Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

6. Bölüm Kapalı Zindan

Çevirmen: MidnightSun / Editor: Zakowske

Canavarların cesetlerini [Güç:5 Çeviklik: 8 Dayanıklılık: 5] düzeyinde puanlara sahip İskelet Askerleri çağırmak için kullandı.

Kullanılan Büyü Puanı: 1 Gereken Kontrol Düzeyi: 1

Fazladan 27 tane Davşan kesip iki kez seviye atlayınca Woojin’in seviyesi 3 olmuştu. Seviyesi her arttığında 5 durum puanı kazanmış ve bu 10 puanı Büyü ve Kontrol kısımlarında kullanmıştı.

Büyü: 15 Kontrol: 14

15 tane İskelet Asker çağırması durumunda sadece 14 tanesini kontrol altında tutabilirdi. Asker miktarı Kontrol düzeyini geçtiği anda zapt edilemez duruma gelirdi.

“Uyanın askerlerim.”

Woojin bir nekromansır olarak zirveye ulaşmıştı zaten. Geri dönüşü sıfırdan başlamasına sebep olsa da bu yolu bir kez kat etmiş olduğu için Büyüler ve Etkinleştirme sözcüklerinden yana endişelenmesine gerek yoktu.

Sözcükleri kullanmadan sadece iradesiyle yardımcılarını çağırabiliyor ve büyülerini kullanabiliyordu.

“Koo-roo-roo.”

Yakınındaki üç Davşan cesedi patlamış üç İskelet askeri ortaya çıkmıştı. Hepsi çok zayıf olduğu için onları ileri düzeyde çok nadiren kullanırdı. Buna rağmen onları görmek mutlu etmişti Woojin’i.

“Haydi gidelim.”

Yanında onu arkadan destekleyecek bir büyücü yoktu ama Davşan’lar karşısında bu bir sorun değildi. Woojin ve üç İskelet Asker merdivenlerden indi. Onları görünca Davşan’lar üstlerine atıldı.

“İleri!”

“Keehhhhhhk!”

İskelet Askerler korkunç bir çığlık attılar ve kemikten hançerlerini savurarak öne atıldılar.

Güüm!

“Kee-ehk.”

Bir Davşan sert bir şekilde kafa atınca İskelet Askerlerden biri daha ilk darbeyle yere yığılmıştı. Diğerleri daha şanslıydı. Davşan’lar yalnızca kolları ya da bacaklarından ısırmıştı onları.

İskelet Askerler tamamen kemikten oluştuğu için sadece dişleri kullanan saldırılar pek işe yaramıyordu. Buna rağmen iskelet askerler güçsüz ve saldırıları da çok zayıftı. Ayrıca ellerindeki kör hançerler Davşan’lara pek etki etmiyordu.

Ancak Davşan’ların en çok zarar veren ilk saldırısını durdurmuşlar ve bu yüzden iyi iş çıkarmışlardı.

Güüm, güüm.

Woojin çekicini savurdukça Davşan’ların kafaları etrafa saçılıyordu. Bu sayede bir anda üç Davşan öldürmüş ve onları çağırarak İsteket askerlerine eklemişti.

“Kee-kee-keek.”

Bir taneyi kaybetmiş olsa da elindeki İskelet Asker sayısı artmıştı. Bu askerler ona siper oluyor ve tehlikeli saldırıları engelliyordu. Woojin de ilerledikçe onları kontrol etmek için iradesini kullanıyordu.

“Kweeeehk!”

Metro’nun kırık camlarından grup halinde Davşan’lar fırladı. O kadar çoktular ki Woojin bir anlığına ilerlemeyi bıraktı.

“Engelleyin şunları!”

Yanındaki 5 İskelet, Askeri barikat çeker gibi Woojin’in önünde yan yana durup ona siper oldu.

Güm, güm, güm.

Davşan’ların hepsi İskelet Askerlerinin üzerine atıldı ve uzuvlarına kafa atmaya başladılar.

