Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

30. Bölüm Ölmek Mi İstiyorsun?

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

  [Düzeltme: Xiao Yao’nun Qing Qian’a verdiği bıçağa Kanlı Bıçak demiştim, onu Kanlı Hançer olarak kullanacağım artık.]

Hup!

  Buz gibi rüzgarların eşliğinde karanlıktan fırlayan kanlı bir hançer General Ba Qi’nin boğazına doğru hızla ilerliyordu. 26. Seviyede olan Savaşçı adamın suratı solmuş ve gizli bir saldırıya maruz kaldığını anlamıştı. Adamın önünde parıldayan deri zırhları ve kanlı hançeriyle güzeller güzeli bir süikastçi duruyordu. Tabii bu Prag’ın başkan yardımcısı olan Qing Qian’dan başkası değildi.

 (ÇN:Sersemletmeyi Stun olarak kullanacağım)

  Deri çizmeleri toprağa dokundu ve saldırısı General Ba Qi’yi sersemletti. Mücevher gibi görünen gözleriyle etrafı taradıktan sonra yeteneğini hazırlamaya başladı. Hançer etrafa kızıl ışık hüzmeleri saçmaya başladı ve 1 saniye sonunda yetenek hazırlık aşamasını bitiren Qing Qian ileri atılıp, [Kan!] Seviye-3 yeteneğini aktifleştirdi!

  Cha!

  321!

  Darbeyi aldıktan sonra anında kendine gelen General Ba Qi hemen kaçmaya koyuldu. Ancak tam arkasını döndüğünde Qing Qian başka bir yetenek olan seviye 3-[Arkadan Bıçaklama]’yı kullandı ki bu yetenek saldırıyı %30 arttırıyordu. Ba Qi’nin vücudu yere doğru düşmeye başladı. Qing Qian’dan 289 hasar alınca hayatını kaybetmişti!

…….

  ‘’Siktir, Ba Qi öldü!’’

  Ondan çok uzakta olmayan General Wang Jian hemen olay yerine doğru koşmaya başladı. Kılıcıyla ileri doğru basit bir saldırı yapmasına rağmen Qing Qian saldırıyı savuramamış ve darbeyi direkt olarak almıştı.

 Gah!

 272!

  Aldığı darbeden dolayı neredeyse hayatını kaybeden Qing Qian vakit kaybetmeden geri çekildi. Ancak Wang Jian’ın saldırıları onu bırakacakmış gibi görünmüyordu. Kılıçtan keskin bir ışık fırladı ve iki tane altın altıgen kılıcın gövdesinde belirdi. Bu 3. Seviye kombo yeteneğinin simgesiydi!

  ‘’Olamaz, çabuk canımı doldurun!’’

  Qing Qian eline hançeri alır almaz kaçmaya devam etti. Vücuduna inen iki adet [İlk Yardım] ışığı sayesinde 300 canını doldurmuş ve canı fullenmişti!

  General Wang Jian 20 yaşlarında görünen genç bir adamdı. Qing Qian’ı takip ederken suratında herhangi bir ifade yoktu. Ancak her halinden önündeki kızı canı pahasına bile olsa öldürmek istediği anlaşılıyordu. Ay ışıının altında bir an için havalanan Qing Qian’ın pelerini, ortaya kar beyazı bir çift bacağı çıkarmıştı. Arkasında onu kovalayan birinin olduğunu bilse bile panik yapmıyor ve sürekli başını çevirip General Wang Jian’ın bir sonraki hamlesini tahmin etmeye çalışıyordu.

 Ha!

 Wang önündeki fırsatı görünce bağırmış ve Qing Qian’ın önündeki çalılara doğru kılıcını savurmuştu. Havaya kaldırdığı kılıçtan yayılan ışık hüzmeleri [Ağır Darbe]’yi simgeliyordu. Herifin saldırı puanı düşünülürse Qing Qian bu darbeden sağ çıkamayabilirdi.

  Hup!

  Rüzgarı delip geçen hançer, Wang’ın kılıcı hedefine ulaşmadan adamı arkasından yaralamış ve adam 250’nin üstünde canını kaybetmişti. Çalılardan beliren güzeller güzeli suikastçi, hemen bir darbe daha indirdi ve adam 180 canını daha kaybetti!

