Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

16. Bölüm Gelinin Ailesini Ziyaret Etmek (4)

Çevirmen: Rosanixe / Editor: lotus

Büyük ihtimalle Chu Lian’ın bir hata yapmasını bekliyordu. Böylece onu merhametsizce bir çukura atıp bütün başkentin alay konusu yapabilirdi!

“Altıncı Hanım sadece şu kemerli kapıdan geçip dönünce Anxiang Avlusu’na varmış olacağız. Lütfen yavaş yürüyün burada yol çok düzgün değil!” diyerek Xiyan ona bir hatırlatmada bulundu. Xiyan Altıncı Hanım’ın kişisel hizmetçisiydi ve küçüklüklerinden beri ona hizmet ediyor Altıncı Hanım’ın hayatıyla her açıdan ilgileniyordu. Anxiang Avlu’sunda Altıncı Hanım kadar zaman geçirmişti.

Şimdi Altıncı Hanım evlenip haneden uzaklaştıktan sonra geri dönünce Xiyan’ın geçmişe dair hatıraları canlanmıştı ve Chu Lian’a Üçüncü Madam demeyi unutmuştu.

Xiyan’ın gözleri nostaljiyle doluydu. Bir parça çim bile anılarını besliyordu. Chu Lian’a ağaçlarla belirlenmiş yolda yürümesi için dikkatle yardım etti.

Ama Chu Lian’ın ruh hali Xiyan’ınkinden tamamen farklıydı. Burasıyla ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Tek bildikleri kitaptandı ve buradaki tek avantajı buydu.

Antika bir kapı ve açelyalarla dolu bir bahçeden geçtikten sonra önlerine yeşillik bir alan çıktı. Chu Lian’ın gözleri şaşkınlıkla açıldı. Burası... Burası Anxiang Avlusu muydu?

Önüne küçük olağanüstü bir kulübe çıktı, yoğun bir bambu ormanının içine gizlenmişti. Yoğun yeşilliklerin arasında sadece olukları görünüyordu.

Evin hemen önünde suyun içinde duran, dekoratif bir dağ bulunduran küçük bir nilüfer gölü vardı. Toprağın özellikleri ve manzaradan dolayı gerçekten de yaşamak için güzel bir yerdi.

Ama avlu bambularla kaplı olduğu için birisi ona Xiao Bojian’ın hangi bambu kaplı yolda saklandığını gösterebilir miydi?

Orijinal kadın ana karakter onunla nerede karşılaşmıştı?

Xiyan çok mutlu görünüyordu bambu ormanına doğru işaret ederek konuştu:

“Altıncı Hanım, şuna bakın! Benekli bambuların filizleri çoktan büyümüş! Sadece birkaç gün oldu, çok hızlı büyümüşler! Sadece bir kaç gün önce onları kazıp çıkararak tavada kızartılmış bambu filizi yapabileceğimizi söylüyordunuz!”

Chu Lian’ın dili tutulmuştu. Bambu hakkında konuşmasa olmaz mıydı? Bu bahçe bambuyla doluydu ve o bir botanist değildi. Hakkında konuştuğu benekli bambuların hangisi olduğunu nasıl bilebilirdi? Şu anda yapmak istediği tek şey bu lanet olasıca yerden ayrılmaktı.

Chu Lian bilerek doğru zamanda yüzünü buruşturarak derin bir nefes aldı. Xiyan sesi duydu ve endişeyle elini kontrol etti.

“Altıncı Hanım acıyor mu? Bu hizmetçi sizin için hemen biraz yanık merhemi arayacak! Bu hizmetçi merhemin dış avludaki dolapta olduğunu hatırlıyor!”

Madam Rong’un da hizmetçisi hemen Chu Lian’ı destekledi ve eve doğru yürümeye başladılar.

Ama tam koridora ulaşmışken işlerinden kaytararak kavun çekirdeği yiyen iki hizmetçiyle karşılaştılar.

İki hizmetçi yaklaşan konuşmaları duyup Chu Lian’ın yanındaki kıdemli hizmetçinin kıyafetini fark ettiler. Anında korku doldular ve hemen dizlerinin üzerine çökerek senkronize bir şekilde inlediler:

“Lütfen bizi affedin, Kahya!”

Chu Lian kendi düşünceleriyle meşguldü yani tembellik yapan hizmetçileri fark etmedi bile. Ama Xiyan kaşlarını çattı ve soğuk bir şekilde sordu:

“Siz kimsiniz? Neden Altıncı Hanım’ın Anxiang Avlusu’ndasınız? Bir de işten kaytarmaya cesaretiniz var!”

Hala Ying Yerleşkesi’nde yaşarken Anxiang Avlusu’yla ilgilenenler Kıdemli Hizmetçi Gui ve Xiyan’dı. Onlar Chu Lian’ın kişisel hizmetçileriydi bu yüzden kendilerini bu küçük hizmetçilerden biraz daha yukarıda tutarlardı.

Xiyan’ın arkadaş canlısı olmadığını ve yanındaki kadının, Chu Lian’ın, varlıklı bir hanım gibi giyindiğini görünce iki hizmetçi o günün Altıncı Hanım’ın babasının evini ziyaret edeceği gün olduğunu hatırladılar. Endişeyle önlerindeki insanların kim olduğunu fark ettiler.

İkisi de korkuyla titremeye başladı ve yüzleri bembeyaz oldu.

“Bu... Bu hizmetçinin adı Shanqin-”

“-bu hizmetçi de Suiqin.”

“Biz sadece burada Anxiang Avlusu’nda basit hizmetçileriz! Biz... Biz Sekizinci Hanım’a hizmet ediyoruz...” İki hizmetli konuşmayı bitirince ayağa kalkmaya cesaret edemeyerek yerde kalıp titremeye devam ettiler.

