Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

13. Bölüm Vücut Saflaştırma

Çevirmen: Peks / Editor: T4icho

“ Sana Ruh Alevi Koleksiyonu ve Nihai Resimli Yemek Malzemeleri Rehberi’ni ezberlemen için 10 gün veriyorum. 10 gün sonra malzemelerin özelliklerini ve ruh alevini anlayamazsan, seni öğrencim olarak almayacağım!”

Yaşlı adam Ma durumu hala kabullenemedi ve gereklilikleri bir seviye daha arttırdı.

Chen Xi bunu önemsemedi. Sadece bir anlığına düşündü ve konuştu: “10 gün problem değil. Bilmek istediğim şey ise, öğrenciniz olduğumda günde kaç ruh taşı kazanacağım.”

Yaşlı adam Ma duyduklarına inanmıyormuşçasına gözlerini sonuna kadar açtı ve göğsü hızlı bir şekilde kalkıp inmeye başladı. Daha sonra yüksek sesle bağırdı: “Sen benden ruh taşı kazanmak için mi ustan olmamı istiyorsun? Benim aşçılık sanatlarım ruh taşlarıyla ölçülebilir mi sanıyorsun? Sen! Sen! Sen! Siktir git!”

Bai Wanqing hızlı bir şekilde Chen Xi’nin yanına gidip onu çekti ve yaşlı adam Ma’nın öfkesinin sınırına geldiğini görünce oradan kaçtı.

“O karakterli biri ama bunca yıl sonra bile ne yazık ki tam anlamıyla karakterli değil.” Qiao Nan çenesini ovdu tam olarak durumu değerlendirdi.

“Oh! Küçük kardeş Chen Xi olağan üstü. Sadece böyle bir adam benim tarafımdan sevgiyle anılabilir.” Pei Pei kendi kendine konuştu. Güzel gözleri pırıltı yayıyordu ve bir kere daha hayallere daldı.

“ Lanet olası işlerinize dönün!” Yaşlı adam Ma keskin bir şekilde bağırdı ve içinde öfke patlaması yaşıyordu ve sesi demir kepçenin tavaya vurmasına karışıyordu.

Berrak Nehir restoranından çıktıktan sonra  Bai Wanqing, kendini tutamadı ve aralıksız olarak hafif bir sesle kahkaha atmaya başladı. Daha sonra yaşlı adam Ma’nın onlara karşı boyun eğdiği an gözlerinin önüne geldi.

Chen Xi de bunu komik buldu: “ Yaşlı adam Ma’nın huyu gerçekten de garip.”

Bai Wanqing aniden konuyu değiştirdi: “ Ruh taşı kazanma konusunda endişelenmene gerek yok. Yani 10 gün sonra yaşlı adam Ma’nın resmi olarak öğrencisi olduğunda, Berrak Nehir Restoranı ile uygun bir fiyata anlaşma imzalayacaksın.”

Chen Xi olanların beklediği gibi olmasına karşın kafasını salladı. Berrak Nehir Restoranı’nın baş şefi olarak yaşlı adam Ma’nın vereceği maaş karşılaştırılamayacak şekilde cömertti.

Ve yaşlı adam Ma’nın öğrencisi olarak, Berrak Nehir Restoranı tarafından ruh taşı konusunda teklif yapmak endişe edilecek son şeydi.

Bai Wanqing bir anlığına bir şey hatırladı ve zarif yüzünde birden garip bir ifade belirdi:  “Eğer 10 gün içerisinde yaşlı adam Ma tarafından öğrenci olarak kabul edilirsen, belki Berrak Nehir Restoranının sahibiyle tanışma şansını da yakalayabilirsin. Çok büyük yeteneğe sahip bir insandır kendisi.”

Chen Xi irkildi ve içinden ne demek istediğini anladı. Sisli Çam Şehri’nin bir numaralı restoranı olarak ünlenmiş Berrak Nehir Restoranının doğal olarak olağan üstü yetenekte bir sahibi olmalıydı.

Bai Wanqing, sadece Chen Xi’nin durumuna bakarak dediklerinden bir şey anlamadığını fark etti ama daha fazla açıklama yapmadı. Gülümsedi: “ Bugün Zhang dükkânına gidecek misin?” diye sordu.

Chen Xi kafasını iki yana salladı: “ Hayır, bugün tılsım yapamayacağım. Eğer bugün dükkâna gidersem, Zhang amca muhtemelen beni tersler.”

