Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

22. Bölüm İyi Değerlendirme (1)

Çevirmen: Rosanixe / Editor: lotus

Chu Lian tam ona seslenecekti ki daha bir şey yapamadan He Sanglang çoktan yüzünde öfkeli bir ifadeyle arkasını dönmüştü. Hızlı adımlarla köşeyi dönen He Sanglang bir anda gözden kayboldu. Bunu gören Kıdemli Hizmetçi Gui iç çekti.

“Üçüncü Genç Madam önce kendi avlumuza dönelim. En Büyük Genç Madam burada, her şey yoluna girecek. Ve Üçüncü Genç Efendi durumu gördükten sonra dış avluya yardım çağırmak için gitmiş olmalı. Biz de avluya dönmeliyiz.”

Chu Lian yanaklarını hafifçe şişirdi ve He Changdi’nin  kaybolduğu yöne doğru bakarak kaşlarını çattı. He Sanglang’ın fazla aceleci davrandığını hissetmişti. Ayrıca yardım istemeye gitmiş gibi bir hali de yoktu. Matriark He’nin Qingxi Salonu’na doğru gitmemiş miydi?

Önemli değildi, burada kendine düşen rolü oynamıştı ve demin büyük bir şok atlatmıştı, gidip dinlenmek onun yararına olacaktı.

Diğer tarafta He Changdi çoktan Qingxi Avlusu’na ulaşmıştı. Yangın haberi henüz oraya gelmemişti. O sırada Kıdemli Hizmetçi Liu iki hizmetçiye birkaç dalı budarken talimatlar veriyordu. He Changdi’nin sanki pantolonu alev almış gibi oraya geldiğini görünce onu karşılamak için hızla yaklaştı.

“Üçüncü Genç Efendi, neler oluyor?”

“Büyükannem nerede?!” He Changdi oldukça endişeli görünüyordu.

“Matriark dinleniyor! Üçüncü Genç Efendi eğer durum çok acil değilse neden bahçede biraz beklemiyorsunuz?”

He Sanglang kibarlıkla daha fazla uğraşamazdı. Matriark He’nin odasına daldı.

“Büyükanne, hemen göstergenle birini saraya gönder ve bir imparatorluk hekimi çağır!”

Matriark He yaşına rağmen hafif uyuyordu. He Changdi odasına daldığı anda çoktan uyanmıştı. Kişisel hizmetçilerinden birinin yardımıyla doğruldu ve yatağın başlığına yaslanarak üçüncü torununa baktı.

“Sen yetişkin bir adamsın, neden bir çocuk gibi ortalıkta koşturuyorsun? Evinde kim hastalandı? Bir imparatorluk hekimi çağıracak kadar kim hastalanmış olabilir? Karın mı?”

Matriark He’nin iyi bir modda olduğu belliydi. Kaba hareketine rağmen kendi tarzıyla He Sanglang’la nazik bir şekilde şakalaşıyordu.

Hizmetçisi Matriark He’ye kolsuz bir dış giysi giydirene kadar He Sanglang birkaç büyük adımla ona yaklaşmıştı ve kaşlarını çatmış bir şekilde bakıyordu.

Matriark He torununun yüz ifadesini fark edince anında ciddileşti. Büyük bir şey olmuş olmalıydı.

“Sanglang seni bu hale getiren ne?” He Changdi Matriark He’nin yanına oturdu ve ellerinden birini tuttu.

“Büyükanne iç avludaki ana mutfakta yangın çıktı. En büyük ablam yaralandı. Bir imparatorluk hekimi çağırmak için birisini göndermek zorundasın ve oradaki en iyi hekimi çağırmalıyız, Baş Hekim Liu.”

“Ne!?” Matriark He durumun bu kadar ciddi olabileceğini düşünmemişti. Hemen yeşim taşından göstergesini* getirmesi için Kıdemli Hizmetçi Liu’yu çağırdı.  Göstergeyle imparatorluk hastanesine birini gönderip yardım isteyebilirlerdi.

