Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

23. Bölüm Gümüşlerim

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Araç öğleden sonra yola çıktı ve ertesi günün sabahında Winston Köyü’ne ulaştı. Winston Köyü bir köy olmasına rağmen oldukça büyüktü. Bairan Köyü’nden dört misli kalabalıktı ve Patrian Şehri’ne denk sayılırdı.

Sürücüye 8 altın 90 gümüş verirken ona birkaç soru sorayım dedim.

“Bir sorum var.”

“Tabii. Cevaplayabilirsem cevaplarım.”

“Winston neden şehir değil?”

“Eskiden Bairan’dan da küçük bir köydü. Fakat bu civarda yeni yetmeler ve orta seviyeli kimseler için çok uygun yer var. Zamanla bu yerlerin ünlenmesi doğal olarak bölgeye gelen ziyaretçi sayısında ciddi bir artışa neden oldu. Söylentilere göre böyle giderse gelecekte burası bir şehir olacakmış. Ayrıca Kont Steim’in veliahtı yeni lord olarak gönderilecekmiş… işte o zaman şehir olacak. Tabii bunun ne zaman olacağını bilmiyorum.”

‘Kont Steim mi? Bu ismi daha önce nereden duymuştum?’

Hatırlamakta zorlanıyordum, zira çalkantılı bir hayatım vardı.

“Neyse, beni bağlamaz zaten.”

‘Şimdi, nereden başlayalım?’

Depoya yöneldim. Görevliye kayıt numaramı ve depo şifremi verdikten sonra bana elini uzattı. Bahşiş istiyordu.

‘Yok artık. Depoyu kullanmak için bahşiş mi vereceğim?’

Titreyen ellerimle ona 30 gümüş uzattım. Görevli miktarı inceledi ve elindeki büyülü değnekle bir daire çizmeye başladı. Ardından uzay ve ışınlanma büyüsünün sonucunda önüme ufak bir depo açıldı.

Boştu. Ashur’un üç aylık görevine çıkarken iksir almak için varımı yoğumu satmıştım. Dolayısıyla bir yıllık oyun kariyerime rağmen depom tamamen boştu.

“Ah… iki hayatım da aynı…”

Sinirle envanterimi açtım.

[Mamon’un Büyük Kılıcı]

[Seviye: Destansı

Dayanıklılık: 88/204  Saldırı Gücü: 178 – 301  Saldırı Hızı: -%16

-Kritik saldırılarda fazladan su hasarı eklenir.

Açıklama: Bu kılıç Pamian Gölü’nün baş muhafızı, Mamon’a aittir. Gölde geçirdiği zaman nedeniyle kılıca yoğun bir su aurası işlenmiştir.

Kullanım Koşulları: 65 Seviye, 260 Güç, 150 Dayanıklılık.

Ağırlık: 1.050.

[Mengel’in Plaka Zırhı]

Seviye: Nadir

Dayanıklılık: 51/180 Savunma: 165 Hareket Hızı: %-2

*Güç +10

Açıklama: Patrian Şehri’ndeki demirci Mengel’in eseridir. Savunmayı artırır ve ağırlığı azaltır. Zırhı yiyen kişi Mengel’in baki kalan yoğun iradesini hisseder.

Kullanım Koşulları: 60 Seviye, 180 Güç..

Ağırlık: 1.203

[Orta Kademe İksir] [34]

[Beş ila daha fazla bitkiden üretilmiş bir iksirdir.

-1.500 can yeniler.

-20 saniyede bir kullanılabilir.

Ağırlık: 306]

[İleri Kademe İksir] [27]

[On ila daha fazla bitkiden üretilmiş bir iksirdir.

-4.000 can yeniler.

-20 saniyede bir kullanılabilir.

Ağırlık: 324]

[Orta Kademe Güç İksiri] [2]

[Ogra kanının farklı bitkilerle birleştirilmesinden elde edilen bir iksirdir.

-5 dakika boyunca gücü 50 artırır.

-Kullanım süresi yoktur.

Ağırlık: 62]

[Orta Kademe Atiklik İksiri] [3]

[Harpy kanının farklı bitkilerle birleştirilmesinden elde edilen bir iksirdir.

-5 dakika boyunca atikliği 50 artırır.

-Kullanım süresi yoktur.

Ağırlık: 90]

[Özel Yafa Oku]

Seviye: Destansı

Saldırı Gücü: 35 – 42

Açıklama: Yetenekli, ama yeterince tecrübeye sahip olmayan ve pek tanınmayan bir zanaatkarın elinden çıkmıştır. Çeliğin yafayla birleşiminden üretilen bu ok başı yoğun deliş gücüyle rakibin savunmasının bir kısmını yok sayabilir.

