Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

5. Bölüm Bekaret Testi (2)

Çevirmen: Rosanixe / Editor: lotus

İki adımda He Changdi önlerinde bitmiş ve kutuyu ellerinden alıp herkesin önünde kapağını açmıştı. İçindeki beyaz mendilin üzerinde kırmızı noktaları görünce He Changdi soğuk bir şekilde Chu Lian’a baktı.

Göğsü öfkeyle inip kalkıyordu. Bunu önceden hazırladığına inanamıyordu. Bütün temellerini sağlama almıştı! Böylece o adam uğruna her şeyi yapardı!

Kutu, Üçüncü Genç Efendi tarafından tekrar eline tutuşturulunca Kıdemli Hizmetçi Liu ona anlamayan gözlerle baktı, He Changdi’nin hareketleri yüzünden tamamen afallamış durumdaydı.

Üçüncü Genç Efendi’nin bugün ne yaşadığını gerçekten anlamıyordu. Önceden Üçüncü Genç Efendi’nin bu evlilikten çok da mutlu olmadığına dair söylentiler duymuştu, demek ki bu doğruydu. Ama ikisi çoktan evliliklerini tamamladığına göre kalan günlerini birlikte geçirmek zorundaydılar. Üçüncü Genç Madam, Dük Ying’in evinin meşru kızıydı ve bu durum iki ailenin de itibarını etkiliyordu. Dahası Üçüncü Genç Madam oldukça nazikti ve iyi bir madam gibi görünüyordu. Üçüncü Genç Efendi, Üçüncü Genç Madam’ı bu şekilde aşağılayarak biraz fazla ileri gitmişti. Bunu kesinlikle hanımına rapor etmek ve hanımın Üçüncü Genç Efendi’ye biraz akıl vermesini sağlamak zorundaydı.

He Changdi bu düşüncesiz hareketinin Kıdemli Hizmetçi Liu tarafından annesine rapor edileceğini bilmiyordu.

“Üçüncü Genç Efendi, hiçbir sorun olmadığına göre izninizle bu yaşlı hizmetçi ayrılıyor.”

Chu Lian, Kıdemli Hizmetçi Gui’den iki kıdemli hizmetçiye dışarı kadar eşlik etmesini istedi, sonra da Jingyan’ı o gün ailenin iki kıdemli üyesine sunmak için hazırlaması gereken hediyeleri hazırlaması için yolladı. Dün akşam çoktan bir liste hazırlamıştı ve yapması için Jingyan’a vermişti.

Yeni evli çift gelin odasında tekrar yalnız kalmıştı. He Changdi küçümseyerek gülümsedi ve yanına yürüdü, boyunu kullanarak aşağıya doğru ona baktı.

“Görünüşe göre bunları çoktan düşünmüşsün. Seni hafife aldım. Yani bir parça bile onur yok içinde! Nasıl böyle bir konuda sahtekarlık yapabilirsin?!”

Chu Lian yeşim taşından bir orkide tokayı bulut şeklinde toplanmış saçına takmakla meşguldu, kadın ona doğru baktı ama He Changdi’nin beklediği gibi öfkeyle ona bağırmadı. Bunun yerine ona düzgün ve rahat bir şekilde gülümsedi yeni açmış bir şakayık kadar güzeldi.

“Bu sabah gelin odasında uyanmadın mı canım kocacığım? Nasıl sahtekarlık yapmış olabilirim?”

“Neden bahsediyorsun?!” He Changdi o kadar öfkeliydi ki boğazından kahkaha baloncukları yükseldi. Chu Lian’a bakış açısını değiştirdi, onunla bu şekilde konuşmasına şaşırmıştı.

Bir anda konuşmaya başladı, “Yaptıklarını fark ettiğinde Xiao Wujing’in nasıl tepki vereceğini merak ediyorum!”

Chu Lian kaşlarını çattı ve romana dair hatırladıklarını düşündü. Daha önce Xiao Wujing diye bir isim duymadığını fark etti... En azından kitabın okuduğu ilk yarısında.

“Kocacığım geç oluyor, gidip saygılarımızı sunmalıyız.” Chu Lian takılarını takmayı bitirdi ve He Changdi’ye döndü. Yüzünde bir gülümsemeyle onu hafifçe selamladı, duruşu genç asil bir genç hanım kadar kusursuzdu.