  ‘’Geber!’’

  Wang Jian Qing Qian’ın hançerinden kaçmak için kenara bir adım attı ve vakit kaybetmeden can iksirlerinden birini kafasına dikti. Arkasındaki süikastçiye karşı kılıcını savurduktan sonra oluşan boşluktan yararlanıp, tepeden aşağı doğru zıpladı. İki süikastçiye karşı bir şansı olmadığını biliyordu.

  Tepede güzeller güzeli iki süikastçi yan yana duruyordu. Ekipmanlarındaki farklılıkları bir kenara bırakırsak, görünüşleri tamamen aynıydı! Oyun size karakterinizi yaratırken birkaç ufak değişiklik yapma imkanı sağlasa da, genelde bu denli benzerlikler olması mümkün değildi. Yani bu demek oluyor ki bu ikili…ikizdi!

 Yue Qing Qian Seviye-26 Suikastçi

Yue Wei Liang Seviye-26 Suikastçi

……

  Çalıların arkasında gizlenirken şok olmadan edememiştim. Vay arkadaş, demek Qing Qian’ın bir de kardeşi vardı.

  Bu sırada vadinin tepesindeki mücadele de gitgide ısınıyordu. General Li Mu akıllı bir adam olduğundan, ilk önce şifacıları öldürmeyi düşünmüş ve böylece sayıca üstünlük onun grubuna geçmişti. Yan Zhao güçlü olsa da, aynı anda 2 farklı yerde olması imkansızdı. Şifacıların bir bir oklarla can verdiğini görünce öfkesi kontrol dışına çıkmış ve: ‘’Siz benimle geliyorsunuz, şu okçuları geberteceğiz!’’diye kükremişti.

  Yan Zhao’nun grubu okçulara ulaşmadan önce Li Mu çoktan kendi ekibini Yan Zhao’nun grubuna saldırmak için hazırlamıştı. Yan Zhao savunmayı yarıp, okçuların yanına gelene kadar bütün grubunu kaybetmişti.

   General Lian Po 25. seviyede olan bir okçuydu ve 50’li yaşlarda görünüyordu. General ailesinin en yaşlı üyesiydi. Gerçek hayatta da muhtemelen amcaları falandı. Yan Zhao’nun da 40 yaşında olduğunu bildiğimden, bu iki herifin mücadelesini kimin kazanacağını merak ediyordum.

……

 

Pa!

  Geriye doğru bir adım atan Lian Po yayını gerdi ve Yan Zhao’ya ok fırlatmaya başladı. Birkaç saniye geçtikten sonra Yan Zhao %50 canını kaybetmişti.

  ‘’Geber!’’

  Sonunda Yan Zhao aradaki mesafeyi kapatmış ve Lian Po’ya saldırma fırsatını elde etmişti! Kükremesine rağmen kılıcını çekmedi ve bunun yerine Lian Po’nun omzuna ağır bir yumruk geçirdi. Momentumunu kaybeden Lian Po dengesini kaybettiği için yere yığılmıştı. Yan Zhao saldırısını ıskalamak istemiyordu yani bu yüzden Lian Po’yu ilk önce yere sermiş ve ardından saldırmaya hazırlanmıştı!

  ‘’Eşsiz Darbe!’’

  Ancak Lian Po gülümsedikten sonra hemen kendini geriye attı ve tepeden aşağı doğru sürüklenmeye başladı. En başından beri bunu planlamıştı! Çevreyi kullanıp Yan Zhao’nun [Eşsiz Darbe] yeteneğini atlatmayı başarmıştı! [Eşsiz Darbe] olmadan Yan Zhao normal bir kılıç ustasından farklı değildi!

  Saldırılarını ıskaladığını fark eden Yan Zhao’nun suratına çirkin bir ifade oturmuştu. ‘’Vay alçak…’’ diye söylendi.

