Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

6. Bölüm Eğitim (4)

Çevirmen: HoaqiN / Editor: Momental

Yeon-woo, bu gizemli tüccarla ilgili ne düşüneceğini bilemiyordu. Daha şimdi kendisine ‘Ce eee’ ve ‘Ahmak’ demişti.

Cübbesi yüzünden tüccarın yüz ifadesini göremiyordu ama keyfi yerinde gibiydi.

Yeon-woo kaşlarını kaldırdı.

‘Çok dikkatsizdim.’

Gizemli tüccarın da gardiyan gibi oyunculara müdahale etmesi kesinlikle yasaklanmıştı.

Bu yüzden tüccar ona uykusunda saldırmamıştı.

‘Yorgun olsam da bu şekilde uyumamalıydım.’

[503:20:19_53]

Saati kontrol ettiğinde, buraya gelişinin üzerinden 12 saat geçtiğini gördü.

A Bölümü'nün ortasına kadar gelmesi bir gün on saat sürmüştü. Toplamda eğitime başladığından beri 46 saat geçmişti.

Tek başına ilerleyen bir oyuncu için gayet hızlıydı. Bu kadar yorulmasına şaşmamak lazımdı. Nihayetinde bölümü bitirmek için kendini sonuna kadar zorlamıştı.

Yine de Yeon-woo bu durumdan memnun değildi.

Tüm zorlu idmanlardan sonra büyümeyi sağlamak için yeterli dinlenmenin şart olduğunu biliyordu. İnsan vücudu makine değildi sonuçta.

Aslında makinelerin bile aşırı ısınmayı önlemek için dinlenmeye ihtiyacı vardı.

Ne var ki Yeon-woo’nun buna vakti yoktu.

Onun için kule bir savaş meydanıydı ve savaşta dinlenmeye yer yoktu.

Her an her yerden çıkabilecek düşmanlara karşı hazırlıklı olmalıydı.

Varış noktası da bundan farksızdı.

Artık çelik oklardan korkmasına gerek olmasa da burası diğer oyuncuların özgürce girebileceği bir alandı.

Gizemli tüccar yapamasa da diğer oyuncular uykusunda ona saldırabilirdi.

‘Çok yorgun olsam da…’

Yeon-woo düşüncelerini topladı.

Savaştan bu kadar süre uzak kalınca biraz paslandığını itiraf etmeliydi.

Kendini toplamaya karar verdi.

Eski haline geri dönmeliydi.

‘Cain.’

Yeon-woo önceden onun için kullanılan ama şimdi boşta kalmış kod adını düşünürken gözlerini açtı.

Gözleri kararlılıkla parlıyordu.

Bu esnada gizemli tüccarın yüzünde garip bir ifade vardı.

Cübbesinden dolayı belli olmasa da Yeon-woo’nun zihninden geçenleri fark etmiş gibiydi.

Hafif bir gülümsemeyle sordu.

“Buraya gelirken bir şeye ihtiyaç duydunuz mu bayım? Bu dünyada var olan her şeyi satan tüccar benim. Eğer bir şeye ihtiyaç duyarsanız söylemeniz yeter. Herhangi bir yadigâr ya da eşyaya ihtiyacınız var mı? Bazı bilgilere de sahibim. Uygun bir fiyata onları satabilirim.”

Gizemli tüccar hafifçe parmağını şıklattı.

Yeon-woo’nun önünde bir pencere açıldı.

Satıştaki ürünler listelenmiş, farklı kategorilere bölünmüştü.

Yeon-woo ekrana dokunurken hafifçe dilini şıklattı.

‘Medusa’nın Zehri, Altın Dağ Keçisi’nin Boynuzu, Tiamat’ın Sol Gözü ve Walpurgis’in Kâbusu. Eğitimde böyle eşyalar mı var? Bu delilik.’

Listenin başındaki eşyalar, Kule’nin üst katlarında seçkinlerin hemen almak isteyeceği cinstendi.

Ayrıca listede eğitimi kolayca bitirmeye yardımcı olacak bir sürü şey de vardı.

Yine de bu cama ekmek banmak gibi bir şeydi. Eğitime yeni başlamış oyuncuların böyle şeylere parasının yetmesi mümkün değildi.