*Onun önemli bir Madam olarak statüsünü gösteren sembol.

Matriark He o kadar endişeliydi ki ayağa kalkmak istedi. Yanındaki hizmetçisine ona kıyafetlerini getirmesi için işaret verirken endişesi yüzünden okunuyordu, “Hemen giyinmeme yardım et. En Büyük Genç Madam’ın durmunu görmek istiyorum.”

O zamana kadar He Changdi sakinleşmişti.

“Büyükanne endişelenme mutfağın önünden geçerken çoktan birini durumla ilgilenmesi için görevlendirdim. Şimdi telaş yapmanın kimseye bir faydası yok, kendine bir zarar vereceksin. Neden burada beklemiyorsun? Laiyue birazdan gelip rapor verir.”

Matriark He hayatı boyunca birçok zorlukla başa çıkabilmişti, o an paniklemesinin tek sebebi bir anlığına duygularını kontrol edememiş olmasıydı. Torununun mantıklı önerisini duyunca yavaş yavaş rahatlamaya başladı.

“Sanglang bu sefer iyi bir iş çıkardın. Sonunda omuzlarına biraz daha sorumluluk almaya hazırsın.”

He Changdi önceki hayatında olayların gerçekleştiği sırayı düşündü ve Matriark He’nin bu kelimelerini hiç duymadığını anımsadı.

Bu sırada Matriark He çoktan üstünü giyinmiş ve odanın başına oturmuştu. He Changdi büyükannesinin yanına oturdu, konuyu nasıl açıklayacağını düşünürken gözleri kararmıştı. Matriark He dua boncuklarını ellerinin arasında sürttü. Gözleri girişe takılmıştı, zar zor kontrol ettiği sabrıyla birinin gelip haberleri vermesini bekliyordu.

He Changdi aniden konuştu:

”Büyükanne senden bir isteğim var.”

Matriark He torununa bakmak için merakla döndü. Torunu doğuştan yakışıklıydı ve asil bir aile tarafından büyütülmüştü. Şimdi de evliliğin ardından daha da olgunlaşmış gibi görünüyordu. Biraz daha ağırbaşlı ve öncekinden daha yetişkin bir duruşu vardı.

“Benim sevgili Sanglangım ne zamandan beri başkalarından bir şeyler istiyor? Geçmişte bir şeyler yapman için uğraşan hep biz olmamış mıydık?”

Matriark He yardımsever bir tonda konuştu onu duyan herkes bu torununu ne kadar şımarttığını anlardı.  Öyle olmasa özel olarak  saraya gidip Dul İmparatoriçe’den, Chu Ailesi ile konuşup onun için doğurgan bir gelin istemezdi.

Ama He Sanglang’ın yüzünde ciddi bir ifade vardı.

“Büyükanne eğer ablama bir şey olursa lütfen Chu Lian’ın ev işlerinde onun yerini almasına izin verme.”

He Sanglang’ın isteğini duyunca Matriark He’nin kafası karışmıştı.

Bunu çok tuhaf bularak kaşlarını çattı.

”Sana ne oldu benim canım evladım? Karın He Ailesi’ne daha yeni katılmış olsa da iyi huylu birisine benziyor. Eğer en büyük ablan bir yaralanma geçirirse karın He Ailesi’ndeki tek sağlıklı hanım. Genç olsa da Büyükannen onu yönlendirmek için burada! Eğer kendisi de çok çalışmaya hazırsa o zaman ev işleriyle ilgilenmesinde ne gibi bir sakınca olabilir?”

He Sanglang büyükannesinin ses tonundan Chu Lian’a karşı olan korumacı duruşunu sezmişti. İçi bir anda öfkeyle doldu ve içinden Chu Lian’a bu kadar dikkatli olduğu için lanet okudu. He Ailesi’ne daha yeni katılmıştı ama çoktan bütün büyüklerin takdirini kazanmıştı.

Ne yazık ki bu sefer büyükannesiyle aynı görüşte değildi.