He Changdi’nin gözleri hala onun üzerine sabitlenmiş haldeydi. Gözlerinde tek bir ışıltı bile olmadığını fark etti, buna ek olarak ifadesinin seviyeli ve emin olduğunu görünce kaşları çatılmaya başladı.

He Changdi, Chu Lian’ın da onun gibi reenkarne olduğundan şüphelenerek arkasını döndü.

Eğer Chu Lian da onun gibi reenkarne olmuş olsaydı Xiao Wujing’in kim olduğunu unutamazdı!

Aslında Xiao Wujing’in adı romanda daha önce geçmişti. Xiao Wujin’in asıl adı Xiao Bojian’dı ve kitabın ana erkek karakteriydi... Ama kitabın ilk yarısında Xiao Bojian’ın asıl isminden bahsedilmediği için Chu Lian’ın hiçbir fikri yoktu.

Gelin odasında yeni evli çift dışardan iyi geçiniyormuş gibi görünüyordu ama aslında ikisi de içsel çatışma içindeydi.

He Changdi yanında duran Chu Lian’a baktı. Bazı yönlerden farklı olsa da öncekiyle aynı kişiydi; kötü niyet ve sahtekarlıkla doluydu. Kendisi ve Xiao Wujing dışında kimsenin hayatını umursamıyordu.

Kıdemli Hizmetçi Gui dış bölmede beklerken çoktan endişelenmeye başlamıştı. Yanlarına gelip onlara nazik bir hatırlatmada bulundu.

“Üçüncü Genç Efendi, Üçüncü Genç Madam geç kalıyoruz.”

Chu Lian, He Changdi’ye doğru bir bakış atıp anladığına dair bir ses çıkardı. Gelin odasından çıkarken ifadesi buz gibiydi.

He Sanglang’ın arkasında yürüyen Chu Lian’ı destekleyen Xiyan, kaşlarını çatmaktan kendini alamadı. Altıncı Hanımı’nın güzel yüzüne endişeyle baktı.

Xiyan diğer kişisel hizmetçilerden daha kontrollüydü ve Kıdemli Hizmetçi Gui en çok ona güveniyordu. Chu Lian’dan bir yaş büyüktü. Ying Hanesi’ne ailenin bir hizmetçisi olarak doğmuştu; Xiyan, Chu Lian’a küçüklüklerinden beri hizmet ediyordu. Ama Altıncı Hanımı Chu Lian’a hep öz kardeşiymiş gibi davranırdı.

Altıncı Hanım’ın nişanlanmasına karar verildiğinden beri Ying Hanesi’nde dolaşan bir dedikodu vardı. Söylentilere göre Matriark He’nin He Sanglang’ı getirip özellikle Ying Hanesi’nin Altıncı Hanımı’yla nişanlanmasını istemesinin arkasında  bir sır vardı.

Dük Ying’in Evi on yıllardır bunu reddetse de asil bir soya aittiler ve nesillerdir aile ağaçlarını genişletmek üzerinde çalışıyorlardı. Chu Lian’ın nesline gelince ise hanede on bir tane kız çocuğu vardı...

Sadece yaşlı Dük Ying’in sarayda yeri vardı ve genç nesilden kimse öne çıkamıyordu. Hane bu tür bir iddiayı reddettiği için hanımlardan birinin asil bir haneye evlilikle katılması zordu ama görünüşe göre bu hanımlar bir özellikleriyle öne çıkıyorlardı.

Önceki neslin en büyük madamı, Marquis Fuan’ın torunuyla evlenip iki sağlıklı erkek çocuğu doğurmuştu.

İkinci madam, Resmi Özel Sorunlar Bakanlığının Bakan Yardımcısı’nın ikinci oğluyla evlenmişti ve ilk çocuğu erkek olmuştu.

Üçüncü madam uzaklara gönderilmiş ve Guizhou’nun ordu şefiyle evlenmiş ve evliliklerinin ikinci yılında iki erkek çocuğu doğurmuştu.

Bundan sonra Dük Ying’in Hanesi’nden gelen bir gelinin ilk çocuğu istisnasız erkek olurdu. Bu durum bütün başkente, Shengyang’a, yayılmış ve iki yıl boyunca dolaşmıştı.