Şansına aşağılara indikçe düşük seviyeli eşyalara rastlamıştı.

Aşağılarda buraya yeni başlayanlar için kullanışlı eşyalar sıralanmıştı.

 ‘Arhan stili Kılıç Ustalığı Kılavuzu, Tek Çember büyüsüne giriş ve Element Büyülerinde başarının sırrı. Bunlar işe yarar beceri kitapları ama bu becerileri geliştirmek için pratik yapmak gerekiyor.’

Özellikle ‘Barma’nın Zehirli Dişi’ adlı bir hançer Yeon-woo’nun dikkatini çekmişti.

[Barma’nın Zehirli Dişi]
Saldırı gücü: 25
Açıklama: Barma bataklıklarında yaşayan bir yılanın eritilmiş dişlerinden yapılmış bir hançer. Hançerin kenarında bulunan zehir rakibe temas ettiğinde zehir etkisi uygulama ihtimali bulundurur. Zehir rastgele bir etki uygular.

‘Aslında zehir değil de uyguladığı etkilerle öne çıkan bir hançer.’ 

Hançer rakibe temas eder etmez etkisini uyguluyordu.

Hedefe uygulanabilen çok çeşitli etkiler vardı. Zehir, yakma, dondurma, çarpma, halüsinasyon, yerine sabitleme, körlük, vesaire... Bu etkilerden biri rakibe rastgele uygulanıyordu.

Eğer rakipler bu değişken etkilerle başa çıkabilecek bir yol bulamazlarsa yenilmeleri işten bile değildi.

Dahası mistik bir yaratığın dişlerinden yapılmıştı yani yüksek katlara çıktıktan sonra bile büyü eşyası olarak kullanılabilirdi.

Eğer alırsa çok işine yarayabilirdi.

Yine de Yeon-woo gözünü hançerden ayırıp diğer kategorilere geçti.

‘Yanımda bulundurmak iyi olabilir ama şu an fiziksel eğitime yoğunlaşmalıyım. Şimdilik eşyalara bel bağlamanın gereği yok.’

Listeye bakarken uzunca bir süre geçti.

Bir ara gezinmeyi bıraktı.

‘Buldum.’

[Yenileme Bileti]
Açıklama: İstediğiniz herhangi bir yere geri dönebilirsiniz.

Yeon-woo sırıtarak gizemli tüccara baktı.

“Bunların fiyatı ne kadar?”

“Bizler sadece makul fiyatlar sunan dürüst tüccarlarız. Asla oyunculardan ihtiyaçları olan ürünler için fahiş fiyatlar istemeyiz. Parası olmayanları kazıklamak…”

“Kısa kes.”

“Sahip olduğunuz nitelik puanları. Tüm vermeniz gereken bu.”

Dürüst tüccarlar mı?

Yeon-woo elini listenin sonundaki “Su”yun üstüne getirdi.

[Su]
Açıklama: Susadığınızda kullanabileceğiniz bir şişe içme suyu. Yanınızda biraz bulundurduğunuzdan emin olun.
Fiyat: 2 Güç

Normal su bile 2 güç puanı mı tutuyor? Bu mu dürüstlük?

Yeon-woo şaşkınlıktan gülmeye başladı. Sinirleri bozulmuştu.

Bu abartılı fiyatı görmezden gelip almayabilirdi ama sorun insanların suya ihtiyaç duymasıydı ve eğitim boyunca yiyecek veya içecek bulabileceği hiçbir yer yoktu.

'Bir günlük yemek ihtiyacı için 3 Çeviklik puanı'

Biri dışarıdan yeteri kadar yemek ve su getirse bile eğitim sırasında kaybedebilir veya diğer oyunculara çaldırabilirdi.

Ek olarak A Bölümü'nü zar zor tamamlayan oyuncular kendilerini daha iyi ekipman almak zorunda hissediyorlardı.

‘Buradan sonra bir patron canavar odası var. Oyuncuların kendilerini savaş için olabildiğince hazırlamaktan başka çareleri yok.’