*Rakibin savunmasını yok sayar.

Ağırlık: 0.1

 [Yafa] (3)

[Yafa cevherinin eritilmesiyle elde edilmiş bir metaldir. Dayanıksız olduğu için güçlü bir eşya yapımında kullanılamaz. Fakat çelikle karıştırıldığında özellikleri değişir.

Ağırlık: 60] 

Kabul etmek istemiyordum, ama envanterimdeki eşyalar bu kadardı. Dolayısıyla ağırlığımı azaltmak için Mamon’un Büyük Kılıcı’nı ve Mengel’in Plaka Zırhı’nı çıkarmak istiyordum.

“Henüz ikisinde de değer biçmeyi kullanmadım.”

Efsanevi Demirci’nin Değer Biçme yeteneği eşyaların gizli özelliklerini ortaya çıkarıyordu. Aynı zamanda bu yeteneği kullanarak eşyaları daha iyi anlayabiliyordum. Tereddüt etmeden iki eşyaya da baktım.

[Gizli bir özellik yok.]

[Mamon’un Büyük Kılıcı’nı oluşturan malzemeleri, imalat yöntemini ve üretenin niyetini anladınız.]

[Mamon’un Büyük Kılıcı’na dair anlayışınız %33.]

[Gizli bir özellik yok.]

[Mengel’in Plaka Zırhı’nı oluşturan malzemeleri, imalat yöntemini ve üretenin niyetini anladınız.]

[Mengel’in Plaka Zırhı’na dair anlayışınız %65.]

Şu anda sahip olduğum puanlar yüzünden Mamon’un Büyük Kılıcı’nı ve Mengel’in Plaka Zırhı’nı kısıtlamalar olmadan kullanamıyordum. Bu kısıtlamalar yüzünden kılıcın gücü %30, zırhın savunması %20 oranında düşüyordu.

Fakat anlayışım artmıştı.

[Sınıf özellikleriniz nedeniyle Mamon’un Büyük Kılıcı’nı taktınız.]

[Koşulları sağlamadığınız için kısıtlanma uygulandı.]

[Mamon’un Büyük Kılıcı’nın gücü %20 oranında düştü. Özelliklerinin sadece yarısı aktif.]

[Mamon’un Büyük Kılıcı’na dair anlayışınız yüksek olduğu için kısıtlamalar düştü.]

[Sınıf özellikleriniz nedeniyle Mengel’in Plaka Zırhı’nı taktınız.]

[Koşulları sağlamadığınız için kısıtlanma uygulandı.]

[Mengel’in Plaka Zırhı’nın savunması gücü %8 oranında düştü. Özelliklerinin sadece yarısı aktif.]

[Mengel’in Plaka Zırhı’na dair anlayışınız yüksek olduğu için kısıtlamalar düştü.]

 “Hoh.”

Anlayışım arttıkça kısıtlamalar azalıyordu. Mamon’un Büyük Kılıcı şimdi 143 – 240 saldırı gücüne sahipti ve Mengel’in Plaka Zırhı 152 savunmadaydı. Özelliklerin hala yarısı geçerliydi, ama kısıtlamalar azaldığı için mutluydum.

Fakat balta ve kazmaya dair anlayışım %100’ken Mamon’un Büyük Kılıcı ve Mengel’in Plaka Zırhı’nı fazla anlayamamış olmak beni hayal kırıklığına uğratmıştı.

‘Daha yüksek olsaydı keşke.’

Neyse, acele etmeye gerek yoktu. Eşyaları parçalayarak, tamir ederek ve kullanarak anlayışımı artırabilirdim. Zamanla çözülebilecek bir sorundu.

“Tamir etmeyi deneyelim.”

İki eşyanın dayanıklılığı da düşüktü. Efsanevi Demirci’nin Tamiri yeteneğiyle onları tamir ederek daha iyi anlayabilirdim.

Ama…

[Tamir için gerekli malzemeniz yok.]

“Ah, ayrıca bir malzeme mi lazım?”

‘Ne malzemesi? Siktir! Param! Paracıklar! Paracıklarım!’

Savaşçı olarak geçirdiğim günlerde tamir yeteneğim olmadığı için NPC demircilere başvurmaktan başka çarem yoktu. Dolayısıyla tamir için ayrıca bir eşyanın gerektiğini bilmiyordum.

‘Tamirlerin neden o kadar pahalı olduğunu şimdi anladım!’

Tamir işini sonraya erteleyebilirdim, ama depoyu açmak 30 gümüş gerektiriyordu. Eğer şimdi depoyu kapatır, tamir eşyası almaya gidersem 30 gümüşün kuş olup uçacaktı!

