Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

51. Bölüm Gelin Eğitimi

Çevirmen: Violet / Editor: Violet

 

Soylu bir hanedanın yükselişinin sebebi nedir?

Bu sorunun pek çok cevabı vardı, ancak gerçekten bir cevap seçmek gerekirse, bu şüphesiz akılcı yönetim olurdu. Bir derebeyliğin ne kadar başarılı olduğu, soylu bir hanedanının güç tabanını doğrudan etkilerdi.

Soylu bir hanedan yetenekli çocuklara sahip olabilirdi, ancak yeteneklerini geliştirmek için en iyi eğitmenleri tutacak parası yoksa bu boşa olurdu. Diğer soylularla bağlantı kurmak para gerektiriyordu, zira kılık kıyafet satın almak veya görünüşü kurtarmak lazımdı. Güçlü bir ordu bile ancak yığınla parayla idame ettirilebilirdi.

Tüm bunlar, derebeyliğin kazandığı vergilerle finanse edilirdi ve bu vergiler de işgücüyle ilgiliydi.

Yönetim beceriksizse, insanların yaşam standardı düşer, bu da üretkenliği düşürürdü. Yönetim zalimse halk başka topraklara göç ederdi. Yönetim mükemmelse, yabancı yetenekler derebeyliğe yerleşmeyi düşünürdü.

Sorofyalar, bu tür düşüncelerle bir lordun ne kadar nitelikli olduğunu ölçmek için nüfus artışını göstergelerden biri olarak kullanıyorlardı.

Ama Sorofyalar bir derebeyliğin nüfusunu nasıl ölçebilirdi ki? Ne de olsa, bir bölgedeki her bir kişinin sayımını yapması mümkün değildi.

Sorofyaların bu konuya yaklaşımı, gündelik hayatın olmazsa olmazlarından biri olan tuzun mal akışı üzerinden bir tahminde bulunmaktı.

İnsanlar tuzsuz yaşayamazdı, bu fizyolojik bir ihtiyaçtı. Özellikle de bu hizmet işi çağında durum böyleydi. Az tuz tüketenler kendilerini uyuşuk ve güçten yoksun hissederlerdi.

“Elric Derebeyliği tuz üretmiyor, yani hepsini tüccarlar aracılığıyla elde etmeleri gerekiyor. Bu nedenle elimizdeki rakamların doğruluğundan eminiz. Sonuçlarda ancak minimum düzeyde bir tutarsızlık olabilir. Analizimizde, Elric Derebeyliği tarafından satın alınan tuz miktarının, etraftaki bazı daha istikrarlı derebeylikleriyle benzer şekilde, son yıllarda yavaş yavaş arttığını fark ettik.

“Bu Elric Derebeyliği’nin düzgün bir şekilde yönetildiğini gösterse de, olağanüstü bir şey olmadığını da gösteriyor. Açıkça söylemek gerekirse, ortalama. Ne iyi ne de kötü durumda. Bu sonuçtan çıkardığımız sonuç, Elric Hanedanı’nın da normal bir şekilde devam etmesi, ne zenginleşme ne de düşüşte olması gerektiğidir. Ama gerçek şu ki...”

“Gerçek şu ki, Elric Hanedanı son yıllarda büyük bir ivmeyle yükseliyor ve bu da onu Beş Seçkin Soylu Hanedanı'ndaki en yüksek konumlu hanedanlardan biri haline getiriyor. Teokrasinin asiller grubu üzerindeki nüfuzu muazzam bir şekilde arttı, hatta belki de Ascart Hanedanı’nı bile geride bıraktı. İşler Sorofya Tüccarlar Derneği'nin öngördüğünden çok farklı ilerliyor.” Roel, Arwen'in cümlesini tamamladı.

“Evet, işte bu yüzden bunda bir tuhaflık var dedim.”

Arwen’in yüzünde anlamadığını belli eden bir ifade belirirken Roel sessizleşti.

“Eğer soylu bir hanedan, yükselmek istiyorsa, kesinlikle ihtiyaç duyacağı tek şey paradır. Elric Derebeyliği yıllardır pek bir şey kazanmadığına göre, nereden para bulmuş olabilirler ki? Elric Hanedanı son birkaç nesildir üstün varlıklarla kutsanmış olsa da, faaliyetlerini finanse etmek için herhangi bir karlı ticaret ortaya çıkarmış gibi görünmüyorlar. Ancak bunca zamandır göze batmamalarına rağmen, nüfuzlarının sürekli arttığı bir gerçek.