Yani oyuncular durumu kabullenip gizemli tüccardan eşya almak zorundaydı fakat sonrasında azalmış nitelik puanlarıyla bir sonraki savaşlarda daha fazla zorlanıyorlardı ve yetmezmiş gibi zar zor topladıkları nitelik puanlarıyla yeniden bir sonraki eşya setini almak zorunda kalıyorlardı böylece kendilerini çıkılamaz bir döngüye sokuyorlardı.

Bu da kendine ‘Dürüst satıcı’ diyordu.

Bir hırsızdan farksızdı.

Yeon-woo sırıttı.

‘Eğitimi kim tasarladı bilmiyorum ama kesinlikle acımasızlar.’

Listeyi kapattıktan sonra Yeon-woo:

“Almak istediğim bir şey var.”

“Evet. Söyleyin.”

“A Bölümü'nden kazandığım tüm nitelik puanları karşılığında…”

Yeon-woo ne alacağına çoktan karar vermişti.

“A Bölümü'nü tekrarlamak için bilet almak istiyorum.”

Kurallar oyuncuların bir bölgeyi temizledikten sonra tekrar geri dönmelerine izin vermiyordu. Gel gör ki birini istediği yere geri gönderebilen nadir biletlerin olduğunu duyunca Yeon-woo'nun aklına böyle bir fikir gelmişti.

Eğer sürekli A Bölümü'nü tekrar ederek yetenek puanı biriktirirse sonrasında ilerlemesi çok daha kolay olmaz mıydı?

O anda gizemli tüccarın gözleri cübbesinin altında garip bir ışıltı saçtı.

Gözleri merak doluydu.

“Yenileme Biletlerinden mi bahsediyorsunuz?”

“Evet.”

“Elimde onlardan var ama daha önce onlarla ilgilenen kimseyi görmemiştim. Genelde A Bölümü'nden canlı çıkanlar bir sonraki bölgeyi daha kolay geçmelerini sağlayacak eşyalar alırlar, A Bölümü'nü tekrarlatacak şeyler değil. "

“Açıkçası aklımda bir şey var.”

“Siz öyle diyorsanız.”

Gizemli tüccar gülerek ellerini çırptı.

*Şak*

Arkasındaki tüm raflar kayboldu.

Sonra.

[A bölgesinden elde edilen nitelik puanları alış veriş ücreti olarak ödenecek.]
[‘A Bölümü için Yenileme Bileti’ (10 adet) elde edildi.]

Yeon-woo vücudunun bir balon gibi söndüğünü hissetti. Az önce sahip olduğu savaşçı vücudu bir hayale dönüşmüştü.

Onun yerine elinde 10 pembe renkli bilet tutuyordu.

“Bileti kullanması çok basit. Kullanmak istediğiniz zaman bileti yırtmanız yeterli, sonrasında başlama noktasına ışınlanacaksınız.”

Yeon-woo biletleri cebine attı.

“Onları düzgün kullanacağım.”

“Öyle yaparsanız sevinirim. Şimdi gitmeliyim. Umarım yeniden karşılaşırız.”

Gizemli tüccar arkasını dönüp hiçbir iz bırakmadan havaya karıştı.

Yeon-woo, etrafını saran oda yok olurken kendini farklı bir yerde buldu.

Geldiği boş geçitten farklı olarak önünde düzinelerce korkuluk sıralanmıştı. Ayrıca burada Yeon-woo’dan başka insanlar da vardı.

Uzaklarda bir yerde yaklaşık beş kişi korkuluklara her türden beceriyle saldırıyordu.

Ek olarak kızgınlıkla bağıran insanlar duyuluyordu, bu da korkulukların kolay lokma olmadığını gösteriyordu.

[Burası A Bölümü'nün patron canavarı odası. Giriş yapmak istiyor musunuz?]

Yeon-woo bir bilet çıkarttı.

Patron canavarın zorluğunu görmek istiyordu ama şu anki güç seviyesinde tek bir hata sonu olurdu.

Hiç tereddüt etmeden bileti yırttı.

*Vhoossh*

Gözlerini açtığında kendisini tanıdık bir yerde buldu.

Daha önce geldiği başlangıç noktası…

Belinden bir hançer çıkarıp sağ eline aldı.

‘Buradayken yeteneklerimi olabildiğince yükseltmeliyim.’

Bu sefer A Bölümü'nü tamamen fethetmeyi hedefliyordu.