Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

32. Bölüm 30. Seviye Lin Wan Er

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

Yue Qing Qian yavaşça bitkileri bana uzattı: ‘’Bunları hatıra olarak saklamak istiyordum…’’

  ‘’Neden ki? Sana bir Keskin Rüzgar Hapı hapayım onu saklarsın.’’

  ‘’Suikastçiler mana kullanmıyor, yalnızca enerji.’’

  ‘’Şey, neyse artık. Hapları yapmak için şehre döneceğim, geliyor musun? 4. Seviye Keskin Rüzgar Hapları 300 mana dolduruyor! Hapları istiyor musunuz?’’

  ‘’Tabii ki!’’

  Yue Qing Qian başını kaldırdı ve gökyüzüne derin bir bakış fırlattı: ‘’Demin yaşadığımız Boss mücadelesinde büyücülerin çoğu manaları bittiği için hiçbir şey yapamadı. Eğer büyücüler saf dışı kalmasaydı, Generalleri yenmek bizim için problem olmazdı!’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Tamam o zaman, Ba Huang’a ışınlanalım hadi.’’

  ‘’Peki’’

……

Shua shua!

  Ba Huang Şehri’ndeki tenha ışınlanma portalında iki ışık belirdi. Evet, ne yazık ki konu ışınlanma kağıtları olunca, 1 altın gibi bir parayı herkes veremediğinden bu portalı kullanan insan sayısı da bir hayli azdı.

  Genel dükkana gittim ve Saflaştırılmış Su’yla Simya Kazanlarını almaya koyuldum. Malzemeleri aldıktan sonra simya sekmesini açtım ve malzemeleri sekmedeki gerekli yerlere yerleştirdim. Kısa bir süre geçtikten sonra sentez sonlanmış ve ilk Keskin Rüzgar Hapı ortaya çıkmıştı!

Ding!

 Sistem Notu: Tebrikler, 4. Seviye [Keskin Rüzgar Hapı]’nı yapan ilk oyuncu olduğunuz için, Karizma +1 kazandınız.

……

 Hala bu karizma puanının ne işe yaradığını bilmiyordum ancak, kim ekstra puanlara hayır diyebilirdi ki? Muhtemelen ilerleyen süreçte işime bir şekilde yarayacaktı.

  Yue Qing Qian ben hapları sentezlerken yanımda sessiz sessiz dikiliyordu.

  Ona bir bakış fırlattım: ‘’Yue Qing Qian, 4. Seviye hapları için ne kadar ödeyeceksiniz?’’

  Yue Qing Qian cevap vermeden önce biraz düşündü ve sonra yanıtladı: ‘’Bu meseleyi Yan Zhao’yla konuşmam lazım, kararı tek başıma veremem.”

 “Tamamdır.”

  Hemen bir arama yaptı ve bana durumu bildirdi: ‘’3. Seviye pillerine 4 gümüş verdiğimiz düşünülürse, 4. Seviye hapları 3. Seviye haplarından %50 daha etkili olduğu için fiyat da aynı şekilde %50 yükselecektir. Yani pil başına 6 gümüş vermeyi öneriyor Yan Zhao.’’

  (ÇN: Normalde Xiao Yao 5 gümüşten satıyordu ancak Yan Zhao 4 gümüşe aldık diyerek arkadaşı kazıklamaya çalışıyor.)

  Fiyatı duyunca sinirden deliye dönmüştüm: ‘’Yok artık! Beni kazıklamaya mı çalışıyorsunuz yoksa Prag’ın pillere verecek parası mı kalmadı? Bu 4. Seviye pillere en azından 10 gümüş istiyorum. Şaka gibi, ne sanıyorsunuz siz kendinizi? Burada bağırmaya başlasam hapların tanesine 20 gümüş hatta 30 gümüş veren bile çıkar. Size iyi fiyat söylüyorum ama lideriniz beni soymaya çalışıyor!’’

  Yue Qing Qian hafifçe gülümsedi: ‘’Tamam tamam, fiyat 10 gümüş…Biraz sakinleşsene Xiao Yao.’’

  Dişlerimi sıkarak yanıtladım: ‘’Yalnızca para kazanmak için arkadaş edinirim, o kadar…’’

  ‘’Peki…’’

……

  Pillerin sentezlenmesini beklerken ufak bir pazar kurdum ve sohbet etmeye devam ettik.

  ‘’Xiao Yao, General Li Mu’nun seninle ilgili epey iyi düşünceleri olduğunu biliyor musun? Dediğine göre sen Ba Huang’ın bir numaralı şifacısı olmanın yanında, en yüksek saldırı potansiyeline sahip olan oyuncuymuşsun. Ne diyorsun bu duruma?’’