Çaaat!

Bir tane asker böyle tamamen parçalandı. Onun yarattığı boşluktan bir Davşan geçip Woojin’in kafasını hedef alarak tüm gücüyle atıldı.

Woojin tüm gücüyle çekici savurup, Davşan’ın kafasını parçalara ayırdı.

“Bir tane daha!”

Ceset bir yana savruldu ve patlamasıyla içinden yeni bir İskelet Asker çıktı.

Ardından Woojin, askerlerinin engellemeye çalıştığı Davşanlara yönelip onlara saldırdı.

“Geber! Geber! Geber!”

Güm, güm, güm!

Öldürdüğü her Davşan ile yeni bir İskelet Asker çağırıyordu.

Onun ise adece 15 büyü puanı vardı.

15 İskelet Asker çağırması durumunda büyü puanlarını tüketmiş olacaktı. Puanlar hem kendi kendine hem de farklı ögeler ya da yetenekler kullanarak yenilenebiliyordu.

[Yenilenme] puanını arttırması durumunda büyü puanlarının tekrar dolması daha hızlanırdı. Bir büyücü için de en önemli puanlar Zeka, Büyü ve Yenilenmeydi.

[İyileşme] puanı vücudun iyileşmesine yardımcı oluyordu. İyileştirme yetenekleri ya da Dövüş yetenekleri kullanırken azalan [Enerji] puanının yenilenmesini hızlandırıyordu.

Savaşçılar için en önemli kısım buydu.

Woojin’in hem Yenilenme hem de İyileşme bölümlerinde 10’ar puanı vardı. Belli bir süre sonra Yenilenme puanları kendiliğinden dolardı ama İyileşme daha önemliydi.

İnsanın vücudundaki bir yara sadece bir gün sonra tek bir iz bırakmadan kaybolabilirdi.

“Geberin gidin artık!”

İyileşme gücüne güvenerek, Woojin çekicini kaldırıp ileri atıldı.

Baaaam, güm! Baaaam, pat!

Hareketleri bir insanın sınırını çoktan geçmişti. Çekicini her savurduğunda bir Davşan ölüyordu.

İstasyonu dolduran onlarca Davşan, göz açıp kapayana kadar temizlenmişti.

Ayrıca Woojin’in 4. seviyeye atlamasıyla da azalan büyü puanları yenilenmişti.

“Çok susadım bak.”

Davşan cesetleriyle dolan istasyonda etrafına bakındı ve bir otomat bulmayı başardı. Zaten bozuk olan makinenin kapısını açmaya çalıştı.

Gıcırt...

İnsansüstü gücünü kullanarak kapısını araladı ve birkaç içecek kutusu buldu. İçlerinden bir tane kola aldı ve üzerine üfledi.

Üzerindeki tozlar uçuşunca kutunun iyi durumda olduğunu gördü. Sağlam ve içilebilirmiş gibiydi.

Çıt. Fısssss.

Kutuyu açtığı gibi ılık koladan büyük bir yudum aldı.

Gazlı içecek sayesinde tatmin olmuş ve geğirmişti. Bir sırıtma yerleşti Woojin’in yüzüne.

Zindan olduğu ortaya çıkan bir metro istasyonunda canavarlarla savaşmıştı. Bu yüzden bir anlığına yine Alpen gezegenine dönmüş gibiydi. Ancak 20 yıldır tadına bakamadığı bu gazlı içecek tekrar Dünya’da olduğunu hatırlattı ona.

“Artık eve dönmem lazım.”

Woojin’in büyü gücü yenilenmişti ve bu sayede Arama yeteneğini kullanabiliyordu.

“Hmm.”

Metronun ilk vagonun yakınlarında bir şey hafifçe parlıyordu. Yaklaştığı zaman bunun parmak boyutunda bir cevher olduğunu fark etti.

Cevheri eline aldığı an ışığı kayboldu.

