş gibi hissediyordu, sallanmaya başladı.

 

“Hey sen. Ya senden ne haber?”

 

“Huh?”

 

“Sen de onun gibi güçlü olmak için mi buraya geldin?”

 

Ian dejavu gibi hissetti.

 

Lenox ona dış birliklerin eğitmenini andırıyordu. Eğitmen acemilere sormuştu, ‘Neden buraya geldiniz? Ateş hattına atlamanızdaki neden nedir?’ Ortada çok fazla cevap vardı; ama eğitmen hepsine gülmüş ve herkesi tekmelemişti.
Sonrasında Ian cevap verdi,
“Kız kardeşimi korumak için.”

 

Aileleri, arkalarında ne para ne de miras bırakmadan, çoktan göçüp gitmişti. Kız kardeşini korumak zorundaydı. O, sadece dövüş sanatları öğrenmiş vücuduyla savaş dönmüştü.

 

Eğitmen, Ian’ın cevabını kafasıyla onayladıktan sonra karnına tekmeyi geçirdi.

 

“İyi yap.”

 

Bu sefer gülmek yerine sadece yumuşakça mırıldandı eğitmen.
Ian o zamanları hatırlarken Lenox’un gözlerine dikmişti gözlerini. Lenox onun gözünde, artık oyun içindeki çirkin bir yaratık değildi. O bir savaşçıydı, bir eğitmendi. Ork savaşçıları için bir akıl hocasıydı. Şimdi şaka yapma zamanı değildi.
Lenox’un gözlerinin içine bakmaya devam etti. Lenox zaten tipik standart cevaplara ihtiyacı olan biri değildi.
“Doğru.”

 

“Hoh.”
“Daha güçlü olmak…”
Kararlı bir şekilde dile getirdi Ian.

 

“Benim için değerli kişileri korumak için.”

 

Bu oyuna gerçekten Yiyu için başladığından dolayı Ian söylediklerinde samimiydi. Savaş alanında öğrendiği üzere dünya aslında boktan bir yerdi. Politikacılar için savaş sadece bir araçtı.

 

Lenox, Ian’ın cevabına güldükten sonra yumruğunu midesine yapıştırdı.

 

“Heeok!”

 

Ian dişlerini sıkarak direndi, beli katlansa da henüz ayakları pes etmemişti.
“Herkes ayağa kalksın.”

 

Lenox’un sesini duyan Grom ayağa kalktı. Önünde duran iki kişiden önce Grom’a baktı Lenox.

 

“Eğer daha güçlü olmak istiyorsan, asla korkudan sinme.”

 

“Evet, evet!”

 

“Belini dikleştir.”

 

Grom belini sıklaştırmaya çalışırken Lenox, Ian’a baktı.

 

“Senin için değerli insanları korumak mı istiyorsun?”

 

“Doğru.”

 

“Bırak senin için değerli olanları, şu anda kendini bile koruyamıyorsun.”
Lenox sırıttı.
“Bu günün çaresizliğini hatırlayın.”
[Acemi ork savaşçısı oldun!]

 

[Eğitmen Lenox’un öğretileriyle büyük ork savaşçısı ol!]

 

[10 başarı puanı kazanıldı!]
Mesaj penceresi açıldı. Görünüşe göre Grom da aynı mesajları almıştı.

 

Lenox onu takip etmeleri için bir işaret yaptı. Birlikte eğitim alanının yanında bulunan büyük bir taş binaya girdiler.
“Savaşçı olmak isteyen herkes buraya uğramalıdır.”

 

Ellerini salladığında karanlık olan içerisi aydınlanmaya başladı.

 

“Bunlar Şöhret Salonu’na giren yüce savaşçılar.”

 

Yanan meşaleler etraftaki birçok heykeli aydınlattı. Sanki canlıymış gibi yontulan heykeller asıl orklardan birkaç kat daha büyüklerdi. Ian bir kez daha orkların medeniyetinin seviyesine hayran kaldı.

 

Heykeller ellerinde balta, topuz, seher yıldızı, savaş çekici dahil çeşitli silahlarla gururla dikiliyorlardı. Lenox sordu,

 

“Kimi takip etmek istiyorsun?”
Mesaj penceresi ortaya çıktı.
[Lütfen rol modelinizi seçin]

 

[Orklar, ruhun ortaya çıktığını düşünüp önseziye inanırlar.]

 

[Bu seçim silahına bağlı olacak.]
[Daha ileriki zamanlarda silah seçimi değiştirebilirsin, fakat silah ustalığın ve yeteneklerin bu sürede kullandığın silaha göre şekillenecektir.]
Görünüşe göre şimdi silahlarını seçeceklerdi. Ian metodik olarak heykelleri inceledi. Heykellerin dairenin merkezine bakar şekilde konuşlandırılması onda sanki o efsanevi figürlerle göz teması kuruyormuş gibi bir hissiyat yaratıyordu.