Nihayetinde öfkemi bir kenara bıraktım ve Mamon’un Büyük Kılıcı ile Mengel’in Plaka Zırhı’nı depoya koydum. Depolama ücreti eşya başına 10 gümüştü. Korkunçtu.

“Dünya hırsız olmuş ağlayanım yok…”

30 gümüşe depoyu aç, bir eşya koyacağım diye 10 gümüş harca…! Bankalar, müzayede salonu ve depo görevlileri, acaba bunlar ortak bir çabayla işimi bitirmeye mi çalışıyordu?

“50 gümüşüm… Gümüşçüklerim…”

50 gümüş gerçek hayatta 600 won ediyordu. O paraya bir kutu süt alıp susuzluğumu giderebilir, kemiklerime besin gönderebilirdim. Bunun yerine iki eşyayı depoya koymuştum.

“Argohkg…”

Ellerim titredi. Bana nazikçe veda eden depo görevlisine keskin bir bakış attıktan sonra meydana döndüm.

Meydan çok sayıda insanın girebileceği kadar genişti; yeni yetmelerden tutun da 100 Seviye ekipmanlar takanlara kadar her türden insan vardı. Yeni yetmeler sanal gerçekliğe alışmak için sağda solda geziyordu. Kimileriyse grup aramak, mal satmak, misafir ağırlamak, dilenmek, randevuya çıkmak için bağırıp duruyorlardı.

Biraz durdum ve onları seyrettim.

Yeni yetmelerin çoğu Doğu Sokağı’nı kullanıyordu; ortalama tipler ise Güney Sokağı’ndaydı. Batı ve Kuzey Sokakları seviye fark etmeksizin insanların girdiği popüler yerlerdi.

Doğu Sokağı’nda başlangıç görevleri veren NPCleri bulmak mümkündü; ayrıca sokak yeni başlayanlara en uygun avlanma bölgelerine açılıyordu. Öte yandan güney kısmı ortalama seviye oyuncuların görevleri için uygundu. Batı ve kuzey sokakları ise dükkanların kapattığı kısımlardı.

“Demirci muhtemelen ya batıdadır ya da kuzeyde.”

Bu sonuca vardığımda önümde bir bildirim ekranı belirdi.

[İçgörü 1 arttı.]

İçgörü hüneri objeleri saptama ya da riskleri öngörme konularında işlevseldi. Fakat henüz bir işe yaradığını görmediğim için çok anlamıyordum.

“Neyse, artış kötü bir şey değildir herhalde.”

Batı ve Kuzey Sokakları’na bakarken çok bir şey görmedim. Fakat ardından Kuzey Sokağı’nda bir demirci buldum. Binanın iç kısmı devasaydı.

İki katlı bina Bairan Köyü’ndeki minik demirciye hiç benzemiyordu. Burası düzinelerce demirciyi barındıracak kadar genişti.

‘Bu kadar adamın başında en azından orta kademe bir demirci olmalı, değil mi?’

Eğer öyleyse demirci beni tanıyacak ve bana iyi davranacaktı. Bairan Köyü’nün aksine burada rahat kafayla eşya yapabilecektim. Heyecanla içeri girerken kulağıma sıcak demire çakılan çekiç sesleri çalınacak diye düşünüyordum.

Fakat girdiğim demirciden çıt bile çıkmadı. Ortalık boştu, insanlardan yana bir iz göremedim.

“N-ne?” aklım karıştığı için başımı çevirdiğimde göbekli, elinde boş içki şişesi tutan bir adamı gördüm. Ölmüş müydü, yoksa uyuyor muydu, söylemesi zordu. Sessizce yaklaştım ve adamı dürttüm.

 “Hey. Hey!”

“…Eh? Ne?”

Şansıma adam ölü değildi. Canı sıkkın görünüyordu ve gözlerini açtı. Ardından bana dönüp sordu, “Niye geldin?”

“Bu köyde en çok satılan eşyayı nasıl yapacağımı öğrenmek istiyordum. Yardım eder misin?”

Yaşlı adam bana alaycı ifadesiyle baktı. “Bu yerin işi uzun zaman önce bitti. Mero Şirketi demirci dükkanlarını ve ticari alanları aldıktan sonra ekipmanları ucuzdan satmaya başladılar. Dolayısıyla artık buraya kimse gelmiyor. Sen neyin peşindesin? Eşya yapmayı öğrensen ne olacak? Batanların arasına mı katılacaksın?”

Tam o esnada…

Demircinin kapısı açıldı, iri yarı bir grup adam içeri girdi.

“Hey, Yaşlı Adam! Kararını vermedin mi hala? Binayı verecek misin? O parayla ölene kadar her gün içki alabilirsin!”

… Neler oluyordu? Sıkıntılı bir durumda bulmuştum kendimi.

……