Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

13. Bölüm Uyanmış Kaydı (2)

Çevirmen: MidnightSun / Editor: Zakowske

“Hey, birader. Yalnız gibi duruyorsun. Bizim ekibe katılmak ister misin? Burada 7 kişi topladık o yüzden bir kişilik yer var hala.”

“Ah, sıkıntı yok. Yalnız giriyorum.”

Woojin’in reddetmesiyle adam şaşırmıştı.

“Tek başına girerek giriş ücretini niye ziyan ediyorsun ki? Süre limiti var zaten. Kendi başına pek Kancevheri toplayamazsın.”

Woojin’in kafasının karıştığını görünce güldü adam.

“Sanırım daha yeni Madenci oldun.”

Uyanmışların da kendi aralarında lakapları vardı. Temizlenmemiş zindanlara girenlere Muhafız denirdi. Temizlenmiş, güvenli zindanlarda Kancevheri toplayanlar Madenci olarak bilinirdi. Zindan Yırtılmaları sırasında canavarlarla savaşan Uyanmışlara da Koruyucu adı verilmişti.

Bu isimler ne yaptıklarına göre verilmişti. Ancak bir Muhafız, Madenci olabilir. Bir Madenci de Koruyucu olarak görev alabilirdi.

Woojin’in bir çaylak olduğunu sanmış gibi Madenciliğin kurallarını anlatmaya başladı adam.

Aynı anda bir Zindana girebilecek kişi sayısı sınırlıydı.

Muhafızlar bir zindana saldırdığı zaman grupları kişi sayısına göre oluştururlardı. Bu gruplara Saldırı Timi denirdi. Kore’nin 3 büyük loncası, Saldırı Timlerinin ustalığıyla bilinirdi.

Aynı şey Madenciler için geçerliydi. Saldırı Timleri güçlerini olabildiğince yüksek tutmak için maksimum miktarda kişi gönderir, Madenciler de aynı şeyi olabildiğince hızlı olmak için yapardı.

Giriş ücreti de madene girebilecek maksimum kişi sayısına göre belirlenirdi.

Shinrim İstasyonu 7. Çıkışa girebilecek maksimum kişi sayısı 8’di.

“O zaman tek başıma girmek istersem 8 kişinin ücretini birden mi ödemem gerekiyor? 800 dolar yani?”

“Aynen. Üstüne üstlük bu sadece saatlik ücret.”

Zindanda sadece sıradan canavarlar yenileniyor olsa bile tehlikeli bir yerdi. Zindan hakkındaki bilgiler paylaşılıyordu ve bu sayede Madenciler daha az tehlike altında kalıyordu. Ancak bu hayatlarını riske attıkları gerçeğini değiştirmiyordu.

Dönüş Cevherleri zindanın sadece en derin noktalarında olurdu. Bu yüzden sadece bir kişinin temizleyebilmesi imkansızdı. Bir saatlik sınır aşıldığında da giriş ücreti ikiye katlanıyordu.

‘Demek ki iki saatliğine bir zindana girmek istiyorsam 1,600 dolarlık bir giriş ücretine ihtiyacım var.’

Tüm canavarları kesebilirse büyük miktarda para kazanabilirdi. Ancak o düzeyde bir Uyanmış 2 yıldızlı bir zindana girmezdi bile.

“Senin düzeyin ne?”

“F.”

“Tsk tsk. Desene hiçbir şey öğrenmeden gelmişsin buraya ama yine de şanslısın. Biraz deneyim kazanmak için bizim ekibe katıl. Seni koruruz.”

“Hmm. Neden olmasın.”

Woojin kendi başının çaresine bakabilirdi ama yine de ekibe katıldı. Bunun tek sebebi yeterince parasının olmamasıydı.

‘İç rahatlığıyla zindanları temizlemek istiyorsam seviye kasmam lazım.’

Bir sürü kısıtlamalar ve ücretler vardı ve görünüşe göre Madencilik Woojin’e göre değildi. Bu yüzden hayal kırıklığına uğramıştı ama bugünlük onlarla beraber madencilik yapmaya karar verdi.

Sekiz kişilik gruplar giriyordu madene. Bu yüzden sıra hızla kısalıyordu. Ayrıca herkes Uyanmış olmasına rağmen, hepsinin düzeyleri düşüktü. Kısacası çeşit çeşit insan toplanmıştı burada.

Zindanın seviyesi yüksek olmadığı için önlerindeki ekipler Zindanı 40~50 dakika içinde tamamlıyorlardı.

Kendini Bae-dohsoo olarak tanıtan kişi ise E düzey bir uyanmıştı. Altı kişilik ekibiyle madenlerden kazanç sağlayan usta bir madenciydi.

Genellikle sadece 1 yıldızlı madenlere girseler de bu kez 2 yıldızlı bir maden denemek istemişlerdi. Bu ilk denemeleri olduğu için grubu 8 kişiye tamamlamak istiyorlardı.

Sekiz kişi altı kişiden daha iyiydi ne de olsa.