 

Ian bir anda yoğun bir şekilde dik dik bakıldığını hissedip başını çevirdi. Elinde kocaman bir büyük kılıç tutan heykellerden bir tanesi Ian’a bakıyordu. Taş bir heykel olmasına rağmen, heykelin gözleri sanki ona bakar gibiydi ve bunu gördüğünde Ian’ın kalbi ezilir gibi oldu. Ama Ian’ı şaşırtan tek şey sadece bu değildi.
O bir insandı.

 

“O insan…?”
Lenox cevapladı,
“Laytano.”

 

Lenox, Laytano’nun heykeline doğru ilerledi.

 

“O da savaşçının yolunu bizim gibi izlemiştir ve kendisi orkların kardeşi olabilmeyi başaran tek insandır.”
“Bu insan?”

 

“Çok uzun zaman önce, insanlar sözleşmeyi bozup bize ihanet ettiklerinde, Laytano bizimle birlikte, onların aç gözlülüğü ve iki yüzlülüğüne karşı savaştı. O bir savaşçıydı, onurun ne demek olduğunu bilen bir savaşçı. Gerçek bir savaşçı ki ne zaman adaletsizlikle yüzleşse asla inancını terk etmezdi. Ne zaman büyük kılıcını kaldırsa, düşmanlarının kanı nehir olup akardı.”

 

Lenox yumruklarını uzattı. Laytano’nun heykeli sabit kalsa da, sanki Lenox’un yumruklarıyla buluşmuş gibiydi.
“Biz ona saygıyla büyük kılıcın ustası olarak hitap ediyoruz.”

 

[Büyük savaşçıyı seçtin, orkların kardeşi olan insan, büyük kılıcın ustası, Leyteno!]

 

[Silahın büyük kılıç.]
[Yetenek Büyük Kılıç Tekniği (Yaygın) kazanıldı.]

 

[Durum Penceresi]

Ian, Acemi Ork Savaşçı.

Seviye:1

Başarı Puanları: 10

Asimilasyon: %53

Özellikler:

Ork Gücü (Yaygın)

Ork İyileşmesi (Yaygın)

Büyük Kılıç (Yaygın)

 

Silahı sistem tarafından otomatik olarak belirlense de, Ian panik olmadı, zaten o da Laytano’yu seçmek istiyordu. Ian karakter olarak ork seçmiş bir insandı. Kendisi ile Laytano, yani orkların kardeşi olmuş bu insanla arasında bir bağlantı hissetti. Ayrıca Baek Hanho’dan kılıç kullanmayı öğrenmişti.

 

[Temel yeteneğinizden dolayı Büyük Kılıç Tekniği (Yaygın) ustalığı artış göstermiştir. Ustalığın artması ile birlikte bunu (Nadir) seviyesine geliştirebilirsiniz.]

 

Oyun benim daha öncesinde kılıç oyunu öğrendiğimi nasıl bilebilir? Sistem gerçekten çok ayrıntılı.
“Grom, Gloin’i, baltası ile bütün bir dağı bile ikiye bölebileceği söyleneni seçti.’’
“Balta candır.”

 

“Doğru. Balta bütün ork savaşçılar için temel silahtır. Kulkulkul.”

 

Lenox da sırtında bir balta taşıyordu, gülerek söylendi:

 

“Beni takip edin.”

 

Şöhret Salonu’ ndan ayrıldıktan sonra Lenox, eğitim alanının yanındaki cephanelikten gençlerin silahlarını çıkardı.

 

[Eski Büyük Kılıç (Yaygın) kazanıldı]
Büyük Kılıcı tutmak baya uğraşı gerektiriyordu.

 

Diğer oyunlara göre, Elder Lord bir envantere sahip değildi. Bu oyun kullanıcı kolaylığını, aşırı gerçekçilik için feda eden bir oyundu. Orkların boyutlarına bile kıyasla kocaman olan bir büyük kılıcı, şu andan itibaren taşımak durumundaydı.
Grom elindeki baltayı tutarken yalpalıyordu. Bu arada fısıldadı,

 

“Boşuna ork olmadık. Ov, bu gerçekten hayvani bir silahmış.”
“Doğru.”

 

Ian büyük kılıcı havada savurduğunda her ne kadar zorlansa da orkların gücünü gözle görülebiliyordu.
“Zannediyorum ki hoşunuza gitti ufaklıklar.”
Lenox gülerek konuştu, “Merak ediyorum, acaba bu durum sözlerimi duyduktan sonra da devam edecek mi?”

 

“Huh?”

 

“Şu andan itibaren silahlarınızı eğitim alanında sallayacaksınız.”
Eğitim alanına çıktılar, iki kullanıcı dışında sayısız ork silahlarıyla talim yapıyorlardı. Baltalar ve baltalı kargılar orkların en çok ellerinde olan silahlardandı, onların arkasından savaş çekiçleri ve topuzlar geliyordu. Ian’ın kullandığı büyük kılıçlar ise enderdi.
“Duruşuma bakın.”