Cevapladıktan sonra Chen Xi bugün olanları hatırladı. Chen Hao Çamlı Sis Enstitüsüne girmişti ve kendisi de yaşlı adam Ma tarafından öğrenci olarak kabul edilmişti.  O an Chen Xi, Bai Wanqing’e karşı minnettar hissediyordu.

Bai Wanqing’in onlara karşı neden bu kadar yardımcı olduğunu anlamıyordu ama bu yükü hayatı boyunca taşıyacaktı ve ömür boyu ona karşılığını verecekti!

“Bai teyze, teşekkür ederim! Gerçekten! Çok teşekkür ederim!”  Chen Xi ciddi bir tavra büründü ve Bai Wanqing’e bakarken ciddi bir şekilde kelime kelime konuştu.

Bai Wanqing donup kaldı, biraz zaman geçtikten sonra kendine geldi. Kalbi duygu patlamasıyla dalgalanıyordu. Aniden, ince kollarını uzattı ve beyaz elleriyle Chen Xi’nin yüzüne dokundu ve yüzüne gülümsedi: “Gelecekte daha faza gülümse. Yüzüne sert bir ifade takınma ve duygusuz olarak aşağılanma. Duygusuz Chen lakabını duymak gerçekten hiç hoş değil.”

Chen Xi’nin kafası, Bai Wanqing’in beklenmeyen davranışlarıyla karışmıştı. Bir süre sonra yaşadığı şoktan kurtuldu. Soluk ve yakışıklı yüzünde nadir görülen şekilde pembeleşme oldu.

“Ha! Yüzün kıpkırmızı oldu!” Bai Wanqing gözlerini kırptı ve yüzünde haylaz bir gülümseme vardı.

Chen Xi daha fazla dayanamadı ve Bai Wanqing’e daha fazla dikkat etmedi. Sadece hızlıca yürümeye başladı ama kalbi sımsıcak bir hisle dolmuştu.

 

Li Klanı, büyük salon.

 

“İşe yaramaz evlat! Çöp herif!” Li Yizhen’in elindeki şarap bardağını parçalamasıyla birlikte etrafa toz parçaları yayıldı. Sabit ve asil yüzü kasvetli bir hal almıştı. Gözleri alev alevdi ve patlarcasına bağırdı. “Birisini sokak ortasında yaralamak ve Generalin ofisinin otoritesini görmezden gelmek… Bunların hepsi senin yaptığın şeyler!”

“Baba, oğlunda dayak yedi. Generalin ofisi bunu nasıl ayırt edemiyor?” Li Ming cesaretini topladı ve sorumluluktan kurtulmak için konuştu.

Li Yizhen’in yüzü daha kasvetli, soğuk bir hal aldı ve en küçük oğluna doğru dik dik baktı: “ Yeteneklerin başkasından aşağıda olmasına rağmen hala yaygara yapmaya devam ediyorsun. Ve karşılaşacağın sorumluluktan kaçmak için dayak yeme gibi korkunç aşağılanmaya göz yumdun. Eğer benim oğlum olmasaydın, seni kendi ellerimle öldürürdüm!”

Li Ming’in yüzü aniden bembeyaz oldu ve tüm vücudu titremeye başladı. Bir kelime daha konuşmaya cesareti kalmadı.

“Hmph!” Li Yizhen soğuk bir şekilde homurdandı ve sorgulayan bakışlarla Müdür Wu’ya doğru baktı: “ Müdür Wu, hamlenizi yaptıysanız neden Chen Hao’yu öldürmediniz? Aciziyetinizin beni ne kadar zora soktuğunun farkında mısınız?”

Müdür Wu bolca terlemeye başladı, kalbinde ölüm sessizliği vardı.

Biliyordu ki Generalin ofisinin öfkesini dindirmek için klan reisi hazineden büyük bir miktar ödemek zorunda kalmıştı. Bu şartlar altında kendini savunmaya cesaret bile edemezdi ama kısık sesle: “ Başlangıçta Chen Hao’yu öldüreceğime %100 emindim ama olayın yarısında Chen Xi tarafından yapılan sürpriz bir atakla karşı karşıya kaldım. İki kardeşin bu hareketine karşı hazırlıksız yakalandım. Reis, lütfen bana vereceğiniz cezayı söyleyin!”

Li Yizhen’in siniri biraz azaldı: “Chen Xi?” Yoksa Yaratılış Âleminde mükemmelliğe çoktan ulaştı mı?