  Arkadan esen hafif rüzgarla birlikte arkasını dönen Yan Zhao, Lian Po’nun saldırısıyla burun buruna gelmişti! General ailesinin en güçlü üyesi şüphesiz ki Ba Huang sıralamasında 2. Olarak yer alan Li Po’ydı. Yani bunun anlamı, kendisi 1. Sırada oturan Yan Zhao’yu tehdit edebilecek oyuncuların başında geliyordu!

 

Ding!

  Keskin bir metal sesiyle ileri atılan kılıcın üstünde altın altıgenler oluşmaya başlamış ve Li Po’nun 3. Seviye saldırısı Yan Zhao’nun göğsüne oldukça yaklamıştı!

 “199!”

“201!”

……

  Yan Zhao’nun vücudu titremeye başladı. Lakin beklenmedik bir şekilde dizini kaldırdı ve Li Po’nun göğsüne bir darbe geçirdi! Aynı zamanda Li Po’nun boğazına doğru da kılıcıyla hamle yapmıştı! Bu yaşlı adam cidden hafife alınacak bir rakip değildi…

  448!

  Li Po’nun canı tam olmadığından oracıkta can verdi! Ölü bedeni yavaşça yere yığıldı…

 Derin bir nefes aldıktan sonra envanterinden bir can iksiri çıkaran Yan Zhao, tam iksiri içeceği sırada ona doğru gelen iki oku fark etmemişti. Ba Huang Şehri’nin en üstün oyuncusu ölmeden önce biraz sarsıldı ve yere yığılan bedeninden geriye yalnızca büyük siyah bir kılıç kaldı. Cesedin arkasında beliren Lian Po kılıcı eline aldıktan sonra söylendi: ‘’22. Seviye bronz tip uzun kılıç demek, fena değil…’’

  Kıyasıya mücadeleden sonra savaş sonlara yaklaşmaya başlamıştı. Sonuç mu? Sonuç olarak General ailesi sayıca üstünlüğe sahip olduğu için kazanmış ve general grubundan geriye sağ kalan 5 kişi Boss’un etrafını sararak, yaratıkla mücadeleye koyulmuştu. Prag Klanında sağ kalan fazla kişi yoktu. Yalnızca karanlıkta gizlenen Yue Qing Qİan ve Yue Wei Liang’ı görebiliyordum. Onlar da muhtemelen Boss’a son vuruş yapmak için bekliyordu.

……

  Çalıların arasında gizlenmeye devam ettim. Sonucu merak ediyordum.

  ‘’Dikkatli olun. Boss ölmek üzere, kimsenin onu çalmasına izin vermeyin!’’ General Lian Po kükredi ve yayını gerdikten sonra Boss’un boğazına birkaç tane ok yolladı.

  Boss öfke dolu bir şekilde General Wang Jian’a vursa da General ailesinin hayatta kalan tek şifacısı hemen adamın canını doldurmuştu.

3%

2%

1%

  Bossun canının düştüğünü görünce kalbim yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladı. İkizler ne tür bir hamle yapacaktı?

  Tam düşündüğüm şekilde davrandılar. General ailesinin şifacısı 552 hasar aldıktan sonra anında yere yığıldı. Arkasında saldırıyı yapan Qing Qian’ın görüntüsü seçilebiliyordu. Hemen ileri atıldı ve hançeri kullanarak General Lian Po’yu sersemletmeye çalıştı.

  Diğer tarafta Wei Liang dehşet verici bir şekilde Boss’un kalbini bıçaklıyordu. Sonunda Boss acı dolu bir çığlık attı ve yere yığıldı.

  ‘’Eşyaları alın!’’ General Lian Po panik içinde bağırdı.

  Ne yazık bir kılıç ustasının hızı, bir suikastçinin hızıyla boy ölçüşebilecek seviyede değildi. Yaratığın cesedine ilk ulaşan Qing Qian oldu ve hemen eşyaları topladı. Yere düşen 3 eşya da kadının envanterine gitmiş ve Qing Qian hemen: ‘’Kardeşim, geri çekilelim. 5 kişiye karşı 2 kişi kazanmamızın imkanı yok!’’ diye bağırdı.

