Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

20. Bölüm Zindan

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

 

Tzedakah Klanı’nın ana grubu Ormanın Muhafızı zindanını ancak üç günde tamamlayabildi.

Kururururung.

Minerallerle dolu Ormanın Muhafızı müthiş bir patlamayla yere yığıldı. Bazı grup üyeleri çıkan sesten dolayı dehşete kapılarak golemlerin saldırılarına yenik düştüler.

“Ahh!”

“Y-yardım edin!”

Paniğe kapılanlar başarıyla tamamlanan bir zindanın keyfini çıkaramazdı. Grubun lideri, Jishuka yüzünde çirkin bir ifadeyle ana yaratıktan kalanlara bakıyordu.

“Aptallar, ne yapıyorsunuz?”

Jishuka gelmeden önce bütün grup üyelerine yapmaları gerekenleri detaylıca anlatmıştı. Fakat şimdi, birkaç klan üyesi dışında diğer herkes anlattıklarını unutmuş gibiydi. Sinir bozucu bir durumdu.

“Bir maymun gibi yaşamaktansa ölürüm daha iyi.”

Klanın itibarı bu ahmakların ölümü yüzünden zedelenecekti.

“Hayret bir şey.”

Siniri bozulmuş olsa da Jishuka, kötü duruma düşen grup üyelerine yardım eli uzatan dahiyane bir kadındı. Okçu sıralamasının birinciliğini uzun zamandır elinde barındırıyordu. Onun ve savaş sanatları ustası Regas, ikiz baltalı Vantner ve Tzedakah Klanı’nın diğer üyeleri sayesinde bu krizden kurtulmayı başardılar. Fakat aldıkları hasar küçük değildi.

“75 kişi öldü.”

Ölenlerin arasında klandan dört kişi vardı. Aptallıklarına yenik düşerek can veren diğer salakların aksine klan üyeleri Ormanın Muhafızı’na karşı yiğitçe savaşarak ölmüştü.

“Ama sonunda bitti.”

Gerçekten zorluydu.

Ormanın Muhafızı mineralli vücudu sayesinde yüksek bir savunmaya, inanılmaz bir cana ve alan saldırılarına sahipti. Ayrıca savaşırken daima küçük golemler çağırarak grup üyelerine baskı yüklüyordu.

Jishuka ve Regas’ın olağanüstü performansları olmasaydı zindanı tamamlamaları söz konusu bile değildi. Jishuka yaratığın düşürdüğü eşyalara bakarken hayal kırıklığına uğramadan edemedi. Diğer grup üyeleri de uzun uzun iç geçirdiler.

İki gündür Ormanın Muhafızı ve küçük golemlere karşı mücadele veriyorlardı; tam ana boss öldü derken şimdi de yeni golemler çıkagelmişti. Böyle bir uğraşın karşılığında aldıkları ganimetler anlamsız kalıyordu. 30 demir cevheri, 7 orikalküit cevheri ve 1 mavi orikalküit…

Regas omuzlarını silkti. “Ametist Kalkanı çıkmadı.”

Tzedakah Klanı her iki haftada bir Ametist Kalkanı’nı elde etmek için Ormanın Muhafızı’na meydan okuyordu, ama eşyanın düşme oranı yok denecek kadar azdı.

‘S-seviye görevin zorluğuna diyecek yok.’

S-seviye ciddi bir zorluk oranını temsil ediyordu, ama tekli görevler ve bağlantılı görevler arasındaki fark gökyüzü ile yeryüzü kadar büyüktü. Vantner mavi orikalküiti yerden alınca konuştu,

“Neyse ki bunu aldık.”

 [Mavi Orikalküit]

Açıklama: Ormanın Muhafızı ve ay ışığının gücüyle varlığa bürünmüş bir mineraldir. Ormanın Muhafızı’nın büyü gücünü eritmek imkansızdır, ama diğer minerallere kıyasla daha sert ve güçlüdür. Bununla birlikte hafiftir ve karanlık ortamlarda güç kazanır.

* Eritilmesi için İleri Düzey demircilik yetenekleri gerekir.

Ağırlık: 3

Şu anda değerini belirlemek imkansızdı, ama günün birinde, İleri Düzey demirciler ortaya çıktığında kesinlikle pahalanacaktı. Jishuka ve yorgun grup üyeleri köye hayal kırıklığı içinde döndüler. Ölen grup üyeleri dirilmiş, meydanda bekliyordu.

Toban minerallerin parasal değerini hesaplayarak market fiyatı üzerinden grup üyelerine pay dağıttı. Neredeyse çoğu zarar ediyordu. Klan üyelerinden ses çıkmadı, ama diğer normal oyuncular emeklerinin karşılığının bu olduğunu düşünmüyordu.

Ama elden ne gelirdi ki? Yapacak bir şey yoktu.

Jishuka grubu dağıttı ve klan üyeleriyle toplandı. Ardından ciddiyetle konuştu.

