Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

15. Bölüm Gümüş Tüylü Kuş'un Akılalmaz Fiyatı!

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

  Uzun bir süre boyunca kendimi öldürüp öldürmemek arasında gidip geldim. 1. Seviyedeki bir canavar Kader’de oldukça nadir bulunuyordu. Daha doğrusu elinde hem o yaratığın tasviri olan, hem de tasvir edilen yaratığın 1. Seviyede olanıyla karşılaşabilen oyuncu sayısı bir elin parmağını geçmiyordu. Ne yazık ki elimde yalnızca [Vampir Yarasa Tasviri] vardı ve Gümüş Tüylü Kuş Tasviri’yle karşılaşmamıştım. Kader bana bunu neden yapıyorsun? Aah, ah! ÇN: (Selam sana koca yürekli Serdar Ortaç! Eheheh )

  Ağacın altında dururken hareket edip etmemek konusunda oldukça kararsız kalmıştım. Kararsızlığımın sonunda, gönlüm el vermese de oradan ayrılmayı seçtim.

  Yanlış anlamayın sakın, henüz pes etmemiştim. Tam tersine, eğer denizler kurusa, çöller ıslansa bile o yaratığı evcilleştirecektim. Elime [Gümüş Tüylü Kuş Tasviri] geçene kadar yaratık öldürmeye devam edecektim!

…..

  Ormanda rastgele gezerken bir sürü Gümüş Yapraklı Bitki toplayıp, Gümüş Tüylü Kuş avladım. Bazılarına göre bu yapılacak iş değildi ancak, aynı şeyi sürekli yapmak bir bakıma benim için bir antrenman sayılabilirdi. Üstelik bu, sözde karşıma çıkacak olan uyuşturucu satıcısını çölün orta yerinde 36 saat beklediğim zamanın yanında devede kulak kalıyordu. Hatırlıyorum da, çölün orta yerinde adamın gelmesini beklerken, yemek yemeden öylece durmuştum. Üstüme gelen çöl yengeçlerini bile görmezden gelmiştim, doğruyu söylemek gerekirse hareket etme riskini göze almaya korkmuştum. O zamanla bu zamanı karşılaştırmak, Cennet’le Yeryüzü’nü karşılaştırmak kadar saçma sayılabilirdi.

  5 saatlik avlanmanın sonucunda saat akşam 8’e yaklaşmıştı. Kaç tane kuş öldürdüğümü benden başka yalnızca Tanrı biliyordu. Neyse, en azından bu şekilde seviyemi 15’e yükseltmeyi başarmıştım. Bunun yanında, avlandığım sırada 5 adet Beyaz Zırh tipi eşya düşürmüş ve 7 gümüş kasmıştım. Ne yazık ki kılıcımın %10 dayanıklılığı kaldığından, Ba Huang Şehri’ne gidip silahı tamir ettirmem gerekiyordu.

Jie Jie!

 Bir Gümüş Tüylü Kuş daha üzerime atıldı. Tabii seviyemi yükselttiğimden kılıcı iki kez savurduğumda yaratık yere yapışmıştı. Yaratığın öldüğü anda, kalbim bir an için duraksadı. Gökyüzü kararmış ve bulutlar adeta bana bir mucizenin haberini vermek adına dans etmeye başlamıştı. Yaratığın kaybolan vücudundan geriye 2 eşya kalmıştı. Eşyalardan ilki yeşil bir pelerin ve ikincisi de… bir tasvir kartıydı! 5 saatlik sıkı çalışmanın sonucunda, aradığım şey karşıma çıkmış mıydı?

  Hemen eğildim ve tasvir kartını aldım. Kartın üstünde [Gümüş Tüylü Kuş Tasviri] yazıyordu! Kartı kullanır kullanmaz gümüş bir ışık hüzmesi havaya fırladı ve tasvir kitabıma girdi. Tasvir kitabım bir sayfa daha kalınlaşmıştı!