Kang-woojin ve Hong-sunggoo adında başka bir Uyanmış yalnız başına gelmişlerdi madene ve bu yüzden ikisi de Bae-dohsoo'nun ekibine katılmıştı. Hong-sunggoo da Woojin gibi çaylak ve F düzeydi.

“Görünüşe bakılırsa benim dışımda herkes F düzey. Bu yüzden benim payım 2 olacak ve diğer herkes de 1’er pay alacak. Tüm Kancevherlerini toplayıp, işimiz bitince 9 parçaya böleriz.”

Woojin bir şeyi demedi. Bae-dohsoo'nun şartları uygun gelmişti. Madene de sadece deneyim kazanmak için giriyordu zaten.

“Vay anasını. Titriyorum resmen. Ya sen?”

Hong-sunggoo daha en baştan Bae-dohsoo'nun grubuyla anlaşamamıştı. Bu yüzden Woojin’e karşı arkadaş canlısı davranıyordu sırada beklerken. Woojin ise normal cevaplar vermiş ve böylece birçok şey hakkında sohbet etmişlerdi.

Hong-sunggoo F düzey bir çaylaktı ama Zindanlara karşı büyük ilgi duyuyordu ve bu konuda çok bilgiliydi. Onunla sohbet etmek Woojin’in çok işine yaramıştı.

Hong-sunggoo 21 yaşındaydı ve daha iki ay önce bir Uyanmış olmuştu. Sonrasında okulu bırakmış, Uyanmış olarak çalışmaya başlamıştı. Son iki aydır 1 yıldızlı madenlere giriyordu ve artık madenciliğe alıştığını hissediyordu. Bu ise 2 yıldızlı bir madene ilk girişiydi.

Asıl hedefi para değildi aslında. Bunun yerine bir Uyanmış olarak yeteneklerini geliştirmek istiyordu. Hayali bir Muhafız olmak ve daha önce temizlenmemiş bir zindan temizlemekti. Bu yüzden bir Saldırı Timine katılmak istiyordu.

“Bir erkek korksa bile bunu belli etmemeli.”

“Haha. Ne kadar da kendinden eminsin abi.”

Sırada birkaç saat bekledikleri için bolca sohbet ettiler. Sonunda da birbirlerini abi, kardeş diye çağırmaya karar verdiler.

“Hadi hadi. Girmeye hazırlanalım.”

Zindanın etrafındaki bariyer yeşile döndü ve yavaşça kayboldu. Önündeki ekibin çıkışını görünce, Woojin merakla başını eğdi ve baktı.

“Ha? Göründüğü kadarıyla bir kaza olmuş.”

Deneyimli Bae-dohsoo'nun da tahmin ettiği gibi önlerindeki ekip dört tane kayıp vermişti. Zindan İdare Ajansının gönderdiği memurlar ve kamu görevlileri durumu incelemek için onlara doğru koştu.

Onların tam arkasında durduğu için Woojin konuşmalarını rahatça duyabiliyordu.

“Zindanda Hobgoblin çıktı! Nasıl olabilir bu ya?”

Gönderilen kamu görevlisi Giriş Kaydını öfkeli Uyanmışa gösterdi.

“Okumadınız mı bunu? Bak burayı da imzalamışsınız.”

[Zindanda yenilenen canavarlar, bildirilenlerden farklı olabilir.]

[Bunun sorumluluğu Uyanmışlara aittir.]

….

Ekiplerini kaybeden 4 Uyanmış çok öfkeliydi ama bir tazminat alabilmeleri mümkün gibi durmuyordu. Madenci olmak o kadar da güvenli bir iş değildi ne de olsa.

“Tsk tsk. Böyle tartışmak işe yaramaz. Sadece kendi çenelerini yoruyorlar.”

Görünüşe göre ekip üyelerinin cesetlerini geride bırakmışlar ve Dönüş Cevherini buldukları gibi kaçmışlardı. Bu yüzden hiç Kancevheri toplayamamışlar ve sadece zarar etmişlerdi.

Deneyimli bir Madenci olarak Bae-dohsoo böyle durumlarla çok karşılaşmıştı. Bu yüzden tartışmadan uzaklaştı ve kendi ekip üyeleriyle konuştu.

“Hobgoblinler 2 yıldızlı canavarlardır. İyi hazırlanırsak onlara karşı kazanabiliriz. Hatta, kesinlikle Kancevheri düşüreceklerinden bizim için daha iyi olur.”

Bae-dohsoo'nun dediklerine göre daha önce hiç Hobgoblin avlamamış ama 200’den fazla 1 yıldızlı maden temizlemişti.

Böylece, ekibin sekiz üyesi Zindan Giriş Kaydına isimlerini yazdılar ve metro istasyonunun merdivenlerinden aşağı inmeye başladılar.

“Hadi hadi. Girelim bakalım.”

Bae-dohsoo'nun yüreklendirmesinden sonra merdiveni inip bir tünele yöneldiler. Girdiklerinde beyaz bir bariyer oluşmaya başladı.

[Shinrim İstasyonu 7. Çıkışa girdiniz.]

[Bu zindan çoktan temizlenmiştir. Sadece sıradan canavarlar yenilenecek.]