Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

46. Bölüm Bir Kase Daha (2)

Çevirmen: Rosanixe / Editor: lotus

Mantarlı makarna hazırdı, Chu Lian güzelce karnını doyurduktan sonra uyumaya gitti.

Bir saat sonra Kıdemli Hizmetçi Zhong ve diğer iki hizmetçi yemeğe davet edildi.

Ana mutfak yangın tarafından hasar aldığından beri hizmetçiler de efendileri gibi yemeklerini avlunun mutfağından alıyordu. Ama hepsi efendilerinden sonra yiyordu. Yemek yapma kısmına gelince her avluya bir aşçı gönderilmişti.

Ama Songtao Avlusu’ndaki aşçının yapacak bir şeyi yoktu çünkü Üçüncü Genç Madam yapılan yemeklerin yeterince iyi olmadığını düşünmüştü.

Başta Chu Lian kendi hizmetçilerini getirip kendi yemeklerini hazırlamak istediğinde aşçı çok istekli değildi. Ama Üçüncü Genç Hanım’ın ilk yaptığı yemekten sonra aşçının davranışları 180 derece değişmişti. Üçüncü Genç Hanım’ın her gün tekrar gelmesi için bir köpek gibi beklemeye başlamıştı.

Songtao Avlusu’ndaki bütün hizmetçiler Chu Lian’ın talimatlarıyla yapılan yemekleri yedikleri için kutsanmış hissetmeye başlamışlardı. Chu Lian herkese yetecek kadar yemek olduğundan emin olmak istiyordu, bu yüzden her zaman malzemeyi bol tutuyordu.

Kıdemli Hizmetçi Zhong ve Kıdemli Hizmetçi Gui de dahil olmak üzere bütün hizmetçiler bir masaya oturdu. Gençken Kontes Jing’an’a hizmet eden ikinci sınıf bir hizmetçiydi. Doğum yaptıktan sonra He Changdi’nin bakıcısı olmuştu.

Kendisinin iki oğlu vardı ve en büyük gelini iki yıl önce ikizlere hamileydi. Onlarla ilgilenebilmek için köyüne geri dönmüştü. He Sanglang’ın isteği ona ulaşalı sadece birkaç gün olmuştu ve Jing’an Hanesi’nde bir kez daha göreve koşmuştu.

Kontes Jing’an lüks bir hayat yaşamıştı ve Kıdemli Hizmetçi Zhong, Jing’an Hanesi’ne geldiğinden beri ona hizmet ediyordu. Yani Kıdemli Hizmetçi Zhong her türlü lezzetin tadına bakmıştı. Etrafındaki neşeli ve heyecanlı hizmetçilerin yüzünü görünce onlara küçümseyen bir bakış attı.

Sadece tok kalmak için bir öğündü. Bu kadar heyecanlanmaya değer miydi? Sanki ilk defa yemek görüyorlardı…

Üçüncü Genç Madam’ın hizmetçilerine karşı içinde hissettiği küçümseme büyüdü ve Üçüncü Genç Efendi’nin onu Üçüncü Genç Hanım’ı izlemesi için göndermesinin akıllıca olduğunu düşündü. O ve etrafındaki insanlar kendi seviyesinin altındaydı. Jing’an Hanesi’nin namını zedelememek için izlenmeleri en doğrusu olurdu.

Kıdemli Hizmetçi Gui, Kıdemli Hizmetçi Zhong’un ifadesini dikkatle izliyordu. Kıdemli Hizmetçi Zhong’un Altıncı Hanım’ı küçük gördüğünü görebiliyordu. Dudaklarının kenarı buruştu ve alt sınıf hizmetçilere işaret verdi.

“Yemeği getirin.”

Jingyan hafifçe yutkundu ve heyecanlanmaktan kendini alamadı.

“Momo bugün mantarlı makarna var! İlk defa böyle bir şey yiyeceğim, sadece kokusu bile salyalarımı akıtıyor!”

Kıdemli Hizmetçi Gui, Jingyan’a bir bakış attı.

Onun karşısında oturan Kıdemli Hizmetçi Zhong ise Kıdemli Hizmetçi Gui’ye küçümseyen bir bakış attı.

Bir süre sonra hizmetçiler makarnaların olduğu beyaz porselen kaseleri getirdiler. Önce onları masaya koyduktan sonra makarnaya eşlik edecek garnitürleri getirdiler.