  ‘’Yalan.’’ Burnuma dokunduktan sonra devam ettim: ‘’Eğer tek tek Generallerin ya da üst seviye oyuncuların özelliklerine bakarsan, hepsinin beni teke tekte öldürebileceğini görürsün. Hatta sana karşı bile bir şansım yok.’’

  Yue Qing Qian biraz bana yanaştı ve gülümsedi: ‘’Fazla alçak gönüllüsün, şifacı sınıfının sadece deri giydiğini unutmamak lazım, yani sen gerçek bir zırh takıyor değilsin. Diğer şifacılar senin durumunda anında can verse de, sen Wang Jian’ı öldürmeyi başardın. Bunun yanında tam zamanında can dolduruyorsun. Uzun zamandır bu tarz oyunları oynuyorum ancak senin yeteneklerine sahip en fazla 10 kişi görmüşümdür.’’

 Şüphe dolu bir bakış fırlattım: ‘’Ne zamandır oynuyorsun?’’

  Yue Qing Qian gururla C cup göğüslerine vurdu ve: ‘’19 yaşındayım ve 3 yıldır oynuyorum. Sen?’’ diye cevapladı.

  Gülümsedim: ‘’Hmm…Ordudan 2012 yılında emekli olduktan sonra 5 yıl oynadım. 3D oyunlardan VR’lara kadar bir sürü oyun oynadım yani senden fazla tecrübem var desem yanılmış olmam…’’

 “Ah?”

  Bana parıldayan gözleriyle bakmaya başladı: ‘’Xiao Yao, emekli mi oldun? Asker miydin?’’

  Hemen soruyu savuşturdum ve konuyu değiştirdim: ‘’Wei Liang’la gerçekten kardeş misiniz? Birbirinize o kadar benzediğinize göre ikiz olmalısınız değil mi?’’

  Yue Qing Qian hafifçe suratını buruşturdu ancak meseleyi daha fazla üstelemek istemiyordu: ‘’Evet, Wei Lian benim ikiz kardeşim.’’

 ‘’Hmm, güzel, peki Yan Zhao’yla nasıl tanıştınız?’’

 ‘’Şey…’’ Yue Qing Qian konuşmaya başlamadan önce biraz düşündü: ‘’Kendisi babamın arkadaşlarımdan biri olmanın yanında, VR oyunlarının da yakın takipçisidir. Prag’ın kurucularından biriydi ve Fetih’de de onunla oynamıştık. O değil de Xiao Yao, seni her zaman bir bulmacaya benzetmişimdir, çok gizemlisin…’’

  ‘’Ne diyebilirim ki, biraz anlaşılması güç bir insanım.’’

  ‘’Bah!’’

 “……”

……

  Aradan hatırı sayılır bir süre geçtikten sonra 4. Seviye Keskin Rüzgar Hapları’nı sentezlemeyi bitirdim. Keskin Rüzgar Bitkileri ormanın dört köşesine dağıldığı için yalnıza 900 pil yapabilecek kadar bitki toplayabilmiştim. Yine de bu kadar pil bile 4. Seviyede olan [Simya]’mı %49’a kadar çıkarmıştı. 5. Seviyeye ulaştığımda, oyundaki hiçbir simyacı önümde duramayacaktı…

  800 Keskin Rüzgar Hapını 80 altına takasladım. Ardından sanal hazine kısmına girdim ve altın değişiminin 20 RMB’ye kadar düştüğünü gördüm. Zaman kaybetmeden 100 altını 1900RMB’ye koydum.

  Birkaç dakika geçtikten sonra altınlar satılmış ve banka hesabımda toplamda 12000RMB olmuştu! Zengin oluyorum bebeğim!

  Yue Qing Qian elinde mana haplarıyla mutlu mutlu yürürken ona seslendim: ‘’Qing Qian!’’

 “Huh?”

“Elimde 2 tane evcil hayvan var, Prag’ın ilgisini çeker mi?”

“Hangi hayvanlar?”

  Hemen Yeşil Kaya İskeletlerini çıkardım ve ona göstermeye başladım.

……

“Şey…”

  Yue Qing Qian gözlerini ovuşturduktan sonra: ‘’Tam tank olacak hayvanmış yahu!’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Sizin klan bir sürü Boss kesiyor değil mi? Muhtemelen bu yaratık sizin şövalyeler ya da rahiplerden birine eşdeğer bir seviyeye ulaşma potansiyeline sahip, yanlış mıyım?’’

  Yue Qing Qian’ın gözlerindeki parıltıyı görüyordum, bu evcil hayvanları istediğine şüphe yoktu.

  Ona bir bakış fırlattım: ‘’Paran mı yok?’’