 [Gümüş Tüylü Kuş] Saldırı: ★★★☆
Defans: ★★
Can: ★★☆
Çeviklik: ★★★★
Büyü: ★☆

Yetenek: [Tüy Darbesi]

……

  Gümüş Tüylü Kuş’un 3.5 yıldızlık saldırısı ve 4 yıldızlık çevikliği yaratığın klasik bir saldırı hayvanı olduğuna işaret ediyordu. Oyunun ilk çeyreğinde böyle bir evcil hayvan şüphesiz ki en üst seviye evcil hayvanlardan biriydi! Yaratığın zayıf sayılabilecek iki noktası vardı: Düşük defans ve düşük büyü yeteneği. Yine de bunlar, evcil hayvanların çoğunlukla sahibine seviye atlamada yardım ettiği düşünülürse göz ardı edilebilecek şeylerdi.

 Üstelik bunun yanında yeşil pelerini yerden alır almaz büyük bir süprizle karşılaşmıştım. Güzel!!

 [Gümüş Tüylü Pelerin] (Siyah Demir)

Tür: Deri

Defans: 30

Güç: +4

Kullanılması İçin Gereken Seviye: 15

  Pelerinler belirli bir sınıfın kullandığı eşyalar değildi. Defansa odaklı diğer ekipmanlardan daha düşük bir seviyede olsa da, benim 29 defansa sahip olduğum düşünülürse, pelerinin ekstradan bana katacağı 30 defans benim için oldukça önemliydi. Kesinlikle 5 saatlik uğraş meyvesini vermişti!

 [Kaygısız Xiao Yao] (Şifacı Adayı)

Seviye: 15

Saldırı: 101-112

Defans: 59

Can: 240

Mana: 210

Karizma: 0

 59’a çıkan defansım beni neredeyse bir tank seviyesine yaklaştırmıştı! İnanılmaz mutluydum. Kılıcımı kaldırır kaldırmaz 1. Seviye Gümüş Tüylü Kuş’la karşılaştığım yere doğru depara kalktım. Kuşun ortadan kaybolmamış olmasını umuyordum. Eğer kuşu orada bulamazsam, pişmanlığımın göklere ulaşacağından şüphem yoktu!

  Daha önce kuşla karşılaştığım ağaca döndüğümde hemen etrafa bakmaya koyuldum ve inanması güç ancak kuş oradaydı! Güzel!!

  Heyecanla envanterimi açtım ve 2 tane Yaratık Mührü çıkardım. Mühürlerden ilkini yaratığa doğru tutup, sabitlemeye çalışsam bile hayvan sürekli hareket ediyordu. Bu sırada mühür de bana yaratığı yakalama yüzdemi gösteriyordu. - %27.4

  Yok artık! Alt seviye Yaratık Mühürleri’nden biri olsa bile, başarı yüzdesi bu kadar düşük olamazdı, değil mi? Üstümde iki mühür olduğunu düşünürsek, şans yine benden yana değildi!

  Shuaaa!

  Bir anda mührü fırlattım ve mühür havada 6 yıldırım parçasına bölündü. Yıldırım parçaları hızla yaratığa doğru ilerledi ve yaratığı mühürlemeye başladı. Birkaç saniye geçtikten sonra yıldırımlarda bozulmalar meydana gelmiş ve ilk mühür etkisiz hale gelmişti!

 Hay böyle işe!

  Öfke içinde yaratığa bir bakış fırlattım, o mühre tamı tamına 1 gümüş ödemiştim! Aynı şekilde kuş da bana keskin bakışlar fırlatıyordu, bir anda ileri atıldı ve gagasıyla göğsüme bir darbe geçirdi.

Paa!

[14]!

 Yaratığın henüz 1. Seviyede olduğu düşünülürse, vurduğu bu hasar puanı oldukça yüksek sayılabilirdi! İleride seviyesi arttıkça güçleneceğini de hesaba katarsak, kuş cidden manyak bir evcil hayvan olacaktı! Tabii yakalayabilirsem…

  Dengemi sağladıktan sonra cebimden ikinci ve son mühürümü çıkarttım.

 Shuaa!