“Bu dört etti. Normal oyuncuların arasında Ormanın Muhafızı zindanına katılmanın mantıksız olduğuna dair söylentiler dolaşıyor. Bir sonraki zindanda bize katılacak fazla insan bulamayabiliriz. İşimiz zor.”

Tzedakah Klanı sıralamada yer alan üst düzey figürlerden oluşuyordu. Fakat itibarları pek yüksek değildi ki küçük bir klan olmalarının sebebi de buydu.

Tzedakah Klanı’nın 17 üyesi Tatmin’den önce, L.T.S adlı oyun sırasında tanışmıştı. Tek başlarına Ormanın Muhafızı’na meydan okumaları imkansızdı. Bu yüzden genel oyuncuları almak zorunda kalıyorlardı, ama artık bunu yapıp yapamayacakları kesin değildi.

Toban, 172. Seviye’deki Kutsal Şövalye ve klanın kurmay başkanı, başını salladı.

“Bağlantılı görev için Ametist Kalkanı’na ihtiyacım var, ama hala çıkaramadık. Şimdilik şu zindanı bir kenara bırakalım ve kendi gücümüze odaklanalım.”

Muhafız şövalye sıralamasında ikinci sırada yer alan Vantner, savunma bazlı sınıfına rağmen kalkan değil, ikiz baltaları tercih etmişti.

“Evet. Başka çaremiz yok, acele etmeyelim. Zindanı sonra tekrar deneriz, şimdilik güç kazanmalıyız.”

Jishuka klan üyelerinin yüzlerine baktı; herkes aynı fikirde gibiydi. Sadece Regas’ın gözleri alev alev yanıyordu. Kafasında ‘Savaşabildiğim sürece her şeye varım!’ tarzında bir düşünce olduğu kesindi.

Jishuka ilan etti,

“Önümüzdeki üç ay zindana uğramayacağız. Bu süreyi seviye kasmak ve ekipmanlarımızı geliştirmek için kullanalım. 15 seviye kasarsak o yaratığı öldürebiliriz. Regas, senin için bu sayı en az 20 olmalı.”

Jishuka gülümsedi. Hilal şeklindeki gözleri seksiydi, ama klan üyelerinin gözünde korkunç bir şeytana benziyordu. Liderleri basit bir kadın değildi. Söylediği şey yapılmazsa onlara cehennemi yaşatırdı. Jishuka’nın ne kadar vahşi bir kadın olduğunu bilen klan üyeleri sertçe yutkundular ve Regas titredi.

“Gidelim o halde!”

Ve böylece Tzedakah Klanı farklı farklı yerlere dağıldı.

Jishuka tek başına klan deposuna gitti. Güney Amerikalı güzellik, kıvrımlı vücuduyla erkeklerin gözdesiydi. Gittiği her yerde ilgiyi üstüne çeken ünlü ve usta bir oyuncuydu.

Ona bakanları görmezden geldi.

Mavi orikalküiti depoda bıraktı ve müzayede salonuna yürüdü. Mavi orikalküiti şimdi değil, sonra satacaklardı. Şu anda demir cevherini ve normal orikalküiti satmak daha mantıklıydı. Mineralleri müzayede salonuna kayıt ettirdi.

“Bana Yafa Okları’nın listesini göster.”

Önünde saydam bir ekran belirdi. Salona kayıtlı bütün Yafa Okları’nın listesiydi bu. 6 gümüş ödeyerek anında satın alabilirdi. Ok için biraz pahalıydı, ama Jishuka bir kez Yafa Oku kullandıktan sonra ondan vazgeçemez hale gelmişti. Ayrıca parayı umursamıyordu. Üst düzey bir figür olmanın getirdiği kazancı oyuna yatırarak kendini geliştiriyordu.

“Bu ne böyle?”

Jishuka listenin en altındaki Yafa Okları’nın fiyatını görünce kaşlarını çattı. Listede ‘hemen satın al’ seçeneği bulunmayan tek ok buydu. Ayrıca toplamda 99 teklif yapılmıştı ve fiyat şu anda 18 gümüş civarındaydı.

Jishuka hangi çılgının bu oka ederinin üç misli teklif verdiğini bilmiyordu, ta ki okun isminin beyaz değil de mor olduğunu görene dek.

‘Yanlış mı gördüm?’

Emin olmak için gözlerini açıp kapattı; hayır, hala mordu. Hızla özelliklerini inceledi.

[Özel Yafa Oku]

Seviye: Destansı

Saldırı Gücü: 35 – 42

Açıklama: Yetenekli, ama yeterince tecrübeye sahip olmayan ve pek tanınmayan bir zanaatkarın elinden çıkmıştır. Çeliğin yafayla birleşiminden üretilen bu ok başı yoğun deliş gücüyle rakibin savunmasının bir kısmını yok sayabilir.

*Rakibin savunmasını yok sayar.

Ağırlık: 0.1

"......!"