Müdür Wu daha da utandı: “Hayır. O çocuk tılsım yapımında çok becerikli ve merhametsizce kurnaz biri. İlk önce kenarda kendini gizlemek için Gizlilik Tılsımı ve Aura Gizleyici Tılsım kullandı. Daha sonra da Buz Tılsımı kullanarak bana sinsi bir şekilde saldırdı. Bir an bile bu yaşlı hizmetkârın zayıflıklarından faydalanmazlık etmedi ve…”

Li Yizhen irkildi ve düşüncelere daldı: “ Güney bölgesindekilere bu iki kardeş Yaratılış Âleminde mükemmeliyete ulaştığında, gelişimlerini sakatlayacağıma söz verdim. Onlara ölümsüzlük yolunda tek bir umut parçası vermeyeceğim ve ölmeyi dileyene kadar keder içinde kendilerinden geçmelerini sağlayacağım ve işkence ederek öldüreceğim.  Şu bir gerçek ki onları bu zamana kadar hiç ciddiye almadım. Ama şimdi biraz dikkate almaya değecek seviyeye gelmiş gibiler ve onlara dikkat etmeliyim.”

Müdür Wu saygı içerisinde konuştu: “ Merak ediyorum, reisin herhangi bir planı var mı acaba? Bu yaşlı hizmetkâr her zaman reisin yanında yer alacak ve şartlar ne olursa olsun hiçbir emre uymamazlık etmeyerek itaat edecek!”

Li Yizhen kafasını iki yana salladı ve iç çekti: “Haberleri daha şimdi aldım. Şu Chen Hao çoktan Sisli Çam Enstitüsüne gelişim öğrencisi olarak girmiş. Sisli Çam Enstitüsü, benim Li klanıma eş değerde korkunç derecede güce sahip. Bu yüzden şu anlık ona karşı herhangi bir şekilde harekete geçemeyiz. O çocuk gerçekten hafife alındı”

Müdür Wu’nun gözleri düşüncelerinin içinde bir şey bulmuşçasına parladı: “Reis, Sisli Çam şehrindeki tüm enstitüler Güneyin Acımasız Yeraltı Alanı testlerine katılacak. Chen Hao çoktan Yaratılış Âleminde gelişime sahip ve bu yüzden eminim ki oda teste katılacak. Dahası, Güneyin Acımasız Yeraltı Alanı Güneyin Acımasız Dağ Bölgesi’nde bulunuyor. Bu yüzden Generalin Ofisi orada olanlara karışamaz. O zaman oraya gizlenmesi için birkaç adamımızı yollarsak, o vakit o çocuğu öldürebiliriz!”

Li Yizhen biraz düşündü: “ Planın fena değil. Ama onu öldürmek yerine gelişimini sakatlamak zorundasın.”

Müdür Wu’nun aklından geçen domuzca fikirler gözlerinde parladı ve alayla gülümsedi: “Reis endişe etme. Yaşlı hizmetkârınız zamanı geldiğinde o çocuğun icabına bakacak!”

“Muhteşem! O zaman bende gidiyorum!” Li Ming çığlık atarcasına neşe içerisinde bağırdı. Gözlerinden nefret okunuyordu ve biri onu görse, onun Chen Hao’dan iliklerine kadar nefret ettiğinin farkına varırdı.

Li Yizhen soğuk bir şekilde konuştu: “İntikam alma isteği kötü bir şey değildir. Bu günden itibaren, Gökyıldız Enstitüsüne gitmene gerek yok.  Onun yerine burada kalacaksın ve kapalı kapılar ardında- Ataların Evi’nde- gelişime devam edeceksin. Yaratılış âleminde mükemmeliyete ulaştığın vakit, dışarıya çıkabilirsin!”

“Ataların Evinde ve kapalı kapılar ardında mı?”

Li Ming’in bacakları anıdan titreyip birbirine vurmaya başladı ve yüzü bembeyaz oldu.

“Demir El, genç ustayı buradan götür. Gelişimini tamamen sana bırakıyorum.” Li Yizhen değişmez ifadesiyle konuştu.

“Anlaşıldı.” Li Yizhen’in arkasında birden bir bölge belirdi ve ortaya siyah elbiseler giymiş, zayıf ve uzun biri sessizce ortaya çıktı.

Varlığı zayıf ve normal gözükürken, karakterinde ayırt edici hiçbir şey hissedilmiyordu. Ama Li Ming onu gördüğünde  şeytan görmüşçesine titremeye başladı: “ Baba, acaba..”

Sesi aniden kesildi.