 Mührü fırlatır fırlatmaz aynı yıldırım parçaları yaratığa doğru saldırıya geçti. Bir kez daha yaratığı yakalamaya çalışan yıldırımlar kuşla kıyasıya bir mücadeleye girişmişti. Durum o kadar çekişmeliydi ki, mücadele esnasında bazen kuşun kaçacağını düşünüyor, bazen de mühürleneceğini düşünüyordum. Tam mühür etkisini yitirmeye başlamışken, kuşun mücadeleyi bırakması için dua etmeye başladım: Kuşçuk lütfen dur artık, söz veriyorum evcil hayvanım olursan seni en iyi yemlerle besleyeceğim!

  Sanki dualarım yanıt bulmuş gibi etrafı parlak bir ışık hüzmesi kapladı, yalnız bu ışık daha önce gördüklerimden daha da parlak gibiydi. Işık yavaş yavaş ileri atıldı ve Gümüş Tüylü Kuş’u içine aldı. Elimdeki tasvir kartına baktığımda, daha önce boş olan kartın içinde gümüş tüylerle kaplı bir kuş olduğunu gördüm.

Dinggg!!!

 Sistem Notu: Tebrikler, [Gümüş Tüylü Kuş]’u başarıyla mühürlediniz. Bir evcil hayvan mühürlemeyi başaran 3. Kişi olduğunuzdan, ekstra olarak 2000 TP ve 1 karizma puanı kazandınız!

  Shuaa!

 Altın ışık vücudumu kaplamış ve sonunda 16. Seviyeye ulaşmayı başarmıştım! Hayvanı evcilleştirdikten sonra bir de TP alacağımı düşünmemiştim! Üstelik bunun yanında ne işe yaradığını bile bilmediğim karizma puanım da 1’e yükselmişti.

  Evcil hayvan bölmesini açtım ve Gümüş Tüylü Kuş’un puanlarına baktım. Mm, oldukça güçlü görünüyordu-

[Gümüş Tüylü Kuş] Seviye: 1

Saldırı: ★★★☆
Defans: ★★
Can: ★★☆
Çeviklik: ★★★★
Büyü: ★☆

Yetenek: [Tüy Darbesi]  Saflık Derecesi: %47

……

  Yaratığın puanlarına bakarken, bütün Gümüş Tüylü Kuş’ların aynı puanlara sahip olduğunu anlamıştım ancak, yaratıkları birbirinden ayıran önemli bir özellik vardı: Saflık Derecesi! Örneğin benim yakaladığım kuşun saflık derecesi %47ydi. Saflık derecesi yaratığın kendi ırkındaki seviyesini belirtiyordu. Yine de %47’lik saflık derecesinin tam olarak ne olduğunu çözebilmiş değildim.

  Sessizliğimi bozmadan forumlarda gezmeye başladım. Saflık derecesinin tam olarak ne olduğunu bulmaya uğraşıyordum.

 Kısa bir sürenin ardından sonunda ihtiyacım olan bilgiye ulaştım.

 [Saflık Derecesi]: Genel olarak konuşursak, iki aynı yaratığın arasındaki tek fark saflık derecesinden kaynaklanıyor. İşin özü şu: Yaratığın puanları, (1 + saflık derecesi)’yle çarpılarak hesaplanıyor. Yani bir bakıma yaratığın saflık derecesi, hayvanın gelecek potansiyelini hesaplamakta kullanılıyor diyebiliriz.

…….

  Oh, demek benim durumumda, %47’lik saflık derecesine sahip olan evcil hayvanım normal bir Gümüş Tüylü Kuş’tan (1 + %47) daha fazla puana sahip olacak. Tabii buradaki asıl fark eğer yaratığınız %100 saflık derecesine sahipse, evcil hayvanınızın puanları neredeyse normal yaratıklara göre 2 kat daha fazla oluyordu. Hay böyle işin içine! Benimkinin saflık derecesi niye bu kadar düşüktü ki?

  Tekrar Gümüş Tüylü Kuş’umun puanlarını incelemeye koyuldum. Saflık derecesi göz önünde bulundurulduğunda, elimdeki yaratık orta seviye bir evcil hayvan klasmanına giriyordu. İlk başta yaratığı yakaladığım için vücudumu kaplayan mutluluk bir anda ortadan kaybolmuştu.