 

Lenox, Grom’un baltasını alarak nasıl yapması gerektiğini gösterdi. Temiz bir ‘aşağıya doğru darbe’. Lenox tekniği tekrar etti. Sonrasında Ian’a ‘iki elli kesik’ tekniğini gösterdi.

 

“Bunu tekrar edin.”

 

“Kaç kere?”
“Tatmin olana kadar.”

 

“Huh…?”

 

Lenox yüksek sesle güldü,
“Eğer tatmin olursanız, gelin beni bulun.”

 

Gitmeden önce söyledi Lenox, diğer orklar ise Grom ve Ian’ın etrafında toplanmış gülüyorlardı.
“Kulkulkul. Yeniden başlıyor!”
“Kulkul. Hey, yeni gelenler. Size bir şey söylememe izin verin!”

 

“Evet?”

 

“Eğitmen Lenox daha önce bir kere bile tatmin olmadı.”

 

“Peki nasıl…”

 

“Vücudunuzla öğrenmelisiniz.”
 Orklar yeniden güldüler,

 

“Kulkul, Lenox’un yeni koyunu, hayatta kal!”
“Kuhahaha!”

 

“Ahh…”

 

Grom iç çekti ve baltasını alıp havada birkaç kere savurdu, durmadan önce söylendi.

 

“Ian.”

 

“Evet?”

 

Ian kendini yeniden kılıç tutmaya alıştırmaya çalışıyordu.

 

“Bu gün devam edecek misin?”

 

“Evet.”

 

“Ben biraz yoruldum, yani şimdi çıkmam gerekiyor, birkaç saldırı için de araştırma yaparım. Ah, ork olmak tahmin ettiğimden de daha fazla enerji tüketiyormuş.”
“Anladım.”
“Öyleyse iyi eğlenceler, sonra görüşürüz.”

 

Grom çıkış yaptığında, vücudu gitgide ortadan kayboldu.

 

O anda, orklar gerginleştiler, nasıl olur da orklar ani ortadan kaybolmayı algılayabilirlerdi ki? Grom’un ortadan kaybolduğunu görür görmez dillerini ısırdılar.
“Ne, birileri yıldızların lanetini mi aldı?”

 

Ian’a sordular,

 

“Sen de aynı mısın?”

 

“Huh?”

 

“Yıldızlar tarafından lanetlendin mi?”
Cevap hakkında endişelenirken yardım geldi.

 

[Elder Lord dünyasında kullanıcılar ‘yıldızların laneti’ne sahiptirler.]

 

[Bazen, yıldızların laneti dolayısıyla, Boşluk tarafından celp edilirler,* öldükten sonra yeniden doğarlar.]

 

[Yıldızların lanetini alan kişiler, bu lanetten başarı puanlarını toplayıp ‘ Tanrıların Bağışlaması’nı kazanarak kurtulabilirler. Eğer başaramazlarsa kaderlerinde, Boşluk’ta sonsuza kadar acı çekmek vardır.]

 

[Eğer bir NPC yıldızlar tarafından lanetlendiğini bilirse, o zaman ayrı tutulma ihtimali ortaya çıkar.]

 

[Metot ne olursa olsun, Elder Lord dünyasındaki her şey senin seçimindir.]

 

Ian anında durumu anladı. Yıldızların laneti seçeneği, oyuncuların oyuna giriş çıkışlarının ve öldükten sonra canlanmalarının açıklaması olarak yaratılmıştı. Yaratıcıların ileri görüşlülüğünü onayladı.
Ian dürüstlükle cevapladı, “Doğru.”
“Anlıyorum.”

 

Daha fazla konuşmadılar. Elder Lord dünyasında NPCler yıldızlar tarafından lanetli olan kullanıcılara karşı gönülsüz yaklaşıyorlardı.

 

Ian tekrardan büyük kılıcına yöneltti ilgisini. Lenox’un hareketlerini anımsadı. Silahı balta olsa bile, Lenox büyük bir savaşçıydı. Şu andan itibaren Ian için Elder Lord bir oyun değil, yeni bir dünyaydı.

 

O artık yıldızlar tarafından lanetlenmiş, ork savaşçısı olmak için bir tarafları terleyen bir yeni gelendi.

 

“Kuaah!”

 

“Hiyahhh! Hayattayım!”

 

“Bul’tarrr!”

 

Orklar kendi yeteneklerini geliştirirken, Ian’ın içinde de yanan bir ruh ortaya çıkmıştı.

 

Ian kılıcını kuşandı.

 

 

Çevirmen notu
*Celp edilmek: Çağırılmak, Ortaya çıkarılmak. İng: Summon