Demir El hayalet gibi aniden Li Ming’in arkasında belirdi ve eliyle onu bayılttı. Sanki bir tavuğu tutuyormuşçasına onu kavradı ve büyük salonu hemen terk etti.

Li Yizhen’in gözlerinden çekilmezlik ifadesi okunuyordu ve ifadesini sert bir şekilde değiştirerek kendi kendine konuştu: “Eti de kemiği de senin. Eğer Yaratılış Âleminde mükemmeliyete ulaşamazsan abinle reis olmak için hangi özelliğinle yarışabileceksin? Li klanında çöplere yer yok!”

Müdür Wu’nun ifadesi olan olaylar karşısında dondu. Demir El? Hani şu her zaman gölgeleri arkasında saklanan Mor Saray Âleminde ki usta mı? Elleri yoğun bir şekilde kana bulanmış olan o adam Li klanının bir numaralı kıyım makinesi mi?

Gelişimini sürdürürken böylesine çılgın biri tarafından izlenmek, ilerleyen günler genç usta için dehşet verici olacak değil mi?

Sebepsiz yere, Müdür Wu’nun kalbinde acıma duygusu oluştu. 

“Müdür Wu, ilgilenmeni istediğim bir konu daha var.” Li Yizhen karar vermeden önce kaşlarını çattı.

Müdür Wu sarsılarak gerçekliğe döndü ve derin bir nefes alarak yüksek sesle konuştu: “ Lütfen emrinizi verin, Reis!”

“ Yakın zamanda Generalin Ofisini rahatsız etmek doğru olmaz ama Chen Xi’yi öylece kolay bir şekilde kendi haline bırakamayız. Gelecek ay ilk olarak onun gelişiminin sakatlanmasını istiyorum!”

Bai Wanqing’i uğurladıktan sonra Chen Xi, direkt olarak eve geri döndü ve hızlıca yemek yedikten sonra, Evrensel Yıldızavlayan Vücut Sertleştirme Sanatı’nı çalışmaya başladı.  

Son günlerde sayısız şey yaşanmıştı ve yaşananlar Chen Xi’nin içinde bir aciliyet hissiyatı uyandırdı. Bir an bile gevşemeye fırsatı yoktu.

En önemlisi, Ki Saflaştırma, Vücut Saflaştırma, Gerçek Vücut Damgasını zihinde canlandırma ya da tılsım yapımıyla para kazanma gibi bir çok etken çok fazla zamanına mal oluyordu. Şimdi bir de aşçılık sanatlarına ekstra olarak zaman ayırması gerekti ve zamanı gittikçe daralıyordu. Zamanını bir an bile boşa harcayamazdı.

Chen Xi başkalarının zamanını nasıl harcadığını bilmiyordu. Ama biliyordu ki eğer güçlü olmak, büyük babasının ve Chen klanının intikamını almak ve ayrıca annesiyle görüşmek istiyorsa kendine dayatmış olduğu gereklilikleri bir an bile gevşetemezdi.

Buna karşılık olarak, amaçlarına ulaşmak adına, ne kadar zor olursa olsun şartlarını ağırlaştırmak zorunda kalabilirdi. Bir damla bile fazla ter dökse, bu onun gevşemesine sebep olamazdı!

Bu düşünceleri içerisinde taşırken Chen Xi, kendine bir gelişim planı çizdi. Sabahları tılsım oluşturabilirdi. Daha sonra aşçılık sanatlarına çalışabilir ve gece Evrensel Yıldızavlayan Vücut Sertleştirme Sanatı, Mor Saray Sanatını geliştirebilir ve Gerçek Vücut Damgasını zihninde canlandırabilirdi. 

Geriye kalan zamana baktığında, uyumak planlarının içerisinde değildi bile.

Elbette Chen Xi, Mor Saray Âlemine ulaşabilecek ve Mor Saray gelişimcisi olabilecekti. Uyumak veya uyumamak onun için bundan daha fazla önemli değildi.

“Dünyadaki vücut saflaştırıcıları genel olarak taş, altın, yıldırım, ateş ve suyun enerjisini kullanarak vücutlarını sertleştirirler.  Ama daha önce vücudu sertleştirmek için yıldızların uğursuz Ki’sini kullananı hiç duymadım. Evrensel Yıldızavlayan Vücut Sertleştirme Sanatı ile yeni bir metot geliştirilebiliyor ve bu gerçekten de harika!”

 Esrarengiz pencereyi açtığında Chen Xi’nin gözleri alışılmışın dışında parlaktı. Aklından geçen güzel karaktere sahip çizgilerin tadını çıkartıyordu.