“Her halükarda genç efendi Roel, bence dikkatli olmalısınız.”

Yüzünde nadir görülen ciddi bir ifadeyle Arwen, Roel'a bir tavsiyede bulundu ve Roel karşılık olarak başını salladı.

“Hatırlattığınız için minnettarım, Bay Arwen. Buna dikkat edeceğim. Bunların dışında aklınıza gelen başka bir şey var mı?”

“Ah. Şimdiye kadar sadece iç raporları okudum. Şuna ne dersiniz? Geri dönüp Elric Hanedanı ile ilgili elimizdeki kayıtları gözden geçireceğim. Belki yeni bir şeyler bulabilirim.”

“Bu harika olurdu! Bilgi için size uygun bir şekilde karşılığını ödeyeceğim.”

“Hahahah, buna gerek yok. Kasanızda kalabalık yaratan bazı şeyleri elden çıkarmak için ara sıra uğrarsanız, sanırım uykumda bile gülebilirim.”

Orta yaşlı adamın bu sözleri Roel'in yüzüne buruk bir gülümseme getirdi. Şimdi ona satmak için Sevgi Puanı Takas Dükkanı’ndan gerçekten bir şeyler alması gerektiğini hissediyordu.

İkisi biraz daha sohbet ettikten sonra Arwen oradan ayrıldı.

Bundan sonra Roel, Elric Hanedanı hakkında daha fazla bilgi toplamak için Carter'la iletişime geçti. Beklenmedik bir şekilde, Carter ona göz atması için ayrıntılı bir soruşturma raporu gönderdi. Bir kez daha, kendi hanedanı hakkındaki bilgileri de yenilenmiş oldu.

Roel ömrünü hizmetçilerle dolu lüks bir malikanede yaşayarak geçirdiği için, Ascart Hanedanı’nın şu ana kadarki askeri gücünü bir anlığına bile olsa görememişti, ama görünüşe bakılırsa Teokrasi'de bu gerçekten çok önemliydi. Ascart Hanedanı yedek bir orduya sahip olmanın yanı sıra, milis kuvvetleri aracılığıyla 6. köken seviyesinde olan 3000 askeri hızla toplama gücüne sahipti. Bunun dışında, yönettiği istihbarat ağı, Beş Seçkin Soylu Hanedanı arasında en üst sıradaydı.

Beş Seçkin Soylu Hanedan, Orta Çağ'daki standart bir merkezi olmayan yönetim yapısına benzer bir şekilde faaliyet gösteren bağımsız krallıklar gibiydi. Xeclydeler, halkın inancı üzerindeki kontrolü nedeniyle mutlak bir nüfuza sahipti ve otoritelerine meydan okumaya çalışan kim olursa hızla geri devrilirdi. Bu nedenle, Xeclydeler sürünün lideriydi.

Aslında basitçe söylemek gerekirse Xeclydelerin kraliyet ailesi olarak görevi soylular arasındaki anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapmaktı.

Bu arada, kraliyet ailesinin hemen altında bulunan Elric Hanedanı, diğerlerinin önünde kibirli duran küçük tirandı. Sadece yüzyıl önceki çatışmada yanlış tarafı tutmuştu.

Soylular arasındaki kavgalardan bahsetmişken, yazılı olmayan bir kural vardı: çok sayıda aile bireyinin öldürülmesi yasaktı.

Soylular, savaşlarda bile zarifti. Bir savaşı kazanamazlarsa, teslim olup kendilerini parayla kurtarabilirlerdi. Galip, kaybeden hanedanın soyunu bozulmamış bırakmak zorundaydı. Olağanüstü koşullar olmadığı sürece, bütün bir aileyi kökünden kazımak yasak bir davranıştı.

Bu soyluların doğuştan imzaladıkları bir anlaşma olarak düşünülebilirdi. Bu yazılı olmayan kuralın arkasındaki amaç, asillerin soyunu korumaktı. Bu kuralı bozmaya çalışan herkes, diğer soylular tarafından cezalandırılırdı.