  Ancak Wei Liang’ın verdiği cevapla şok olmuştu: ‘’Sorun yok, sen önden git. Ben kalıp, onları oyalayacağım!’’

  General Lian Po kendine gelmeye başladığında, Wei Liang General Wang Jian’ın saldırısını savurdu ve yaşlı adamı arkasından bıçakladı. General Lian Po aldığı darbeye dayanamamış ve oracıkta can vermişti!

  Cha…

  Wang Jian kükredi: ‘’Qing Qian’ın peşinde gidiyorum, eşyaları o aldı!’’

  Wang Jian’ın arkasındaki Savaşçılardan biri Wei Liang’ın kurbanı olmuştu. Ancak kadın kendine gelemeden ayaklarının altındaki kayalar patlamaya başladı! Bu büyücülerin 20. Seviye yeteneği olan [Kaya Dikenleri]’ydi! Wei Liang büyücüden 5 metre uzaklıkta olsa da, hayatını kaybetmeden edememişti…

……

  Tepeye doğru ilerleyen Qing Qian’ın ayakları dikenlerle kaplıydı. Yaşadığı acıyı düşünecek zamanı yoktu zira envanterinde bosstan düşen 3 eşyayı taşıyordu. Arkasında onu takip eden Wan Jian 3. Seviye hız yeteneğini kullanmış ve Qing Qian’la arasındaki mesafeyi azaltmaya başlamıştı. Bunun yanında Wang Jian’ın arkasından General ailesine üye olan büyücü de geliyordu.

  ‘’Kahretsin…’’ Qing Qian’ın kaşları çatılmıştı. Her ne kadar ışınlanma kağıdına sahip olsa da, kağıdı kullanmak 5 saniye sürüyordu. Bu sürece Wang’ın onu öldüreceğine şüphe yoktu.

  ‘’Geber!’’

  İleri doğru zıplayan Wang Jian rakibini yakalamış ve hemen kılıcını savurmuştu!

 258!

   Qing Qian darbeyi aldığı gibi dengesini kaybetti ve kendine gelemeden buz büyüsüne maruz kaldı. Büyücü ikiliye yetişmişti.

  226!

  Qing Qian’ın ekipmanları iyi olsa da toplam canı 500 civarında olmalıydı. Yani bir darbe daha alsa öleceğine şüphe yoktu!

……

  Çalıların arkasında saklanmaya devam ettim. Kalbim ve beynim kıyasıya bir mücadeleye girişmişti. Prensip gereği başkalarının meselelerine karışmıyordum ancak…arkadaşlarıma yardım etmek de prensiplerimden biriydi. Qing Qian’ın da daha önce söylediği gibi biz arkadaştık ve bu gerçek ortadaydı.

  Dişlerimi sıktım ve kararımı verdim. Yalnızca onun canını dolduracak ve diğerlerine saldırmayacaktım!

  Elimi havaya kaldırdım ve [Tedavi] yeteneğimi kullandım!

  +450!

  Qing Qian’ın canı neredeyse fullenmiş ve kız bir hayli şaşırmıştı: ‘’Nasıl yani?’’

  Wang Jian’ın gözleri bana doğru döndü: ‘’Orada saklanan bir şifacı var!’’

  Qing Qian çabucak durumu kavradı ve arkasını dönerek büyücüye doğru atıldı. Büyücülerin [Ruh Kalkanı] yeteneğini öğrenmeleri için 40. Seviye olmaları gerekiyordu. Bu yeteneği öğrenmeden önceyse defansları yok denilebilecek kadar azdı. Yani herifin çoktan öldüğünü söylesek yanılmış olmazdık!

  Bang!

  Büyücüyü hançerledikten sonra Qing Qian 3. Seviye buz saldırısına tekrar maruz kalmıştı. Hemen 3. Seviye [İlk Yardım]’I kullandım ve canını tekrar doldurdum. Ezilen yaprakların sesi kulağıma gelmiş ve başımı kaldırdığımda önümde General Wang’ın dikildiğini görmüştüm. Kılıcını havaya kaldırdı ve öfke içerisinde kükredi: ‘’Kaygısız Xiao Yao? Ölmek mi istiyorsun?’’