  Neyse, kılıcımın fazla dayanıklılığı kalmadığından şehre geri dönmem lazımdı. Tabii envanterimi de boşaltmam gerekiyordu. Şimdilik evcil hayvanımın seviyesini yükseltmekle uğraşmayacaktım. Bunun sebebi yaratığın düşük bir saflık derecesine sahip olması değil, benim Gümüş Yaprak Hapları'nı yapabilmem için gereken Simya Kazan’larını bir an önce alabilecek paraya ulaşmamın gerekmesiydi!

…….

 Geri ışınlanma kağıtlarının tanesi 1 altın olduğundan, şehre geri dönmek için ayaklarıma güvenmek zorundaydım.

 Bütün yolu gerisin geriye gittikten sonra, ekipmanlarımı tamir ettirdim ve şehrin kuzey yakasına gitmeye koyuldum. Kuzey yakasındaki meydan aşırı kalabalıktı, oyuncuların kendi eşyalarını satmak için verdiği mücadele görmeye değerdi.

  ‘’9. Seviye Beyaz Zırh tipi göğüslük satıyorum! 40 defans veriyor! Şövalyeler, kılıç ustaları ve rahipler için bire bir! Hem de yalnızca 1 gümüşe satıyorum, bu fırsatı kaçırmayın!’’

  ‘’Çalı Meyvesi satılır! Meyve başına 4 bronz istiyorum! NPC’den alacağınıza buradan daha ucuza alabilirsiniz! Genç kahramanlar, şifacı kız arkadaşlarınız için birer tane almayı unutmayın. Kız arkadaşı olmayanlaraysa bu meyvenin sizlere bir kız arkadaş bulmak konusunda yardım edeceğinin garantisini veriyorum!’’

 ‘’5. Seviye Siyah Demir tipi bıçak satılır! 12-15 saldırı puanının yanında bir de çevikliğe +1 veriyor! Süikastçileri buraya bekliyorum! Fiyatı görünce şok olacaksınız, lütfen bana kendi fiyat önerilerinizi de söylemeyi ihmal etmeyin ancak 20 gümüşünüz yoksa, boşuna vaktimi almayın!’’

 …

  Envanterime baktığımda iyi satacağını düşündüğüm bir eşyayla karşılaşmamıştım. Bunun yerine 50 Simya Kazanı alıp, 50 tane Gümüş Yaprak Hapı yapmaya koyuldum. Hapları hazırladıktan sonra 2. seviye olan  hapların hepsini pazara 40 bronzdan koydum. Fiyatlar NPC’lerdekinden bir hayli düşüktü. Oracıkta hemen pazar işine girmeye karar vermiştim!

  Kısa bir süre sonra yeni yakaladığım Gümüş Tüylü Kuşu çağırdım. Kuşun puanlarını herkese göstere göstere bağırmaya başladım: ‘’Taze mühürlenmiş evcil hayvan, saldırılarıyla rakibinize korku dolu anlar yaşatacak Gümüş Tüylü Kuş’u sizlere sunuyorum baylar ve bayanlar! Kendine özgü [Tüy Darbesi] yeteneğiyle mücadelenize büyük bir katkı sunacağına şüpheniz olmasın! Oyunun bu zamanında bundan daha iyi bir evcil hayvan bulamayacağınıza kalıbımı basarım. Hemen gelin ve fiyat önerilerinizi sunun!’’

  O kadar reklam yapmıştım ki, bağırmayı bitirir bitirmez etrafım insanlarla çevrilmişti.

  Beyaz Zırh ekipmanlarla kuşanmış 11. Seviye bir savaşçı yanıma geldi ve: ‘’Dostum, 80 bronza ne diyorsun?’’ diye sordu.

  Hemen onun ardından 15. Seviyedeki bir kadın şifacı bedenini göstere göstere: ‘’Yakışıklı, o kuşu istiyorum! 40 gümüşe ne diyorsun? Neden bana satmıyorsun? Dur bir saniye, senin kız arkadaşın var mı? Eğer yoksa, hayvanı bana bir hediye olarak verebilirsin, değil mi?’’ diye söylendi.