Hizmetçinin cevabını duyan Xiyan açıkça afallamış görünüyordu. Onun tepkisini beklemeden uzun boylu göl yeşili giysili bir hizmetçi evden çıktı.

”Neden bu kadar çok gürültü yapıyorsunuz? Uykumu bölüyorsunuz! Siz zamparaların bütün gün yaptığı tek şey kaytarmak! Sekizinci Hanım gelene kadar bekleyin! O zaman sizi bacaklarınızı kırarak cezalandırıyor muyuz cezalandırmıyor muyuz görün! “

Xiyan bu sesi çok iyi tanıyordu. Bu kişi Sekizinci Hanım’a hizmet eden Xiaoqin’di. Ying Hanesi’nde yaşarken ikisinin arasında sürekli bir anlaşmazlık vardı.

Xiaoqin sıksık Altıncı Hanım’ın arkasından kötü konuşurdu. Xiaoqin’in Chu Lian ve diğerlerinin dışarıda olduğundan haberi olmadığı açıktı, ta ki dışarı çıkıp Chu Lian ve Xiyan’ı görene kadar.

“Altıncı... Altıncı Hanım.”

Xiaoqin yutkundu ve suçlu bir halde Chu Lian’ı selamladı. Sanki duyularını yeni kazanmış gibi ardından Chu Lian’a doğru eğildi.

Xiyan’ın yüz ifadesi şimdi oldukça çirkindi. Chu Lian’a buraya kadar eşlik eden kıdemli hizmetçi de neler olduğunu anladı.

Altıncı Hanım evlenmek için evden ayrıldığı anda baba evindeki avlusuna başkası yerleşmişti. Adet olan evlilik sonrası ziyaretini bile beklememişlerdi. Herkes buna sinirlenirdi.

“Siz... Siz çok ileri gittiniz!”

Xiyan bu adil olmayan muameleye karşı koymadan duramadı. Kıdemli hizmetçinin ifadesi de çok iyi görünmüyordu. Sekizinci Hanım’ı düşüncesizliği yüzünden içinden azarladı. Sekizinci Hanım avluyu beğenmiş olsa bile taşımadan önce biraz beklemesi gerekirdi. Yine de bu kadar hızlı taşınmıştı. Bu resmen Ying Hanesi’nin onuruna atılan bir tokat gibiydi! Dahası şu anda Ying Hane’sinden sorumlu olan kişi onun hanımıydı. Sonuçta suç yine onun hanımının üzerine kalacaktı.

Xiaoqin aşağı doğru baktı. Xiyan tarafından azarlandıktan sonra sakinleşmişti. Sonuçta Altıncı Hanım çoktan evlenerek evden ayrılmıştı bu avlu er ya da geç Sekizinci Hanım’ın olacaktı. Evlenerek evden uzaklaşan kızlar dökülmüş su gibiydi, haneden çok uzakta yaşarlardı. Düşüncelerini toparladıktan sonra Xiaoqing sonuçlardan korkmayı bıraktı.

“Burası Sekizinci Hanım’ın evi. Kardeş Xiyan lütfen kelimelerinize dikkat edin.”

Xiyan, Xiaoqin’in söylediklerini duyunca neredeyse öfkesinin gücünden baygınlık geçirecekti. Ama şu anda en öfkeli ve kırılmış kişinin o olduğunu düşünerek hemen dönüp Chu Lian’ı sakinleştirmeye çalıştı.

“Altıncı Hanım lütfen sinirlenmeyin.”

Ama Chu Lian başını beklenmedik bir şekilde salladı. Hatta konuşurken dudaklarının kenarında silik bir gülümseme  bile vardı.

“Sinirli değilim. Şimdi hava ısındığına göre Sekizinci Kardeş sineklere karşı dikkatli olmalı.”

Xiyan Altıncı Hanım’la burada kaldığı günleri düşündü. Bir gölün yanındaydılar ve bir bambu ormanıyla çevrelenmişlerdi. Yaz gecelerinde sivri sinekler tam güçle üzerlerine gelirdi. Farkına varmadan önce vücudun hem acıyan hem de kaşınan bir kaç fazladan kırmızı ısırıkla dolardı. Yaz o zamanlar onlar için en zor mevsimdi.

Diğer hanımlar bu Anxiang Avlusu’nun sadece güzel manzarasını görürken hiçbir zaman burada yaşamanın acısını düşünmezdi.

O kibirli, zapt edilemez Sekizinci Hanım’ın bir zamanlar onların acı çektiği gibi acı çekeceğini düşünen Xiyan hemen neşelendi!

“Momo, acaba beni biraz ilaç almak için en büyük ablamın evine götürmeniz mümkün mü?” Chu Lian Madam Rong’un hizmetçisine gülümseyerek konuştu. Kıdemli hizmetçi bir anlığına afalladıktan sonra kendisini toparladı ve sıcak bir ses tonuyla cevapladı:

“Altıncı Hanım tabii ki mümkün! En büyük hanımın yanık tedavisinde kullanılan çok kaliteli bir şişe kar kremi var. Bu yaşlı hizmetçi size oraya kadar eşlik edecek.”

Chu Lian tam arkasını dönmüştü ki nazik bir sesin öfkeyle bağırdığını duydu.

“Chu Lian sakın sen söyledin diye Anxiang Avlusu’ndan ayrılacağımı düşünme! Bak söylüyorum Anxiang Avlusu benim! Bundan sonra burada bir gece dahi kalmayı aklından geçirme!”

Chu Lian önündeki problemi çözdüğünü düşünerek daha yeni rahatlamıştı. O anda çok yorgundu. Leydi Yuan canına mı susamıştı? Sorun çözüldükten sonra hala ona problem çıkarmaya çalışıyordu.