Jishuka’nın gözleri faltaşı gibi açıldı. İnsanların ona dikkat ettiğini bilmiyor olsaydı çoktan çığlık atmaya başlamıştı.

‘İnanılmaz!’

Şaşkınlığın da ötesindeydi bu. Jishuka son altı aydır her gün Tatmin oynayan, türlü türlü maceralar yaşamış, parayla mümkün mertebe bütün bilgilere erişmiş bir kadındı. Fakat destansı bir ok göreceğini ne düşünmüştü ne de böyle bir şeyin mümkün olduğunu sanıyordu. Okların koşulsuz şartsız normal seviye eşyalar olduğuna inanırdı.

Elinde malzemelerle ünlü demircilerin kapılarına dayanmış, onlardan ok üretmelerini istemiş ve nihayetinde hiçbiri normal seviyenin üstüne geçememişti. Hayatında ilk defa böyle bir şey görüyordu!

Destansı ok, nadir değil, destansı! İşte oradaydı, hemen önünde! Ayrıca gücü resmen gerçek değildi.

Vakit kaybetmeden teklif verdi. 35 gümüş!

Tek kullanımlık oldukları için okların bu fiyata değip değmeyeceğini söylemek zordu, ama Jishuka destansı oklardan istediği kadar alamayacağını biliyordu. Sonuçta bunlar sıradan şeyler değildi ve epey nadir olsalar gerekti! Ayrıca Jishuka okları normal savaşlarda değil, önemli rakiplere karşı gizli bir silah olarak kullanmayı düşünüyordu.

‘Kim yapmış bunu?’

Aklına önce iki kişi geldi. Demirci sıralamasının 1.’si Panmir ve ikincisi Steng. Fakat onlar ‘Yetenekli, ama yeterince tecrübeye sahip olmayan ve pek tanınmayan bir zanaatkar’ açıklamasına uymuyorlardı, zira ikisi de oldukça tanınan kimselerdi.

… Onları aşmış bir demirci var bu oyunda.’

Muhtemelen bütün odağını yetenek seviyesine veren, kendi karakterini geliştirmeye yeterli fırsat bulamadığı için sıralamaya giremeyen biriydi. ‘İnsanın ilgisini çekiyordu.

‘Onu bulursam…’

Jishuka siyah demiri ve orikalküiti salona koymaktan vazgeçti.

‘Zindan sayesinde elimde sağlam malzemeler var.’

Elindeki kaliteli malzemeleri destansı okları yapan demirciyi çekmek için yem olarak kullanmayı düşünüyordu.

{Demircilik sıralamasında ilk 100’de olan herkesle irtibata geçin ve yetenek seviyelerini öğrenin. Karakter seviyelerine kıyasla yetenek seviyeleri daha yüksek olanları not edin.}

Jishuka’nın verdiği talimat klan sohbetinde belirince klan üyeleri şaşırdı.

{Nerden çıktı bu?!}

{Seviye kasıyorduk!}

Jishuka onları dinlemedi bile.

{Kapayın çenenizi! Müthiş yeteneğe sahip bir adam var! Onu bulur ve klanımıza katılmaya ikna edersek Ormanın Muhafızı zindanında sorun çekmeyiz.}

{O kadar mı yetenekli yani?}

{Panmir ve Steng’den daha iyi, orası kesin. Ürettiği eşyaların kalitesi halihazırda var olan eşyalardan daha yüksek olacaktır. Şimdiye dek adını hiç duymamıştık, ama muhtemelen yakında bütün herkes peşine düşecek. Kaybedemeyiz… Bulun! Herkesten önce bulun onu!}

{Efendimiz öyle diyorsa…}

{Manyak bir herif olmalı. Tamam, bulalım bakalım!}

Tzedakah Klanı’nın bir kuralı vardı: Yeni üye kabul etmiyorlardı. Klan L.T.S günlerinden beri birbirine bel bağlayan ve güvenen elit üyelerden oluşuyordu. Kalabalık olmadıkları için bazen sıkıntı çekiyorlardı, ama kimse şikayet etmiyordu.

Büyük klanlar gibi kalelere saldıramazlardı, ama güçlerinden herkes korkardı. Belki büyük klanlar kadar tanınmıyorlardı, ama otoriteleri muazzamdı. Tzedakah Klanı Tatmin’e başladıklarından bu yana geçen altı aylık sürede bulundukları her sınıfın ilk üçüne yerleşmişti. Dolayısıyla kendilerine güveniyorlardı ve gururluydular.

17 oyuncu kendi ülkelerinde şöhret kazanacak kadar güçlüydü, L.T.S günlerinden bu yana ilk defa birine ilgi duyuyorlardı.

“Yeni teklif mi gelmiş?”

Jishuka verdiği teklifle Özel Yafa Okları’nı alamadığını söyleyen bildirimi görünce hemen yeni bir teklif daha yaptı.

Destansı oklar! Teklif savaşı başlamıştı!

…..