Bu kuralın bir örneği, iki soylu ikiz arasında yaşanan savaşta da görülebilirdi. Elricler ve komuta ettikleri 10.000 kişilik güçlü ordu, gerçekten de Prens Wade'in yanında yer almayı seçmişti, ancak bu eylem bir darbe olarak görülmüyordu. Hal böyle olunca kraliyet ailesinin en fazla yapabileceği şey, onları sınıra kadar tahliye etmekti.

Soylular arasında bir başka yazılı olmayan kural, emir komuta zincirine saygı göstermekti. Kraliyet ailesi, en yüksekteki lider olarak, Beş Seçkin Soylu Hanedan’ı ve doğrudan onların emri altındaki soyluları komuta etme yetkisine sahipti; bunu yapma meşruluğu konusunda şüpheye yer yoktu.

Ancak sınırını aşıp Elric Hanedanı’na bağlı vikontlara dokunmaya kalkışırsa, bu Elric Hanedanı'nın itibarını zedeleyen bir hareket olarak görülürdü. Böyle bir eylem, diğer soyluların kınamasına neden olurdu.

Beş Seçkin Soylu Hanedan, anlaşmazlıkları çözüp aralarında uyum sağlamaya yardımcı olacak bir ‘ağabey’e ihtiyaç duyuyordu, ancak ‘ağabey’ otoritelerini ve güçlerini tehdit ederse, kılıçlarını ona karşı çevirmeye ve yeni bir hükümdar aramaya teşvik edilirlerdi.

Bu nedenle soylular birbirlerinin askeri güçleri hakkında çok az şey biliyorlardı.

Ascart Hanedanı’nın raporuna göre, Elric Hanedanı ordusunu yıllar içinde yavaş yavaş genişletmekteydi. Nüfusları da arttığı için bu pek sorun değildi, bu yüzden güvenliği sağlamak için daha fazla insana ihtiyaç duymaları doğaldı.

Ancak ilginç olan, aldıkları paralı asker sayısının yıllar içinde önemli ölçüde artmasıydı.

Elric Derebeyliği, üç büyük ülkenin kesiştiği yerde bulunuyordu ve bölgede başka birkaç küçük ülke de vardı, bu da onu paralı askerlerin hızlı para kazanmaları için ideal bir yer haline getiriyordu. Bir derebeyliğin birliklerini güçlendirmek için paralı askerler tutmasında yanlış bir şey yoktu, ancak büyük bir risk olduğu için genellikle son çare olarak görülüyordu: Hangilerinin gerçek paralı asker olduğu gerçekten ayırt edilebilir miydi?

Rapor yalnızca Elriclerin çalıştırdığı paralı askerlerin sayısıyla ilgili bir ön tahmin içeriyordu zira bununla ilgili somut bir sayı almak imkansızdı.

Ama her halükarda, rapor Roel'in gardını Elric Hanedanı’na doğru kaldırmasını sağlamıştı.

Sistemin indirimlerine bir kez daha baktığında hissettikleri eskisinden tamamen farklıydı. Elric Hanedanı’nın yükselişiyle ilgili tuhaf koşullar, Roel’in içinde kötü bir his uyandırmıştı. Amacı artık sadece dövüş becerilerini artırmak değildi; bundan daha çok kendini korumanın bir yoluydu.

Roel'in bunca zamandır gözlerini diktiği hedef çok açıktı: Kendini koruma. Sonuçta sadece bir canı vardı.

Bu hedefi göz önünde bulunduran Roel, etkinlik dükkanındaki indirimli ürünlere bir kez daha baktı ve hemen gözüne bir şey çarptı.

【Katliam Felaketi

Doujutsu Derneği'nin asil araştırmasından gelen başarısız bir büyü. Size karşı öldürme niyeti taşıyan kişinin adı size kırmızı ışıkla ifşa edilebilir. Unutmayın, dramatik etki için çığlık atarak zaman kaybetmeyin. Sadece kaçın!

Fiyat: 4200 Altın】

4200 altın.

Başka bir deyişle, ürün indirimden önce 10.000 altın değerindeydi. Bir büyü için oldukça pahalıydı. Ama yine de ödediğinizin karşılığını alıyordunuz. Etkileri oldukça faydalıydı, özellikle de görünüşe göre gücü etkinleştirmek için can sıkıcı bir önkoşul olmadığından.