 “Uhhh…”

  Başını öne doğru salladıktan sonra: ‘’Evet, gerçekten böyle tank olabilecek bir hayvan istiyorum ancak klanın kasasından para almamın imkanı yok. Yalnızca 20 altınım var.’’dedi.

  Biraz düşündüm ve: ‘’Hmm…Bu %75’lik saflık derecesine sahip iskeleti sana 20 altına satabilirim, sonuçta hapların hepsini siz alıyorsunuz, değil mi?’’ diye cevap verdim.

  ‘’Gerçekten mi?’’ Bir hayli heyecanlanmıştı.

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Evet, gerçekten, neden yalan söyleyeyim ki?’’

  ‘’Teşekkür ederim!’’

  Daha fazla sabredebilecekmiş gibi görünmüyordu, bu yüzden ben de hemen takas sekmesini açıp, işlemi gerçekleştirdim. Evcil hayvan ticareti gerçekten karlı bir işti. (ÇN:Sadece oyunda tabii! Gerçek hayatta ne yapıyoruz arkadaşlar, hayvan dostlarımızı seviyor ve gördüğümüz her sokak hayvanına sarılıyoruz! Onları parayla satmaya çalışanlara da elimizden geldiğince karşı çıkıyoruz.)

  Oyunun bu zamanlarında Zehirli Otlak Arazi çevresi 1. Seviye arıları bulmaya çalışan oyuncularla doluydu ancak, bunu ne yazık ki çok az kişi başarabiliyordu. Bunun yanında tek başına takılan ve oyundan anlayan insanlar çoktan evcil hayvanlarını yakalamıştı.

……

  Yue Qing Qian arkasını dönüp gitmeye koyulduğunda ona bir bakış fırlattım ve meydana doğru yürümeye başladım. Sürpriz bir şekilde mekan ağzına kadar doluydu. Doğu tarafında her türlü evcil hayvan satışı yapılıyordu. Tabii fiyatlara gelirsek…%37’lik saflık derecesine sahip bir Katil Arı’ya 100 altın istiyorlardı, gerçek misiniz yahu?

  Zor da olsa satıcıların yanında bir yer buldum ve tezgahı kurar kurmaz bağırmaya başladım: ‘’Siyah Demir tipi kılıç ve 5 yıldızlık defansının yanında 4.5 yıldızlık cana da sahip olan 1. Seviye Yeşil Kaya İskeleti satılır! Bundan daha iyi tankı bulamayacağınıza kalıbımı basıyorum ona göre! Yemeğe gitmem lazım o yüzden 20 dakika içinde gelip, en yüksek teklifi veren yaratığı alır, çabuk olun!’’

  Çok zaman geçmeden etrafım insanlarla çevrilmiş ve kılıç 3 altından satılmıştı. Diğer bir taraftan Yeşil Kaya İskeleti bir hayli popülerdi. %49’luk saflık derecesine sahip olduğu için fiyatı sürekli yükseliyordu.

  Elinde devasa bir balta taşıyan barbar bana kükremeye başladı: ‘’O iskeleti istiyorum! 10 altına bana satacaksın yoksa şehrin dışında seni görürsem, kelleni alırım ona göre!’’

  Güzeller güzeli bir büyücü yanıma yaklaştı: ‘’Selam yakışıklı, 11 altına bana satar mısın?’’

……

  Dehşet verici kalabalığa baktıktan sonra hemen gözüme kestirdiğim bir büyücüye doğru ilerledim: ‘’Hey sen! 19 altına sana satacağım, gel hadi.’’

  Takas tamamlanmış ve 19 altın daha kazanmıştım!

  Tam derin bir nefes alacaktım ki telefon çaldı, Lin Wan Er ona akşam atıştırmalığı için eşlik etmemi istiyordu.

  Oyundan çıktım.

……

  Kızlar yurdunun altında güzeller güzeli iki kız beni bekliyordu. Onlara doğru yürümeye devam ettim: ‘’İyi geceler güzel hanımefendiler.’’

  Dong Cheng Yue konuşmadan önce bir kahkaha patlattı: ‘’Xiao Yao, sen de iyi görünüyorsun!’’

 “…..”

  Lin Wan Er de gülümsedikten sonra: ‘’Tamam boş boş konuşmayın! Hadi gidip yemek yiyelim bir an önce, iki saat daha kasarsam seviye atlayacağım!’’dedi.

  ‘’Niye bu kadar acele ediyorsunuz?’’

  ‘’Bu gece seviye atlayıp Fan Shu Şehri’nin en iyi oyuncusu olmak istiyorum!’’

  ‘’Seviyeniz kaç peki?’’

  ‘’30’a çok az kaldı….’’

  Kendi kendime söylendim: ‘’Hass…’’