  Şifacının cesaret dolu sözleri kalabalıkta büyük bir kahkaha dalgalanması yaratmıştı. Oracıkta aptal aptal dikilmeye devam ettim. Tabii bu esnada içten içe de düşünüyordum. Birisi çıkıp bana %100 saflık derecesinde olan Gümüş Tüylü Kuş’lardan birini verse bile, senin yanına yaklaşmazdım!

 

  Fiyat önerileri havada uçuşuyordu ancak öneriler 1 altını geçmemişti. Belki bunun sebebi oyuncuların genelde paralarını iksir almak için harcıyor olmasıydı.Ya da bir başka sebep de yaratıklardan yalnızca birkaç bronz parçası düşüyor olması olabilirdi. Yine de her şeye rağmen bu kuşun en azından 5 altın edeceğini biliyordum. Yani 5 altının altında bir fiyata satmaya yanaşmayacaktım.

……

 20 dakikalık bekleyişimin ardından sonunda genç bir silah ustası kalabalığı yararak yanıma geldi. Kolları simsiyah zırhlarla süslenmişti, aynen tahmin ettiğiniz gibi, adamın Siyah Demir tipi kollukları vardı. Üstelik herif 18. Seviyedeydi ve nicki de ‘’Piggy’’ydi. Sonunda ciddi bir alıcı bulmuşa benziyordum!

  Kuşu görür görmez gözleri parıldayan Piggy, bir anda gözlerindeki isteği bastırarak garip bir ruh haline büründü. Fiyatı düşürmek istiyordu!

  Gülümseyerek onu selamladım: ‘’Selamlar, kuşla ilgileniyor musun?’’

  ‘’Kuş en son kaça olur? Fiyatı uçurmaya çalışma da!’’

 Dudaklarımı yaladıktan sonra cevap verdim: ‘’Kuşu isteyen çok, ikimizde bunu biliyoruz. En son 5 altına kadar düşebilirim, bunun altına satacağıma kendim kullanırım daha iyi. Oyunun bu zamanında, daha kimsenin evcil hayvanı yokken bunu alan kişi rahatça seviye kasma şansını da satın almış olacak. Bunu bildiğine göre fiyatın da mantıklı olduğunu az çok anlayabiliyorsundur.’’

 Piggy başını öne doğru salladı: ‘’Tamamdır, anlaşıldı. Biraz bekleyebilir misin? Patronu çağırdım, iki dakikaya burada olur.’’

……

  Kısa bir sürenin ardından kalabalığın içinden 18. Seviyedeki bir kılıç ustası fırladı. Kılıcını omzuna atmış, benim kurduğum ufak tezgahın önüne doğru ilerlemeye koyulmuştu. Bu esnada geniş bir kahkaha patlattı ve konuşmaya başladı: ‘’Ba Huang Şehri’nde gerçekten evcil hayvanlar varmış, değil mi? Ha ha, şansımı seveyim, bu yaratığı ben alıyorum!’’

 Cevap verdim: ‘’5 altın alayım.’’

 ‘’5 altın mı? Yok daha neler!’’ kılıç ustası şok olmuş bir vaziyette sitem etti. Bir anda suratı değişen adam, sanki bir şeyleri hatırlıyormuş gibi bana baktı: ‘’Hassiktir, sen!’’

  Hemen başımı yukarı doğru kaldırıp adamın nickine baktım ve ne göreyim! Karşımdaki Batılı Diktatör’den başka kimse değildi!

 Shuaa!

  Hemen tezgahı topladım ve Batılı Diktatör’e gülümsedim: ‘’Dükkanı topladık arkadaşlar, satış yok!’’

 ‘’Hey, bekle…’’ Piggy araya girmeye çalıştı: ‘’Kardeşim, ufak bir meselenin aramızı bozmasına izin vermeyelim. Gördüğün gibi bizim patron bu kuşu çok istiyor. Fiyata 5 altın demiştin, değil mi? İyi o zaman, 5 altına sat bize!’’

  Yere çöktüm ve şehir surlarına yaslandım. Kollarımı göğüs hizasında birleştirdikten sonra gülümsedim: ‘’Eğer kuşu Batılı Diktatör alacaksa, o zaman size özel fiyat 20 altın! Hala almak istiyor musunuz?’’