Roel'in tek şikayeti, şansa bağlı olmasıydı. Bu şansın ne kadar yüksek olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu, bu da ona tam olarak güvenemeyeceği anlamına geliyordu. Bunun dışında, yalnızca hedefi bizzat görürse işe yarayacak gibi görünüyordu. Başka bir deyişle, kendisine yönelik gizli oklardan veya ani suikast girişimlerinden kaçınmak için onu kullanamazdı.

Ancak böyle kısıtlamalar bulunuyor olsa da, yine de faydalı bir büyüydü. Gelecekte hayatını kurtarabilirdi.

Yararlı olacağından emin olduğu için, Katliam Felaketini satın almak gerçekten aklına yatmıştı. Kimin düşman olduğunu teyit edebilmek, kendini koruma konusunda kesinlikle değerli bir şeydi. Tek sorun şuydu...

... 4200 altın yine de çok fazlaydı!

Biraz borç almanın bir yolunu bulmalıydı ve kimden ödünç alması gerektiğine gelince...

...

“Alicia. Aldığın tazminatı henüz kullanmayacaksan, bir süreliğine borç olarak alabilir miyim?”

Bir odanın içinde, Roel utancını bastırmaya çalışarak gümüş saçlı kızdan para istedi. Alicia bir an gözlerini kırpıştırdıktan sonra başını hafifçe salladı.

“Tabii, lord ağabey. İhtiyacın varsa, hepsini alabilirsin.”

“Hayır, şimdilik borç alıyorum. Eve döndüğümüzde sana geri vereceğim,” diye açıkladı Roel elini hızlı bir şekilde sallayarak.

Roel'in Ruh Sakinleştiren Lamba satışlarından epeyce parası kalmıştı ama onu Ascart Şehri’ndeki eski malikanede bırakmıştı. Kutsal Başkent'te hala ilgilenmeleri gereken bazı şeyler olduğu için indirimler bitmeden ona ulaşamayacaktı.

Ama şaşırtıcı bir şekilde Alicia, Roel'in garantisinden pek rahatsız görünmüyordu. Sıradan bir şekilde başını salladı, belli ki umurunda değildi.

“...”

Roel, Alicia'nın paranın ne kadar önemli bir şey olduğunu bilmediğini düşündü ve bir ağabey olarak bu konuda bir şeyler söylemek zorunda hissetti.

“Alicia, ihtiyaçlarımızın çoğu Ascart Hanedanı tarafından karşılandığı için paraya pek ihtiyacımız olmadığını biliyorum. Ancak yine de kendi birikimlerini oluşturmaya çalışmalısın. İstediğin şeyler var, değil mi?”

“İstediğim şeyler...”

Gümüş saçlı kız düşünceli bir şekilde tekrarlarken dalgın dalgın Roel'e baktı. Bu, Roel'in biraz kafasını karıştırdı.

“Alicia?”

“AH!”

“Hm? Ne oldu?”

“H-hiçbir şey! Lord ağabey, şu anda istediğim hiçbir şey yok, bu yüzden lütfen tazminattan payımı almaktan çekinme,” dedi Alicia kızarmış bir yüzle.

Hızla ayağa kalkıp hafifçe Roel'e reverans yaptı.

“Lord ağabey, ben ders çalışmaya gidiyorum. Daha sonra yanına gelirim.”

“Ah, anladım... Alicia, derslerin için kendini çok zorlamana gerek yok. Ascart Şehri’ne döndükten sonra derslerine yetişebilirsin.”

Dürüst olmak gerekirse Roel, Alicia'nın derslerinde neden bu kadar azimli olduğunu anlayamıyordu. Onun yaşındaki çocuklar, mümkün olan her yerde dersleri asmaya çalışmalıydı! Kutsal Başkent Loren'e kadar seyahat etmesine rağmen derslerine devam etmesi zaten olağanüstü bir çabaydı!

Alicia, Roel'in yanlış anlamasını düzeltme zahmetine girmedi. Bunun yerine, bir an için kendi kendine sessizce gülümsedikten sonra nihayet usulca cevap verdi.

“Bu gelin eğitimi.”