Canlandırıcı kıtır turşular, Çin peyniri kabuğuyla sarılmış tahta kulak mantarı ve tam kıvamında salamura edilmiş soya fasulyeleri.

Beyaz porselen kaselerin etrafını garnitürler sarıyordu. İçindeki makarnalar hoş aromalı, yoğun, sütümsü bir çorbanın içinde yüzüyordu. Shitake mantarları, kral midyesi mantarı dilimleri, enoki mantarları ve midye mantarları kaseye güzelce dizilmişti.

Her şey doğranmış taze soğanla süslenerek tamamlanmıştı. Canlı yeşil noktalar, sütümsü beyaz çorbada zümrüt gibi göze çarpıyordu. Beyaz kaselerden buhar yükseliyor ve oradaki herkesin iştahını artırıyordu. Kıdemli Hizmetçi Zhong gözlerini sonuna kadar açarak önündeki mantarlı makarnaya bakıyordu. Önceden yediği tatsız mantarlarla karşılaştırınca, önündeki bu ustaca dizilmiş lezzetli görünen mantarlara baktı ve yutkunmaktan kendini alamadı. Sorularını dile getiremeden masadaki herkes çubuklarını alıp yemeye başladı.

Ziyafet hemen önlerindeydi, kim konuşmakla zaman harcardı ki? Salonda sadece makarna yerken çıkan  höpürdetme sesleri duyuluyordu.

Bütün genç hizmetçiler normalde üzerlerinde olan asaleti atıp yemeklerine gömüldüler.

Tencerede çok kalmadığını görünce ikinci bir tabak daha almak için hızlarını artırıyorlardı!

Kıdemli Hizmetçi Zhong söyleyeceklerini yuttu ve Wenlan’la Wenqing’e baktı. Sonra çubuklarını aldı ve biraz makarna alıp ağzına yerleştirdi.

Bir an onları çiğniyordu bir sonraki an çubuklarının hızını artıyordu.

Yoğun çorba boğazından aşağı geçtikten sonra derin bir nefes almaya fırsatı oldu. Bütün bedeni tazelenmiş hissederken bu lezzetli tat dilinde dolanmaya devam etti. Ne yazık ki makarnaların porsiyonu çok azdı. Tamamen doymamıştı. Bu yüzden arkasındaki hizmetçiye döndü ve konuştu:

“Bana bir kase daha getir!” Hizmetçi cevap verirken sıkkın görünüyordu.

“Momo, başka... Başka makarna kalmadı...”

Ne?

Başka yok muydu?

Kıdemli Hizmetçi Zhong kan tükürme isteğine karşı koydu. Daha demin makarnayla dolu bir tencere görmüştü nasıl hepsi öylece bitebilirdi?

Bu insanların nasıl bir iştahı vardı?

Kıdemli Hizmetçi Zhong başını yanındaki tencereye çevirdi.

Beklediği gibi tencerede acınası bir kaşık mantarlı makarnanın sadece çorbası kalmıştı. Bu sırada bile zümrüt yeşili kıyafeti olan bir hizmetçi kalan son çorbayı kendi kasesine döküyordu...

Kıdemli Hizmetçi Gui yemek savaşında tecrübeli bir askerdi, bu yüzden Kıdemli Hizmetçi Zhong’dan daha sakindi. Yavaşça çubuklarını bıraktı ve Kıdemli Hizmetçi Zhong’a asil bir şekilde gülümsedi.

“Kıdemli Hizmetçi Zhong lütfen yemek yerken acele etmeyin. Ben şimdi gidip dinleneceğim.”

Kıdemli Hizmetçi Zhong önce tamamıyla boş olan kasesine sonra da Kıdemli Hizmetçi Gui’nin kaybolan figürüne baktı. İçinden öfkeyle haykırdı.

‘Yemeğimin yavaş bir şekilde tadını çıkarmak istemiştim ama siz kaçıklar ben tepki veremeden her şeyi yediniz. Ben ne yiyeceğim şimdi?’

Bir kere öksürdükten sonra Wenlan ve Wenqing’i de alarak uzaklaştı. Odalarına dönüş yolunda Wenqing konuşmadan duramadı: “Momo yemekler çok lezzetliydi ama ben yeterince yiyemedim!”

Kıdemli Hizmeti Zhong gözlerini devirdi. O da yeterince yiyememişti! Böylece aslında sakin ve heybetli olan Kıdemli Hizmetçi Zhong bir sonraki yemekte çok daha hızlı yemeyi planladı belki gelecek sefere ikinci tabağı alabilirdi!