Woojin cevheri alıp başladığı noktaya geri döndü. Bariyere yaklaşınca Dönüş Cevheri parlamaya başladı ve değdiği an parçalara ayrıldı.

Çatırt!

Bariyerin yok olduğunu görünce Woojin, Gwachun istasyonunun 1. birinci çıkışından zindanı terketti.

*

“Oh be. Altıma edecektim neredeyse.”

Oh-joonhwan 9. derece bir kamu görevlisiydi. Saldırı bittikten sonra, kapanmış olan [Gwachun İstasyonu 1. Çıkış] zindanının Erişim Kontrol Personeli olarak görevlendirilmişti. Burada göreve başlayalı sadece bir ay olmuştu.

Geçici görev değişikliği görevini kazasız belasız atlatmıştı.

Yarın da yönetim merkezine geri dönüyordu. Ancak, tuvalete gidip geldikten sonra dünya üzerine yıkılmış gibi hissetti.

“Ne? Neler oluyor burada?”

Kilitli zindan kapısı açılmıştı.

Bir anda başı dönmeye, gözleri kararmaya başlamıştı.

“Si..sivil biri mi girdi? Lanet olsun! Mahvoldum ben.”

Girenin Uyanmış biri olması çok düşük bir ihtimaldi. [Gwachun İstasyonu 1. Çıkış] zindanı belirli malzemelerin düştüğü bir bölge değildi. Sadece Davşan isimli canavarlarla dolu bir zindandı.

Alıştırma yapmaya gelecek çaylak Uyanmışlar dışında birileri düzgün bir şeyin çıkmadığı bu zindana neden girer bilmiyordu. O yüzden bir Uyanmışın girdiğini sanmıyordu.

Ayrıca eğer birisi Uyanmışsa, buraya girmek için izin alabilirdi. Burada olma sebebi buydu.

Geçitten bakınca bariyerin çoktan oluştuğunu gördü ve bu içeride birinin olduğunun işaretiydi.

“Lanet olsun. Hemen yardım çağırmam lazım.”

Uyanmışlar için Davşan’lar düşük seviye bir yaratık iken siviller için tam anlamıyla bir canavardı. Oh-joohwan tam birini arayacaktı ki bariyer kalktı ve içerden bir adam çıktı.

“Ne?”

Tam arama tuşuna basacaktı ki Joonhwan’ın vücudu dondu kaldı. Woojin de yavaşça çıkarken Joonhwan ile göz göze gelince bir an afalladı.

“Pardon. Merak ettiğim için kapıyı açıp içeri gir...”

“Uyanmış mısın sen?”

Joonhwan’ın sorusunu duyunca Woojin’in kafası karıştı. O daha ağzını açamadan Joonhwan devam etti.

“Çok şükür. Neredeyse ömrümden 10 yıl gitti. Lütfen girişinin kaydını bırak. Rahatladım be. Hiçbir kazanç yokken niye girdin ki zaten bu zindana? Yalnız temizlediğine göre bayağı güçlü olmalısın.”

Zindan Giriş Kaydı defterini Woojin’e uzattı. Woojin baştan savma bir şekilde adını ve pozisyonunu yazdı. Sonrasında da pek bir şey söylemedi.

‘Başka neden girmiş olabilirim? Eve gitmek istiyordum sadece.’

Bir açıklaması yoktu bu yüzden sessiz kalmayı tercih etti. Diğer adam kendi kendine bir şeyler kuruyordu zaten. Her şeyi imzaladıktan sonra Woojin özgüvenle sordu.

“Gidebilir miyim artık?”

“Tabi ki. Gidebilirsin.”

Birkaç adım attıktan sonra bir soru sormak için geri döndü. Zindanlar ve Uyanmışlar böyle kabul ediliyorsa, 5 yıl düşündüğü kadar kısa bir zaman değildi.

“Bugünlerde şehir içi otobüs ücretleri ne kadar?”

“Ne?”

Neler oluyordu böyle? Neredeyse bütün Uyanmışların zengin olduğunu sanıyordu.